Cilt - Deri Hastalıkları ve Tedavileri

Nemlendirici Nedir ve Ne İşe Yarar? Nemlendiriciler Hakkında Bilgiler

Nemlendiriciler, epidermal bariyerin ve epidermal su içeriğinin düzenlenmesinde, cildin düzgün ve sağlıklı görünüm kazanmasında önemlidir. Nemlendiriciler hem kapatıcı hem de su çekici etkileriyle derinin su tutma kapasitesini arttırırlar.

Nemlendirici ve yumuşatıcı ürünler, kuru deri tedavisinde, normal derinin günlük bakımının sürdürülmesinde ve birçok deri hastalığının yan tedavisi olarak kullanılmaktadır.

Tüm bireyler veya hastalar için tek bir nemlendirici yoktur, kişiye uygun nemlendirici deneyerek bulunur.

  • Oklüzifler (kapatıcılar, örtücüler),
  • Humektanlar (su çekiciler),
  • Bitkiler, bitkisel ekstreler,
  • Hayvansal ekstreler,
  • Biyolojik faktörler,
  • Deri lipitlerinin eklenmesi.

Günümüzde nemlendirici ürünlere çeşitli işlevlere sahip yeni bileşenler de eklenmektedir. Bu bileşenler ve maddeler arasında hidroksi asitler, doğal veya sentetik A vitamini türevleri, C ve E vitaminlerini sayabiliriz.

Nemlendiriciler ne işe yarar?

Nemlendirici ürünler, haricen uygulanan ve formülasyonlarında, arzu edilen etkinin sağlanması için farklı bileşenler ve maddeler bulunduran preparatlardır.

Sağlıklı cilt düz, elastik, kaşıntısız dır ve irritanların, alerjenlerin ciltle temas edip kaynaşmasını engeller. Deri, yaşın ilerlemesi ve çevresel faktörlerle kurumaya yatkındır.

Kuru cildin tedavisi ve sağlıklı cildin korunması için nemlendiriciler tedavinin ilk basamağını oluşturur. Nemlendiricilerin ayrıca antiinflamatuar ve antipruritik etkileri de vardır.

Epidermal bariyer bozulduğunda tamiri başlatan en önemli sinyal trans epidermal su kaybıdır. Derinin nemlendirilmesiyle buharlaşma yavaşlar, cildin kuru görünümü düzelir.

Nemlendiriciler bazı dermatozlarda düzenli olarak kullanılırsa steroid tedavisine ihtiyaç azalır.

Nemlendiriciler

Oklüzif (kapatıcı, örtücü) nemlendiriciler

Oklüzifler, deride hidrofobik bir bariyer oluşturarak trans epidermal su kaybı oluşumunu engellerler. Bu tür nemlendiriciler yağ içinde su emülsiyonları şeklindedir ve cilt yüzeyinde film tabaka oluştururlar ya da su içinde yağ emülsiyonları şeklindedirler ve bunlar daha çok kabul görürler.

Kötü kokulu oldukları, deriye sürüldüklerinde yağlı hissi verdikleri ve alerji yapma olasılıkları olduğu için, kullanımları sınırlıdır. En etkilisi vazelindir ve diğerlerine kıyasla altın standart olarak kullanılmaktadır. Vazelin mineral yağlardandır ve %5 konsantrasyonda trans epidermal su kaybını önemli oranda azaltır. Ciltteki gözenekleri tıkama ve alerjik reaksiyon oluşturma riski yoktur. Vazelini lanolin, mineral yağı ve dimetikon takip etmektedir ve bunlar da trans epidermal su kaybını %20-30 oranında azaltmaktadırlar. Lanolin alerjik reaksiyon oluşturma ve kendine has kokusundan dolayı pek tercih edilmemektedir. Dimetikon kokusuz, gözenekleri tıkamayan, alerjik olmayan yağsız nemlendiricilerde kullanılan bir maddedir.

Diğer oklüzifler; stearik asit, setil alkol, lanolin alkol, stearil alkol, parafin, lesitin, kolesterol, karnauba, stearil stearat, bal mumu, soya yağı, kakao yağı, üzüm çekirdeği yağı, propilen glikoldür.

