Çocuk Hastalıkları ve Tedavileri

Takıntı Hastalığı Neden Olur? (Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?)

Obsesive veya Türkçe'de saplantı hastalığı-takıntı hastalığı anlamına gelir.

Takıntı bozukluğu (obsesiflik) belirtileri ve tedavisi

Obsesive veya Türkçe’de saplantı hastalığı-takıntı hastalığı anlamına gelir. Saplantı insanın kendi iradesinin dışında zihnine sürekli yineleyici bir şekilde gelip onu rahatsız eden, benliğine yabancı, tedirgin eden ve kaygıya sevk eden düşünce şeklidir. Kompulsif bozukluk ise her zaman olmamakla beraber, bu düşünceler ile baş etmek için o bireyin bir davranış modeli içerisine girmesidir.

Takıntıların en önemli özelliği bireyin bu istem dışı yaşantısının, düşünce tecrübesinin kişide sıkıntı yaratması ve bireyinde bunu saçma ve akla aykırı olduğunu fark etmesine rağmen kendisini bu davranışlardan alıkoyamaması dır. Bu durum çok ızdıraplı bir durumdur. Çünkü içinde düşündüğü fikir kişinin değerlerine, benliğine çok aykırı olabilir.

Takıntı hastalığı (obsesiflik) neden olur?

Takıntı bozukluğuna beyinde bazı bölgelerden salgılanan serotonin ve dopamin denilen kimyasal maddelerin rol aldığı sistemlerin aşırı çalışması ile ilişki bulunsa da başka maddelerin de etkili olduğu düşünülmektedir. Yine bu kişilerin beyinlerinin bazı bölgelerinde kan akımı ve metabolizmada artışların olduğu saptanmıştır.

Ayrıca aşırı titiz, kuralcı ailelerin çocuklarında daha sık görüldüğüne dair düşünceler vardır. Bu görüş bilimsel açıdan doğrudan kabul görmese bile, bir kural düzeyinde kabul gören bir görüştür. Bu hastalık genelikle 20’li yaşlarda başlar ve 30-35 yaşlarından sonra patlak vermesi çok sık görülmez.

Bu yaşlarda patlak vermesi genellikle yakın birini kaybetme, iflas etme, maddi sıkıntılar, çok istediği bir şeyi alıp kaybetme veya satmak zorunda kalma (ev,araba ve benzeri), boşanma, değer verdiği insanların kişinin arkasından iş çevirmesi (ihanet gibi), çok istediği bir okula girememesi, çok istediği bir işte çalışamaması, aşk ihanetleri ya da karşılık görememesi, bir hastalık gibi bir olaydan sonra ve benzeri olaylar sonrası bu hastalık kendini gösterebilir. Bu hastalık kadınlarda ve erkeklerde eşit oranlarda görülür iken, erkeklerde başlama yaşının daha erken olduğu bilinmektedir.

Takıntı hastalığı türleri ve belirtileri

Takıntı – saplantı (obsesif bozukluk) durumunda en sık rastlanan düşünceler, şiddet ile ilgili düşünceler, aklını kaçıracağı ve çocuğunu boğacağı ve benzeri düşünceler, cinnet geçirme korkusu ya da çok dindar bir kişinin tam namaza durduğu sırada Allah’a küfür etmesi, içine çok korku verecek düşüncelerin aklından geçmesi gibi saçma düşüncelerdir. Bazı insanlarda takıntılar çok saçma olabilir.

Her yerde harita görme takıntısı (cartacoethes) : Bazı insanlarda her yerde harita görme takıntısı vardır. Bu kişiler sürekli olarak harita gördüğünü düşünürler. Bu kişiler yedikleri yiyeceklerin bile şeklini haritayı benzetirler.

Her gördüğüne evlenme teklif etme takıntısı (gamomani) : Bu takıntıya sahip olan kişiler çok kısa süreli bir ilişkide bile evlenme teklifi etmeye meyillidirler.

