Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı (Fmf)

Kolşisin Nedir ve Ne İçin Kullanılır? Kolşisin Kullanımı ve Yan Etkileri

Colchicum ailevi Akdeniz hummasının (karın ağrısı, eklem ağrısı, şişlik ve ateş ile nöbetler halinde seyreden kalıtımsal bir hastalık) tedavisinde kullanılır.

Kolşisin kısaca nedir?

Kolşisin nedir? Kolşisin, mahmur çiçeğinden (Colchicum autumnale) bitkisinin soğan ve tohumundan elde edilen bir ilaçtır.

Kolşisin ne için kullanılır? Kolşisin genellikle gut ataklarını tedavi etmek için, Akdeniz ateşi (FMF) hastalığında amiloidoz birikimini ve atakları önlenmek ve şiddetini azaltmak için kullanılır. Kolşisinin son yıllarda romatolojide kullanımı artmıştır. Kolşisin, Behçet hastalığında ve benzeri romatizmal hastalıkların ataklarında doktorun önerdiği dozda ve doktorun önerdiği sürede kullanılmaktadır. Kolşisin tedavisinin en etkili olduğu hastalık şüphesiz FMF hastalığıdır.

Kolşisin nasıl kullanılır? Colhicum Dispert’in kullanım şekli hastalığa bağlı olarak, yaşa bağlı olarak değiştiği için farlılıklar göstermektedir. Colchicum Dispert Nasıl Kullanılır başlığı altında ilacın kullanım şekli ”Kullanma Talimatında” daha detaylı açıklanmıştır.

Kolşisinin sık görülen yan etkileri nelerdir? Kolşisin’in en sık görülen yan etkileri arasında bulantı, kusma, kramplar, karın ağrısı, ishal gibi yan etkiler vardır. Bu yan etkiler % 10’un üzerinde bir sıklıkta bildirilmiştir. % 1-10 arasında sıklıkta da saç dökülmesi, sperm yapımında bozulma ve anoreksi (iştahsızlık) vardır.

Kolşisin kullanılmaması gereken durumlar: Ciddi karaciğer rahatsızlığı olanlar, ciddi sindirim sistemi hastalığı olanlar, ciddi kalp hastalığı olanlar, kötü huylu kan hastalığı olanlar, hemodiyaliz tedavisi görenler, ciddi böbrek hastalığı olanlar, hamileler, emzikli kadınlar Kolşisin kullanmamalıdır ya da doktor kontrolü altında olmalıdır.

Üstteki bilgiler Colchicum -Dispert’in kısa bilgileridir. Colchicum Dispert hakkında daha detaylı bilgi edinmek için alttaki KULLANMA TALİMATINA bakınız. 

Colchıcum-dıspert 0.5 mg kullanım talimatı

Colhicum’un etkin maddesi nedir?  Her bir film tablette 0.5 mg kolşisin bulunur.

Colchicum’un yardımcı maddeleri: Laktoz monohidrat, mısır nişastası, talk, Kollidon VA 64. magnezyum stearat, stearik asit, titanyum dioksit, polivinil alkol, polietilen glikol, FD&C Yellovv #6 Alüminyum Lake, Ponceau 4R içerir.

Colchicum-dispert film tablet ağızdan alınır.

  • Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu Kullanma Talimatını dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.
  • Bu kullanma talimatını saklayınız. Daha sonra tekrar okumaya ihtiyaç duyabilirsiniz.
  • Eğer ilave sorularınız olursa, lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
  • Bu ilaç kişisel olarak sizin için reçete edilmiştir, başkalarına vermeyiniz.
  • Bu ilacın kullanımı sırasında, doktora veya hastaneye gittiğinizde doktorunuza bu ilacı kullandığınızı söyleyiniz.
  • Bu talimatta yazılanlara aynen uyunuz. İlaç hakkında size önerilen dozun dışında yüksek veya düşük doz kullanmayınız.

Colchıcum – dıspert nedir?

Colchicum-Dıspert, kırmızı renkli, bikonveks, yuvarlak film tablet şeklinde sunulmaktadır. Kolşisin etkin maddesini içermektedir. Colchicum-Dıspert, 50 film tablet içeren blister ambalajda, hasta kullanma talimatını da içeren karton kutuda kullanıma sunulmuştur.

