A

Aldosteron Fazlalığı (Hiperaldosteronizm) Nedir, Neden Olur ve Nasıl Tedavi Edilir?

Hiperaldosteronizm, adrenal bezlerden aşırı derecede aldosteron üretiminin yol açtığı metabolik bozukluktur.

Hiperaldosteronizm, adrenal bezlerden aşırı derecede aldosteron üretiminin yol açtığı metabolik bozukluktur. Hiperaldosteronizm, adrenal bezden aşırı aldosteron salınımına bağlı primer olarak oluşabildiği gibi diğer metabolik olayların uyarmasına bağlı sekonder olarak da ortaya çıkabilir.

Hiperaldosteronizm tipleri ve nedenleri

Primer hiperaldosteronizm: Böbreküstü bezlerinde aldosteronun fazla miktarda salgılanması nedeniyle ortaya çıkan klinik bir tablodur. Bu durum çoğunlukla aldosteron salgılayan adenoma bağlı (Conn sendromu) olarak ortaya çıkar, ancak nadiren karsinom (kötü huylu tümör) nedeniyle de primer hiperaldosteronizm ortaya çıkabilir. %10-15 hastada ise iki taraflı adrenal hiperplazi nedeniyle, %1-3 hastada familyal (ailesel) geçişli primer hiperaldosteronizm görülür.

Sekonder hiperaldosteronizm: Böbreklere giden kan akımını azaltan, hipotansiyon (düşük tansiyon), hiponatremi gibi durumlara sebep olan durumlarda plazma aldosteron konsantrasyonunda artma meydana gelir. Bu gibi böbreküstü bezi dışı nedenlere bağlı bağlı olarak kan aldosteron konsantrasyonunun yüksek bulunması durumuna sekonder hiperaldosteronizm denir. Örneğin renal arter darlığı, sekonder hiperaldosteronizmin tedavi edilebilen bir nedenidir. Diğer nedenler arasında karaciğer sirozu, böbrek kistleri, nefrotik sendrom, nefroskleroz, konjestif kalp yetmezliği sayılabilir.

Hiperaldosteronizm kliniği ve belirtileri

Hipertansiyon ve kendiliğinden oluşan veya diüretiklerin ortaya çıkardığı hipokalemide primer hiperaldosteronizm düşünülmelidir.

Primer hiperaldosteronizm de hipertansiyon; ılımlı veya antihipertansif tedaviye dirençli hipertansiyondan, hipertansif ensefalopati gelişebilen malign hipertansiyona kadar değişebilir. Hipertansiyonun komplikasyonu olarak; kalp yetmezliği, inme, hipertansif ensefalopati, proteinüri ve hipertansif retinal değişiklikler ortaya çıkabilir.

Hipertansiyon ile hipokalemi birlikte bulunabilir. Bu hastalarda diüretik kullanımına bağlı daha ciddi hipokalemi de gelişebilir.

Diğer klinik bulgular arasında hipokalemiye sekonder olarak; kas güçsüzlüğü, halsizlik, abdominal distansiyon (karın şişliği), ileus (bağırsak tıkanıklığı) görülebilir. Ciddi hipokalemiye alkaloz’un da eklenmesiyle polidipsi (aşırı su içme), poliüri (aşırı işeme) gibi belirtiler görülebilir. Baroreseptörlerinin fonksiyonlarında bozulmaya bağlı olarak ortostatik hipotansiyon görülebilir.

Hiperaldosteronizm teşhisinde kullanılan yöntemler

Hipertansif hastaların hepsinde hipertansiyon ve hiperaldosteronizmin sekonder nedenlerinin araştırılması önemlidir. Hastanın anemnezi (öyküsü) ve fizik muayenesi, hastaya hangi testlerin uygulanacağı konusunda oldukça yardımcıdır.

Primer hiperaldosteronizme ait biyokimyasal değerlendirme hormon düzeylerinin ölçülmesiyle başlar. Geçerli ve duyarlı yöntemlerle plazma aldosteron konsantrasyonları ve plazma renin aktivitesi ölçümü ile aldosteron renin oranı hesaplanır.

Biyokimyasal olarak primer hiperaldosteronizm tanısı konduktan sonra yapılacak testler ile bu bozukluğa neden olan durumu ortaya çıkarma amaçlı araştırmalar yapılır. Aldosteron salgılayıcı adenom, iki taraflı adrenal hiperplazi ve glukokortikoid cevaplı aldosteronizm gibi durumların ayırıcı tanısının yapılması gerekir.

Farklı primer hiperaldosteronizm nedenlerinin tanısında biyokimyasal özellikleri yardımcıdır.

Laboratuvar testleri;

  • Serum K ve bikarbonat ölçümü
  • Randomize PAK/PRA oranı
  • Aldosteron sekresyonunun sirkadiyen ritmin izlenmesi
  • Tuz ve su kısıtlaması sonrası PRA’sının ölçülmesi
  • Kaptopril süpresyon testi.

