Doku Hastalıkları

Yumuşak Doku Tümörleri – Yumuşak Doku Kanseri Neden Olur?

Yumuşak doku sarkomları veya kötü huylu yumuşak doku tümörleri çocukluk ve gençleik döneminde görülen kanserlerin yaklaşık % 6, 6'sını oluşturur.

Yumuşak doku tümörleri nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Yumuşak doku tümörleri ya da yumuşak doku sarkomları olarak da bilinen hastalık kas dokusunda, yağ dokusunda, bağ dokusunda (bağlarda ve eklemlerde) veya sinir dokusunda, lenf ve kan damarlarında görülen çok çeşitli kötü huylu (kanserleşme özelliği gösteren) çok sayıda hastalığı içinde barındırır. Çocuklarda ve gençlerde en sık görülen yumuşak doku sarkomu (rabdomiyosarkomu dur). Yumuşak doku sarkomlarının (kanserinin) çoğu, tedavi edilmez ise birkaç hafta ya da birkaç ay içinde ölüme sebep olacak kadar hızlı büyürler.

Yumuşak doku tümörlerinin tipleri

  • Rabdomiyosarkom (RMS) sarkomunun görülme oranı %5 civarındadır.
  • Ewing sarkomlarının kemik dışı tümörleri (EES) periferik primitif nöroektodermal tümör (pPNET) tümörlerinin görülme oranı %10 civarındadır.
  • Sinoviyal sarkom (SS) sarkomunun görülme oranı %8 civarındadır.
  • Kötü huylu periferik sinir kılıfı tümörü (MPNST) görülme oranı  %4 civarındadır.
  • Fibrosarkom (FBM) görülme oranı %2 civarındadır.
  • Leimyosarkom (LMS) görülme oranı %2 civarındadır.
  • Ayrımı yapılamayan sarkom görülme oranı (UDS) %2 civarındadır.

Bunların dışında çok daha nadir görülen, yumuşak doku sarkomları da vardır. En sık görülen rabdomiyosarkomlar mikroskopik (histolojik) olarak farklılıklarına ve büyüme hızlarındaki değişikliklere göre (klasik embriyonel rabdomiyosarkom ve alveoler rabdomiyosarkom) olmak üzere iki alt gruba ayrılır.

Yumuşak doku sarkomları

Yumuşak doku sarkomları

Yumuşak doku tümörlerinin görülme oranı nedir?

Yumuşak doku sarkomları veya kötü huylu yumuşak doku tümörleri çocukluk ve gençlik döneminde görülen kanserlerin yaklaşık % 6, 6’sını oluşturur. Sıklık yönünden merkezi sinir sistemi tümörleri, lenfomalar, nöroblastomlar ve en sık görüleni ise solid tümörlerdir. Yumuşak doku tümörleri çocuklarda genellikle 5-6 yaşları arasında ve öncesinde görülmektedir. Yumuşak doku sarkomları erkek çocuklarda kız çocuklarına oranla daha fazla görülür. Fakat, çeşitli yumuşak doku sarkomlarında cinsiyet ve yaş dağılımı büyük farklılıklar gösterebilir.

Yumuşak doku tümörleri vücudun hangi bölgelerinde görülür?

Vücudun her bölgesinde yumuşak doku varlığı olduğundan, yumuşak doku sarkomları ve yumuşak doku tümörleri vücudun her bölgesinde görülebilir. Yumuşak doku tümörleri kas kılıfından, bağ dokusundan ve kan damarlarından vücudun her yerine yayılma özelliği gösterirler. Böylece bazı kanser hücreleri tümörden ayrılarak kan damarları veya lenf yolları ile vücudun diğer kısımlarına kolaylıkla ulaşabilirler.

Kanser hücreleri ulaştıkları yere yerleşerek burada tekrar çoğalırlar ve kardeş tümörler (metastaz yapmış tümörler) oluştururlar. Yumuşak doku kanserlerinde metastazlar özellikle akciğerde, komşu lenf düğümlerinde ve iskelet sisteminde görülür ve bu durumdan başka organlarda etkilenebilir. Yuşak doku tümörlerinin yerleşim yeri ve büyüme hızları genellikle tümörün tipine göre değişir.