Colchıcum-dıspert hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır? (Colchıcum-dıspert’in endikasyonları)

  • Colchicum-dispert, akut ve kronik gut (damla) hastalığı tedavisinde kullanılır.
  • Colchicum ailevi Akdeniz hummasının (karın ağrısı, eklem ağrısı, şişlik ve ateş ile nöbetler halinde seyreden kalıtımsal bir hastalık) tedavisinde kullanılır.
  • Profilaksi (hastalığın oluşumunu veya gelişimini önlemek amacıyla yapılan koruyucu tedavi) ve tedavisinde kullanılır.
  • Colchicum Behçet hastalığı (ağızda ve cinsel bölgede ağrılı yaralar, göz problemleri ve deri bulgularıyla seyreden, vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturduğu bir hastalık) sendromunun tedavisinde kullanılır.
Colchicum dispert hangi hastalıklarda kullanılır

Colchicum dispert hangi hastalıklarda kullanılır

Colchıcum-dıspert kullanılmaması gereken durumlar (kontrendikasyonlar)

Kolşisin’in ve Colchicum-Dıspert’nin içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız veya alerjiniz var ise,

  • Ciddi sindirim sistemi rahatsızlığınız varsa
  • Ciddi böbrek rahatsızlığınız var ise (kreatinin klerensi değeri 10mL/dakika’nın altında ise)
  • Ciddi karaciğer rahatsızlığınız varsa
  • Ciddi kalp rahatsızlığınız varsa
  • Kötü huylu kan hastalığınız varsa
  • Size hemodiyaliz uygulanıyorsa
  • Hamileyseniz Colchicum-Dispert kullanılmamalıdır.

Colchıcum-Dıspert’i kullanırken nelere dikkat edilmeli?

Aşağıdaki durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse Colchicum-Dıspert kullanmadan önce doktorunuzu bilgilendirmelisiniz:

  • Eğer, herhangi bir karaciğer rahatsızlığınız varsa
  • Herhangi bir kalp rahatsızlığınız varsa
  • Mide veya barsak ülseriniz varsa
  • Spastik kolon denilen bir rahatsızlığınız varsa
  • Herhangi bir böbrek rahatsızlığınız varsa
  • Yaşlı ve güçten düşmüş iseniz
  • Hamileyseniz
  • Emziriyorsanız Colchicum-Dıspert doktora danışmadan kullanılmayınız.

Colchıcum-dıspert kullanımı ve uyarılar/önlemler

  • Colchicum-Dispert, sperm yapımında bozukluğa yol açabilmektedir.
  • Özellikle en yüksek dozda alındığında Colchicum-Dispert mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı yapabilir. Eğer sindirim sistemi ile ilgili bir rahatsızlığınız varsa bu etkiler tehlikeli olabilir, bu nedenle herhangi bir sindirim şikayeti söz konusu ise Colchicum-Dispert kullanmadan önce doktorunuza söylemelisiniz.
  • Eğer tedaviniz sırasında güçsüzlük hali ortaya çıkar ise doktorunuzu bilgilendiriniz.
  • Colchicum-Dispert, B12 vitamininin vücutta yetersiz emilmesine neden olur. Doktorunuz vitamin takviyesi almanızı isteyebilir.
  • Uzun süre Colchicum-Dispert ile tedavi edildiğinizde doktorunuz kan sayımları yaptırmanızı isteyebilir. Böyle bir durumda testi yaptırmayı unutmayınız.
  • Colchicum-Dispert, kandaki kan pulcuklarında (trombosit) azalmaya sebep olabilir, bu da kanama eğilimini artırabilir.
  • Ayrıca Colchicum-Dispert idrarda yapılan eritrosit (kırmızı kan hücresi) ve hemoglobin (kana rengini veren eleman) tahlillerinde yanlış sonuç alınmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle herhangi bir tahlil yaptırmadan önce doktorunuza Colchicum-Dispert kullandığınızı söylemelisiniz.

Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerli ise lütfen doktorunuza danışınız.

Colchıcum-dıspert’in özel durumlarda kullanımı

  • Hamilelikte Colchicum-Dispert kullanılır mı? İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Colchicum-Dispert, hamilelikte kullanıldığında bebek üzerine zararlı etkiler (kromozom hasarı) göstermektedir. Hamilelik sırasında Colchicum-Dispert kullanılmamalıdır. Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
  • Emzirme döneminde Colchicum-Dispert kullanılır mı? İlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Colchicum-Dispert anne sütüne geçmektedir. Bu nedenle, doktorunuz ilacı kullanmamanızı veya bebeğinizi emzirmeye ara vermenizi isteyebilir.
  • Araç ve makine kullananlar Colchicum-Dispert kullanabilir mi? Colchicum – Dispert kullanırken araç ve makine kullanımı üzerine olumsuz bir etkisi saptanmamıştır.
  • Böbrek/karaciğer yetmezliği durumunda Colchicum-Dispert kullanımı : Böbrek yetmezliğinde ilacın dozunda değişiklik yapılması gerekmektedir. Böbrek fonksiyon yetmezliği (kreatin klerensi 10-50 mL/dak. arasında) olan erişkinlerde doz; koruyucu kullanım için, günde bir defa 1 film tablet tir. Akut atak tedavisinde, normal dozun yarısı (günde en fazla 3 mg). önerilmektedir. Böbrek yetmezliğiniz var ise doktorunuz ile konuşmalısınız.

