Göz Hastalıkları ve Tedavileri

Körlük Neden Olur? Körlük Tedavi Edilir mi?

Körlük,fiziksel ya da psikolojik nedenler ile görme yeteneğinden engelli olma durumuna verilen addır. Genel olarak 10'da 1 görmenin altında olan kişiler kör olarak kabul edilir.

Görme kaybına neden olan hastalıklar

Körlük,fiziksel ya da psikolojik nedenler ile görme yeteneğinden engelli olma durumuna verilen addır. Genel olarak 10’da 1 görmenin altında olan kişiler kör olarak kabul edilir.

Körlük, gelişmiş ülkelerde 100000’de 200 görme engelli insan var iken, gelişmemiş ülkelerde 100000’de 800 görme engelli insan vardır. Körlüğün sebepleri yaşa göre farklıdır. Körlük doğuştan ve doğumdan sonra oluşan körlükler şeklinde sınıflandırılır.

Körlük (görme kaybı) tipleri

Doğuştan körlük nedenleri : Doğuştan görme kaybının nedenleri yine doğumsal hastalıklar ya da anne karnında geçirilen enfeksiyonlara bağlı gelişen hastalıklardır. Doğuştan körlük çocuk doğduğu andan itibaren ortaya çıkar.

Çocukluk çağı körlük nedenleri : Okul çağlarında meydana gelen görme kayıpları yine doğumsal hastalıklar ve bunların yanı sıra doğumsal diyabet, katarakt gibi hastalıklar nedeni ile başlar.

Yetişkinlerde körlük nedenleri : Erişkin yaşlara gelindiğinde (20 ile 50 yaşları arasında) yine en önemli nedenlerden biri katarakt hastalığı olmakla birlikte, travmalar, enfeksiyonlar da önemli körlük nedenleri olabilmektedir. 50 yaşın üzerindeki erişkinlerde ise diyabet, yaşa bağlı ortaya çıkan katarakt, sarı nokta hastalığı gibi hastalıklar körlüğe neden olabilir.

Doğuştan körlük (görme kaybı) neden olur?

Doğuştan körlük çeşitli nedenlerden kaynaklanır. Bunlardan biri konjenital (doğumsal) genetik hastalıklardan kaynaklanan görme kaybıdır. Türkiye’de genetik hastalıkların taşınmasında en önemli neden akraba evlilikleridir. Bu nedenle akraba evliliklerinden kaçınmak oldukça önemlidir.

Bunun dışında hamilelik döneminde geçirilen nezle, grip, su çiçeği gibi geçirilen enfeksiyonlar da çocuğun gelişmesine hasar vererek doğuştan körlüğe sebep olabilmektedir. Ayrıca hayvan ile özellikle kedi, köpek gibi hayvanlar ile fazla temas halinde olan anne adayları dikkatli olmalıdır.

Özellikle kedi ve köpekte toksoplazmozis denilen bir parazit var ise bu parazit anneye geçerek doğacak bebeğin körlüğüne neden olabilir. Bu enfeksiyonlar tamamen düzelmeyecek bir körlüğe neden olabilir iken, bazende sadece kataraktlı bebek doğumuna sebebiyet verebilir. Fakat bu kataraktın erken teşhisi ve tedavisi çocuğun görme yeteneğinin kaybolmaması için çok ama çok önemlidir.

Sonradan olan körlük (görme kaybı) nedenleri

Sonradan meydana gelen körlükler de, doğuştan körlüğe göre tedaviler ile görmeyi sağlama şansı daha yüksektir. Körlüğün nedeni geriye dönüşümü olabilecek bir neden ise bunun tedavisi yapıldıktan sonra görme sağlanabilir. Örneğin, katarakt veya korneadaki opaklaşmaya bağlı bir körlük ise kataraktın tedavisi yapılarak ya da korneadaki opaklaşmaya bağlı olanı kornea tabakasını değiştirerek hastanın tekrar görmesi sağlanabilir.

Körlük, göze gelen delici yaralanmalarda sadece gözün merceği ve kornea değil arkasında bulunan retina dokusu da yaralanabilir ve retina dekolmanı gibi bir sorun oluşabilir. Bu durumunda, 3 aşamalı ameliyat ile tedavisi mümkün olabilir.

Doğuştan körlük (görme kaybı) tedavi edilir mi?

Doğuştan körlük nedir

Doğuştan körlük nedir

Doğuştan körlük, nedeni tedavi edilebilen bir neden ise tedavi edilebilir. Fakat körlüğün nedenini tedavi etmekte geç kalmamak önemlidir. Örneğin 30 yaşlarında doğuştan görme kaybı olan birinin tedavisinde yapılabilecek çok fazla bir tedavi yöntemi yoktur.

Çocuk doğduğunda görme kaybı fark edilir ve nedeni tespit edilir ise tedavi edilebilecek olan neden tedavi edilerek doğuştan körlük tedavi edilmiş olur. Bu nedenle bir çocuk doğduktan sonra en kısa zamanda mutlaka bir göz hekimi kontrolünden geçirilmelidir. Doğuştan körlüğe bazen retinoblastoma denilen göz içerisindeki bir kanser türü de neden olabilmektedir.

Bu incelemelerde bu tip bir kanser türünün ortaya çıkması sayesinde bunun tedavisi yapılırken çocuğun hayatı da kurtulmuş olur. Yani çocuğun gözünde bir sorun olduğundan şüphelenildiğinde mutlaka bir göz doktoruna götürülmesi gereklidir.

Sonradan oluşan körlük (görme kaybı) tedavi edilir mi?

Sonradan gelişen görme kaybının, doğuştan oluşan görme kaybına göre daha fazla tedavi şansı vardır. Sonradan gelişen körlüğün nedeni tedavi edilebilecek bir neden ise tedavi edilebilir. Örneğin, katarakt hastalığına bağlı bir körlük ya da korneadaki opaklaşmaya bağlı bir körlük ise hastanın saydam tabakasını (korneasını) değiştirerek hastanın tekrar görmesi sağlanabilir.

Bazen travmalarda (göze gelen delici yaralanmalarda) sadece kornea veya göz merceği değil, arkada bulunan retina dokusunda da yaralanma oluşabilir. Bu durumda ameliyat üç aşamalı hale dönüşür. Bu ameliyatta korneanın değiştirilmesi, göz merceğinin değiştirilmesi ve yerinden kalkmış olan retinanın da ameliyatı ile hasta görmesine kavuşabilir. Bu cerrahi yöntemler göz cerrahisinde uygulanan oldukça ağır yöntemlerdir. Günümüz teknolojisinde bu ameliyatların başarı şansı vardır.

Göz hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

  1. Göz tansiyonu belirtileri ve tedavisi
  2. Üveit belirtileri ve tedavisi
  3. Keratokonus nedir
  4. Sarı nokta hastalığı

63 Yorum

  1. barış

    28 Ağustos 2016 at 18:59

    hocam 5 sene önce insaattan dustum sol gozumun damarı ezilmiss hiç görmüyor tedavisi varmi

    • Sağlık Ocağım

      30 Ağustos 2016 at 00:05

      Bahsettiğiniz durum travmatik optik nöropati olarak tanımlan durum olabilir.

