Akciğer Hastalıkları

Yenidoğanda (Neonatal) Pnömoni Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Listeria monositogenes yenidoğan döneminde pnömoni ve erken sepsisin en sık etkenlerinden biridir.

Neonatal pnömoni, yenidoğan döneminin en önemli enfeksiyon hastalıklarındandır. Listeria monocytogenes yenidoğan döneminde pnömoni ve erken sepsisin en sık etkenlerinden biridir. Diğer en sık etkenler ise B grubu streptokok enfeksiyonları, E. coli ve diğer gram negatif enterik bakterilerdir.

Listeria monositogenes hamile kadınlarda asemptomatik (belirti ve bulgu göstermeyen) vajinal ve fekal taşıyıcılık, transplasental enfeksiyon ya da doğum sırasında temas yoluyla yenidoğanın sporadik hastalığına neden olabilir.

Yenidoğan dönemi (neonatal) pnömoni tipleri ve etkenleri

Pnömoni, fetal ve neonatal dönemde enfeksiyonun edinilme zamanına ve tipine göre (konjenital pnömoni, intrauterin pnömoni, doğum sırasında edinilen pnömoni, doğumdan sonra edinilen pnömoni) 4 kategoriye ayrılır.

  • Konjenital (doğumsal) pnömoni: Yaygın konjenital hastalığın bir parçasıdır ve sıklıkla doğumdan önce transplasental yolla bebeğe geçer.
  • İntrauterin pnömoni (anne rahmindeki bebekte gelişen pnömoni): Ölü doğan bebeklerde veya yaşamın ilk birkaç günü içinde kaybedilen bebeklerde ölüm sonrası yapılan incelemelerde tespit edilen akciğerlerin inflamatuar hastalığıdır. Sıklıkla fetal asfiksi veya intrauterin enfeksiyon ile ilişkilidir.
  • Doğum sırasında edinilen pnömoni: Pnömoni bulguları bebek doğduktan sonra birkaç gün içinde ortaya çıkar ve maternal doğum kanalını kolonize eden mikroorganizmalara bağlı gelişir.
  • Doğumdan sonra edinilen pnömoni: Bebeğin doğumuna takiben ilk ay içinde hastanede veya evde ortaya çıkar. Enfeksiyonun kaynağı insan ya da enfeksiyon bulaşmış aletlerdir.

Etkenler: Transplasental yol veya doğum sırasında edinilen pnömoni etkenleri olarak; rubella, herpes simpleks, sitomegalovirüs, adenovirüsler, kabakulak virüsü, L. monocytogenes veya T. pallidum gibi enfeksiyonları sayabiliriz. İntrauterin pnömoniden de çoğunlukla aynı enfeksiyonlar sorumludur. B grubu streptokoklar doğum sırasında edinilen bakteriyel pnömoninin en sık nedenidir. Doğumdan sonra ortaya çıkan pnömoni ise adenovirüsler, repiratuar sinsisyal virüs, S.aureus, gram negatif enterik basiller ve C. trachomatis nedeniyle oluşur.

Yenidoğanda (neonatal) pnömoni belirtileri ve bulguları

Hastalığın belirti ve bulguları genellikle yaşamın ilk 24 saatinde başlar. Başlangıçta belirtiler ve bulgular hastalığa özgü olmayabilir. Hastalık hızlı seyirlidir ve multisistemik tutulum gösterir. Neonatal pnömoninin kliniği, respiratuar distres sendromu ile benzer özellikler gösterir.

Takipne (çok hızlı solunum) en önemli bulgudur. Diğer belirtiler ve bulgular arasında beslenme intoleransı, uyuklama, irritabilite, siyanoz (morarma), ateş (ateş olmayabilir), burun kanadı solunumu, interkostal çekilmeler, solunum durması, öksürük gibi belirtiler ve bulgular sayılabilir.

Yenidoğanda (neonatal) pnömoni nasıl teşhis edilir?

Hastanın klinik bulguları ve radyolojik bulguları tanıda yardımcıdır, ancak başlangıçta nonspesifik (hasaılığa özgü olmayan) belirtiler ve bulgular tanıyı yanıltabilir.

Akciğer grafisinden elde edilen bulgular da respiratuar distres sendromunun radyolojik bulgularıyla benzerlik gösterir.

Bakteriyel etken alt solunum yollarındaki süpüratif bir odaktan alınan kültür ile tespit edilebilir.

Neonatal pnömonini respiratuar distres sendromu (RDS), atelektazi, aspirasyon pnömonisi, pnömotoraks, pulmoner ödem ve pulmoner kanama, plevral efüzyonlar, kistik akciğer hastalıkları, akciğer hipoplazisi ve akciğer agenezisi gibi hastalıklar ve durumlar ile karışabilir, bu nedenle ayırıcı tanı önemlidir.

Neonatal Pnömoni Belirtileri ve Bulguları

Yenidoğanda (neonatal) pnömoni tedavisi

Pnömoni tedavisi geciktiğinde hızlı bir klinik seyir görülebileceği için tedavinin hemen başlanması gerekir. Ateşi olan yenidoğanlar ve 2 aydan küçük bebeklerde bu grup içinde değerlendirilir. Bu grup hastalarda geç tedaviye başlanması ölüm riskini ve hastalığın komplikasyon geliştirme riskini arttırır.

Tedavinin nasıl uygulanacağı ve kullanılacak ilaçlar ve diğer tedavi yöntemleri pnömoni etkenine, hastanın yaşına, hastalığın şiddetine göre planlanır.

Bakteriyel pnömoni düşünülen olgularda ampirik antibiyotik tedavisinin başlanması son derece önemlidir. Tedavi başlanmadan önce trakeal aspirat, kan ve idrar kültürü, gereken durumlarda beyin omurilik sıvısı (BOS) kültürü de alınır ve kültür sonuçlarının çıkması beklenmeden tedaviye başlanır. Başlangıç tedavisi, kültür sonuçları belli olduktan sonra tekrar değerlendirilmesi gerekir. Tedavi süresi bu duruma sebep olan etken mikroorganizmaya göre değişiklik gösterebilir.

Viral pnömoni düşünülen olgularda antiviral tedavi gibi tedaviler uygulanır. Başlangıç tedavisine yanıt vermeyen olgularda viral nedenler dışında S. aureus, dirençli pnömokoklar gibi diğer bakteriyel ajanların da etken olabileceği akla getirilmelidir. Bu gibi durumlarda tedavi hastane koşullarında ve uygun ilaçlarla yapılır.

Destek tedavisi ise sıvı ve elektrolit tedavisi, metabolik dengenin sağlanması, yeterli kalori desteği, solunum desteğinin sağlanması ve göğüs fizyoterapisi gibi uygulamaları içerir.

Benzer sağlık yazıları

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git