Eğer Colchicum-Dispert’in etkisinin çok güçlü veya zayıf olduğuna dair bir izleniminiz var ise doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.

Colchıcum-Dıspert’in içeriğinde bulunan bazı yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler

Colchicum-Dispert, laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlığınız olduğu söylenmiş ise bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuz ile temasa geçiniz. Colchicum-Dispert, renklendirıci madde olarak Ponceau 4R içermektedir. Bu madde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

Diğer ilaçlar ile birlikte Colchıcum-Dıspert kullanımı

Colchicum-Dispert aşağıdaki ilaçlar ile birlikte kullanılmamalı veya dikkatli kullanılmalıdır:

  • Colchicum-Dispert ile birlikte alkol kullanıldığında, özellikle alkoliklerde sindirim sistemi üzerine zararlı etkiler artmaktadır. Ayrıca alkol kandaki ürik asit düzeylerini artırır ve bu da koruyucu gut tedavisinin etkinliğini azaltabilir.
  • Ağrı kesici ve iltihap giderici ilaçlar Colchicum-Dispert ile birlikte kullanıldığında bazı kan rahatsızlıklarının riskini artırabilir.
  • Kanser ilaçları, hücre bozulmasına yol açan ilaçlar veya bumetanid, diazoksit, tiazid grubu idrar söktürücüler, etakrinik asit, furosemid, mekamilamin, pirazinamid veya triamteren maddelerini içeren ilaçlar ile birlikte Colchicum-Dispert kullanıldığında kandaki ürik asit miktarını artırabilir ve koruyucu gut tedavisinin etkinliğini azaltabilir.
  • Kötü huylu kan bozukluklarına yol açan, kemik iliğini bozan ilaçlar, radyasyon tedavisi gibi durumlarda Colchicum-Dispert kullanımı bu ilaçların kemik iliği ve kan üzerine zararlı etkilerini artırabilir
  • Uzun süre veya yüksek dozlarda Colchicum-Dispert kullanılması B12 vitamininin emilimini azaltabilir.
  • Siklosporin (bağışıklık sistemini baskılamada kullanılır) maddesini içeren ilaçlar ile birlikte Colchicum-Dispert kullanıldığında böbrek üzerine zararlı etkileri olabilir ve kas bozuklukları artabilir
  • Kolşisin vücuttaki CYP3A4 enzimi tarafından etkisiz hale getirilmektedir. Aynı enzimi etkileyen herhangi bir ilaç (ör. klaritromisin, eritromisin gibi antibiyotikler) ile birlikte kullanılmamalıdır.
  • Tolbutamid (şeker hastalığında kullanılır) ve bu ilaç Colchicum-Dispert’in zararlı etkilerini artırabilir.

Eğer reçeteli ya da reçetesiz herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandınız ise lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.

Colchıcum-Dıspert nasıl kullanılır?

Colchicum-Dispert’i daima doktorunuzun tavsiye ettiği şekilde kullanınız. Herhangi bir durumdan emin değilseniz lütfen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.

Colchicum-Dispert’in dozu hastalığın şiddetine göre ayarlanmaktadır.

Colchicum-Dispert ağızdan alınır.

Colchicum-Dispert’in yiyecek ve içecek ile kullanımı: 

Bazı sindirim şikayetlerini önlemek için ilacınızı yemekler ile birlikte veya yemeklerden sonra bol su ile alınız.

Yetişkinlerde Colchicum-Dispert nasıl kullanılır?

