Endokrinolojik Hastalıklar ve Tedavileri

Hipogonadizm Nedir ve Neden Olur? Erkeklerde Hipogonadizm Belirtileri

Erkeklerde cinsel gelişim ve üreme fonksiyonlarının tamamının gelişebilmesi hipotalmo- hipofizer ve gonadal hormonların belli bir düzen içinde aktivasyonu sonucu olabilmektedir.

Hipogonadizm, gonadların (testis veya overlerin) az işlev görmesidir. Hipogonadizm gonadların (testis veya overlerin) bozukluğundan ileri gelebileceği gibi hipofizin gonadotropin hormonlarını az üretmesine bağlı da olabilir. Erkeklerde hipogonadizm androjen hormon eksikliğine benzer belirtilere neden olurken, kadınlarda östrojen eksikliğindeki gibi belirtiler görülür.

Hipogonadizm nedenleri

Erkek hipogonadizmin iki ana nedeni vardır. Bunlar; primer (esas olarak testis kaynaklı hipogonadizm) ve sekonder (testis dışı nedenlere bağlı gelişen hipogonadizm).

Primer hipogonadizm: Primer hipogonadizmde testisler luteinleştirici hormona (LH) ve folikül stimüle edici hormona (FSH) cevap vermezler. Hipogonadizmin bu tipinde, testis hücrelerinden yeterli miktarda testosteron sentezlenemez, dolayısıyla LH ve FSH hormonları baskılanamaz. Buna bağlı olarak da LH ve FSH düzeyleri normal seviyenin üzerinde seyreder. Primer hipogonadizmin en sık karşılaşılan sebebi Klinefelter sendromudur.

Sekonder hipogonadizm: Hipotalamustan GnRH (gonadotropin releasing hormone) salgılanmasındaki bir bozukluk nedeniyle ortaya çıkar veya hipofiz bezinin yeteri kadar FSH ve LH hormonlarını üretememesinden kaynaklanır. Sekonder hipogonadizmde, testosteron seviyeleri düşüktür ve LH ve FSH seviyeleri de düşüktür. Bazen LH ve FSH seviyeleri normal olabilir. Herhangi bir sistemik hastalık nedeniyle geçici olarak sekonder hipogonadizm gelişebilir.

Primer hipogonadizm nedenleri

Sekonder hiogonadizm nedenleri

Hipogonadizm belirtileri ve bulguları

Testosteron eksikliğinin başlama yaşı klinik tabloyu belirler; doğuştan başlayan, çocukluk döneminde başlayan ve erişkinlik döneminde başlayan testosteron eksiklikleri söz konusudur.

Doğuştan başlayan hipogonadizm hamileliğin 1. tirimesterinde, 2. trimesterinde veya 3. trimesterinde oluşabilir.

Hamileliğin 1. üç aylık döneminde (1. trimesterde) oluşan doğumsal hipogonadizm erkeklerin cinsiyet olarak yetersiz gelişmesine neden olur. Testosteron hormonunun tam yokluğu erkek çocukta dişi genital organlarının oluşmasına neden olur. Testosteron hormonunun kısmen yetersiz olması durumunda ise dış genital organlar şekil olarak belirsizdir (hipospadias gibi durumlar görülebilir). 2. üç aylık dönemde (2. trimesterde) ya da 3. üç aylık dönemde (3. trimesterde) testosteron hormonunun eksik olması inmemiş testise ve mikropenise neden olur.

Çocukluk döneminde başlayan testosteron eksikliği genellikle ergenlik gecikene kadar belli olmaz. Hipogonadizm tedavisi yapılmaz ise ikincil cinsiyet karakterleri (erkek tipi kas gelişimi, sakal gelişimi, sesin kalınlaşması gibi) gelişemez.

Yetişkinlik döneminde başlayan testosteron eksikliğinde ortaya çıkan sorunlar, kişinin ne kadar süre boyunca ve ne kadar miktarda hormondan yoksun kaldığına göre değişiklik gösterebilir.