      Travmatik optik nöropati, optik sinirin intraoküler, intraorbital, intrakanaliküler ve intrakraniyal bölümlerinden herhangi birinin travma sonucu zedelenmesi ile meydana gelebilir.

      Optik nöropatili hastaların % 40-55’inde ağır görme kaybı olabilmektedir.

      Travmatik optik nöropati direkt ya da indirekt travmalar ile gelişebilir.

      Travmatik optik nöropati tedavisinde cerrahi tedavi ya da medikal tedavi (kortikosteroid tedavisi gibi) uygulanır. Fakat tedavi yöntemleri çok yüz güldürücü değildir. Yararlı olduğu bilinen kesin bir tedavi yönteminin olmadığı bilinmektedir.

      Bu durumun tedavisindeki başarı oranı yaralanmanın derecesine, şiddetine, yaralanmanın nasıl olduğuna ve başka hangi sinirlere zarar verdiğine bağlı da değişebilir. Ayrıca hastanın yaşı, başka bir sistemik hastalığının olup olmadığı ve hasarın oluştuğu ilk dönemde yapılan tedavi de tedavilerin başarı oranını değiştirebilir.

      Bunları doktorunuz ile görüşmeniz daha doğru olur, çünkü durum farklı bir şey olabilir.

      İyilik ve sağlık dileğiyle.

  2. ömer

    31 Ağustos 2016 at 07:30

    hocaam benim babamın gözleri sonradan görme yitisini kaybetmiş yani amcamda öyle aileden gelme bir durum gecen yıllarda doktarada gidilmiş ama allaha dua et elden başka bişey gelmez denilmiş sizin yorumunuzu alabilir miyim

    • Sağlık Ocağım

      2 Eylül 2016 at 19:38

      Akut görme kaybı (ani görme kaybı) bazı hastalıklardan kaynaklanabilir.

      Örneğin santral retinal arter tıkanıklığı, retinal arter dal tıkanıklığı gibi damar tıkanıkları nedeni ile ani görme kayıpları gelişebilir ve bu duruma neden olan (hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, şeker hastalığı, kollajen damar hastalıkları, pıhtılaşma bozuklukları, sigara kullanımı, baş-boyun travmaları, şişmanlık, göz içi basıncı yüksekliği gibi) faktörler vardır.

      Herediter optik atrofiler (Kjer sendromu, Behr sendromu, Didmoad sendromu gibi) farklı tiplerde değerlendirilen ve genetik geçişli kalıtsal optik atrofiler de ani görme kaybına neden olabilir.

      Babanızın kaç yaşında görme kaybına maruz kaldığına bağlı olarak, babanızın görme kaybının nedeni herediter optik atrofi tiplerinden biri olabilir. Örneğin Didmoad sendromu tipinde görme kaybı 5-21 yaşları arasında görülür ve bu görme kaybına neden olan ya da eşlik eden sistemik bir hastalık (diabetis mellitus, diabetis innsipitus, mental retardasyon, endokrin bozukluklar gibi) durumlar olabilir.

      Ayrıca bu ailelere bağlı çocukların kesinlikle akraba evliliği yapmamaları ve diğer evlenecek bireylerin de genetik testler yaptırmaları önemlidir.

      Babanızın yaşı 50 yaşın üzerinde ise makuler dejenerasyon durumu olabilir. Kuru tip makula dejenerasyonunun henüz tam bir tedavisi yoktur.

      Bu durum beyin ile ilgili, enfeksiyonlar ile ilgili de olabilir veya altta yatan başka sistemik hastalıklar olabilir, bu nedenle şimdiye kadar bu durum araştırılmadı ise bu durumun bir araştırma hastanesinde ya da üniversite hastanesinde araştırılması gerekebilir.

      Yani ani görme kaybına neden olabilecek birçok faktör vardır ve hastalığın ne olduğunu doktorunuz söylemiş olmalı.

      Her şeyin iyi olması ve sağlık dileğiyle.

  3. Can Hekim

    14 Eylül 2016 at 15:16

    Hocam öncelikle iyi günler. Sormak istediğim birkaç soru var. Yaklaşık 1 sene öncesinde retina dekolmanından dolayı bi vitrektomi operasyonu geçirdim. Ama ameliyatı geçirdiğim göz diğer göze kıyasla çok iyi sayılmaz ve yaklaşık 10 senedir de gözlük kullanıyorum. Şu an 8.50 miyop derecesi. Merak ettiğim noktalar ben gözlükten kurtulmak istiyorum ve eski görme yetimi kazanmak istiyorum. Buna yapılabilecek tedaviler nelerdir, ben spor yapıyorum bunun bi dezavantajı olur mu, ne yapmamam gerekir falan öğrenmek istiyorum. Saygılar sunarım, sağlıklı günler.

    • Sağlık Ocağım

      17 Eylül 2016 at 15:44

      Retina dekolmanının üç tipi vardır. 1’incisi regmatojen (yırtıklı) retina dekolmanı, 2’incisi traksiyonel (çentikli) retina dekolmanı, 3’üncüsü eksudatif (seröz) retina dekolmanıdır.

      Yırtıklı retina dekolmanı en sık karşılaşılan retina dekolmanı tipidir.

      Regmatojen (yırtıklı) retina dekolmanında bazı tedavi yöntemleri uygulanır. Bu yöntemler dıştan kalıcı veya geçici bir materyelle skleraya bası, lazer, kriyo veya diyatermi gibi yöntemler kullanılarak yırtığın kapatılması işlemi, göz içi tamponad ve viterektomi gibi yöntemlerdir.

      Traksiyonel (çekintili) retina dekolmanında tedavi yine cerrahi tedavidir. Bu yöntemler arasında viterektomi, membranektomi, göz içi tamponadlar, sklera basısı ve endolazer tedavisi gibi yöntemleri içerir.

      Eksudatif (seröz) retina dekolmanında tedavi nedene yönelik yapılır. Bu yöntemler arasında kortikosteroid ilaç tedavisi, radyasyon tedavisi, lazer tedavisi ve kriyoterapi tedavisi gibi yöntemler vardır.

      Yani tedavi yöntemleri ve tedavilerin başarı oranı retina dekolmanının tipine ve neden olan faktöre göre değişebilir.

      Yırtıklı retina dekolmanında ameliyatın başarı oranı % 90 civarındadır fakat bu hastaların sadece % 30-60’ında 0.4 ve daha fazla görme keskinliği sağlanabilmektedir.

      Çekintili retina dekolmanında cerrahi tedavinin başarı oranı daha düşüktür.

      Seröz retina dekolmanında ise tedavi sonrası başarı oranı bu duruma neden olan faktöre göre, erken ve doğru teşhis edilmesine göre ve uygulanan tedavi yöntemine göre değişir.

      Bundan sonra ne yapılabilir veya sizin ne yapmanız gerekir bu gibi durumları ameliyatı yapan doktorunuz ile görüşmeniz daha doğru olur.

      Her şeyin istediğiniz gibi olması ve sağlık dileğiyle.