  • Rabdomiyosarkomlar, kural olarak yaklaşık her organa ulaşabildikleri halde, en sık baş ve boyun bölgesinde, idrar yolları ve cinsiyet organlarında ve uzuvlarda görülürler.
  • Kemik dışı Ewing sarkomları ve periferik pirimitif nöroektodermal tümörler çoğunlukla uzuvlarda ve gövdede meydana gelirler.
  • Sinoviyal sarkomlar özellikle eklemlerin yakınında ve baş-boyun kısmında kendini gösterirler. Her iki tümör tipi de hızlı bir şekilde metastaz oluşturmaya eğilimlidir.
Yumuşak doku tümörleri nedir

Yumuşak doku tümörleri nedir

Yumuşak doku tümörleri (kanseri) neden olur?

Yumuşak doku sarkomları veya yumuşak doku tümörlerinin meydana geliş nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Yumuşak doku kanserlerinin, bağ dokusunun (yumuşak dokunun) öncül hücrelerinden oluştuğu düşünülmektedir. Bu hücreler tıp dilinde ”Mezenkimal” (Kök hücreler) olarak tanımlanmaktadır. Denejerasyon genellikle doğumdan önce olmaktadır. Yumuşak doku kanserlerinin oluşmasında bazı risk faktörleri de vardır. Bu nedenle bazı ailelerde rabdomiyosarkomların sık görüldüğü gözlenmiştir. Yumuşak doku sarkomlarının sık görüldüğü ailelerin çocuklarında rabdomiyosarkom daha sık görülmektedir. Bu gözlemler, yumuşak doku sarkomlarının genetik özellik de taşıdığını göstermektedir.

Yumuşak doku tümörleri (kanseri) belirtileri

Yumuşak doku tümörlerinin veya yumuşak doku sarkomlarının belirtileri (semptomlar) tümörün yerleştiği yere ve yayılım derecesine göre değişiklik gösterir.

Sık görülen bazı kanser belirtileri altta sıralanmıştır:

  • Yüzeye yakın gelişen yumuşak doku sarkomları veya tümörleri, genellikle ani ortaya çıkan, hızlı büyüyen şişliklere ve ağrılara neden olurlar. Yüzeye yakın ağrılar ve şişlikler genellikle spor yaralanmaları ile karışır. Ayrıca yumuşak doku sarkomundan etkilenen bölgenin hareketleri de kısıtlanır.
  • Göz küresinde bir yumuşak doku sarkomu geliştiğinde özellikle göz bebeği ağrısız bir şekilde öne doğru fırlar (bu durum Exophthalmus olarak adlandırılır) ve göz kapağında şişme, lokal basınç nedeni ile ağrı gibi belirtiler görülür. Görme kaybı  da gelişebilir.
  • Burun kısmında yumuşak doku sarkomları veya tümörü oluşur ise tanı sırasında önceden beri var olan burun tıkanıklığı ve nezle problemleri görülür.
  • Yumuşak doku sarkomlarından veya tümörlerinde kafatası çukuru etkilenmiş ise beyin sinirleri çalışmayabilir ve bu tür bir durum yüz felcine ve çift görmeye yol açabilir.
  • Yumuşak doku tümörleri veya sarkomları idrar yollarında ya da üreme organlarında meydana geldiğinde  ancak çok büyüdüklerinde belirti verirler. Belirtiler genel rahatsızlık hissi, idrar yapmada ve boşaltmada sıkıntı veya tıkanma, vajinal kanama, kanlı idrar ve ağrı gibi şikayetler ortaya çıkar.

Vücudun diğer bölgelerinde meydana gelen yumuşak doku sarkomları veya tümörleri, örneğin çocuk ise çocuk doktoru tarafından yapılan rutin muayene sırasında ya da ultrasonografik görüntüleme sonucu teşhis edilebilir. Muayenede ele gelen kitleler dikkat çekicidir. Vücudun diğer kısımlarında meydana gelen yumuşak doku tümörleri genellikle ağrıya sebep olmadığı için tesadüfen teşhis edilirler.

Yumuşak doku tümörleri (kanseri) teşhisi

Yumuşak doku tümörleri veya kanseri teşhisi için tümörün kesin varlığının araştırılması için kapsamlı incelemelerin yanı sıra farklı dallardan uzmanların işbirliği içinde çalışması gereklidir.

