Hastalıklar ve Tedaviler

Omurga Kırıkları Neden Olur? Omurilik Yaralanması Nedir?

Omurga kırıkları ve omurilik yaralanmaları genelde gençlerde daha çok görülüp ciddi problemlere sebep olmaktadır.

Omurga kırıkları nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Omurga kırıkları ve omurilik yaralanmaları genelde gençlerde daha çok görülüp ciddi problemlere sebep olmaktadır. Omurilik yaralanmaları, omurga kemiğinin kırılması nedeni ile kırılan kemiğin omurilik kanalını daraltmasından ve kırılan kemiklerin omuriliğe bası veya kesi uygulamasından meydana gelir. Bası tam olmayan yaralanmalara, kesi ise tam olan yaralanmalara omurilik yaralanması denir. Çok sık görülmese de çocuklarda herhangi bir kemik kırığı olmaksızın omuriliğin aşırı gerilmesinden dolayı da omurilik yaralanması oluşabilir. Omurga kırıkları ve yaralanmaları omurganın boyun bölgesinden kuyruk sokumuna kadar herhangi bir kısmında oluşabilir.

Omurga yaralanmaları, hafif bir yumuşak doku travmasından, omurga kırığı ve omurilik yaralanmasına kadar farklı şiddette oluşabilir. Omurga kırık ve çıkıkları omurilik zedelenmesine ve felç olma riskine sebep olabilir. Omurga kırklarında veya yaralanmalarında tedavi şekli travmanın durumuna göre değişiklik gösterir.

Omurga kırıklarının oluştuğu bölgeler, kırıkların % 5-10’u boyun omurlarında, % 70’i sırt ve bel omurlarında ve geri kalanı daha aşağıdaki kısımlarda görülür. En fazla yaralanan sırt ve bel omurlarının birleştiği 12’inci sırt omuru ve 1’inci bel omuru omurganın en hareketli bölgesidir.

Omurga kemiği neden kırılır?

Omurga kırıkları genelde yüksek enerjili travmalardan meydana gelir. Trafik kazaları, yüksekten düşmeler, ateşli silah yaralanmaları ve spor kazaları başlıca nedenlerdir. Bunların dışında, osteoporoz sorunu olan ileri ki yaşlardaki hastalarda ve omurga tümörü olan hastalarda oluşan omurga kırıkları hafif düşmelerde olduğu gibi daha hafif omurga kırıkları oluşabilir. Omurga kırıklarının % 80-85’i 18 -25 yaş arası gençlerde meydana gelir. Erkeklerde kadınlara oranla daha fazla omurga kırılması görülür. Geri kalan kısmı da ilerleyen yaşlarda kemik zayıflamasına ve tümörlere bağlı gelişir.

Omurga kırıkları türleri

Omurga kırıkları : Kemiklerin üzerine dayanabileceğinin fazlası yük biner ise kemik kırılır. En sık rastlanan kırık tipi, omurun ön kısmının çöktüğü çökme kırıklarıdır. Bu kırıklar genellikle toraksik diye adlandırılan sırt omurlarında, özellikle de alt kısımda olur. Eğer omurganın üzerine binen yük daha şiddetli ise omurun orta ve arka kısmınında kırılma ihtimali vardır ve kırık kemiğin parçalarının yerinden oynayıp, omurilikte hasar oluşmasına neden olma ihtimali yüksektir.

Bu tip kırıklara patlama kırığı adı verilir. Patlama kırıklarında nörolojik kararsızlık yani, omurilik yaralanması ve felce kadar gidebilen bir tablo ortaya çıkabilir iken, her patlama kırığı da felce veya omurilik zedelenmesine neden olmayabilir. Kırıklar çoğunlukla tek bir omurda olabileceği gibi, % 20 -30 oranında ardışık ya da ardışık olmayan birden fazla omurda meydana gelebilir.

Çıkıklar ve kırıklı çıkıklar : Omurga hasarı daha büyük olur ve kemiklerin üzerine daha fazla yük biner ise kemiklerde kırıkla beraber omurları birbirine bağlayan ve bir arada tutan yumuşak dokular, disk, bağlarda ve eklemlerde yaralanmalar meydana gelebilir. Böyle bir durumda iki omurun birbiri ile bağlantısı kopar ve omurgada çıkık oluşabilir.

Omurga çıkığı çok fazla rastlanmayan yumuşak dokuların zedelenmesi ile oluşan, sadece çıkık olarak meydana gelebileceği gibi genellikle omur kırığı ile beraber kırıklı çıkık şeklinde de olabilir. Bu iki tip yaralanma ile birlikte genelde omurilik zedelenmesi de gelişebilir ve en riskli yaralanma tipleridir. Ayrıca, çıkık ve kırıklı çıkıkların iyileşme süreci daha zordur. Bu yüzden çıkık ve kırıklı çıkıklarda genellikle cerrahi tedavi gerekir.