Belirli kelimeleri tekrar etme takıntısı (onomatomani) : Bu takıntı kişinin belirli kelimelere, özel ilgi duyması ve sürekli tekrar etmek için karşı konulamaz bir istek duyması şeklinde tanımlanır.

Yataktan çıkmama isteği (klinomani) :Soğuk ve havanın çok bozuk olduğu günlerde uzun saatler boyunca yataktan çıkmak istememek çok yaygın ve doğal bir durumdur. Fakat klinomani sorunu olan kişiler bu gibi havalarda yataktan çıkmayı tam bir işkence olarak görürler. Bu kişiler günler boyunca yatakta kalabilirler.

Kötü ruhlar tarafından ele geçirildiğini inanma takıntısı (denonomani) : Günümüzde kötü ruhlar olduğuna inandıran birçok korku filmleri vardır. Bu filmleri çok izleyen ve gerçekmiş gibi algılayan kişilerde bu takıntı daha sık görülür ve bu kişiler zaman sürecinde kendisininde kötü ruhlar tarafından ele geçirildiğini takıntı haline getirirler.

Sürekli olarak günah işlediğini düşünme takıntısı (enosimani) : Devamlı günah işlediklerine inanan kişilerin yaşadığı bu takıntı, eleştirilme korkusu olarak tanımlanır. Bu kişilerde nefes darlığı, hızlı nefes alıp verme, ritim bozukluğu, mide bulantısı gibi semptomlar görülür.

Saç çekme takıntısı (trikotillomani) : Trikotillomani sorunu olan kişiler kendilerine saç çekerek zarar vermek için karşı koyamadıkları bir istek duyarlar. Bu kişilerde sadece saç çekme değil, sakal, kıl, bıyık gibi vücudun diğer bölgelerindeki kılları da yolarlar.

Yıkanma takıntısı (ablutomani) : Dışarı çıktıktan, tuvaleti kullandıktan sonra el yıkamak normaldir. Fakat bazı kişilerde bu takıntı herhangi bir şeye dokunulduğunda bile el yıkama ihtiyacı duyar. Bu kişiler her dışarı çıktıktan sonra hemen banyoya girme ihtiyacı hissederler. Bu takıntısı olan kişilerin akıl hastası olma olasılığı yüksektir.

Patolojik kararsızlık (aboulomani) : Günlük yaşamda bazen belli konularda kararsızlık yaşanabilir. Fakat bazı kişiler en basit konularda bile karar verme sıkıntısı olur. Aboulomani, kişinin herhangi bir konuda karar verme iradesinin olmaması olarak tanımlanır.

Hediye verme takıntısı (doromani) : İnsanların bazıları hediye vermekten ve insanları mutlu etmekten mutluluk duyarlar. Fakat bazı kişilerde hediye verme isteği karşı konulamaz bir takıntıdır. Bu takıntısı olan kişilerde hediye verme isteği mutlu etme ya da iyilik yapma isteği olarak görülmez. Doromani, kişilerin maddi durumunu sıkıntıya sokacak ve üstelik kredi çekecek kadar kötü duruma gelebilir.

İstemsiz davranışlar (tourette sendromu) : Tekrar tekrar aynı şekilde meydana gelen istem dışı, hızlı, ani hareketler yapma ya da sesler çıkarma şeklinde tikler ile karakterize edilen kalıtsal bir hastalık olarak tanımlanır. Görülme sıklığı 10 bin kişide 4-5 civarında olup, bu rahatsızlığa sahip kişilerin normal zekaya ve yaşam süresine sahip oldukları bilinmektedir.

Takıntı (obsesif kompulsif) bozukluk tedavisi

Takıntı hastalığı tedavisi genellikle antidepresan ilaçlar ile olur ve bu ilaçların bağımlılık yapma özelliği yoktur. Tedaviye yanıt 3-5 ay içerisinde gerçekleşir. Bu ilaçları uzun süre düzenli olarak ve psikiyatri uzmanı kontrolü altında kullanmak gereklidir.