Bir yumuşak doku sarkomunu veya yumuşak doku tümörünü teşhis etme amaçlı öncelikle manyetik rezonans tomografisi (MRT) gibi bir görüntüleme yöntemi kullanılır. Tümörün varlığı ya da yokluğu bu görüntüleme tekniği ile tespit edilir. Yumuşak doku tümörünün büyüklüğü, (organlar, kan damarları ve sinir sistemi gibi) komşu yapılara sınırları ya da iskelet sisteminde oluşan değişiklikler de manyetik rezonans tomografisi ile görüntülenir.

Yumuşak doku tümörü taşhisini doğrulamak için cerrahi olrak çıkarılan tümörlü bir dokunun biyopsi yapılması ve hastanın genetik testlerinin yapılması gerekir. Alınan örnekler ayrıca çocuk onkoloji bölümünde de incelenmelidir. Moleküler inceleme örneğin mutlaka yeni dondurulmuş tümör dokusu olması gereklidir.

Yumuşak doku tümörlerinde metastaz (sıçrama) olasılığının tespit edilmesi için akciğer muayenesi ve akciğer tomografisi, kafatasının incelenmesi için manyetik rezonans görüntüleme yöntemi, kemiklere yayılımın incelenmesi için kemik sintigrafisi ve kemik iliği ponksiyonu yapılması, hastalık türüne ve tedavi seceneklerine göre ultrasongrafik görüntüleme yöntemi, pozitron emisyon tomografisi, kan testleri gibi birçok teşhis yöntemi yumuşak doku kanserleri teşhisinde kullanılan yöntemlerdir.

Yumuşak doku tümörleri (kanseri) tedavisi

Yumuşak doku sarkomlu ya da yumuşak doku tümörlü hastalarda ve çocuklarda uygulanacak tedavi yöntemi ameliyat, ışın tedavisi, kemoterapi tedavisi gibi tedavi yöntemlerinin bir kombinasyonu şeklinde uygulanır. Hangi hastada hangi tedavinin en uygun olduğu tümörün konumuna ve hastanın yaşına, tümörün kemoterapi tedavisine gösterdiği yanıta göre değişebilir. Yumuşak doku kanserinde tedavinin amacı hastanın uzun dönem iyileşmesini sağlamak ve bu tedaviyi uygularken meydana gelebilecek yan etkilerin ve geç yan etkilerin riskini en aza indirmeye çalışmaktır.

Kemoterapi tedavisinde mümkün olduğunca tüm kanserli hücreleri (bilgisayarlı tomografi yönteminde görülmeyenleri de) yok etme amacı ile hücrelerin büyümesini ve bu sayede tümör büyümesini önleyen, yumuşak doku sarkomları veya yumuşak doku tümörleri ile mücadele etmede etkili olan ”Sistostatikler” ilaç kombinasyonları uygulanır.

Yumuşak doku kanserinde cerrahi ve radyoterapi tedavisi (ışın tedavisi) bölgesel uygulanan tedavi yöntemleri içinde yer alır. Tümörü tamamen çıkarma işlemi olan cerrahi tedavi tümör kemoterapi tedavisi ile küçültüldükten sonra uygulanır. Yumuşak doku tümörlerinde cerrahi tedavi hazırlıkları, tedaviyi yapan merkezdeki ilgili tüm alanların temsilcilerinin (çocuk onkologları, cerrahlar, radyoterapi onkologları, onkologlar ve radyologlar gibi) işbirliği içinde uygulanır.

Yumuşak doku tümörleri (kanseri) hastasının iyileşme şansı nedir?

Yumuşak doku sarkomlu veya yumuşak doku tümörlü hastaların ve çocukların iyileşme olasılıkları farklı etkenlere bağlıdır. Bu hastaların iyileşme şansı tümörün konumuna, büyüklüğüne, yayılımına, tümörün ameliyat edilebilme şansına ve hastanın yaşına göre değişir. Son yıllarda terapi iyileştirme araştırmaları kapsamına giren standartlaştırılmış tedavi sayesinde yumuşak doku kanserli veya yumuşak doku tümörlü hastalar açısından hastalığın iyileşme şansı oldukça artmıştır.