Omurga kırılmasının belirtileri

Omurga yaralanması sonrası, hastalarda farklı belirtiler ve bulgular görülebilir. Bu durum kırığın tipine, travmanın şiddetine ve omurganın etkilenen bölgesine göre deşiklik gösterir. Omurilik ve omurilikten çıkan sinirler elektrik kabloları misali vücuda dağılır. Organların çalışması, duyu alma ve hareket edebilime bu sinir sisteminin bozulmadan çalışmasına bağlıdır. Yaralanmanın oluştuğu bölgenin altında kalan bölgelerde fonksiyonlar tam ya da kısmi çalışma bozukluğuna uğrayabilir. Servikal (boyun) omurlarında oluşan kırık ve çıkıklar solunum yetersizliğine neden olarak ölüme, el ve ayaklarda tam felce, lomber (bel) bölgesinde oluşan yaralanmalar bacaklarda felce, idrar tutamama ve büyük abdest tutamama gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

Genel olarak omurga kırığı olan hastaların ilk şikayeti ağrılardır. Boyun sırt veya bel ağrısına kas spazmları eşlik edebilir. Kırık ile birlikte omurilik zedelenmesi var ise uyuşukluk, kol ve bacaklarda hissizlik, kuvvet kaybı, idrar ve büyük abdest tutamama veya yapamama gibi farklı belirtiler görülebilir. Kırık sonrası sinir hasarı olmayan hastalarda gerekli tedavi yapılmaz ise omurgada kamburluk (kifoz) gelişmesi ve bu nedenle oluşacak ağrı ve felce sebep olabilir. İleri ki yaşlarda oluşabilecek osteoporoz nedeni ile omurga kırıklarında aniden oluşan bir travmanın eşlik etmediği belde ağrı, ağrı ayakta durma sırasında veya yürürken çoğalan, dinlenme sırasında azalan ağrı şeklinde olabilir. Tedavisi yapılmayan hastalarda omurga hareketi yavaşlaması, kemiklerde yükseklik kaybı oluşması, geçmeyen ağrı ve çökmenin ilerlediği vakalarda felç oluşması gibi ciddi şikayetler görülebilir.

Omurga kırıkları nasıl teşhis edilir?

Direkt radyografiler yaralanma şüphesi olan hastalarda ilk uygulanacak teşhis yöntemleridir. Bilgisayarlı tomografi (BT) direkt radyografilerin meydana çıkaramadığı kırıkları ortaya çıkarmada iyi bir tetkiktir. Genellikle kırıkların tipini ve yerini tespit edebilmek amacı ile rutin olarak kullanılan bir tanı yöntemidir. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) omurilik ve yumuşak dokuların değerlendirilmesinde en ideal yöntemdir. Kırık tespit edilen hastalarda kırığın şiddetini ve yumuşak doku yaralanmasını net olarak ortaya koyabilmek için istenebilir. Bunların dışında, nedeni belli olmayan omurilik zedelenmesi veya omurilik zedelenmesi ile omurga kırığının seviyelerinin uyum göstermediği durumlarda istenebilir.

Omurga kırıklarının tedavisi ve ameliyatı nasıl yapılır?

Omurga kırıkları tedavisi

Omurga kırıkları tedavisi

Omurga yaralanmalarının tedavisi, yaralanmanın tipine ve omurilik zedelenmesinin olup olmadığına göre değişiklik gösterir. Tedavinin şekli, normal fiziki yüklenmeler ile zarar görmesi önlenecek bir omurga elde etmek ve hastaları en kısa zamanda eski aktivitelerine döndürmek şeklinde planlanır.Omurga yaralanmalarında sadece omurların ön kısmında çökme oluşan ve kemikleri birbirine bağlayan yumuşak dokuları yaralanmayan hastalarda dinlenme ve korse tedavisi uygulanır. Hastalar korse tedavisi ile ortalama 10 gün içinde günlük işlerine geri dönebilirler. Korse tedavisi genelde üç ile altı ay arasında değişir. 

Omurga yaralanması, dengesiz bir kırığa veya kırıklı çıkığa neden olmuş, omurilik zedelenmesi oluşmuş veya oluşma tehlikesi var ise zedelenmeye neden olacak kemik basısı ve omurilik sıkışması gibi durumları cerrahi yöntemler ile düzeltme yöntemleri uygulanır. Bu tedavinin erken dönemde uygulanması özellikle kısmi felç riski olan hastalarda önemlidir.

Cerrahi tedavide, omurgaların sağlamlığını elde etmek için çoğunlukla arka kısımdan uygulanan vidalar ve çubuklar kullanılır. Bu çubukların yerleştirilmesi, yaralanmanın durumu uygun olan hastalarda kapalı yöntemler ile gerçekleştirilebildiği gibi, ameliyattan sonra hastanın hastanede kalma süresi ve ağrıları en aza indirilmektedir. Sinir zedelenmesi ve zedelenme riski bulunuyor ise dekompresyon denilen rahatlatma işlemi cerrahi sırasında tedaviye eklenir.

Osteoporoz nedeni ile oluşan çökme kırıklarında, vertebroplasti ya da kifoplasti tedavi yöntemi uygulanır. Vertebroplasti yönteminde omur içerisine kemik çimentosu gönderilerek ağrıyı kesmek mümkün olur iken, çökmede ki ilerleme engellenmiş olur. Kifoplasti tedavi yönteminde, çimento uygulamasından önce balon ile omurdaki çökme düzeltilir.

Her iki tedavi yöntemi de skopi adı verilen radyolojik görüntüleme yöntemi sayesinde kapalı olarak (ciltten bir kesi) yapılmadan uygulanır. Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de vertebra kırıklarının tedavisinde kullanılmaya başlanan diğer yöntemde stent tedavisidir. Bu yöntemde, kapalı şekilde omur içine yerleştirilen kafesler ile çökme düzeltilir. Bu yöntem ile tedavisi yapılan hastalar kısa zamanda eski aktivitelerine çok faz zorlanmamak şartı ile geri dönebilirler.

Omurga hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Omurga hastalıkları
  2. Omurga eğriliği nedir
  3. Omurga veya omurilik tümörleri
  4. Omurga enfeksiyonu neden olur
  5. Baş, boyun ve omurilik yaralanmaları belirtileri
  6. Omurilik yaralanmalarına bağlı ağrılar

39 Yorum

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Popüler Konular

Üste Git