İlaç tedavisi ile kombine edilen psikoterapi (özellikle bilişsel davranışçı psikoterapi) ile tedavi şansı % 70-75 civarıdır. Fakat bu hastalık inatçı bir hastalıktır ve bu hastalık tamamen iyileşebileceği gibi bazende yineleyebilir. Bazı hastalarda, tedavilere cevap vermeyen inatçı olgularda beyin ameliyatı gerekebilir.

Takıntı hastalığı olan kişiye nasıl davranmalı?

Takıntı hastalığı

Takıntı hastalığı

Takıntı hastası bir insanla iletişimde en önemli nokta dengeyi sağlamaktır. Öncelikle bu kişinin durumunun bir hastalık olduğunu etrafındaki kişilerin bilmesi gereklidir. Fakat bunu öğrendikten sonra, bu kişiye aşırı uyum göstermekte, çok fazla tepki vermekte hastalığın ilerlemesine neden olabilir. Bu gibi durumlarda bir psikoloji ya da psikiyatri uzmanı tarafından yardım almak en doğrusu olur.

Çünkü bu tip kişilere karşı, yakınındaki kişiler kendi başlarına bir şeyler yapmaya çalışırlar ise durum dahada kötüye gidebilir. Bu durum ile başa çıkabilmek için aile terapisi görmek faydalı olur. Obsesif kompulsif bozukluk ile obsesiflik aynı durum değildir. Her insan bir miktar obsesif olabilir.

Çünkü her bireyin kendine özgü kuralları, küçük takıntıları vardır. Fakat bu durum hem kişiyi hemde çevresindekileri rahatsız edecek dereceye gelmiş ise bu durum obsesif kompulsif (takıntı) bozukluğudur ve ihmal edilmeden tedavisinin yapılması gereklidir.

Psikolojik hastalıklar ile ilgili benzer sağlık konuları

  1. Manik depresif (bipolar) bozukluk nedir
  2. Saç ve kıl koparma hastalığı nedir
  3. Otizm hastalığı nedir
  4. Çocuklarda kardeş kıskançlığı neden olur
  5. Panik atak nedenleri ve tedavisi

16 Yorum

  1. Adsız

    31 Ağustos 2015 at 19:32

    Beyinden bir takıntıyı atmak için bir yol var mı, takıntılardan nasıl kurtulabiliriz.

    • Adsız

      1 Eylül 2015 at 15:40

      Takıntılar sadece bu sorunu yaşayanları değil, çevresindeki insanları da rahatsız eder. Takıntı hastalığının ve meydana getirdiği sonuçları düşünecek olursak, bu durum en kısa zamanda tedavi edilmelidir. Takıntı hastalık haline dönüşmüş ise bu durum psikiyatrist yardımı ile düzeltilebilir. Takıntı tedavisinde öncelikle ilaç tedavisi ve takıntı haine getirdiğimiz düşüncelerin veya olayların üstüne gitme şeklinde alıştırma tedavileri uygulanabilir. Hastanın doktoru ile iyi diyalog kurması ve bu takıntılardan kurtularak normal bir yaşam süreceğine inanması tedavinin başarısını arttırır. Her insanın ufak tefek takıntıları vardır. Fakat sizde takıntı hastalık hali almış ise tek başınıza ve tedavi almadan bu durumdan kurtulmak mümkün olmayabilir. Takıntılar yüzünden akıl sağlığından olan insanlar bile vardır. Bu nedenle en önemli yöntem tedavidir. Takıntısız bir yaşam dileğiyle.