Tanıyı doğrulayıcı testler;

  • Serum aldosteron düzeyi
  • 24 saatlik idrarda aldosteron atılımı
  • Tuz yükleme testi
  • Plazma veya idrarda 3 α, 5 β tetrahidroaldosteron düzeyinin ölçülmesi
  • Primer hiperaldosteronizmin subtiplerinin ayırıcı tanısına yönelik testler.

Tanıda kullanılan görüntüleme yöntemleri;

  • Sürrenal bilgisayarlı tomografi
  • NP-59 iodo kolesterol sintigrafi
  • Adrenal flebografi.

Kullanılan diğer testler;

  • Fludrokortizon süpresyon testi
  • Deksametazon süpresyon testi
  • Metoklopramid testi
  • Spronolakton testi
  • ACTH stimülasyon testi.

Sekonder hiperaldosteronizmde renovasküler hipertansiyon kliniğinden şüphelenildiğinde başlangıçta normal veya yüksek plazma renin aktivitesi ile renovasküler hipertansiyona yönelik testler yapılır.

Renovasküler hipertansiyon tanısı için iki kriter gereklidir. Bu kriterler; yapısal anormallik ve arteryel daralmanın doğrulanmasıdır. Yapısal anormalliğin saptanması için renal anjiyografi yöntemi kullanılır. Alternatif yöntemler olarak bilgisayarlı tomografi, doppler ultrasonografi ve manyetik rezonans anjiyografi gibi yöntemlerdir.

Renal stenozu dışlayan tek bir test yoktur. Gereken durumlarda kaptopril renografi yapılabilir.

Hiperaldosteronizm tedavisi nasıl yapılır?

Hiperaldosteronizm tedavisinin amaçları hipertansiyon, hipopotasemi ve kardiyovasküler hasara bağlı oluşabilecek hasarların ve ölüm riskinin önlenmesidir.

Tek taraflı aldosteron salgılayan adenom (ASA)’da unilateral adrenalektomi önerilmektedir. Günümüzde genellikle hastanede kalış süresini kısaltan ve ameliyat risklerini azaltan laparoskopik adrenalektomi işlemi uygulanmaktadır. Operasyon öncesi hastalardaki hipertansiyon ve hipokaleminin kontrol altına alınması gerekmekte ve bunun için de yaklaşık 3-4 haftalık bir süreye ihtiyaç duyulmaktadır.

Bilateral (iki taraflı) hiperplazisi olan hastaların genellikle sadece %20-30 kadarı cerrahiden fayda görür. Bu nedenle bilateral hiperplazide cerrahi dışı ve en uygun görülen tedavi, mineralokortikoid reseptör antagonistleri ile yapılan tedavi yöntemidir. Diyette tuz kısıtlaması, düzenli aerobik egzersiz, kilo kontrolü, iki taraflı adrenal hiperplazide medikal tedavinin başarısını arttırır.

Familyal tip 1 glukokortikoidlere duyarlı primer hiperaldosteronizmli hastaların tedavisinde düşük doz glukokortikoidler kullanılır. Bu şekilde ACTH baskılanarak anormal aldosteron üretimi engellenmiş olur.

Sekonder hiperaldosteronizm tedavisinde, renal arter stenozu (darlığı) medikal tedavi veya revaskülarizasyonla kombine olarak yapılır. Tedavinin amacı kan basıncının kontrol altına alınması, renal fonksiyonların (böbrek fonksiyonlarının) korunması ve sekonder kardiyovasküler hastalığın önlenmesidir.

Fibromusküler displazi tedavisinde endovasküler girişimle yapılan primer anjiyoplasti yöntemi uygulanır. Aterosklerotik renovasküler hastalıkta özellikle ostial renovasküler darlık söz konusu ise anjiyoplasti ile stent yerleştirilmesi işlemi anjiyoplastiye tercih edilebilir.

Başarılı olunamayan anjiyoplasti sonrası renovasküler hipetansiyonu kontrol altına almak için cerrahi tamir yapılabilir.

Renovasküler hipertansiyonlu bazı hastaların tedavisinde agresif medikal tedavi yeterli olabilir.

Hiperaldosteronizm tedavisinden önce yapısal ve fonksiyonel bozuklukların iyi belirlenmesi son derece önemlidir.

Benzer sağlık yazıları

  1. Adrenal insidentaloma nedir ve belirtileri nelerdir
  2. Vipoma nedir ve belirtileri nelerdir
  3. Glukagonoma nedir ve belirtileri nelerdir
  4. Doğumsal metabolizma bozuklukları
  5. Adrenal hiperplazi nedir ve belirtileri nelerdir

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git