Uygun koşullarda uzun vadeli olarak yumuşak doku kanserli hastaların %80’inden fazlasında hastalığın iyi seyirli olmasının arttığı gözlemlenmiştir, ancak tümörü büyük olan ve tanı sırasında ameliyat ile tümörün alınma imkanı olmayan yumuşak doku kanserli hastalarda ve lenf düğümü yayılımı olan ve/veya vücudun başka yerlerine sıçrama yapmış olgularda uzun vadeli iyileşme şansı düşmektedir. Fakat burada sözü geçen yumuşak doku tümörü veya sarkomu olan hastaların iyileşme oranları sadece istatistiklere göre belirlenmiş verilerdir. Bunlar, sadece yumuşak doku sarkomu veya tümörü hastalığına yakalanan hastaların tamamı önemli ve gerçeğe uygun bir ifade oluşturmaktadır. Bir hastanın iyileşeceği ya da iyileşmeyeceği hakkında sadece istatistiğe göre bir şey söylenmesi mümkün değildir.

Kanser hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Rabdomiyosarkom nedenleri ve tedavisi
  2. Kanser nedir, kanser belirtileri, kanser tedavisi
  3. Nöroblastom nedenleri ve tedavisi
  4. Çocuklarda lenfoma nedenleri ve tedavisi
  5. Lösemi (kan kanseri) nedenleri ve tedavisi
  6. Kemik iliği kanseri nedenleri ve tedavisi

23 Yorum

  1. esma

    30 Mayıs 2016 at 12:44

    Merhabalar, benim kardeşim 4 yıl önce yumuşak doku kanseri tedavisi gördü. Bacagında oluşan bir kitle ile hastalık belirlendi. tedavi 4 yıl önce bitti şimdi kendisi 12 yaşında. geçen hafta grip soğuk algınlığı şikayeti ile aile hekimine götürdük. Sağ ciğerden ses duyulmuyo dediler çocuk doktoruna gönderdi oda ses duyulmadığını çekilen rötgen ve tomografi sonuçlarına göre hidropnömotoraks oluştuğu cocuk cerrahisinin görmesi gerektiğini söyledi. cocuk cerrahisine geçirdiği rahatsızlığı söyleyince onkoloji görsün dedi cocuk onkolojisi %80 hastalığın ciğerde tekrar etmiş olabileceğini söyledi. ciğer filminde sağ ciğerin yarısı su ile kaplı diğer yarısı simsiyahtı. ciğerinden sıvı örneği aldı. sonuçlar çıkmadı daha ama biz meraktayız eğer hastalık tekrar ediyorsa bu süreç ne olacak akciğerin durumu ne olacak ameliyat olacakmı tekrar kemoterapi varmı kurtulma şansı varmı

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      31 Mayıs 2016 at 13:27

      – Yumuşak doku tümörleri nadir görülen tümörlerdir ve birbirinden farklı doğal gidişleri, biyolojik yapıları ve tedaviye verdikleri yanıtları ile birçok alt gruptan oluşan birbirinden bağımsız işlevleri, nitelikleri ve değerleri içeren bir grup tümörlerdir.

      – Kardeşinizin daha önceki bacağında oluşan tümörden kanserli bir hücre kan veya lenf yoluyla akciğere giderek ordada yeni bir tümör oluşturmuş olabilir.

      – Yumuşak doku tümörlerinde tedavi genellikle cerrahi olarak tümörün çıkarılması ve kemoterapi ve radyoterapi ile tedavinin desteklenmesi şeklinde yapılır.

      – Nüks etme (tekrar etme) daha önce tümörün alındığı bölgede başlayıp lenf yolu ile akciğere gitmiş şeklinde de olabilir.

      – Tedavi sonrası takip sürecinin devam etmesi gerekebilirdi.

      – Tekrar tedavi şansının ne kadar olduğu veya olduğu çıkan sonuçlara ve yapılacak diğer araştırmalara bağlı değişir. Ayrıca risk ve tedavi yöntemleri tümörün cinsine bağlı olarak da değişebilir.

      Doktor kontrollerinizi ihmal etmemeniz gerekir.