Oklüzif nemlendiriciler yıkandıktan hemen sonra nemli cilde uygulandıklarında etkileri daha fazladır. Tek başına oklüziflerle trans epidermal su kaybını istenilen oranda azaltmak mümkün olmamaktadır, bu nedenle oklüziflerin humektanlarla birlikte kullanılmaları önerilir.

Humektan (su çekici) nemlendiriciler

Humektanlar, stratum korneuma emilebilen ve burada yüksek oranda su bağlayan, suda çözünen maddelerdir. Stratum korneumun kaybettiği suyun geri kazanılmasını sağlarlar ve epidermisteki nemi çekme özelliğine sahiptirler. Eğer çevre nemi az ise epidermis ve dermisteki suyu çekerek cildin daha fazla kurumasına neden olabilirler, bu nedenle oklüziflerle kombine şeklinde kullanılmaları önerilir. Humektanlar stratum korneuma suyu çektiklerinden bir miktar şişme sağlayarak ciltte pürüzsüz görünüm ve kırışıklıklarda geçici olarak azalma sağlarlar. Humektan içeren birçok ürün aynı zamanda deride yumuşaklık sağlar.

En etkili humektan gliseroldür. Diğer humektanlara örnek verecek olursak; doğal nemlendirici faktörler, glikozaminoglikanlar, pantenol, kollajen ve elestan gibi maddelerdir.

Cilt bakımında kullanılan bitkiler ve bitkisel ekstreler

Son yıllarda insanların doğal olanı kullanma isteği, bitkilere ve fitoterapiye ilgiyi arttırmıştır. Aynı şekilde kullanılan dermokozmetik markalar ve ürünler içerisinde de bitkisel içeriği olan ürünler tercih edilmektedir. Günümüzde eczaneler de bu ürünleri bulundurmaktadırlar.

Bitkiler ve bitkisel ekstreleri örnek verecek olursak; soya, çay, yeşil çay, üzüm çekirdeği ekstreleri, limon ve lavanta yağı, ginseng, biberiye ekstresi, meyan kökü ekstresi, aloe vera gibi bitkiler ve bitkisel ekstrelerdir.

Cilt bakımında kullanılan hayvansal ekstreler

Arı reçinesi, arı sütü gibi hayvansal ekstreleri örnek olarak verebiliriz.

Arı reçinesi: Flavonoidler nedeniyle antibakteriyel, antifungal ve antioksidan özelliklere sahiptir. Skuam azaltıcı ürünler, deodorantlar ve ayak bakım ürünlerinde kullanılır.

Arı sütü: Vitaminler, aminoasitler, şeker ve biopterin içerir. Saç bakım ürünlerinde kullanılır.

Cilt bakımında kullanılan biyolojik faktörler

Fibronektin, lektinler, Beta-glukanlar, epidermal büyüme faktörü, yumurta ekstreleri, kallikrein, keratin, plasenta ekstreleri gibi biyolojik faktörlerdir.

Fibronektin: Hücrelerin tutunmasında rol oynarlar, hücre büyümesini arttırırlar. Deri elastikiyetini arttırma, deriyi nemlendirme ve kırışıklıkları engelleme özellikleri vardır.

Lektinler: Cildin elastikiyetini arttırırlar. Karbonhidrat bağlama özelliği olan proteinlerdir.

B-glukanlar: Ekmek mayasından elde edilen immünostimülant (bağışıklık uyarıcı) maddelerdir. Beta glukan akyuvar hücrelerinin daha etkin hızlı savunma yapmasını sağlar. Vücut direncini arttırarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Enfeksiyonlara karşı savunmadan sorumlu olan makrofaj, granülosit ve monosit gibi beyaz kan hücrelerini aktive eder ve vücutta hasarlı dokuların tamirine destek sağlar.

Epidermal büyüme faktörü: Mitozu arttırır. Fibroblastların, kerotinositlerin ve vasküler endotel hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını uyarır. Tükürük bezlerinde yaygın olarak bulunur.

Yumurta ekstreleri: Yağ, lesitin ve steroller içerir. Hassas cildi olan bireyler için üretilen sabun ve şampuanlara eklenir.