      • kemal

        14 Ağustos 2017 at 15:51

        çocukken menenjit geçiren ve kör olan şimdi yetişkin biri görme şansı ne

        • Sağlık Ocağım

          16 Ağustos 2017 at 21:03

          MENENJİT, çeşitli mikroorganizmaların neden olduğu beyin zarlarını ve beyin dokusunu hasarlayan, beyin omurilik sıvısında hücresel ve biyokimyasal değişiklikler ve klinikte nörolojik bulgularla karakterize akut veya kronik gidişli inflamatuar bir hastalıktır.

          Akut menenjitin komplikasyonları arasında subdural ampiyem, septik veya aseptik arteriyol ve venöz tromboz, intrakraniyal sinüs trombozları, kraniyal sinir paralizileri, işitme kaybı, görme kaybı, zeka sorunları, antidiüretik hormonlarında artış, diabetis insipidus gibi komplikasyon bulunabilmektedir.

          Menenjit ve menenjite neden olan mikroorganizmaya göre, tedavinin erken ya da geç uygulanmasına göre, gözde nasıl bir hasar oluştuğuna göre şimdi tedavisinin olup olmadığı değişiklik gösterebilir. Bu nedenle buradan net bir şey söylemek çok mümkün değildir.

          Bu durum için hem iyi bir nörolojik değerlendirme hem de iyi bir göz hekimi tarafından değerlendirme gerekir.

          Geçmiş olsun.

  4. zehra

    22 Eylül 2016 at 19:49

    merhaba
    13 yıl önce yüksek göz tansiyonu (46) nedeniyle kör olan hastanın yeniden görme ümidi var mıdır? hasta 70li yaşlarda.. yıllardır doktor da görmemiş ümit yok denmiş ama belki tıpta yeni gelişmeler vardır..
    cevabınız için şimdiden teşekkürler
    Saygılarımla

    • Sağlık Ocağım

      24 Eylül 2016 at 12:46

      Göz tansiyonu (glokom) olarak da adlandırılan durum özellikle 40’lı yaşlardan sonra ortaya çıkar ve herhangi bir belirti veremeden sinsice seyredebilir.

      Glokom optik sinirin (görüntüleri gözden beyne taşıyan sinirin) hastalığıdır. Optik sinirin hasarlanması geç teşhis edilir ve tedavi edilmez ise sinir tamamen hasar görür ve körlük meydana gelir. Erken tedavi sayesinde glokom kaynaklı görme kaybı önlenebilir.

      Göz tansiyonunun (glokomun) farklı tipleri de vardır. Bunlar kronik açık açılı glokom, açı kapanması glokom ve karışık tip glokom şeklinde değerlendirilir.

      Göz tansiyonu nedeni ile gözlerde meydana gelen hasarın geri dönüşümü yoktur.

      Göz damlaları, lazer tedavisi, cerrahi tedaviler ve bazı durumlarda ağız yolundan alınan ilaçlar ile tam görme kaybı gelişmemiş hastalarda hastalığın daha fazla ilerlemesi önlenir.

      Glokom hastalığının tüm tiplerinde görme kaybının ilerlemesini durdurmak için düzenli kontroller ve düzenli tedavi çok ama çok önemlidir.

      Glokom tedavisinde bu duruma yol açan ve altta yatan sebep de önemlidir.

      Yaştan dolayı ve tedavi geciktiğinden dolayı tedavilerden fayda görmek çok mümkün değildir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

      • zehra

        26 Eylül 2016 at 07:59

        Cevabınız için teşekkürler.
        tüm hastalara acil şifalar dilerim

  5. ramazan

    5 Kasım 2016 at 01:28

    Hocam ablamin yeni çocuğu oldu 20 gün sonra çocuk göremiyor tedavisi var midir

    • Sağlık Ocağım

      6 Kasım 2016 at 01:40

      Bebeklerde görme kaybı prematüre retinopatisi, beyin ile ilgili tümörler ve geçirdiği travmalar nedeni ile meydana gelir genellikle.

      Görme kaybının nedenine göre ve uygulanacak tedavi yöntemine göre tedavi yöntemlerinin olup olmayacağı değişebilir.

      Yani neden önemlidir.

      Bu durumun beyin – sinir cerrahisi tarafından, göz doktoru tarafından ve damar cerrahisi tarafından değerlendirilmesi gerekir.

      İyilik ve sağlık dileğiyle.

  6. Serkan02

    19 Kasım 2016 at 21:21

    Hocam babam beş gün önce iki gözünden görme kaybı yaşadı ve daha devam ediyor üç tane doktora gittik ayrı ayri kontrollere girdi hiç bir sıkıntısı yok diyorlar bir şey görünmüyor babamda şeker tansiyon kalp hastalığı gibi hastalıklar yok 56 yasinda görme kaybı yaşadığı gün aşırı bir sıkıntı stres yaşadı ve ondan sonra görme kaybı oldu ne yapmamız lazım bir yol gösterin gittiğimiz doktorlar strese bağlı olabilir yada psikolojik olabilir diyorlar tedavisi mumkunmu

    • Sağlık Ocağım

      23 Kasım 2016 at 22:13

      Stres beyin damarlarında tıkanmaya veya beynin bir bölgesinde kanamaya bağlı olarak görme kaybına neden olabilir.

      Bu durumun iyi bir göz doktoru, iyi bir beyin sinir cerrahisi ve KBB uzmanlıkları tarafından değerlendirilmesi gerekir.

      Bir üniversite ya da araştırma hastanesine gitmeniz daha uygun olur.

      İyilik ve sağlık dileğiyle.

  7. Ummahan

    17 Aralık 2016 at 10:12

    Hocam 10 aylık bır bebegım var 2 aylıkken goremedığını faruk ettık doktorlar anne karnını retınası gelışmedıgını syledı.amalıyat onermedıler. Neler sebep olabılır bılmıyorum tedavısı işe yaramaz mı?

    • Sağlık Ocağım

      19 Aralık 2016 at 17:05

      Anlattığınız durum yenidoğan retiopatisi (prematüre retinopati) olabilir. Yenidoğan retinopatisi genellikle erken doğan veya düşük doğum ağırlığı ile doğan bebeklerde görülür ve bu durum ciddi görme kaybı nedenleri arasındadır.

      Prematüre retinopatisine neden olan durumlar arasında erken doğum nedeni ile oksijen tedavisinin uzun sürmesi, sepsis (kan zehirlenmesi), ağır enfeksiyonel hastalıklar, kan nakilleri, beyin içi kanama, kalp deliği, steroid kullanımı, eser element ve vitamin eksiklikleri, genetik bozukluklar gibi durumlar da vardır. Bebeğin 35 haftadan önce doğması, 2000 gramın altında doğması gibi durumlar prematüre retinopatisi için önemli sebeplerdir.

      Yenidoğan retinopatisinin erken teşhisi ve tedavisi son derece önemlidir. Erken teşhis ve tedavi, takip yapılmaz ise kalıcı görme kaybı kaçınılmaz olabilir.

      Bebek doğduktan sonra ayrıntılı göz muayenesi ile bu durum ilk haftalarda tespit edilebilir. 10 aylık bir süre oldukça uzun bir süredir.