      Her şeyin iyi olması ve sağlık dileğiyle.

  2. Su

    19 Kasım 2016 at 00:09

    Merhabalar. Annem ameliyat oldu sol kasığında oluşan kitleyi aldılar ancak yeniden nüksetti. Bacağı davul gibi şişti. Doktora gösterdik normal diyerek eve yolladı. Artık yürümekte zorlanıyor ve ağrıları dayanılmaz hal aldı. Ancak doktorlar normal olduğunu söylüyor. Annemse bir terslik olduğunu ve ağrılara dayanamadığını söylüyor. Her gün acillerdeyiz. Kemoterapiye başladığı içinde 20 gün ameliyat yapamayacaklarını söylediler. Sağ kasığında da kitle mevcut. Allah rızası için ne yapacağımızı şaşırdık. Bize yardımcı olun. Allah rızası için

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      20 Kasım 2016 at 10:25

      Diğer kasıkta da kitle oluşmuş ise yayılım göstermiş olmalı. Bu durumda yapılabilecek bir şey olsa doktorlarınız zaten yapar. Kemoterapiye bağlı olarak bir şey yapamayacaklarını söylemişler zaten.

      Eğer üniversite hastanesi gibi bir hastanede değilseniz bu tür bir hastaneye götürmek belki faydalı olabilir.

      Lenfatik sistem de bu durumdan etkilenmiş olabilir ve bacağın şişmesi buna bağlı olabilir.

      Kolaylık dileğiyle.

  3. Merve

    5 Şubat 2017 at 04:06

    Benim annemin kasigin hemen ustunde yillardir meydana cikmis agrili bir sislik mevcut.Sanki o bolgeye su dolu bir balon yerlestirilmis gibi.Hareket ettikce sallaniyir ve agri yapiyor.Fakat hicbir doktor sebebini bilemedi.Sadece karsidan bakma teshisiyle bisey yok deyip.gonderdiler.Cok korkuyorum bisey olacak diye.Ve daha yeni bir teshiste annemin bitmek bilmeyen vucut agrilarinin adina yumusak doku hastaligi teshisi koydular.Ve ben teshisteb sonta cok korkuyorum.Sanki belirtilerde tutuyor gibi okudugum kadariyla.Buna gire bizim hangi holum doktoruna muayene olmamiz lazim.emin olabilmemiz icin.Hastaneye gittigimizde bu isin uzmani bunu tam muayenr edip bize kesin sonuc soyleyebilecek bolum hangisidir acaba.Hangi doktora gidecegimizi bilsek hemen gidip muayene olacagiz.

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      10 Şubat 2017 at 00:37

      Kistik bir yapı olabilir. Kemik ve metabolizma hastalıkları uzmanlığına başvurmanız faydalı olabilir. Bu bölüm üniversite ve araştırma hastanelerinde bulunur. Bu oluşum dışarıdan da fark ediliyor ve içi sıvı dolu bir yapıya benziyorsa kist olma ihtimali vardır. Yumuşak doku hastalığı olarak belirtilen durum fibromiyalji sendromudur. Fibromiyalji sendromunda birçok şikayet vardır.

      Eğer bahsedilen yumuşak doku hastalığı (yumuşak doku tümörleri ise) bu durum onkoloji alanında ya da yine kemik ve metabolizma alanında araştırılır genellikle fakat yumuşak doku romatizması (fibromiyalji sendromu ise) bu durum romatoloji ya da fizik tedavi bölümlerinde araştırılır.

      Yani yumuşak doku hastalığı derken tümörleri mi yoksa romatizması mı bunu doktorunuzdan doğru anlamanız ve nereye başvuracağınızı bu teşhisi koyan doktorunuza da sormanız daha faydalı olur ama uğraşmak istemiyorsanız en doğrusu romatoloji ya da kemik ve metabolizma hastalıkları bölümüne gitmeniz olur.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  4. Dilek erhan