Ergenlerde hipogonadizm belirtileri ve bulgularını sıralayacak olursak;

  • Testis ve cinsel organ küçüklüğü
  • Sakal çıkmaması
  • Koltuk altı ve cinsel organ çevresi kıllarının seyrek olması
  • Vücut kıllarının yok denilecek kadar az olması
  • Erkek tipi kas yapısının oluşmaması
  • Memelerin büyümesi (jinekomasti)
  • Sesin ince ve tiz olması
  • Onikoid vücut yapısı
  • Enerji azalması ve halsizlik.

Yetişkinlerde hipogonadizm belirtileri ve bulgularını sıralayacak olursak;

  • Kas kitlesinde ilerleyici azalma
  • Cinsel istek kaybı
  • Ereksiyon kaybı (sertleşme problemi)
  • Sperm sayısında azalma
  • Zihinsel becerilerde zayıflama
  • Uyku bozuklukları
  • Dolaşım sisteminde dengesizlikler
  • Ruh halinin değişmesi (depresyon, sinir gibi)
  • Sıcak basmaları
  • Kemik erimesi
  • Enerji azalması, halsizlik.

Hipogonadizm teşhisi

Gelişimsel anormallikleri olan veya geciken ergenlik durumunda hipogonadizmden şüphelenmek gerekir. Özellikle ergenlik çağındaki erkeklerde Klinefelter sendromu göz önünde bulundurulmalıdır. Erişkinlerde ise hipogonadizm olduğunu tespit etmek için, kişinin şikayetleri iyi dinlenmeli, öyküsü iyi alınmalıdır.

Tanıda, total testosteron düzeyi uygun yöntemler ile ölçülür. Tanı en az iki kez tekrarlanan ölçümler ile doğrulanır. SHBG düzeyinde değişikliğe neden olan hastalıkları olan kişilerde veya alt limitlere yakın total testosteron düzeyinden dolayı kesin tanı konulamayan olgularda serbest testosteron düzeyleri ölçülür.

Yüksek gonadotropin (FSH ve LH) düzeyleri ile birlikte normal veya normalden düşük testosteron düzeyi primer hipogonadizmin olduğunu düşündürür. Düşük gonadotropin düzeyi ve normalden düşük testosteron düzeyi sekonder hipogonadizmin olduğunu akla getirir.

Semen analizi sıklıkla üreme tedavisi gören erkeklerde yapılır. Ergenlik çağındaki erkeklerde ve yetişkinlerde semen örneğinin 2 günlük cinsel perhiz sonrası alınması gerekir.

Klinefelter sendromunun olup olmadığını araştırmak için, hipofiz tümörü varlığını araştırmak için, Cushing sendromu varlığını araştırmak için, herhangi bir sistemik hastalık varlığını araştırmak için bunlara yönelik gerekli testler ve görüntüleme yöntemleri hipogonadizm tanısında kullanılan diğer yöntemlerdir.

Hipogonadizm tedavisi

Tedavi iki şekilde planlanır. Eksik olan testosteron hormonunu yerine koyma (hormon replasman) tedavisi veya eksik olan gonadotropinleri yerine koyma tedavisi.

Primer hipogonadizmli hastalar hormon tedavisiyle üreme yeteneğini kazanamazlar. Tedaviye, yardımcı üreme yöntemlerinin de eklenmesi gerekir. Sekonder hipogonadizmli hastalar ise gonadotropin yerine koyma tedavisi ile çocuk sahibi olabilirler.

Testosteron replasman tedavisinin olası yan etkileri

  • Eritrositoz (cildin kırmızı renge dönüşmesi)
  • Pıhtılaşma sonucu toplardamarların tıkanması
  • Kardiyovasküler hastalıklarda risk artışı
  • Akne (sivilce)
  • Jinekomasti (erkekte meme büyümesi)
  • Sperm sayısında düşüklük
  • Prostat büyümesi riski veya prostat ödemi.