      Fark edilmediğine göre 10 ay süresince çocuk hiç göz muayenesinden geçmemiş olmalı, her bebeğin doğduktan sonra mutlaka ve ara ara iyi bir göz muayenesinden geçmesi son derece önemlidir.

      Bu hastalığın erken teşhisi de tedavi çok ama çok önemlidir.

      Sağlıklı kalmanız ve iyilik dileğiyle.

  8. Ezgi

    13 Ocak 2017 at 01:34

    Arkadaşıma göz çukurlarının çok büyük oldugu zamanla görme yetisini kaybedecegi söylendi ne yapilabilir doktorum?

    • Sağlık Ocağım

      16 Ocak 2017 at 13:50

      Diş apsesi, sinüzit, orta kulak iltihabı gibi göz bölgesine yakın enfeksiyonlar görme sinirinde ve göz çukurunda iltihaplanmaya neden olarak ağır görme kayıplarına neden olabilir. Bu durumun nedeni hakkında doktorlarınız size bilgi vermiş olmalılar.

      Göz çukuru tıpta orbita olarak tanımlanır ve farklı orbita hastalıklarına bağlı orbita’da anormallikler ve neden göre bu anormallikler görme kaybına neden olabilir.

      Orbita tümörleri, kistler görme kaybına neden olabilir. Orbita enfeksiyonları görme kaybına neden olabilir. Optik sinir gliyomuna bağlı olabilir. Yani durum ve tedavi nedene göre değişiklik gösterebilir.

      Doktorunuz ile daha detaylı bu durumu görüşmeniz daha doğru olur.

  9. mirac

    16 Ocak 2017 at 20:55

    telefon oynamak korluğe nedrn olurmu nolur cevap

    • Sağlık Ocağım

      19 Ocak 2017 at 10:51

      Karanlıkta ve yatakta uzun süre telefonla uğraşmanın ya da oyun oynamanın geçici körlük oluşturduğu hastalar gündeme gelmiştir. Özellikle akıllı telefonlar bu riski daha da arttırmaktadır. Telefonla çok fazla uğraşmak sağlık açısından oldukça zararlıdır.

      Sağlık dileğiyle.

  10. oktay

    20 Ocak 2017 at 23:16

    hocam benim babam sahte rakı yüzünden görme yetisini kaybetti bunun tedavisi varmıdır var ise görme şansı ne olur bu konuda bilgi verirmisiniz şimdiden teşekkür ederim

    • Sağlık Ocağım

      25 Ocak 2017 at 14:11

      Alkol zehirlenmesi özellikle sahte alkol zehirlenmesi kişilerde kalıcı hasarlara neden olabilmektedir maalesef. Bu kalıcı hasarların arasında kalıcı görme kaybı, kalıcı böbrek yetmezliği, uzun dönemde karaciğer yetmezliği gibi hasarlar ilk akla gelen hasarlardır.

      Aslında alkol her türlü zararlı ve en az sigara kadar ciddi bir sağlık sorunudur, bu nedenle hem orjinalinden hem de sahtesinden uzak durulması en doğru yoldur.

      Körlüğün neden geliştiğine göre tedavi yöntemi değişir. Zehirlemenin görmeyi ilgilendiren hangi yapısına zarar verdiği, tedavisinin olup olmadığını değiştirir.

      Bu durum hem nörolojiyi hem de göz doktorunu ilgilendiren bir durumdur ve yapılacak incelemelerden sonra neler yapılabileceğine karar verilebilir ancak.

      Geçmiş olsun.

  11. Ömer faruk erten

    9 Mart 2017 at 01:13

    Hocam benim abim hidrosefali hastası doğuştan 8 gibi yaşında fark edildi şant takıldı 25 yaşına kadar sorunsuz geldi ama 2 sene önce fazla baş ağrısı falan çekti öncelerinde biz anlamadık gitmediğimiz doktor kalmadı ilk ameliyatı yapan doktoru bile bulup gittik bişeyin yok iyisin makına su bittiği için çalışmayı durdurdu falan dendi daha sonra 1 hafta civarı yoğun bakıma kaldırıldı hiç bişey yapmadılar geç müdahaleden dolayı basınç gözündeki sinirlere vurmuş ve sinirler kurumuş şantı değiştirdiler düzeldi ama gözünü kaybetmiş oldu ve biz işte bi çok şey yaptık bütğn hastanelere gittik en sonunda bi doktor bulduk kök hücre ameliyatı oldu dubaide 1 ay önce işte 4 ile 6 ay arasında gelişme olur dendi son umudumuz buydu sizin bir bilginiz var mı acaba nasıl düzeltilir yada bu ameliyar sizce yararlı olucak mıdır ? Yardımcı olursanız çok sevinirim

    • Sağlık Ocağım

      17 Mart 2017 at 22:16

      ”Bu konuda buradan öneride bulunmak doğru olmaz”.

      Bu konuda tam karar vermeden önce bulunduğunuz bölgenin üniversite hastanesi veya araştırma hastanesine giderek ilgili uzmanlardan (özellikle kök hücre konusunda bilgisi ve deneyimi olan bir uzmandan) bilgi almanız daha uygun olur, çünkü bazı yayınlarda kök hücre naklini kullanarak insanların umutları ile oynandığı ve bu işin ticarete döküldüğü konusunda bilgiler de vardır.

      Tabii karar sizindir, fakat iyi araştırmanız önemlidir.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  12. Hüseyin KEMERCİ

    24 Mart 2017 at 19:26

    İyi günler hocam Benim gözlerinden rahatsız bir babam var tansiyondan dolayı 25 sene önce gözlerini kaybetti şuan hiç görmüyor bunun tedavisi varmıdır.

    • Sağlık Ocağım

      28 Mart 2017 at 19:04

      Tansiyon göz tansiyonu ise bu durum glokom olarak adlandırılır.

      GLOKOM, retina ganglion hücrelerinin bir dizi reaksiyon ile hasarlanması veya ölmesi sonucu gelişen ilerleyici optik sinir hastalığıdır. Glokom körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer alır. Glokom primer, sekonder veya doğumsal olabilir. Sekonder glokomun altında yatan nedenler veya hastalıklar vardır. Glokom’un seyri sebebine göre, çıkış yaşına göre, eşlik eden diğer sorunlara göre, erken tanıya ve düzenli tedavi ve takibe göre değişiklik gösterebilir. Glokom’un farklı tipleri de vardır ve tiplerine göre de hastalığın seyri farklılık gösterebilir.

      Glokom tedavisinde görme yeteneği kaybolmadan önce düzenli takip ve tedaviler çok önemlidir. Bu tedaviler hastanın görmesini düzeltmez, ancak hastalığın ilerlemesini geciktirebilir. 25 yıl önce görmesi tam olarak kaybolan hastalar için çok fazla yapılabilecek bir tedavi yöntemi kalmamış olabilir. Hasar görmüş sinir hücrelerinin tekrar iyileştirilmesi mümkün değildir. Erken tanı ve tedavi ile göz tansiyonu düşürülerek hasar görmemiş sinir hücreleri korunmaya çalışılır.