      • caglar

        12 Ekim 2017 at 11:56

        size bi soru sormak istiyorum.ben 1 ay once sizofren olma korkusu yasadim.hala devam ediyo ruyalarima giriyo gunluk yasantimi mahvediyo birazda arastrdim belirtileri polis gorunce korkarlarmis falan yaziyodu simdi ben polis gorunce korkmaya basladim ama bu korku bana gelmedeb 1 hafta once bi polisle arkadaslik kurdum arabami satin almak istedi fiyatta anlasamadik hic korkmamistim ondan yine kisa bi zamn once serit ihlali yaptigim.icin arkamdan motorlu polis gelip beni durdurdu gayet sakin bi sekilde konusup ozur diledim ama simdi her polis gordugumde korkmaya basladim napcam.bilmjyorum kafayi yeme noktasina geldim lutfen bi yol gosterin bana napiyim ben

        • Sağlık Ocağım

          Sağlık Ocağım

          18 Ekim 2017 at 15:16

          Tekrar tekrar aynı duruma maruz kalmaktan kaynaklanan psikolojik bir durum olabilir. Bu durum fobi bozukluğu da olabilir.

          Günümüzde şizofreni tek bir hastalık olarak değil, çok değişik nedenler, klinik türler, gidiş ve sonlanım gösteren; değişik sağaltım yolları olabilen bir bozukluk kümesi olarak kabul görmektedir.

          Şizofreninin başlangıç ve seyrinde tipik bir belirti yoktur ve her türlü ruhsal belirti şizofreni hastalarında görülebilir. Belirtiler zaman içinde değişebilir. Hastalık öncesinde genellikle şizoid ve şizotipal belirtiler gösterirler. Bu kişiler genellikle çocukluk dönemlerinden beri uslu, sessiz, fazla arkadaşı olmayan, daha fazla dersleri ve oyuncaklarıyla kendi başlarına kalmak isteyen, çevreden gelen iletişim girişimlerine karşı çekingen ve soğuk davranan, kendilerine ve çevreye güven duyguları az olan, insan ilişkileri zayıf olan, okul başarıları genellikle iyi olan, canlı şeylerden çok cansız nesnelerle (bilgisayar, makine ve benzeri) uğraşmayı daha fazla ilgi gösteren kişilerdir.

          Şizofreninin belli bir başlangıç biçimi yoktur. Çoğu kez adölesan dönemde sinsice başlayabileceği gibi, bir başka hastalık grubunda belirtiler birden ortaya çıkar. Birçok belirtisi olduğu için, belirtileri tek tek anlatmak da zordur. Şizofreninin bazı sınıflandırmalara göre 5 alt tipi vardır.

          Psikiyatrik ve nörolojik değerlendirmeler yapılması faydalı olacaktır.

          Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  2. Serkan

    4 Şubat 2018 at 02:17

    Ben bi arkadaşım için endişeleniyorum bizce kendisinde tesadüf takintisi var.. aşağı yukarı 1 sene önce başladı.. kendisi herşey böyle tesadüf olamaz .. marketteki sokakta ki insanlar hatta siz bile bi tuhafsınız.. beynimin icindeki sorulara cevap ariyorum.. herkes neden çok yeşil rengi giyiyor ben seviyorum o rengi bu damı tesadüf.. tam ben seni aklimdan gecirmisdim sen aradın budami tesadüf.. iç ses mi soyledi sana beni araman gerektiğini.. gibi sorular sorarak bizi üzüyor ve uzmana da gitmek istemiyor benim bişeyim yok diyo ve ilaçta kullanmak istemiyor.. ne yapmamız lazım bu konuda teşekkürler..

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      9 Şubat 2018 at 12:17

      OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK (TAKINTI HASTALIĞI), kişinin sosyal ve mesleki işlevlerinde belirgin bozulmaya yol açan, rahatsız edici, benliğe yabancı, yineleyici ve bunaltı oluşturan düşünceler (obsesyon) ve bunaltıyı gidermek için yapılan yineleyici davranış ya da eylemler (kompulsiyon) olarak tanımlanan bir psikiyatrik bozukluktur.