    21 Şubat 2017 at 20:12

    Benim 3 sene önce kist aldırdım aldırdıkta 2 gün sonra kisttin alt kısmı şişti doktora gittim yumuşak doku şişkinliği korkma dedi sonra ora açılmaya başladı 1 hafta sonra gene gittim gene normal dedi ağrı kesickesici verdi iki gün iyi olur gibiydi gene aynısı gibi acı hissettim başka bir hastaneye gittim o da ilaç verip yolladı ilaçlar beni iyi hissettirdi ama sişikliği hiç gitmedi 3 yl sonra ağımda kemiklerinde acı hissetmeye başladım tekrar başka bir hastaneye gittim el muayenesi yaptı ultrason istedi ultrason da 7cm çapta izoekoik sildi lezyon var dedi kötü bismil acaba yarin da emra cekineceğim bana yardımcı olurmusunuz

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      24 Şubat 2017 at 22:14

      Yorum da yanlış aktarım yoksa bahsi geçen lezyon SİLLİ MİRASİDYUM PARAZİTİNE BAĞLI kistik bir lezyon veya lenf nodülü olabilir, ancak bu durum ultrasonografide net belli olmamış olabilir ve ayrıntı için doktorunuz MRG istemiş olmalı.

      Eğer bu durum SİLLİ MİRASİDYUM PARAZİTİNE BAĞLI bir durum ise doktorunuz karaciğerin veya başka bölgelerin incelenmesini de isteyebilir veya bu durumun bir araştırma hastanesinde araştırılmasını isteyebilir.

      Yani tam olarak anlaşılmamış gibi görünüyor.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  5. Çağan

    28 Şubat 2017 at 10:22

    Selamlar sol alt kadranda batın içerisinde mezenkimal neoplazi rapor sonucu aldık kitlenin oradan alınması gerektiğini söylediler [ağrılı ve ele gelen kitle] sarkom olma ihtimali nedir yaşam kalitesi ve süresi yumuşak doku kanserinde nedir [biyopsi sonucu net değil kitlenin tamamı istendi] saygılar

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      3 Mart 2017 at 01:00

      Biyopsi sonucu net olmadığı için buradan da net bir şey söylemek zordur. Kitlenin tamamı alındıktan sonra tekrar patolojiye gönderilerek sınıflama yapılacak ya da kitlenin tipi belirlenecek olabilir.

      Doktorunuz size kitle çıkarılıp patoloji sonucu geldikten sonra ne yapılacağını söyleyecektir.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  6. Sevgi

    10 Mart 2017 at 22:50

    Benim annem cok rahatsiz oldu baldirinda tümör bulundi ankaraya geldik tedavi icin ama doktora aldigimiz randevu cok var her zaman agirisi cok oluyor agriyi dindirmek icin ne yapmam lazım yardim eder misiniz

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      13 Mart 2017 at 21:27

      Bu tür durumlar ciddi durumlardır. Tümörün tipinin belirlenmesi, tümörün ameliyat ile alınması, kemoterapi veya başka tedaviler gerekebilir. Yani acil tedavi edilmesi gerekiyorsa sizin yapabileceğiniz bir şey yoktur. Bu tür durumlar onkoloji alanını ilgilendirir.

      Mümkünse başka bir hastaneye götürebilirsiniz veya acilden girmeye çalışabilirsiniz.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  7. Figen

    18 Haziran 2017 at 17:50

    Iyi gunler benim yegenim bes yasin da sag guzunun arkasin da 7 bucuk sntim buyuklugun de tumor cikti embriyonel rabdomiyosarkom omurga kemigi ve kalca kemiklerin de aynisi bulun du uc kere kimyoterapi gordu henuz bitmedi akabin de bes haftalik ta radyoterapi goruyo iki haftasi kaldi IKI GOZUDE GORMUYOR aldigi ilac lar yuzun den agiz yolu ile hic birsey almiyor ve cok bitkin biz Australia melbourne de yasiyoruz royal children hastanesin de tedavi goruyo..Sorum size su yasama sansi ney butur kanser ile..TESEKKUR EDERIM

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      24 Haziran 2017 at 09:11

      Çocukluk çağında baş-boyun bölgesinin yumuşak doku kanserleri içinde en sık görüleni rabdomyosarkomdur. Rabdomiyosarkomların alt tipleri ve evreleri vardır. Bu nedenle Buradan bu konuda bir şey söylemek çok mümkün değildir. Doktorlarınız gerekli tedavileri uygulamaya çalışacaklardır.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  8. cihan