      Bunu bu işin uzmanı olan göz doktorunuz tabii ki, daha iyi bilmektedir. Bunları doktorunuz ile değerlendirmenizde fayda vardır.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  13. Nur AKINCI

    27 Mart 2017 at 01:56

    Merhaba, yaklaşık 3 sene önce retinamda yırtık oluşmasından dolayı 5 kez operasyon geçirdim. Bu operasyonlar sonucu sağ gözümü kaybettim. Bu durumun herhangi bir çözümü var mı öğrenmek istiyorum. Retina (kök hücre) nakli bana yarar sağlar mı bunu öğrenmek istiyorum. Lütfen cevap verin eğer bu bir çözümse artık tamamen görmek istiyorum. Teşekkür ederim..

    • Sağlık Ocağım

      30 Mart 2017 at 17:24

      Bu konuda, kök hücre nakli konusunda eğitim ve deneyim sahibi olan uzmanlardan ve göz doktorunuzdan bilgi almanız daha doğru olur. Kök hücre nakilleri son yıllarda uygulanmaya başlanan yöntemlerdir ve başarısını değerlendirecek kadar hastaya bu işlemlerin uygulanıp uygulanmadığı ve ne kadar başarı sağladığı hakkında net bir veri yoktur. Ayrıca bu tür tedaviler sorunun ne olduğuna, nedenin ne olduğuna ve neden olan durumun tipine göre de değerlendirilir. Kök hücre tedavisinde de bağışıklık sistemi reddi olabilmektedir.

      Üniversite hastanesi gibi bir hastanenin bu alanda araştırmalar ve çalışmalar yapan uzmanları ile bu konuyu görüşmeniz daha doğru olacaktır.

      Her şeyin istediğiniz gibi olması dileğiyle.

  14. Göztembeli

    2 Nisan 2017 at 17:11

    Merhaba 18 yaşındayım sol gözümde göz tembelliği var doktorum neredeyse sadece sağ gözümle görebildiğimi söyledi. Görme kaybımın olmasından çok korkuyorum bunu takıntı haline getirdim kitap okumaktan telefona ya da televizyona çok bakmaktan sağ gözümün görme kaybı olur mu olursa bunun ve göz tembelliğinin tedavisi var mı?

    • Sağlık Ocağım

      5 Nisan 2017 at 23:18

      GÖZ TEMBELLİĞİ (AMBLİYOPİ), görme veya göz tembelliği olarak tanımlanan ve görme keskinliğinde tek ya da iki taraflı belirgin görme kaybı ile karakterize bir durumdur. Ambliyopi’de gözler anatomik olarak tamamen normaldir. Ampliyopi erken teşhis ve tedavi edilmez ise genç erişkinlerde en sık karşılaşılan görme sorunudur. Göz tembelliğinin erken teşhisi için gelişmiş ülkelerde kreş taramaları yapılmaktadır (erken teşhis bu kadar önemlidir). Ambliyopi’nin farklı türleri vardır ve türlerine göre hastalığın seyri ve tedavisi değişiklik gösterebilir.

      AMBLİYOPİ TÜRLERİ ARASINDA; Şaşılık ambliyopisi, Anizometropik ambliyopi, Yoksunluk ambliyopisi, Organik ambliyopi gibi ambliyopi çeşitleri vardır.

      ŞAŞILIK AMBLİYOPİSİ, şaşılıkta gözler parelel bakmadığı için kayıklık oluşan gözde tembellik gelişir. Bu hastalar göz doktoruna götürülmediği sürece tedavisi güçleşir, hatta kalıcı hale gelebilir.

      ANİZOMETROPİK AMBLİYOPİ, bir gözde ya da her iki gözde kırma kusurunun yüksek olması (gözlük tedavisi gerektiren durumlar) da göz tembelliği yapabilir.

      DEPRİVASYON (YOKSUNLUK) AMBLİYOPİSİ, ptozis (göz kapağı düşüklüğü), katarakt, kornea opasiteleri, göz içi kanamaları gibi rahatsızlıklarda tedavi gecikirse tembellik gelişir. Bu gibi durumlarda asıl hastalık tedavi edildikten sonra göz tembelliği tedavisi yapılır.

      ORGANİK AMBLİYOPİ, bu durum %10 oranında görülür ve görmenin geri dönmesi zordur.

      Doktor kontrollerinizi ihmal etmemeniz önemlidir, doktorunuz tembelliğin nedenine göre, tipine göre ve derecesine göre gerekli araştırmaları yapmak isteyebilir.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  15. Erol

    4 Nisan 2017 at 23:35

    Slm, benim kardeşim 34 yaşında doğuştan gözleri görmüyor, %90 raporlu bir gözü hafif görüyor, saati sorduğumda çok zor söyleyebiliyor.Tedavi ile daha fazla görme şansı var mı?

    • Sağlık Ocağım

      8 Nisan 2017 at 22:05

      Doğumsal görme kaybının tek bir nedeni yoktur. Nedene göre tedavisinin olup olmadığı değişiklik gösterebilir ama bu yaşa kadar doktorunuz size herhangi bir tedavi önermedi ise tedavisi olmayabilir. Göz doktorunuzla bu durumu daha detaylı konuşup değerlendirmeniz daha doğru olur.
      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  16. Halime

    20 Nisan 2017 at 11:26

    Mrb, benim kardeşim 12 yıl önce gözüne aldigi darbe sonucu sağ gözünün görme yetisi gitti üst üste iki ameliyat geçirdi ameliyattan sonra bi kez daha ayni göze darbe aldı ve bu kez doktarlar kendini darbelere karşı koruyacak yaşa geldiginde getirin tedaviye dediler bizde 15 yaşına geldiginde götürdük ve çaresi yok dediler sizce imkanı yok mudur?

    • Sağlık Ocağım

      24 Nisan 2017 at 14:57

      Aradan oldukça zaman geçmiş, aldığı darbede nasıl bir hasar oluştuğu da bir imkanın olup olmadığını değiştirebilir. Ayrıca iki kez ameliyat geçirdiği için bu durum riskli olabilir.

      Yani doktorunuzla görüşmeniz daha doğru olur ya da üniversite hastanesi gibi daha detaylı araştırma yapılabilecek bir hastaneye götürmeniz gerekebilir.

      Aynı göze tekrar tekrar darbe alınması bu durumu zorlaştırmış olmalı.

      Bu durumun uzmanı olan göz doktorlarından yardım almanız gerekir.

      Sağlıklı ve iyi yaşam dileğiyle.

  17. ebru

    30 Nisan 2017 at 23:05

    merhaba, yaklaşık 3 sene önce abimin gözünde geçici körlük oluştu, önce sol gözde 3 sene tekrarladı yaklaşık 1 ay önce tekrardan sol gözü kapandı onun demesiyle gözüne gölge iniyor, 1 ayın için de kortizon tedavisi gördü gözü normale döndü fakat hastaneden çıktıktan 1 ay sonra sağ güzü kapandı.

