Enflamatuar Hastalıklar

Omurga Romatizması Neden Olur? (Ankilozan Spondilit Nedir?)

Ankilozan spondilit, kısaltılmış olarak, AS, (yunanca ankylos ''sert, katı'' spondylos ''omurga''), daha eski adı ile bechterew sendromu, marie strümpell hastalığı (kronik, ağrılı yangısal) bir artrit türü ve öz bağışık bir hastalıktır.

Omurga romatizması belirtileri ve tedavisi

Ankilozan spondilit, kısaltılmış olarak, AS, (Yunanca ankylos ”sert, katı” spondylos ”omurga”), daha eski adı ile bechterew sendromu, marie strümpell hastalığı (kronik, ağrılı yangısal) bir artrit türü ve öz bağışık bir hastalıktır. Genellikle omurga, pelvisteki sakroiliak eklemler ve büyük eklemler (kalça,omuz) olmak üzere eklem ve kaynaması bambu kamışı denilen bir görüntüye neden olur.

Ankilozan sipondilit, özbağışık (otoimmün) sipondiloartropatiler grubuna girer ve genetik faktörler ile bağlantısı bulunmaktadır. Hastaların % 96’sında HLA-B 27 geninin varlığı söz konusudur. Olasılıkla normalde zararı olmayan bazı mikroorganizmalar HLA-B 27 geni ile ilişkisi vardır. Bazı bağırsak veya idrar yolları hastalıkları ankilozan sipondili’in meydana çıkmasına etken olabilir. Genel olarak bu hastalığın genetik zeminde çevresel etkenler ile ortaya çıktığı bilinmektedir.

Omurga romatizması vücudun nerelerine zarar verir?

Ankilozan sipondilit varlığı durumunda omurgada zamanla sertleşme ve kamburlaşma meydana gelebilir. Ankilozan sipondilit, omurga dışında göz, bağırsak, böbrek, kalp ve akciğer, çene, omuz, boyun, dirsek, kalça, el bileği, diz, ayak bileği ve sinir sistemi gibi vücut bölgelerinde tutulum gösterebilir. Halk arasında iltihaplı omurga romatizması olarak bilinir ve ankiloz (omurgaların birleşmesi), sipondilit (omurgaların iltihabı) anlamına gelmektedir.

Omurga romatizması belirtileri

Genelikle ankilozan sipondilit hastaları grubunu 20-40 yaş arası erkelerin oluşturduğu gibi, aynı yaş grubundaki kadınlarda da görülen bir hastalıktır. Hastalık tedavi edilebildiği gibi, tedavi hastalığın şikayetlerini önleme amaçlı olduğu için tamamen geçmez. Hastalığın kalıtsal olduğu bilinmektedir.

Ankilozan sipondilit belirtileri, ortalama 23 yaşlarında görülmeye başlar. Bu belirtiler tipik olarak, bazen omurganın tamamına yakın yayılım gösterdiği gibi, çoğunlukla omurganın ortasında yerleşen kronik ağrı ve sertliktir ve ağrı bazen bir veya iki kalçaya, uyluk dan sakroiliak eklemlere kadar dağılabilir.

Bu belirtiler kademeli şekilde ilerleyebildiği gibi, başlangıç dönemlerinde ankilozan sipondilite özgü değillerdir. Hastalık, yaklaşık olarak tanısı konmadan 8,5 ile 14,5 yıl öncesinde başlamış olabilir. Erkekler kadınlara oranla 3.1 daha fazla etkilenirler ve hastalığın seyri kadınlardan daha farklı olabilir. Bu belirtiler, haftalar veya aylar içinde giderek artan bel ağrısı ve sertlik, gün içinde hareket ederken ve egzersiz yapma ile azalan sabah sertliği, bu belirtilerin üç aydan fazla sürmesi, özellikle erken dönemde kilo kaybı, yorgunluk, ateş ve gece terlemesi, topuk ağrısı, kaba etlerde bazen bir tarafta, bazende diğer tarafta değişiklik gösteren ağrı ve özellikle batıcı tipte göğüs ağrısı gibi belirtiler görülebilir.