Keratin: Bir skleroproteindir. İnsanların derisinde, tırnaklarında, dişlerinde ve saçlarında bulunan bir maddedir. Dayanıklılığı arttırır. Yağlı saçların yağ oranını azaltır, saçın düzgün ve canlı görünmesini sağlar.

Plasenta ekstreleri: İnsan veya hayvan plasentasından elde edilebilir. Bitkisel plasenta ekstreleri de kullanılmaktadır. Suda ve yağda çözünebilen türleri vardır. Yağda çözünenler progesteron ve E vitamini bakımından zengindir. Kan dolaşımını arttırmak, hücre metabolizmasını düzenlemek ve hücrelerin bölünerek çoğalmasını sağlamak gibi etkileri vardır. Yüz nemlendirici kremleri, saç biçimlendirme ürünleri gibi birçok kozmetik üründe bulunurlar.

Cilt bakımında kullanılan deri lipidleri

Esansiyel yağ asitleri: Araşidonik asit, linoleik asit ve linolenik asit besinlerde ya da kozmetik ürünlerde bulunur ve alınabilir. Yağ asitleri, epidermal fosfolipitler ile birleşip keratinositlerin (epidermisin üst kısmında bulunan epitel hücreleri) membran yapılarının integrasyonunu (bütünleşmesini) sağlayarak doğal birer nemlendirici görevi üstlenirler. Esansiyel yağ asitleri eksikliği çocuklarda dermatitis ve beyin gelişiminde yavaşlama gibi sağlık sorunlarına neden olur.

Nemlendirici kullanımı konusunda nelere dikkat etmek gerekir?

  • Nemlendiriciler deri temizlendikten sonra cilt nemliyken, nazik bir şekilde sürülerek uygulanmalıdır.
  • Uygulama sıklığı cilt tipine göre düzenlenmelidir.
  • Yüze uygulanan her ürün boyun bölgesine de uygulanmalıdır.
  • Vücut nemlendiricisi banyodan sonra cildin su içeriğinin fazla olduğu sırada yapılmalıdır. Cildi çok kuru olan bireylerde banyo sonrası uygulanan vücut yağları oldukça iyi nemlenme sağlar.
  • Nemlendirici sürme sıklığı, bireyin dermatozunun/derisinin ihtiyacına göre günde 5-6 kezdir ve iyileşme sağlandıkça uygulama sıklığı azaltılır. Başlangıçta fazla nemlendirici sürmektense  az az sürerek arttırmak daha uygundur.
  • Bireylerin başka topikal ilaç (topikal steroidler gibi) kullanımı söz konusu ise, nemlendiricilerle bu ilaçlar arasında en az 30 dakika geçmesine dikkat edilmelidir.
  • Kış aylarında daha yağlı nemlendiriciler tercih edilmelidir. Gece nemlendiricilerinin yağlı merhemler şeklinde olması öncelik taşır.
  • Yaz ve bahar aylarında yağ içeriği daha az olan nemlendiriciler kullanılması daha uygundur. Gün içinde uygulanan nemlendiriciler de az yağlı olmalıdır.
  • Eller ve yüz daha sık nemlendirilmeli, özellikle irritanlara maruz kalacak ise öncesinde nemlendirici sürülmelidir.
  • Folikülit (kıl kökü iltihabı) gelişimini önlemek için, nemlendiriciler kılların büyüme yönüne doğru uygulanmalıdır. Saçlı deride de folikülit gelişimini önlemek için genellikle losyon tipi preparatlar tercih edilir.
  • Kişinin kaşınma sorunu varsa, ürün kullanmadan önce buzdolabında soğutularak uygulanabilir.
  • Egzama problemi olan bireylerde, egzama iyileşse bile nemlendirici ve yumuşatıcı ürünlerin kullanılması sürdürülmelidir.
  • Kremlerin içerisinde ek koruyucular bulunduğundan krem tüplerinin kontaminasyonuna dikkat edilmelidir. Başkalarıyla ortak kullanılmamalıdır.