    Doktorların söylediği göz siniri iltihabı imiş ama sürekli bu şekilde tekrarlanması insanın aklına kötü şeyler de getiriyor, bunun için ne yapmamız gerekiyor, nasıl bir yol izlememiz gerekiyor ve kesin bir teşhis koyulmuyor hastanın yaşı 25.

    • Sağlık Ocağım

      4 Mayıs 2017 at 01:16

      Göz siniri iltihabı (optik nörit), göz sinirinde iltihaplamanın izlendiği bir hastalıktır. İltihaplanma sonucunda göz sinir kılıfında soyulma oluşarak görme netliğinin bozulmasına ve bulanık görmeye neden olur.

      Optik nörit yavaş başlayan ve giderek kötüleşen bulanık görme yakınmasına neden olur. Hastalarda göz hareketleri ile artan ağrı da olabilir. Hastalık genellikle bir gözü tutabilmekle birlikte bazı durumlarda her iki gözü de etkileyebilir. Her iki gözde aynı anda ya da ardı sıra oluşabilir, tekrarlayabilir.

      TEKRARLAYAN GÖZ SİNİRİ İLTİHAPLANMALARINA NEDEN OLABİLECEK ENFEKSİYON DIŞI FAKTÖRLER ARASINDA; multipl skleroz, Devic hastalığı, sistemik lupus eritematozus, sarkoidoz, poliarteritis nodoza, diğer vaskülitler gibi hastalıkların araştırılması gerekir.

      GÖZ SİNİRİ İLTİHABINA NEDEN OLABİLEN ENFEKSİYÖZ ETKEnLER ARASINDA; kedi tırmığı hastalığı, sifiliz, Lyme hastalığı, herpes zoster, kızamık, kızamıkçık, influenza, AIDS gibi etkenler sayılabilir.

      Doktorunuz ile bunlar hakkında da görüşmenizde fayda vardır.

      Belki üniversite hastanesi gibi daha detaylı bir araştırma yapılabilecek hastaneye gitmeniz gerekebilir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  18. Üzgün adam

    15 Mayıs 2017 at 13:00

    Hocam merhabalar.benim sol gözumde hafif bir bulaniklik olustu aniden.doktora gittim göz anjiyosu oldum.retina arter ve retina ven tikanikligi kesin olarak degil dediler.optik sinir vasküliti imis.gözde ödem olusmus bi kac ay icerisinde gecer dediler.ama cok endiseliyim.hastalik sizce nasil seyreder.tesekur ederim

    • Sağlık Ocağım

      18 Mayıs 2017 at 22:42

      RETİNAL ARTER TIKANIKLIKLARI, tıkınmanın yerleşimine göre santral ya da dal olmak üzere iki kategoride değerlendirilir. Tıkanma optik sinir yapısının içindeyse retina arter tıkanıklığı meydana gelir. Eğer tıkanma optik sinirin lamina kribroza yapısının distalinde meydana gelirse retina santral arter dal tıkanıklığı meydana gelir.

      RETİNA VEN TIKANIKLIKLARI, diyabetik retinopatiden sonra en sık rastlanan oküler vasküler patolojidir. Eğer durum buysa, bu durumun altında yatan sistemik bir hastalık olabilir.

      Hem retina arter tıkanıklığı hem de retina ven tıkanıklığı kesin değil demiş doktorunuz, bu nedenle şimdiden bunlar vardır demek doğru olmaz.

      Doktorunuz damar iltihabı teşhisi koymuş ve ilaç vermiş olmalı. iltihaplanma geçmeden tıkanıklığın olup olmadığını tam teşhis edememiş olabilir doktorunuz. Doktorunuz bu durum iyileştikten sonra tekrar değerlendirme yapmak isteyebilir.

      Doktor kontrollerini ihmal etmemeniz önemlidir. Bu durumların altında yatan bir hastalık varlığı (hipertansiyon, vaskülitler, şeker hastalığı, hiperkolesterolemi, hiperlipidemi, dissekan aorta anevrizması, arteryel spazm, tromboz gibi) olabilir ve bunların da araştırılması gerekebilir.

      Doktorunuz ile bunlar hakkında da görüşmenizde fayda vardır.

      İyi yaşam dileğiyle.

      • Zehra

        16 Eylül 2017 at 15:57

        İyi günler kızıma retina bozukluğu teşhisi koyuldu yüzde 40 görebiliyormuş tedavisi var mı görme yetisini tamamen kaybeder mi

        • Sağlık Ocağım

          17 Eylül 2017 at 14:45

          Retina bozukluğu derken, retinanın farklı hastalıkları vardır ve hastalığın tipine, nedenine ve şiddetine bağlı olarak belirtiler ve hastalığın seyri değişiklik gösterebilir. Hastalığın ne olduğunu da doktorunuz bilmektedir, bu nedenle bu konuda doktorunuza danışmanız daha uygun olur.

          Eğer kızınızda ki retina bozukluğu ”prematüre retinopatisi” ise, bu durum prematüre bebeklerde retina damarlarının gelişim bozukluğu ile karakterize bir hastalıktır. Hastalığın ciddi formlarında anormal retinal damarlanma, skar oluşumu, retina dekolmanı ve körlük görülebilmektedir. Prematüre retinopatisinin evreleri vardır ve hastalık evrelerine göre değerlendirilir.

          Kızınızda ki hastalık başka bir durum da olabilir. Doktorunuz ile görüşmeniz en doğrusudur.

          Geçmiş olsun.

  19. DedeTorun

    29 Haziran 2017 at 17:56

    Merhaba hocam.
    80 li yaşlarda dedem var yaklaşık 10 yıldır görmüyor. Rahatsızlığı GLOKOM.
    Gözlerini kaybetmeden önce teşhis konuldu fakat ilaçları düzenli kullanmadığı için pek bir fayda göremedi. Fakat bir gözünün keneranindan hafif bir ışık gibi gördüğünü söylüyor. Yaklaşık 4 yıldır da hastaneye gitmez oldu ümidini kaybetti. Kabullendi artık. Tıp da hergün bir adım ileri atılıyor.
    Bu geçen zaman da farklı bir ameliyat veya ilaç tedavisi boy göstermiştir diye dua ediyorum. Ufak bir şansımız daha olabilir mi? Tekrar görme duyusunu kazanabilirsiniz. Cevabınızı bekliyorum. Tüm hastalarımıza acil şifalar diliyorum.

    • Sağlık Ocağım

      3 Temmuz 2017 at 00:53

      Glokom’un farklı tipleri ve nedenleri vardır, bu nedenle hastalığın tipine, nedenine ve derecesine göre görmenin tekrar sağlanıp sağlanamayacağı değişiklik gösterebilir. Ayrıca verilen tedavileri düzenli olarak uygulamayan kişilerde önceden önlem almak da zordur.

      Glokom, ortak patolojisi optik sinir hasarı olan ve görme kaybına yol açan bir grup hastalığı içerir.