    6 Temmuz 2017 at 02:26

    Dayim bu hastalik yuzunden vefat etti kendisi imamdi. Cok afladik. Bizi yanimiza cagirdi ve herseyin bos oldugunu anlatti. Cok dikkat edin basinin agri didigini soylerse bir hasta mutlak beyin temografisi rontgeni cektirin. Bu hastalik heryerde oluyor bazen. Dayim basinin Cok agri didigini soyledi. Mudahale gecikti. Beyin kanamasi oldu biranda ve 1 ay surmeden kaybettik. Terapi yaptirin o Cok etkili. Ama ne olursa olsun olume care yok. Allah hayirli es hayirli is hayirli yasam ve hayirli olum nasipetsin. Akabe cami imami uskudar 😓😓 nazim yilmaz dayi seni seviyorum

  9. ayse

    27 Kasım 2017 at 14:28

    Merhaba,

    iğsi hücreli sarkom sanırım yumuşak doku kanseri veya tümörü demek. Peki biyopiside sadece iğsi hücreli yazması ne anlama gelmektedir? Sarkomun çok çeşidi var. Ve şuan 12 cm büyüklüğünde ki agresif tümör operasyon ile alındı. MR çekildi sıçrama yok demişlerdi. Ameliyattan sonra inceleme için patolojiye gönderildi. Hani çeşit sarkom olduğu patolojiden sonra mı belli olur?

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      4 Aralık 2017 at 21:35

      Yumuşak doku sarkomları veya kötü huylu yumuşak doku tümörleri kas dokusunda, yağ dokusunda, bağ dokusunda, sinir dokusunda görülebilen çeşitli ve çok sayıda hastalığı içerir.

      Yumuşak doku sarkomları; Rabdomiyosarkom, Ewing sarkomları, Sinoviyal sarkom, Fibrosarkom, Leimyom sarkom, ayrım yapılamayan sarkom, Periferik sinir kılıfı tümörleri gibi tümörleri içerir. Ayrıca başka nadir görülen yumuşak doku sarkomları da vardır.

      İğsi hücreli birçok tümör tipi vardır. İğsi hücreli hemangioendotelyoma, iğsi hücreli lipom, iğsi hücreli hemanjiom, iğsi hücreli karsinom, iğsi hücreli miyofibroblastom, iğsi hücreli rabdomiyosarkom, iğsi hücreli mezenkimal tümörler gibi başka iğsi hücreli tümörler, iğsi hücreli tümörler arasındadır. Örneğin, miyofibroblastom olarak tanımlanan, memenin bağ dokusundan kaynaklanan, nadir görülen bir iyi huylu iğsi hücreli tümör buna örnek olarak verilebilir.

      Doktorunuz patoloji sonucu geldikten sonra tümörün özellikleri hakkında size bilgi verecektir.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  10. Bahar

    6 Aralık 2017 at 01:28

    Merhabalar.kızım geçen sene 3’5 yaşında burnunun sağ nazal bölgede bulunan 1 cm çapında alveolar rabdomyosarkom teşhisi konularak 49 hafta tedavi gördü. Tedavimiz bitti fakat üç ay sonra aynı yerde tekrar 2’5 cm çapında nüks etti. Tabi ilk 1 cm çapındaki kitlenin çıkması ve teşhisin konması yaklaşık altı hafta sürdü. Şimdide 2,5 cm çapına kadar büyümeside yaklaşık altı hafta sürdü. Doktorumuz biyopsiye gerek duymadığını söyledi ama ben acaba alveolar değil mi diye düşünüyorum. Hastalığın seyrinin yavaş olmasından dolayı. Yeni bir tedavi sürecine başladık. Tümör alınmadan kemoterapiye karar verildi. Küçülme be kadar süre sonra gerçekleşir. Kolay gelsin teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      12 Aralık 2017 at 00:18

      Çocukluk çağının en sık görülen yumuşak doku tümörü olan rabdomiyosarkomlarda cerrahi ve/veya radyoterapiden oluşan lokal tedaviye sistemik kemoterapinin eklenmesi ile sağ kalım oranları %20’lerden %70’lere ulaşmıştır. Cerrahi tedavide amaç tümörün tam olarak çıkarılmasıdır. Ancak bunun organ kaybına, kozmetik ve işlevsel bozukluklara yol açmaması için genellikle kemoterapi ve radyoterapi ile tümör küçültüldükten sonra cerrahi uygulanması tercih edilir.