Nemlendirici seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

  • İdeal bir nemlendiricide aranan özellik, stratum korneumu iyi nemlendirmesi olmalıdır.
  • Cilt görünümünü düzeltip trans epidermal sıvı kaybını azaltmalıdır.
  • Epidermal bariyeri koruyup derinin doğal nemlenme mekanizmalarına destek sağlamalıdır.
  • Uygulaması kolay olmalıdır.
  • Hızlı nemlendirmeli ve etkisi uzun sürmelidir.
  • Hassas ciltli bireyler için kullanılan nemlendirici, hipoalerjenik (daha az alerjiye sebep olan), parfüm içermeyen, cilt gözeneklerini kapatmayan özelliklere sahip olmalıdır.

Cilt (deri) tipine göre nemlendirici seçimi nasıl olmalı?

Nemlendirici seçiminde deri tipi önemlidir.

Kuru ciltler için nemlendirici seçimi: Cildi kuru olan bireylerde sadece humektan içeren nemlendiriciler yeterli olmaz. Oklüzif etkisi fazla olan yağlı kremler de kuru ciltlerde uygulanmamalıdır.

Yağlı ciltler için nemlendirici seçimi: Yağlı ciltlerde soğuk havanın sebep olduğu kuruluk dışında nemlendirici kullanılmasına çok ihtiyaç yoktur. Yağlı ciltler için uygulanacak nemlendirici su ve mineral yağı içermelidir.

Normal ciltler için nemlendirici seçimi: Normal ciltte humektan da bulunan su içinde yağ emülsiyonları tercih edilebilir.

Karma ciltler için nemlendirici seçimi: Karma ciltlerde T bölgesine çok gerekmedikçe nemlendirici uygulanması önerilmez. Yüzün kalan bölgelerine humektan içeren yağlı olmayan nemlendiriciler uygulanmalıdır.

Bireyler, vücudunun farklı bölümleri için farklı ürünlere ihtiyaç gösterebilir. Örneğin kol ve bacaklardaki kuru bölgeler daha yağlı, yüz için daha az yağlı bir nemlendirici kullanılması daha etkili olur. Örneğin çok yağlı ve viskoz emolyenlerin saçlı deride kullanımı, derideki saç foliküllerini tıkayarak enflamasyona (folikülite) neden olabileceğinden önerilmez.

Atopik ve hassas deri için hazırlanan ürünlerin etkinliği, formülasyonun bütününe bağlıdır.

Nemlendiricilerin yan etkileri olur mu?

Nemlendiricilerin içeriğinde bulunan etkin madde ve koruyucu katkı maddelerine bağlı yan etkiler oluşabilmektedir.

  • Özellikle üre veya amonyum laktat, sodyum lauril sülfat, propilen glikol içeren nemlendiricilerle irritan dermatit gelişebilir.
  • Peru balsamı, paraben, lanolin ve türevleri ile propilen glikol içeren nemlendiriciler sıklıkla alerjik kontakt dermatite neden olur.
  • İzopropil miristat, vazelin, lanolin ve türevleri, parafin gibi petrolden elde edilen sıvı yağ içeren nemlendiricilerle folikülit gelişebilir.
  • PABA ve PABA esterleri, parsol, sinnamat içeren ürünlerle fotoalerjik reaksiyonlar görülebilir.
  • Non-immünolojik kontakt ürtiker, kozmetik aknesi, ter bezi tıkanması nemlendiricilere bağlı oluşabilecek diğer yan etkilerdir.

Nemlendirici kullanmayı gerektiren cilt sorunları

  • Kserozis,
  • İktiyozis grubu hastalıklar,
  • Epidermolitik hiperkeratoz,
  • Atopik dermatit,
  • Egzama,
  • Asteatotik egzama,
  • Variköz egzama,
  • Psöriyazis,
  • Liken planus,
  • Nodüler prurigo,
  • Diyabetik ayak,
  • Retinoid’le alevlenen cilt kuruluğu,
  • Gül hastalığı,
  • Yenidoğan cildi,
  • Yaşın ilerlemesiyle artan cilt kuruluğu ve kırışıkların önlenmesi (yaşlanan cilt).

Benzer sağlık yazıları

  1. Cilt bakımında E vitamini kullanımı ve faydaları
  2. Cilt bakımında C vitamini ve faydaları
  3. Cilt bakımı nedir
  4. Deri sarkması neden olur
  5. Tretinoin nedir ve ne işe yarar

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git