      Sebep ne olursa olsun iyi bir göz muayenesi gerekebilir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  20. Beyza

    1 Temmuz 2017 at 01:15

    Hocam meraba ben üveit hastasıyım ve 5 ayda 5 kez tekrarladı sol gözüm zayıf görüyor üveit nedeniyle kör olan insanlar eskisi gibk görme şansları varmı

    • Sağlık Ocağım

      3 Temmuz 2017 at 22:20

      Doktor kontrollerini ihmal etmemeniz ve size verilen tedavileri düzenli uygulamanız önemlidir. Fakat tekrarlayan üveitlerin altında yatan başka bir sistemik hastalık ya enfeksiyonel bir hastalık olabilir, bu nedenle bunların da araştırılması gerekir.

      Tanı ve tedavisindeki gelişmelere rağmen, üveit halen körlüğe neden olabilmektedir.

      ÜVEİT NEDENLERİ ARASINDA; Behçet hastalığı, Ankilozan spondilit, Tüberküloz, Sarkoidoz, Herpes simpleks virüs, Toksoplazmoz, Diğer spondiloartropatiler, Vogt koyanagi harada, Pars planit, Birdshot koryoretinopati, İdyopatik retinal vaskülit, Jüvenil romatoid artrit, Herpes zoster, Akut retinal nekroz, Multipl skleroz, Sitomegalovirus, Multifokal koroidit gibi birçok hastalık ya da durum üveit gelişimine neden olabilir. Bu nedenle, nedene göre de komplikasyonlar değişiklik gösterebilir. Eğer şimdiye kadar altta yatan etken araştırılmadı ise, bir araştırma bölümünde araştırılmasında fayda vardır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  21. Engin

    5 Temmuz 2017 at 22:13

    Merhabalar, 40 gün oldu sinüzit ameliyatı ve burnumda kemik düzelmesi yapıldı, sonrasında gözlerim çok yorgun ve gözlerimde kararma, sarı Işıklar daha boğucu oldu. Gözlerimde batma kum taneleri gibi rahatsız ediyor, sonra normalleşiyor. Gündüz bir sorun yok gibi ama akşamları sorun oluyor en çok. Her gün biraz daha kötüye gidiyor.

    Bu konuyu ameliyatı yapan KBB Dr paylaştım her şey normal dedi. Ben de bir göz Dr gittim konuyu paylaştım göz tansiyonuma baktı, göz filmi istedi ve bir sorun görünmüyor dedi, bir dinlendirici gözlük verdi ama benim şikayetlerim devam ediyor. Daha önce göz sorunum hiç olmamıştı. Sadece kronikleşmiş sinüzit son zamanlarda gözlerime ulaşmıştı. Bir de 03.11.2017 tarihinde depresyona girdim, bununla bağlantılı olabilir mi? Bütün tetkikler yapıldı gözlerimde sorun olsaydı göz filminde görünürmüydü, benim sorunum kalıcı olur mu yoksa ameliyatın etkileri mi? İşin kötü tarafı hanım sağlıkçı ben de ameliyat malzemesi üretimi yapıyorum. Derdimi evde kimseye anlatamıyorum ne yapmalıyım bana bu konuda yardımcı olursanız çok sevinirim.

    • Sağlık Ocağım

      10 Temmuz 2017 at 01:11

      SİNÜS CERRAHİSİ: Burun ve paranazal sinüslerin enflamatuvar hastalıklarının ve/veya anatomik olarak çeşitli anormalliklerin transnazal (endoskopla ya da endoskopsuz) ve/veya eksternal cerrahisi seklinde yapılabilir. Tabii ameliyatın neden yapıldığına ve nasıl yapıldığına bağlı olarak sonrasında oluşabilecek yan etkiler ya da komplikasyonlar değişiklik gösterebilir.

      SİNÜS CERRAHİSİNDE SIK GÖRÜLEN YAN ETKİLER: Sızıntı şeklinde kanama, göz çevresinde kanama ve morarma, ameliyat yapılan alanda nedbe ve yapışıklık oluşması ve bu durum için ikinci bir ameliyat gerekliliği, burun tıkanıklığı, yüz ve baş ağrısı, yüz ve göz çevresinde şişlik, eğer dışarıdan kesi yapılmış ise nedbe izi (yara izi) gibi yan etkiler görülebilir.

      SİNÜS CERRAHİSİNDE NADİR GÖRÜLEN YAN ETKİLER: Tekrar müdahale gerektirecek kanama, çift görme (geçici ya da kalıcı), göz yaşı kanalı hasarına bağlı göz sulanması (geçici olabileceği gibi ikinci bir işlem gerektirebilir), ameliyat alanında burun ve sinüslerde iltihaplanma, geçici ya da kalıcı tat ve koku alma bozukluğu, kısmi ya da tam görme kaybı, beyin zarı zedelenmesi, beyin zarı iltihabı, beyin apsesi, şuur kaybı gibi ciddi sorunlar da görülebilir, ancak bunların görülme riski %1’den azdır genellikle.

      Doktorunuzun ameliyattan sonra dikkat etmeniz konusundaki önerilerini yeteri kadar dikkat etmemiş de olabilirsiniz veya bu durumlar psikolojik de olabilir. Yine de bir nöroloji uzmanı tarafından da değerlendirme yapılması faydalı olur.

      Geçmiş olsun.

  22. Canan

    20 Temmuz 2017 at 01:19

    Merhaba hocam yeğenimin darbe sonucu bir gözü görmüyor yaklaşık 5 yıl oldu ama kenarlardan ışık geliyor diyor bunun bir tedavisi varmı hocam daha 24 yaşında😕

    • Sağlık Ocağım

      27 Temmuz 2017 at 19:13

      Göz travmaları görme kaybının en sık nedenleri arasındadır. Göz yaralanmaları göz dışı yaralanmalar (orbita ve ekleri), açık göz yaralanmaları ve kapalı göz yaralanmaları gibi ana sınıflandırmalar ile değerlendirilir.

      Bunların alt tipleri de vardır: Blow out kırıklarına bağlı yaralanmalar, Göz kapağı yaralanmaları, Kanaliküler yaralanmalar, Korneal laserasyonlar, Glob perforasyonu, Subkonjonktival hemoraji, Konjonktival yabancı cisim, Konjonktival laserasyon, Korneal abrazyon, Korneal yabancı cisim, Kimyasal yaralanmalar, Ön kamara yaralanmaları, Lens yaralanmaları, Travmatik katarakt, Viterus hemorajisi, Kommosyo retina, Preretinal kanama, Optik sinir yaralanmaları gibi. Bu nedenle yaralanmanın nedenine, tipine, oluşan hasara göre tedavi yöntemleri, durumun iyileşip iyileşmeyeceği değişiklik gösterebilir.

      Göz doktorunuz ile bu durumu daha detaylı değerlendirmeniz önemlidir.

      Geçmiş olsun.

  23. ilknur

    20 Temmuz 2017 at 21:52

    Hocam merhba benim sol gozumde 5 derce astigmat 5 derce miyop ve sag gozumde 3.5 astigmat ve 5 derce miyop var ayrica sol gozumde goz tembeliigi var ve gozumun derecesi ilerliyo ben 20 yasindaym hzili ilerliyo acaba bu goz temebelliginden dolayimi ilerliyo dusunmekten psikoljim bozuldu bu tembelligin bi caresi yokmu lazer olmak istyorum gozlukten kurtulmak istyorum ama goz tembelligi buna engel olurmu yada gozlukten kurtulma ihtimalim varmi ?