Testosteron replasman tedavisinin prostat kanseri riskini arttırdığına yönelik yeterli veri bulunmamakla birlikte, bu konu ile ilgili endişeler devam etmektedir.

Hipogonadizm hastalarında testosteron replasmanı dışında başka tedavi yöntemleri var mı?

Testosteron replasman tedavisinin ekonomik yönü ve bilinen bazı yan etkilerinden dolayı yıllar içinde araştırmacılar alternatif tedavi yöntemleri üzerinde yoğunlaşmıştır. Alternatif tedaviler; non-farmakolojik (kilo verme, egzersiz varikoselektomi gibi) ve farmakolojik tedaviler (aromataz inhibitörleri, insan koryonik gonadotropin, selektif östrojen reseptör modülatörleri gibi) sınıflandırılmaktadır.

Obezite ve kilo verme: Obezite ve testosteron düzeyi arasında ters bir ilişki söz konusudur. Yüksek vücut kitle indeksi değerleri, düşük gonadotropin ve testosteron seviyeleri ve eksojen testosteron hızlı tüketimi ile karakterizedir. Bilinçli ve iyi bir uzman desteği alarak kilo verme ise testosteron seviyelerinde artış sağlamaktadır.

Egzersiz: Obez ve sedanter (hareketsiz yaşam tarzı olan) erkeklerde orta yoğunlukta egzersiz programı ile testosteron düzeylerinde düzelme sağlandığı görülmüştür. Yapılan çalışmalar düzenli egzersiz ile değişen derecelerde hormonal adaptasyon geliştiğini göstermiştir. Fakat egzersizlerin bilinçli yapılması ve uzman yardımı alınması önemlidir. Çünkü özellikle aşırı kilo ve fazla kilo problemi ile bilinçsiz yapılan egzersizler ciddi sakatlıklara, ciddi ve hatta ölümcül bile olabilen kardiyolojik sorunlara neden olabilmektedir.

Obez ve hareketsiz yaşam süren hipogonadik erkeklerde kilo verme ve egzersiz alternatif tedaviler arasında ilk basamak tedavi olarak önerilir.

Alternatif farmakolojik tedaviler olarak farklı etki mekanizmaları ve yan etki profilleri ile aromataz inhibitörleri, insan koryonik gonadotropin ve selektif östrojen reseptör modülatörleri kullanılmaktadır.

Aromataz inhibitörleri uzun süreli kullanıldıklarında, muhtemelen estradiol seviyelerinin düşmesinde bağlı olarak kemik mineral dansitesinde azalmaya neden olmaktadır.

Testoteron replasman tedavisi ile kıyaslandığında insan koryonik gonadotropin’in uzun dönem kullanımı sonucunda vücut kitle indeksi ve vücut yağ kompozisyonu üzerine benzer etki gösterdiğine dair bilgiler vardır.

Selektif östrojen reseptör modülatörleri ile tedavide ekzojen testosteron ile benzer testosteron/estradiol artışları görülürken kemik sağlığı ve spermatogenezin korunduğu yönünde bilgiler vardır.

Varikoselektominin infertilite dışı nedenlerle uygulanmasının testosteron düzeyleri üzerinde olumlu etkisinin olduğu bilinmektedir ancak invaziv bir yöntem olması, cerrahi riskler ve yeterince kanıt olmamasından dolayı varikoselektomi testosteron düzeylerini arttırmak amacıyla rutin olarak uygulanmamaktadır.

Benzer sağlık yazıları

  1. Hipofiz yetmezliği neden olur
  2. Mesterolon nedir ve ne için kullanılır
  3. Hiperprolaktinemi nedir
  4. Androjen hormonu nedir
  5. Erektil disfonksiyon neden olur

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git