      Obsesif kompulsif bozukluğunun (OKB) ortalama başlama yaşı 20 yaş civarındadır. Bununla birlikte erkeklerde başlangıç yaşı kadınlara oranla biraz daha erkendir. Hastaların çoğunda hastalık sinsi başlangıç gösterir. Hastaların %25-65’inde hastalık, gebelik, doğum ya da aile üyelerinden birinin ölümü gibi olaylarla tetiklenir. Bu duruma eşlik eden başka hastalıklar da olabilir.

      OKB’u olan kişiler genellikle hastalığın şiddetinden çok kendisinin hasta olup olmadığı hakkındaki düşüncesi ve hastalığının yaşamına olan etkisini fark etmesi ile doktora başvurma ve psikolojik yardım alma arayışına girerler.

      Psikiyatri uzmanına, psikoloğa gidilmesi gerekir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  3. Akif

    13 Şubat 2018 at 11:36

    Selamun aleykum. Bende para harcama korkusu var param var harcayinca icime rahatsizlik dolar ve beni niye harcadin diye uzer hep. Bana bir ses diyerki sen parani luzumsuz yere harcadin bitecek parasiz kalacaksin. Halbuki gereken yere harcamishimdir. Bu ne ola bilir? BU hastalikmi yoksa şeytanin kurduğu tuzakmi, vesvesemi?

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      14 Şubat 2018 at 18:39

      Bir çeşit kişilik bozukluğu olabilir veya olmayabilir de. Örneğin obsesif kompulsif kişilik bozukluğu olan kişilerde benzer takıntılar olabilir.

      OBSESİF KOMPULSİF KİŞİLİK BOZUKLUĞU VAR DENİLEBİLMESİ İÇİN AŞAĞIDA SIRALANAN BELİRTİLERDEN EN AZ 4’ÜNÜN OLMASI GEREKİR.

      * Ayrıntılara, kurallara, listelere, sıralamaya, organize etme ya da program yapmaya o kadar takılır ki, bu yüzden asıl yapması gerekeni unutur. Yapması gereken işin bitmesini engelleyen mükemmelliyetçilik gösterir.
      * Kolayca evham yapma ve kuruntulu olma eğilimi vardır.
      * Diğer etkinlik ve arkadaşlarından yoksun kalacak şekilde kendini işe adar.
      * Ahlak, doğruluk ve değerler konusunda esnek olamaz.
      * Özel bir değeri olmayan eşyaları bile kolay kolay elden çıkaramaz.
      * Görev dağılımı yapmak ve başkalarıyla birlikte çalışmak istemez.
      * Para harcama konusunda hem kendisine hem de başkalarına karşı cimri davranır.
      * Katı ve inatçıdır, konuşmalarında ve ilişkilerinde aşırı kuralcı, ayrıntıcı, mantıkçı ve duygusallıktan uzaktır. Başkalarının bu kuralları uymasını bekler ve uymadıklarında hoşgörüsüzdür.

      Obsesif kompulsif kişilik bozukluğu genellikle genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan bir bozukluktur.

      Sizde de bu belirtilerden birkaçı varsa bir psikiyatri uzmanına gitmenizde ve destek almanızda fayda vardır.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  4. Melike

    20 Şubat 2018 at 01:57

    İlk basta tükürme ile başlamıştı aklıma kötü bir şey gelince tükürünce ondan kurtulacakmışım gibi gelirdi bi süre sonra bunu atlattım 4 5 ay önce çok mutluydum hiç bir takıntım yoktu şimdi yine baadı icimden sürekli aynı şeyleri tekrar ediyorum sürekli bi şeyleri kontrol ediyorum bu beni yoruyor istemediğim şeyleri düşünüyorum sürekli

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      25 Şubat 2018 at 12:05

      Geçici tiklerin oluş mekanizmalarında daha çok çevresel faktörler ve stresler sorumlu tutulurken, kronik motor tikler ve tourette sendromunun oluş mekanizması olarak genetik, nörobiyolojik, nörokimyasal ve çevresel faktörlerin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle durumunuzun hem psikiyatri hem de nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinde fayda vardır.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  5. Selin