    • Sağlık Ocağım

      25 Temmuz 2017 at 01:40

      Göz tembelliği (ambliyopi), bu durumun farklı tipleri vardır; Şaşılık ambliyopisi, Reaktif ambliyopi, Ametropik ambliyopi, Yoksunluk ambliyopi, Kapama ambliyopisi, Organik ambliyopi, İdiopatik ambliyopi gibi. Ambliyopinin tipine, sebebine, derecesine göre tedavi yöntemleri değişiklik gösterebilir.

      Göz doktorunuzla bu durumu görüşmeniz ve bu konuda doktorunuzdan bilgi almanız daha uygun olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  24. aslı

    7 Ağustos 2017 at 16:37

    hocam gözüme deterjan kaçtı kızarıklık yok arada bir yanma var olaydan hemen sonra gözümü yıkadım bişey olur mu ?

    • Sağlık Ocağım

      12 Ağustos 2017 at 19:44

      Kaçan deterjanın türüne bağlı ve göze ne kadar miktar kaçtığına bağlı zarar verip vermeyeceği veya sonradan bir sorun oluşturup oluşturmayacağı değişiklik gösterebilir. Bu tür kazalara tekrar tekrar maruz kalan gözlerde zamanla sorunlar oluşabilir.

      Aile hekiminize ya da bir göz doktoruna danışmanız da fayda vardır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  25. Emre

    16 Ağustos 2017 at 21:28

    Hocam merhaba benim gözümde hafif görme kaybı var ve ara ara şiddetli olmamakla beraber göz ağrım var bazen stres yaptigımda başımdan gözüme vuruyo ve 1.5 haftadır görme kaybı var nedeni nedir ?

    • Sağlık Ocağım

      19 Ağustos 2017 at 00:39

      Hem göz doktoru hem de nöroloji doktoru tarafından değerlendirmelerin yapılmasında fayda vardır. İhmal etmemeniz önemidir.

      Migren ile ilgili bir durum olabilir, beyin ile ilgili (menenjit, hidrosefali, beynin bir yerinde kitle beyin damarları ile ilgili bir sorun gibi) olabilir, göz ile ilgili bir durum olabilir ve göze bağlı problemlerde de baş ağrısı bu duruma eşlik edebilir, göz migreni olabilir, glokom (göz tansiyonu) olabilir, sinüzit olabilir.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  26. Nazlı

    18 Eylül 2017 at 21:36

    Hocam Merhaba ben hipofiz tümöründen ameliyat oldum ameliyat olduktan sonra sol gözüm görme yetisini kaybetti ama ışığı algılayabiliyorum acaba bir tedavisi var mıdır?

    • Sağlık Ocağım

      23 Eylül 2017 at 01:11

      Bu durumun tedavisinin yapılıp yapılamayacağı tümör ve ameliyat nedeniyle görme ile ilgili hangi sinirin nasıl ve ne kadar etkilendiğine bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

      Bu durumun iyi bir beyin-sinir cerrahisi ve iyi bir göz doktoru tarafından değerlendirilmesi ve araştırılması gerekir. Çünkü görme yeteneğinin neden veya neye bağlı kaybolduğu, ne derecede kaybolduğu önemlidir.

      Geçmiş olsun.

  27. Samed

    2 Ekim 2017 at 23:22

    Hocam babamda 25 gun once bir sabah kalktı gözleri ğörmez oldu kalp vardı babamda inme inmiş dedi dokdor simdi tedavi oluyor açılırmı gözleri hocam

    • Sağlık Ocağım

      4 Ekim 2017 at 01:16

      İnme geçirmenin birçok nedeni olabilir, nedene bağlı görme kaybının düzelip düzelmeyeceği ya da göz damarlarında, sinirlerinde nasıl bir hasar oluştuğu değişiklik gösterebilir.

      İnme beyne giden kan beslenmesinin engellenmesine bağlı meydana gelen ciddi tıbbi bir durumdur. İnme acil bir durumdur. İnme geçiren kişi ne kadar erken tedavi olursa o kadar az hasar kalacaktır. İskemik ve hemorajik şeklinde iki temel inme türü vardır.

      Geçmiş olsun.

  28. Yiğit

    11 Kasım 2017 at 13:12

    Hocam 1 yıl önce sağ gözüme hafif bir tekme yedim. Gözümün burnuma doğru olan tarafı hafif kanlı. Bi de sanki bulanık görüyorum gibi. Göz doktoruna gittik muayene etti bir şey yok dedi. Sizce bir şey olma ihtimali var mı?

    • Sağlık Ocağım

      17 Kasım 2017 at 12:21

      Darbe sonucu kan toplanması oluşmuş olabilir.

      Eğer durum subkonjontival hemoraji (kanama) ise; bu durum genellikle görmeyi azaltabilir, ağrısız ve parlak kırmızı bir kanlanma söz konusudur, duruma özgü bir tedavisi yoktur, burada bulunan kanlanma 2-3 hafta içinde kaybolur. Subkonjonktival kanamaya travmanın neden olduğu durumlarda göz içi dokularda hasar oluşturabilecek perforasyon veya şiddetli göz kontüsyonu gibi daha ciddi yaralanmaların ayırt edilmesi için kişinin detaylı göz muayenesinden geçmesi gerekir. Bu gibi bir durumda kanlanmanın göz içi yapılardaki travmayı gizleyebilmesi de söz konusudur, bu nedenle tekrar bir göz doktoru kontrolü yapılması önemlidir.

      Geçmiş olsun…

  29. Kaan

    13 Kasım 2017 at 06:12

    Hocam iyi günler öncelikle benim gözlerim genetik olarak bozuk yani babamdan gelen bişey doktorlar öyle söyledi şu an lens kullanıyorum 20 yaşındayım sağ gözüm sol gözümden çok yüksek numaradı hatta lens takarken bile görüş bozukluğu meydana geliyo en son foktora gittiğimde 11.5 du göz numaralarım şu an bilmiyorum ama sağ gözüm sanki k9rlüğe gidiyomuş gibi hissediyorum bunun tedavisi falan var mı acaba olmak istiyorum çünkü bunu düşünmekten kafayı yicem bir gün şimdiden teşekkürler…

    • Sağlık Ocağım

      19 Kasım 2017 at 21:21

      Anlattığınız bozukluk astigmat, miyopi, hipermetropi durumu olabilir. Eğer durum buysa uygun tedavi ve önlemler alınmadığı taktirde bu durum göz tembelliğine, şaşılığa, açı kapanması glokoma neden olabilir. Astigmat hipermetropi veya miyopi ile birlikte de bulunabilir.

      Bozukluğun ne olduğuna bağlı olarak hastalığın tedavisinin olup olmadığı, hastalığın seyri değişiklik gösterebilir. Doktorunuz bozukluğun ne olduğunu size söylemiş olmalı.

      Tekrar doktorunuza gitmeyi ihmal etmemelisiniz.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle…

Yorum Yap

Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git