  • Akut gut hastalığında Colchicum-Dispert kullanımı: Akut gut hastalığı (ayrıca kalsiyum pirofosfat birikmesi) durumunda koruyucu olarak (krizlerin sıklığını ve şiddetini azaltmak için sürekli olarak), başlangıçta günde bir defa 1 film tablet kullanılır. Gerekir ise doz günde iki defa 1’er film tablete çıkarılabilir. Hafif şiddetteki gut atağı durumlarında haftada 1-4 defa 1’er film tablet kullanımı yeterli olabilir.
  • Akut atak durumunda Colchicum-Dispert Kullanımı: Tedavi amacıyla ilk belirti ile birlikte 1 veya 2 film tablet alınır. Daha sonra, ağrı geçinceye kadar veya bulantı, kusma ve ishal oluncaya kadar veya toplam 6 mg’lık maksimum doza (12 film tablet) ulaşılıncaya kadar her 1-2 saatte bir, 1’er film tablet ile devam edilir. Atak geçtiği zaman ilaç alımı durdurulur.
  • Ailevi Akdeniz humması ve amiloidoz (organlarda amiloid proteini birikimi ile oluşan bir hastalık) baskılanmasında Colchicum-Dispert Kullanımı: Koruyucu amaçla, önce günde 1 defa 1 film tablet verilir. Gerekiyorsa ve doz tolere edilebiliyorsa günde 2 mg’a kadar toplam doz bölünerek verilebilir. 2 veya 3’e bölünmek suretiyle toplam 2 mg’a kadar günlük dozlara çıkılabilir.
  • Akdeniz ateşi hastalığında akut atağın baskılanması için Colchicum-Dispert kullanımı: Saatte bir olmak üzere 4 defa 1’er film tablet ile başlanır. Daha sonra o gün için iki saatte bir, 2 defa 1 ‘er film tablet ile devam edilir. Daha sonra 12 saatte bir 1 film tablet uygulamasıyla İki gün daha tedavi sürdürülür Bu uç günlük tedavinin herhangi bir anında atak bariz olarak kontrol altına alınmışsa uygulama kesilebilir.
  • Behçet Hastalığında Colchicum Dispert Kullanımı: 3’e bölerek günlük 1 – 1,5 mg doz kullanılır.

Çocuklarda Colchicum-Dispert nasıl kullanılır? 

Ailevi Akdeniz hastalığı olan çocuklarda Colchicum-Dispert kullanımı: 5 yaşından küçük olanlarda günde bir defa 1 film tablet; 5 yaş ve daha büyük olan çocuklarda günde iki defa 1’er film tablet şeklinde kullanılabilir. Çocuklar büyüdükçe dozun ayarlanması gerekebilir.

Not: Tedaviye başladığında 5 yaşından küçük olan çocuklarda, genellikle 7 yaş civarında dozda artış (günde 2 film tablete artış) gerekmektedir ve 5 yaşından sonra tedaviye başlanılan çocuklar ise 12,5 yaş civarında doz artışına ihtiyaç duymaktadır (günde 3 film tablet) bildirilmektedir.

Colchicum-Dıspert’in bu hastalık dışında çocuklarda etkili ve güvenli olup olmadığı bilinmemektedir.

Yaşlılarda Colchicum-Dispert kullanım:

Doktorunuz dozunuzu belirleyecektir.

Kullanılması gerekenden fazla Colhicum-Dispert kullandıysanız:

  • Aşırı doz aldıysanız belirtiler 2 ila 72 saate kadar görülmeyebilir. İlk belirtiler ağızda ve boğazda yanma ve soyulma hissi, yutmada güçlüktür. Bu belirtileri mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve ishal takip eder. İshal şiddetli ve kanlı olabilir; bağırsaklarda ağrı, burulma olabilir.
  • Aşırı dozda Colchicum-Dispert kullanılması damar hasarı ile birlikte sıvı kaybı, tansiyonda düşme ve şoka neden olabilir.
  • Kaslarda zayıflama veya felç meydana gelebilir ve solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilir.
  • Kemik iliği hasarı, kalp kasında hasar ortaya çıkabilir.
  • Karaciğer hasarı, böbrek yetmezliği ve akciğerde sıvı birikmesi meydana gelebilir.
  • 5. günden sonra kan tablosu bozuklukları ortaya çıkar. İdrarda kan çıkması ve idrara çıkmada azalma, böbrek harabiyetinin bir göstergesidir.
  • Adale zayıflaması ve bir felç gelişebilir. Hastanın genellikle bilinci yerindedir, buna rağmen, nöbetler meydana gelebilir.
  • Solunum durması, kalp durması veya kan enfeksiyonu sonucunda ölüm görülebilir.
  • Sağ kalan hastalarda, doz aşımından yaklaşık 10 gün sonra saç dökülmesi, kan tablosunda değişiklik ve ağızda iltihap ortaya çıkabilir.

Colchicum-Dispert’ten kullanmanız gerekenden fazlasını kullanmışsanız bir doktor veya eczacı ile konuşunuz.