    23 Şubat 2018 at 21:39

    İyi akşamlar. Bir süredir aklımda dolaşan düşüncelerin aslında takıntıdan ibaret olduğunu fark ettim. Aklımda evden çıkmadan önce yapmam gereken bir kaç şey var. Kapıyı gerçekten kilitlediğimi kontrol etmek gibi. Bunun dışında aklıma takılan bir düşünce varsa en yakınlarımla saatlerce bu konuyu konuşabiliyorum. (Sorumun cevabını alsam bile) Bu durumun bazen beni yorduğunu hissediyorum. Ama sanki kontrol altına alamadığım ve aslında tam olarak ne olduğunu da bilmediğim bir düşünce var. Bu düşünce yüzünden bazen öfkemi kontrol edemiyorum. Dolayısıyla bana göre ilişkilerim de bu durumdan etkileniyor. Ancak kendime engel olamıyorum. Sizce ne yapmam gerekiyor?

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      28 Şubat 2018 at 22:07

      İçinde olduğunuz durum osesif kompulsif bozukluk denilen duruma bağlı olabilir. Bu tür durumlar psikolojik ve nörolojik olarak değerlendirilir. Bu durum yaygın anksiyete bozukluğu durumu da olabilir. Takıntı, tedavisi yapılabilen bir hastalıktır. Bazı ilaçlarla ve davranışçı psikoterapiyle tedavi edilebilmektedir. Bazı stresli olaylardan (sevgiliden veya eşten ayrılma, bir yakının ölmesi, çok istediği bir şeyin olmaması gibi) sonra bu tür takıntılar ortaya çıkabilir.

      Bir psikiyatri uzmanına veya psikoloğa gitmenizde fayda vardır.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  6. Cigdem

    8 Nisan 2018 at 02:56

    Iyi gunler benimde titizlik takintim var disati ciktigimda surekli ustumr ya bisey sicramissa diyorum yada kiyafetim tozlanmissa tenime gecmismi diye eve gelince yikanma ihtiyaci duyuyorum yikanmazsam sabaha kadar kafamda kaliyor
    Benim 2 yas olmak uzere kizim var ikidebir altini kontrol ediyirum ikidebir tasirdimi bezini diye her yer haram oldu diye her yeri temizliyorum yoruldum arik dr.ada gitmek istemiyirum kendim basarmak istiyorum

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      11 Nisan 2018 at 21:48

      Anlattığınız derecedeki takıntı durumunda kişinin kendi kendine bu durumun üstesinden gelmesi oldukça zordur. Bu nedenle bir psikiyatri uzmanı desteği almanız ve doktora gitmeyi ihmal etmemeniz gerekir. Obsesif kompulsif bozukluk bazen tedavi edildiği halde bile tedaviye direnç gösterebilen bir bozukluktur. Bu nedenle durumunuz daha da içinden çıkılmaz hale gelmeden doktora gitmeniz önemlidir.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  7. Hümeyra

    15 Nisan 2018 at 19:29

    Şu an 12 yaşındayım.Ben bazı kelimelere karşı duygusal olarak ilgi duyuyorum.Sanki hoşlandığım kişi/sevgilimmiş gibi.Bu durum 10 veya 11 yaşımdan beri sürüyor.Geçen hafta’hiç’kelimesine karşıydı.Şu an da ‘Neden’ kelimesine karşı ilgi duyuyorum.Sosyal medyadan bile ‘Seni çok seviyorum neden’im ❤’
    yazmıştım.Bu durum nedir?

    • Sağlık Ocağım

      Sağlık Ocağım

      17 Nisan 2018 at 11:22

      Bir psikiyatri uzmanına gitmeniz faydalı olabilir. Onomatomani denilen durum olabilir (yani bir çeşit takıntı).

      İyi yaşam dileğiyle.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git