Belirtilerin bu özellikleri, bel fıtığı gibi diğer iltihabi olmayan bel ağrılarından ayırmakta yardımcıdır. Ayrıca, ankilozan sipondilit hastalarında önemli belirtilerden biride üveit (gözün üvea tabakasının iltihabı), iltihaplı bağırsak hastalığı, sedef hastalığına bağlı döküntüler, el ve ayak parmaklarında sosis benzeri şişlik, entezit, kas, tendon ya da bağların kemiklere yapıştığı bölgelerin iltihabı gibi belirtilerde görülmektedir.

Omurga romatizması teşhisi

Ankilozan sipondilit tanısında en önemli yardımcı unsur hastalarda görülen belirtiler, dikkatli yapılan sorgulama ve klinik muayenedir. Tanının kesinleşmesinde faydalı olan belirti, leğen kemiği eklemlerinin iltihabı olarak tanımlanan ”sakroileit” görülmesi önemli bir bulgudur. Önceleri direkt radyografi (röntgen) görüntüleme yöntemi daha fazla kullanıldığı için tanıda gecikmeler olmaktaydı.

Günümüzde manyetik rezonans görüntüleme (MRG) tekniği ile ankilozan sipondilitin tanısı hastalık gecikmeden bir çok hastada konulabilmektedir. Tanının erken konulması, omurgada ve eklemlerde ilerleyici şekil bozukluğuna ve sakat kalmaya neden olan hastalığın etkilerinin, tedavisinin erken başlamasında oldukça önemlidir.Bunların dışında, ankilozan sipondilit tanısını koymada genetik testlerin çok fazla yararı olmayabilir. Çünkü, HLA-B 27 geni taşıyan herkeste ankilozan sipondilit hastalığı olmaz.

Eritrosit sedimantasyon hızı, alınan kan örneğinin ölçülen çökelme hızı, iltihabi alevlenmelerle seyreden her hastalıkta olduğu gibi, bu hastalıkta da iyi bir tahlildir. CRP (C reaktif protein), eritrosit sedimantasyon hızı gibi vücuttaki bağışıklık yanıtının hareketlendiğini belli eden bir testtir. Kemik yoğunluğu ölçümü, ankilozan sipondilit osteoporoza neden olduğu için belli aralıklar ile kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi gerekebilir.

Omurga romatizması tedavisi

Omurga romatizması nedir

Omurga romatizması nedir

Ankilozan sipondilit tedavisinde, doktorun uygun gördüğü şekilde ilaç tedavileri verilir. Bunun yanı sıra, hastalığa özgü tavsiye edilen egzersizlerin yapılması tedavide destek sağlar. Bu gruba giren hastalıklarda, diğer romatizmal hastalıklara göre en önemli farklılık egzersiz tedavisinin oldukça fayda sağladığıdır. Fakat kaplıca ve sıcak su banyoları omurga romatizmalarında, hastalığı şiddetlendirdiği için tavsiye edilmez. Son yıllarda romatizmal hastalıkların tedavisinde gelişmeler olmaktadır. Bazı hastalarda düzenli kullanılan anti-romatizmal ilaç tedavisi ile hastalığın ilerlemesi durdurulabilir iken, ağrılar ve yakınmalar nöbetler halinde devam etmektedir.

Ankilozan sipondilitte onaylanmış biyolojik tedaviler anti-TNF ajanlar olarak adlandırılır ve hastalığın şikayetlerinin ve ilerlemesinin durmasını sağlar. Omurgada devam eden inflamasyonu etkili bir şekilde baskılayarak, hastaların ağır ağrılarını, üveit ataklarını, bağırsak inflamasyonunu ve cilt tutulumu gibi diğer organ ve doku tutulumlarını önlemektedir. Bu hastalıkta unutulmaması gereken nokta, hastalığın tedavi ile tamamen iyileşmeyeceği ve sadece kontrol altında tutulduğudur.

Omurga hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Omurga eğriliği nedir
  2. Kamburluk neden olur
  3. Omurilik enfeksiyonu nedenleri
  4. Bel ağrısı neden olur
  5. Sırt ağrısı neden olur

4 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Popüler Konular

Üste Git