Colchicum-Dispert’i kullanmayı unutursanız: 

Eğer ilacınızı kullanmayı unutursanız ve bir sonraki dozunuzun zamanı yakın değilse hatırlar hatırlamaz alınız. Bir sonraki dozun zamanı yakın ise bekleyip o dozunuzu alınız. Her iki durumda da ilacınızı normal şekilde kullanmaya devam ediniz. Unutulan dozları dengelemek için çift doz kullanmayınız.

Colchicum-Dispert ile tedavi bitirildiğinde oluşabilecek etkiler: 

Tedaviniz sonlandığında olumsuz bir etki beklenmemektedir. İlacınızı doktorunuzun size söylediği şekilde kullanınız.

Colchıcum-Dıspert’in olası yan etkileri nelerdir?

Tüm ilaçlar gibi, Colchicum-Dispert’in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.

Aşağıdakilerden biri olursa, Colchicum-Dıspert’i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz ve size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • Ani gelişen hırıltılı nefes alma, nefes almada güçlük, göz kapakları, yüz veya dudaklarda şişme, döküntü veya kaşıntı (özellikle tüm vücutta) gibi şiddetli alerjik reaksiyon belirtileri
  • Bazı kan değerlerinde azalmalar (agranülositoz, trombositopeni), kemik iliği bozukluğu, aplastik anemi (bir çeşit kansızlık). Bunlar kan testi ile anlaşılır.
  • Şiddetli ishal
  • Sindirim sisteminde kanama

Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:

  • His kaybı veya felç
  • Mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı
  • Sarılık, halsizlik
  • Böbrek hasarı (idrara çıkamama, idrarda kan bulunması gibi durumlar ile anlaşılabilir)
  • Cilt rahatsızlıkları, ciltte kanamalar
  • Kas bozuklukları, kas erimesi ve ağrılı kasılmalar gösteren ve rabdomiyoliz denilen bir rahatsızlık

Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.

Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz:

  • Geçici saç dökülmesi
  • Sperm yapımında bozulma

Bunlar Colchicum-Dıspert’in hafif yan etkileridir.

Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.

Colchıcum-Dıspert nasıl saklanır? (Saklama koşulları)

  • Colchicum-Dispert’i çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız.
  • Colchicum-Dispert’i 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında, orijinal ambalajında saklayınız.
  • Colchicum-Dispert’i son kullanma tarihi ile uyumlu olarak kullanınız.
  • Ambalajdaki son kullanma tarihinden sonra Colchicum-Dispert‘i kullanmayınız.
  • Eğer ürün ve/veya ambalajında bozukluklar fark ederseniz Colchicum-Dispert’i kullanmayınız.

Benzer sağlık yazıları

  1. Gut hastalığı nedenleri, belirtileri ve tedavisi
  2. Behçet hastalığı neden olur
  3. Akdeniz ateşi hastalığı nedenleri, belirtileri ve tedavisi
  4. Akdeniz ateşi hastalarında beslenme nasıl olmalı
  5. Akdeniz ateşi hastalığı ve kolşisin kullanımı

95 Yorum

  1. Adsız

    21 Nisan 2014 at 23:57

    annemin 5 aylık çoçuğu var kolşisin hapını kulllana bilir mi?

    • Adsız

      19 Mart 2015 at 22:22

      kolşisin kullanmasında bir sakınca olmaması gerek ama doktora danışın bunu.

  2. Adsız

    30 Mayıs 2015 at 14:33

    Ben 40 yaşındayım Akdeniz ateşi hastalığı tanısı 4 sene önce konuldu. Tanı konulduğunda bende birçok sorun vardı ve ben 4 senedir kolşisini düzenli olarak kullanıyorum. Fakat hala sorunlarım bitmiyor. Sindirim sitemi sorunları daha çok yaşıyorum. En son olarak boğazımda takılma hissi vardı ve bir sürü tetkik sonrası barret özofagus diye bir tanı konuldu. Şimdi boğazımda sıkıntılar geçmiyor. Kolşisinin yan etkisi olarak bu tür bir durum olur mu?

  3. Adsız

    31 Mayıs 2015 at 21:41

    Kolşisin tedavisinin yan etkileri genellikle sindirim sisteminin genel bölümü olan gastrointestinal sistem üzerinde olumsuz etkiler yapabilmektedir. Kolşisin tedavisi alan hastaların % 90'ında fayda sağlamaktadır. Kolşisinin en önemli yan etkileri kusma, bulantı, karın ağrısı, ishal, kas yangısı, kanda lökosit sayısının ani düşmesi ve karaciğer enzimlerinde yükselme gibi yan etkilerdir. Barret özofagus reflü hastalığına bağlı gelişen bir sorundur. Akdeniz ateşi hastalığı reflü yapar ve bu hastalık uzun yıllar tedavi edilmediği taktirde bu durum kronikleşmekte ve sürekli gelen acı su nedeni ile barret özofagus oluşabilmektedir. Kontrollerinizi ihmal etmeyin. Geçmiş olsun.

