Endokrinolojik Hastalıklar ve Tedavileri

Yenidoğan Döneminde – Neonatal Hipoglisemi Nedenleri ve Tedavisi

Neonatal hipoglisemi, yenidoğan döneminde sıklıkla karşılaşılan kan glukoz değerinin düşük olmasıdır.

Neonatal hipoglisemi, yenidoğan döneminde sıklıkla karşılaşılan kan glukoz değerinin düşük olmasıdır. Fakat hipoglisemi tanımlanırken, kan şekerinin devamlı olarak düşük olması, ölçümü doğru yapan bir cihaz ile ölçüm yapılmış olması, bebeğin metabolik adaptasyon bozukluğu yanında anormal klinik bulgularının açıklanabilir bir başka nedeninin olması gerekir.

Hipoglisemi sıklığı yaklaşık 1000 canlı doğumda 5 olarak bildirilmekte, çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerde bu oran %15’lere kadar çıkmaktadır.

Doğumdan sonra anne ile ilişkisini göbeğin kesilmesi ile kaybeden bebekte, kan glukoz değeri hızla düşer, ortalama plazma glukoz değeri sağlıklı ve miadında (36.-41. haftalarda) doğan bir bebekte doğumdan hemen sonra 25-30 mg/dl düzeyine inerken, yaşamın 1-2 saatlerinde 45-60 mg/dl civarına kadar yükselir. Bu durum yaşamın 4-5 saatine kadar 45 mg/dl altında kalarak uzayabilir. Bu dönem geçiş dönemi olarak adlandırılabilir. Geçiş döneminde glukoz dengesinin sağlanması birçok faktöre bağımlıdır. Bu faktörler; glikojenolitik enzimlerin fonksiyonu, yeterli glukojen deposunun varlığı, glikoneojenik enzimlerin fonksiyonu ve bu yolun substratlarının varlığı (keton, serbest yağ asidi, gliserol, laktat) ile glukoz düzenleyici hormonların (insülin ve glukagonun) etkileridir. Sağlıklı ve miadında doğmuş bir bebekte açlık durumunda sadece hepatik glukojen depoları yaşamın ilk 10 saati için yeterli glukoz desteği sağlayabilir.

Neonatal hipoglisemi tipleri

Geçici hipoglisemi: En yaygın görülen neonatal hipoglisemi tipidir. Yenidoğan hipoglisemisinin büyük çoğunluğu asemptomatiktir. Düşük doğum ağırlığı olan bebeklerde geçici hipoglisemi daha sıktır. Sıklıkla doğum sonrası ilk 6-12 saatleri içinde, nadir olarak yaşamın ilk haftasında görülür. Yenidoğan bebek herhangi bir girişime ihtiyaç duyulmadan bu hipoglisemi durumunu doğumdan birkaç saat sonra düzeltebilir. Günümüzde halen geçici hipogliseminin tam olarak nasıl geliştiğinin anlaşılamadığı ve açıklanamadığı, ancak bebeğin doğum sonrası yaşama uyum sağlamak için bu durumun fizyolojik olarak geliştiği kabul edilmektedir.

Kalıcı hipoglisemiler: Bu duruma diyabetik anne çocukları, doğumsal hiperinsülinizm, ertroblastozis, Beckwith-Weidemann sendromu, annenin kullandığı bazı ilaçlar neden olur. Doğum sonrası diyabetik anne çocuklarında hipoglisemi sık görülür. Kan glukoz düzeyi ilk 1-2 saatte 10 mg/dl düşer.

Diğer nedenler; hiperviskozite, glikojen depo hastalıkları, karaciğer hastalıkları, galaktoz veya fruktoz intoleransı sayılabilir.

Yenidoğan döneminde hipoglisemi riski taşıyan bebekler

Anneye ait risk faktörleri:

  • Diyabetik anne bebekleri
  • Obez anne bebekleri
  • Hamileliği sırasında preeklampsi-eklampsi veya hipertansiyon sorunu olan annelerin bebekleri
  • Doğum sırasında annede ateş yüksekliği olan bebekler
  • Doğumda anneye yüksek glukoz sıvısı verilen bebekler
  • İlaç kullanan anne bebekleri.

Bebeğe ait risk faktörleri:

  • İntrauterin büyüme geriliği olan bebekler
  • Düşük doğum ağırlığı olan bebekler
  • Kilolu (iri) doğan bebekler
  • Prematüre (gebelik haftası dolmadan doğan) bebekler
  • Normal gebelik haftası geçtikten sonra doğan bebekler
  • Yoğun bakım gereksinimi olan bebekler
  • Mekonyum aspirasyon sendromu olan bebekler
  • Solunum yetmezliği bulguları bulunan bebekler
  • Polisitemisi olan bebekler
  • Sepsis gelişen bebekler
  • Doğumsal kalp hastalığı olan bebekler
  • Çoğul gebeliğin bebekleri
  • Asfiktik doğuma maruz kalan bebekler
  • Beckwith-Weidemann sendromlu bebekler
  • Spinal disfarizm ile doğan bebekler
  • Kan uyuşmazlığı olan bebekler
  • Umbilikal arter kateterin yanlış yerleştirildiği bebekler.

