Akciğer Hastalıkları

Yenidoğan Döneminde Akciğer Sönmesi (Pnömotoraks) Neden Olur?

Pnömotoraks zayıf veya defektif alveolde artan intrapulmoner basınç nedeniyle oluşan rüptür sonucu gelişir. Normal yenidoğanların yaklaşık % 1'inde kendiliğinden pnömotoraks gelişebilir.

Pnömotoraks, plevral boşluğa hava girmesi sonucu akciğerlerin sönmesi olarak da tanımlanabilir. Pek çok nedene bağlı olabileceği gibi kendiliğinden de gelişebilir. Normal yenidoğanların yaklaşık % 1’inde kendiliğinden pnömotoraks gelişebilir. Ancak bu tür bir durumda hava kaçakları az olduğundan, pnömotoraks bulgu vermeyebilir.

Neonatal (yenidoğan dönemi) pnömotoraks nedenleri

Pnömotoraksın en yaygın nedeni alveolar rüptür ile sonuçlanan overinflasyon’dur. Pnömotoraks kendiliğinden ve nedeni bulunamayan veya bilinmeyen şekillerde gelişebileceği gibi, lober amfizem, doğumsal ya da pnömonik kist rüptürü gibi altta yatan bir akciğer hastalığına, travmaya veya aspirasyona bağlı da gelişebilir.

Respiratuar distres sendromu ve mekonyum aspirasyonu gibi durumlarda alveol içi basınçlar artar ve bu, alveollerin etrafındaki gevşek bağ dokusu içine doğru rüptüre olması ile sonuçlanır.

Doğumdan hemen sonra, bebeğin aldığı ilk birkaç nefes sırasında akciğerlerde meydana gelen yüksek basınçlar ve ventilasyon dağılımındaki dengesizlikler de pnömotoraksa sebep olabilir.

Erken doğan (pramatür), geç doğan (postmatür) ve erkek bebeklerde daha fazla görülür.

Pnömotoraks gelişiminde etkisi olan faktörleri sıralayacak olursak;

  • Mekonyum aspirasyonu
  • Respiratuar distres sendromu
  • Yenidoğanın geçici takipnesi
  • Konjenital pulmoner kistik malformasyon
  • Mekanik ventilatör tedavisi (mekanik ventilasyon sırasında gelişen pnömotorakslar brotravmaya bağlıdır.)
  • Oligohidroamniyoza bağlı akciğer hipoplazisi (pulmoner hipoplazi ile birlikte pnömotoraks yaygın görülmektedir.)
  • Atelektazi
  • Sepsis
  • Pnömoni
  • Fetal distres.

Pnömotoraks; azalmış amniyotik sıvı hacmi (Potter sendromu, renal agenezi, renal displazi, kronik amniyon sıvısı sızması), azalmış fetal solunum hareketi (oligohidroamniyoz, nöromusküler hastalıklar), akciğerde yer kaplayan lezyonlar (diyafragma hernisi, plevral efüzyon, şilotoraks) ve torasik anomali (asfiksiye neden olan torasik distrofiler) ile de ilişkilidir.

Neonatal (yenidoğan dönemi) pnömotoraks belirtileri ve bulguları

Pnömotoraks tamamen asemptomatik (belirti ve bulgu vermeyen) olabileceği gibi, ciddi solunum problemlerine kadar değişen derecelerde semptomatik (belirti ve bulgular veren) şekillerde de kendini gösterebilir.

Klinik olarak asemptomatik (belirti ve bulgu göstermeyen) olduğunda, pnömotoraksın fizik muayene bulguları, etkilenen tarafta hiperrezonans ve azalan solunum sesleridir. Bulgulara solunum sıkıntısı eşlik edebilir veya olmayabilir.

Pnömotoraks semptomatik (belirti ve bulgular gösteren) olduğunda inleme, normalden daha hızlı soluk alıp verme veya solunum sıkıntısı, solukluk ve siyanoz (morarma) ve göğüs kafesinde çekilmeler gibi solunum sıkıntısının tüm semptomları görülebilir. İrritabilite, huzursuzluk veya apne (solunumun geçici olarak durması) erken bulgu olabilir. Genellikle ani başlangıç gösterirken, bazen aşamalı olarak da başlayabilir ve bebeğin genel durumu hızla kötüye gidebilir. Göğüs ön-arka çapı artar ve etkilenen taraftaki interkostal boşluklar dışa doğu bombeleşir, göğüs asimetrik bir görünüm alabilir.

Tek taraflı pnömotoraksta, kalp karşı tarafa kayabilir ve kalp sesleri karşı tarafta duyulabilir. Solunum sesleri etkilenen tarafta azalmıştır. Göğüs kafesi asimetrik olabilir.

Neonatal (yenidoğan dönemi) pnömotoraks nasıl teşhis edilir?

Tanıda, hasta başında kolayca uygulanabilen translüminasyon testi yardımcı olurken, çoğunlukla ön veya yan akciğer grafisi yeterlidir. Fakat akciğer grafisindeki geniş hiperlusan görünümü; obstrüktif amfizem, geniş pnömatosel, diyafragma hernisi ve kompansatuar hiperinflasyon gibi durumlarda da olabileceğinden pnömotaraks’ın bu hastalıklardan ayrımı önemlidir. Başka bir (özellikle cerrahi gerektiren) patolojiden şüphelenilen durumlarda ayırıcı tanı için bilgisayarlı tomografi kullanılması da gerekir.

Neonatal (yenidoğan dönemi) pnömotoraks tedavisi

Plevral boşlukta hava birikmesi olarak da tanımlanan pnömotoraksın, erken tanı konulup tedavisi yapılmadığında ölüme ve başka komplikasyonlara veya hasar oluşmasına sebep olma riski oldukça yüksektir.

Tedavi dört aşamada değerlendirilir. Bu yöntemler; bebeğin klinik durumu iyi, pnömotoraks hafif ise takip edilmesi, bebeğin klinik durumu orta, pnömotoraks hafifse torasentez yapılması, bebeğin klinik durumu kötü ve tanı doğru ise tüp torakostomi uygulanması, bebekte tansiyon pnömotoraks varsa zaman kazanmak amacıyla torasentez ve hemen sonrası göğüs tüpü uygulaması gibi tedavi yöntemlerini içerir.

Neonatal pnömotoraksın prognozu nedir?

Pnömotoraks yaşamı tehdit edici bir hastalıktır. Hastalığın erken tanınması ve tedavisi; hipoksemi, hiperkapni, ve venöz bozulması sonucu oluşacak hasarı önlemek açısından son derece önemlidir.

Respiratıar distres sendromu nedeniyle gelişen pnömotorakslı hastaların üçte birine yakın kısmı genellikle ölümle sonuçlanmaktadır. Özellikle düşük doğum ağırlığı olan (1000 gr’ın altında doğan) bebeklerde bu oran daha yüksektir. Bu bebeklerde intraventriküler kanama gibi komplikasyonlar gelişmesi durumunda ölüm riski artmaktadır.

Benzer sağlık yazıları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git