      Doktorlarınız gerekeni yapacaklardır. Kafanızdaki soru işaretlerini doktorlarınıza sorarak gidermeniz daha faydalı olacaktır, çünkü durumun ne olduğunu onlar daha iyi bilmektedir.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  11. Esma

    11 Nisan 2018 at 14:50

    Merhaba..benim her iki bacagimda iyi huylu kitle osteokondrom var ve ayrıca sağ bacagimda da damar yumağı var doktoruma sordum damar yumağı nedir diye bana yumuşak doku tümörü denildi..bu konu hakkında bilgi verir misiniz damar yumağı tam olarak nedir?

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      14 Nisan 2018 at 13:24

      DAMAR YUMAĞI (ARTERİOVENÖZ MALFORMASYONLAR): Arter ve venlerin arada kapiller (kılcal damarlar ile) bağlar olmaksızın birbirleri ile direkt iştirakte olduğu lezyonlardır. Sıklıkla konjenital (doğumsal) anomaliler olup, travmaya sekonder (ikincil) olarak edinsel şekilde de oluşabilirler.

      Doğuştan beri var olan lezyonlar sonradan büyüme gösterebilir. İlerleyici bir şekilde büyüme gösteren bu lezyonlar kozmetik sorunlara, komşu nörovasküler yapılarda basıya veya bası nedeniyle şikayete neden olurlar ise lazer girişimi ya da cerrahi olarak tedavi edilebilirler. Bu lezyonlar en sık baş-boyun, alt ekstremite, nadiren de eller, gövde ve iç organlarda da görülebilirler. Areteriovenöz malformasyonlar nerede olursa olsun çoğu zaman iskemik değişikliklere, ülserasyona, şiddetli ağrıya ve aralıklı kanamalara neden olabilir. Büyük arteriovenöz malformasyonlar kalp yetersizliğine neden olabilir. Tanı için çoğunlukla hastanın öyküsü (anamnezi) ve fizik muayene yeterli olsa da, durumun ilerleyip ilerlemediğinin takibi için doppler ultrasonugrafi, yaygınlığının kontrolü için de MR gibi yöntemler de kullanılması gerekebilir. Tedavi gerekip gerekmediğini veya ne zaman müdahale edilmesi gerektiğini sizin şikayetleriniz, lezyonun büyümesi ve klinik bulgular ile doktorunuz karar verecektir.

      Doktor kontrollerinizi ve takiplerinizi ihmal etmemelisiniz.

      OSTEOKONDROM: Kemiğin en sık rastlanan iyi huylu tümörüdür. Genellikle uzun kemiklerin metafizer bölgelerinde, femur distal, humerus ve tibia proksimalde görülür. Osteokondromun genellikle semptomsuz (belirti ve bulgu göstermeyen) olması ve ergenlik dönemi sonrası tümörün gerileme olasılığı nedeniyle hastaların belli aralıklarla izlenmesi genellikle yeterli olmakta, ancak semptomatik (belirtileri ve bulguları olan) ya da hızlı büyüme gösteren tümörlerde eksizyon (tümörün cerrahi olarak çıkarılması) gerekebilir (bunu takibinizi yapan doktorunuz karar verecektir).

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  12. Kürşat

    15 Mayıs 2018 at 16:57

    Merhabalar hocam Kolay gelsin,Ben 24 yasinda erkegim Kuyruk sokumunda sert bir cisim cikti hic hareket etmiyor misket gibi ağrı falanda yok ancak çok bastırınca ağrıyor ne yapmam lazım çok korkuyorum

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      19 Mayıs 2018 at 23:14

      Kıl dönmesinin başlangıcı veya küçük kist oluşturmuş hali olabilir. Makata yakın kısımda ise “anal hematom” denilen durum olabilir. Kuyruk kemiği üzerinde omurga kısmında ise lipom gibi bir yağ bezesi olabilir.

      Bir genel cerrahi uzmanına gitmeniz önemlidir. İmal etmemenizde fayda vardır.

      Geçmiş olsun.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git