Bunlar gibi durumları, yenidoğan hipoglisemisi bakımından risk taşıyan durumlar olarak sayabiliriz.

Yenidoğanda hipoglisemi belirtileri ve bulguları

Yenidoğan bebeklerin %30 kadarının hipoglisemi bakımından risk faktörüne sahip olduğu, %15-17 kadarına da hipoglisemi tanısı konulduğu ve %10 kadarının da yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatması gerektiği bilinmektedir. Klinik olarak hipoglisemi, klinik semptomlara ve/veya beyin fonksiyonlarının bozulmasına neden olacak kadar plazma glukoz konsantrasyonunun düşmesi olarak tanımlanır.

Yenidoğanlarda hipoglisemi semptomları sıklıkla non-spesifik olup, birçok hastalığı taklit edebilir. Bu nedenle sepsis gibi ağır sistemik hastalıkların dışlanması gerekir.

  • Asemptomatik (belirti ve bulgu göstermeyen)
  • Beslenme güçlüğü
  • Solukluk
  • Düzensiz solunum
  • İnleme
  • Apne
  • Siyanotik (morarmalı) ataklar
  • Tiz sesli ağlama
  • İstemsiz titreme
  • Tonus azalması
  • İrritabilite
  • Kayıtsızlık
  • Havale
  • Vücut sıcaklığında düşme
  • Bradikardi
  • Ani bebek ölümü.

Yenidoğanda hipoglisemi teşhisi

Yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırılan bebeklerin yaklaşık %15-17’sinde hipoglisemi görülmektedir. Yenidoğan döneminde genellikle hipoglisemiye özgü bir klinik bulgu bulunmamakta ve çoğunlukla kan şekeri taramasında ya da laboratuvar değerlerinde rastlantısal olarak hipoglisemi saptanmaktadır.

Hipoglisemi tanısının konulması oldukça zordur. Bebeğin sadece fizik muayene bulgularına göre tanıya ulaşmak olası değildir. Patolojik hipoglisemi tanısının nasıl konulacağı ve kan şekeri izleminin nasıl en doğru şekilde yapılması gerektiği ile ilgili kanıta dayalı uygulama çok net değildir, bu nedenle çoğu izlem ve tedavi ampirik olarak (deneyime dayalı) uygulanmaktadır.

Klinisyen önce hipogliseminin geçici, uzayan veya inatçı olup olmadığına karar verir. Tam geçerli bir ayrım olmasa da genelde ilk 7 gün geçici, 7-30 gün uzayan, 30 günden sonrası inatçı hipoglisemi olarak kabul edilmektedir. İnatçı hipoglisemi, hiperinsülinizmi düşündürür.

Hipoglisemi anında yapılması gereken testler; kan şekeri ölçümü, idrar ölçümleri gibi testler yapılır.

Yenidoğanda hipoglisemi tedavisi

Hipoglisemide tedavi 4 temel amaca dayanır.

  • Semptomatik (belirtileri ve bulguları olan) hastalarda kan glukoz düzeyinin düzelmesi
  • Riskli hastalarda semptomatik hipogliseminin önlenmesi
  • Kendiliğinden kan glukoz düzeyi düzelecek bebeklerde gereksiz girişimlerin engellenmesi
  • Altta ciddi hipoglisemik hastalığı olan bebeklerin erken tanımlanması.

Tedavi semptomatiktir.

İlaç tedavileri:

  • Kortikosteroidler
  • Büyüme hormonu
  • Glukagon
  • Diazoksid
  • Somatostatin analogları.

Cerrahi tedavi:

  • Varsa tümör eksizyonu
  • Subtotal pankreatektomi.

Yenidoğanda uzun dönem hipogliseminin komplikasyonları

Beynin primer (birincil) enerji kaynağı glukozdur. Yenidoğanda toplam glukoz kullanımının %90’ından beyin sorumludur. Semptomatik (belirtileri ve bulguları olan) hipoglisemide %30-50 oranında nörolojik hasar görülmektedir. Asemptomatik (belirtileri ve bulguları olmayan) yenidoğanlarda prognoz daha iyidir.

Yenidoğanda semptomatik hipogliseminin uzun dönem sonuçları:

  • Serebral atrofi
  • Gri ve beyaz cevherinin olumsuz yönde etkilenmesi
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
  • Epilepsi
  • Motor-mental gerilik
  • Oksipital bölgenin etkilenmesi.

Hipogliseminin ağırlığı, süresi, müdahale zamanı ve tekrarlaması da prognozu etkiler.

Benzer sağlık yazıları

  1. Çocuklarda hipoglisemi nedenleri ve tedavisi
  2. Gebelik şekeri nedir 
  3. Hamilelikte şeker yükleme testi nedir
  4. Şeker hastaları hamile kalabilir mi
  5. Çocuklarda şeker hastalığı

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git