  4. Yasin Tucel

    9 Haziran 2015 at 09:06

    İyi günler 2 haftadır kolşisin kullanıyorum. Bu süre boyunca aşırı şekilde ishal oldum ve halen devam ediyor. Son 2 gündür bunun yanında mide bulantısı ve kusma var. Bunlar ilacın yan etkisi midir ve geçici etkiler midir?

    • Mehtap

      1 Şubat 2017 at 16:04

      Kaç tane kullaniyorsunuz

  5. Adsız

    9 Haziran 2015 at 12:34

    Merhabalar kolşisin ilacının en bilindik yan etkisi gastrointestinal sistem üzerinde olumsuz etkilerdir. Kolşisin yan etkileri gaz sancısı tarzında karın krampları, ishal, mide bulantısı gibi yan etkilerdir. Bu şikayetler aralı aralı olur. Bu şikayetler genellikle gelip geçicidir ve doz ayarlaması ile düzelebilir. Bazı hastalarda Akdeniz ateşi hastalığı da daha çok ishal yapmaktadır. Siz bunu doktorunuz ile mutlaka görüşün ve gerekir ise ilacın dozu düşürülebilir. Ayrıca bu durum için belki beslenme tarzında değişiklik uygulamak gerekebilir. Örneğin dışkıyı katılaştıran besinler ve bol su içmek faydalı olabilir. Doz düzenlemesi için doktorunuz ile mutlaka görüşün. Geçmiş olsun.

  6. Adsız

    24 Temmuz 2015 at 16:35

    9 yaşndaki kuzenim 6 senedir kullanması gerekmediği halde Kolşisin ilacını kullanıyor zararı nedir? Bıraksa ne olur ?? Acil cevap lütfen

    • Adsız

      24 Temmuz 2015 at 21:28

      Geçmiş olsun. Kuzenine kolşisin ilacını kullanması gerekip gerekmediğini doktorun söylemiş olması önemlidir. Akdeniz ateşi hastalığı teşhisi kesin olan hastalarda şikayetlerin tekrarlamaması ve amiloidoz birikmemesi için şikayetler olmasa bile ömür boyu tedavi sürer. Kolşisin ilacı doktor tavsiyesi olmadan bırakılmamalıdır. Çünkü belli bir süre sonra ataklar tekrarlayabilir. Ayrıca bu süre içerisinde eklemlerde, böbreklerde ve Akdeniz ateşi hastalığının zarar verdiği diğer organlarda amiloidoz birikir ise bu sistemlerde kalıcı hasarlar ve böbrek yetmezliği gelişebilir. FMF hastalığı erken yaşlarda başlayanlarda, düzensiz tedavi görenlerde, akciğer zarı enflamasyonu ve artrit bulguları olanlarda, M694V mutasyonuna sahip hastalarda amiloid gelişme riski yüksektir. Tedavi gören hastalarda her 6 ayda veya en geç senede bir ''serum amiloid A protein'' seviyesine ve idrar tahlilinde protein/kreatinin oranına bakılarak tedavinin gidişatı takip edilir.

  7. Zeynep Karayel

    27 Ağustos 2015 at 17:07

    Kuzenim beş yaşında kolşisin kullanabilirmi??

    • Adsız

      27 Ağustos 2015 at 19:49

      Ailesel Akdeniz ateşi hastalığından şüphelendiren klinik ve laboratuvar bulguları olan çocuklara ilk 6 ay süresince hastalığın ilaca vereceği yanıtı değerlendirmek amacı ile kolşisin verilir. Hastada kesin FMF hastalığı var ise, çocukta ilaca başladıktan 1-2 ay sonra ataklar görülmemiş ya da daha hafif geçmiş ise, bu süre içinde sedimantasyon ve CRP kan değerleri normal çıkıyor ise hastanın FMF hastası olduğu kabul edilir ve ömür boyu sürecek kolşisin tedavisine başlanır. Bunların yanı sıra çocuğun genetik testleri de yapılmalıdır. Kolşisin tedavisi hastayı iyileştirmek için değil daha çok amiloidoz gelişimini önlemek ve atakların kontrol altında tutulması için uygulanan bir tedavi yöntemidir. İlacın dozu ve verilme yöntemi hastanın doktoruna danışılmadan ebeveynler tarafından değiştirilmemelidir. FMF hastalığı tedavisi düzenli uygulandığı ve hastanın uykusuna, beslenmesine dikkat edildiği sürece idare edilebilir bir hastalıktır. Fakat ömür boyu aralıklar ile kontrolleri gereklidir. Çok geçmiş olsun. Ataksız yaşam dilerim.

  8. Gülsüm

    16 Aralık 2015 at 10:02

    Yedi yıldır sol ses telimin önünde biriken ve gırtlağımı kaplamış olan bir kitle var. Kitleye biyopsi yapıldı ve amiloid teşhisi konuldu teşhis 2008 yılında konuldu. Vücutta Amiloidoz olup olmadığına dair gerekli bütün tetkikler yapıldı ama herhangi bir şekilde amiloide rastlanmadı. Dün hastaneye gittiğimde doktor kolisisin başladı kolşisin kullanmam gerekli mi? Ben çok çelişkide kaldım. Teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      16 Aralık 2015 at 21:38

      Bunu doktorunuz ile öncelikle bir konuşun. Kolşisinin niçin verildiğine gelirsek; Amiloidoz hastalığının bilinen bir tedavisi yoktur. Ancak protein üretiminin baskı altına alınması hastalığın baskı altına alınması sonucunu verir. Bu hastalığın tedavisinde Kolşisin kullanılır. Teşhise göre bu ilacın verilmesi normal ama sizde rastlanmadığına göre doktorun bu ilacı vermesini doktorunuza sorarak öğrenebilirsiniz ki, geciktirmeden sormalısınız.

      Geçmiş olsun.

  9. Esra

    20 Ocak 2016 at 17:04

    Merhaba kizim fmf hastasi 15 yasinda kolsişin kullanmaya basladigindan beri once reglde gecikme yasiyordu simdi de 2 aydir olmuyor bu ilacin etkisi olabilir mi

    • Sağlık Ocağım

      20 Ocak 2016 at 21:15

      Akdeniz ateşi hastalığının kesin teşhisi üniversite hastanesi gibi araştırma hastanelerinde genetik danışmanlık da alınarak romatoloji bölümünde konulur ise daha doğru tanı konmuş olur. Kolşisin ilacını çocukken başlamadığına göre hastalığın atakları bu yaşlarda artmaya başlamış olabilir.

      Kolşisin ilacının olası yan etkilerine gelince; nefes almada güçlük, hırıltılı solunum, göz kapakları ve yüzde şişlik, vücutta döküntü, bazı kan değerlerinde azalmalar, kansızlık, ishal, sindirim sistemi kanamaları, his kaybı, mide bulantısı, karın ağrısı, kusma, halsizlik, sarılık, böbrek sorunları, cilt rahatsızlıkları, kas ağrıları, kas erimesi, geçici saç dökülmeleri, erkeklerde sperm yapımında bozulma gibi yan etkiler görülebilir.

      Akdeniz ateşi hastalığında adet gecikmeleri ve adet düzensizlikleri oldukça sık görülen bir durumdur. Kızınızın kansızlığı artmış olabilir ve kansızlığa bağlı da adet gecikmesi gelişebilir.

      Akdeniz ateşi farklı organları ve sistemleri tutan bir hastalıktır. Hastalık kolşisin ilacının kullanılmasına rağmen de sistemleri ve organları etkilemeye azda olsa devam eder. Ayrıca ilaç her bireyde yeteri kadar etki göstermeyebilir.

      Bu durum için endokrinoloji bölümüne başvurmanız gerekebilir. Akdeniz ateşi hastalığı pelvik bölgesinde bulunan organları da tutmaktadır. Yumurtalıklarda da sorun olabilir. Bu bölge için de bir kadın doğum uzmanı değerlendirmesi gerekebilir. Her zaman sağlıklı beslenmeye ve sağlıklı yaşam tarzına önem veirilir ise ataklar daha seyrek ve daha hafif geçebilir.

      Kişinin ihtiyacına göre yeterli oda sıcaklığında su tüketimi, düzenli uyumak, düzenli yürüyüş yapmak, düzenli ve sağlıklı beslenmek, soğuklardan korunmak Akdeniz ateşi hastalarının yaşam tarzı olmasında fayda vardır.

      Kızınıza ve size sağlıklı yaşam dileğiyle.

  10. zehra

    17 Şubat 2016 at 12:49

    Merhaba ben 16 yasindayken fmf teşhisi konuldu ve buyuk oranda ataklar gecirmiordum sadce karin agrisi ve eklem yerlerimde bogaz iltihabina bagli agrilar oluyordu doktorum bana fmf teshisi koydu 23 yasima kadar kullandim ve simdi evliyim 1 senedir de sağ bacak kasın da kist görüldü agri yapiyor bu fmf kaynakli olabilir mi? Ayrica bebek istiyoruz fmf yada kolsisin buna engel olabiir mi?

    • Sağlık Ocağım

      18 Şubat 2016 at 01:26

      Akdeniz ateşi hastalığı (FMF) birçok sistemi ve organı tutabileceği gibi farklı ataklara ve farklı şikayetlere de neden olabilir. Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı ataklara ve her atakta farklı sistemler ile ilgili problemlere neden olabilir. Akdeniz ateşi hastalarının şikayetleri ömür boyu sürebilir. Bazı kadınlarda menopozdan sonra ataklar hafifleme olduğu görülmekle birlikte bu her hasta için geçerli olmayabilir.

      Akdeniz ateşi hastalığı pelvik bölgeyi de etkileyerek o bölgedeki organlarda hasar oluşturabilir ve buna bağlı nadir olmakla birlikte çocuk sahibi olmak zorlaşabilir. Kolşisin ilacı ömür boyu doktorun önerdiği dozda içilir genellikle. Kolşisin ilacı erkeklerde sperm kalitesini etkileyebildiği hakkında bilgiler vardır.

      Bacakta oluşan kist genellikle baker kisti olarak adlandırılan kistlerdir. Baker kistleri genellikle menisküs yırtılmaları, romatoid artrit, gut artriti, eklem zorlanmaları gibi nedenler ile oluşur. Akdeniz ateşi hastalığı da bir çeşit romatolojik hastalık olduğu için bunun da böyle bir etkisi olabilir.

      Geçmiş olsun.

  11. Gülden

    5 Mart 2016 at 01:34

    Merhaba bana 15 gün önce Behçet hastalığı teşhisi kondu ve korsisin ilaci baslandi ama 8 aylik bebegim var emziriyorum bu sebepten içiyorum ama içim rahat değil biraksam hastalığım ilerlermi çocuk doktoru emzirmeyi kesmemi soyledi ayrica bitkisel ilac tedavisi onerdi bir akrabam ayni hastalıkta kullanmış acaba ilk onu deneyip sonuc alamazsammi tedaviye başlasam

    • Sağlık Ocağım

      5 Mart 2016 at 12:59

      Kolşisin ilacı hamilelik ve emzirme döneminde de ancak doktorunuz önerirse kullanılabilir. Behçet hastalığı teşhisi bir araştırma hastanesinde konmamış ise romatoloji bölümünde bu durumun iyi araştırılarak teşhisin konması daha daha doğru olur. İlacı kullanıp kullanmaman gerektiğini romatoloji doktoruna ve çocuk doktorunun kararına bırakman tabi ki daha doğru olur.

      Her ilacın belli yan etkileri vardır. Fakat hastalığın riskleri de vardır. Bebek 8 ay emdi ise emzirmeyi bırakmanız da çok önemli bir sakınca olmayabilir. Çocuğunuzun doktoru emzirmeyi bırak demezdi zaten. 8 aylık emzirme ideal sayılabilir. Fakat hastalığın tam teşhis edilmesi için romatoloji bölümüne gitmek daha doğru olur. Çünkü bu tür romatizmal hastalıklar birbiri ile karışabilir.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  12. Gülden

    6 Mart 2016 at 15:22

    Cok Sağolun yanit verdiginiz için tehsisimi romotoloji koydu patarji testi ve kan testleri temizdi fakat genetik testler hla b51 ve hla b27 pozitif çıktı ayrıca gozde tekrarlayan üveit ve agiz yaralarim oluyordu bunlar kesin teşhis için yeterlimi ayrica bitkisel ilaclar kullanmaya basladim o sebepten bu ilaclari kullanirken korsisin ilaci ni kullanmayip bu tedavi cevap verecekmi bir denemek istiyorum tabiyki doktor kontrolünu birakmadan ama bu süre beni riske sokarmi hastalığın ilerlemesi adına bu ilac tedavi edici değil anladığım kadarıyla sadece ilerlemesinimi önlüyor

    • Sağlık Ocağım

      6 Mart 2016 at 16:56

      Behçet hastalığının teşhisi romatoloji uzmanlığında konulmuş ve genetik testler sonucu ile romatoloji bölümünün yaptırdığı testlerin sonuçları uyumlu çıkmış ise, aile öyküsü uyumlu çıkmış ise, sizin şikayetleriniz uyumlu çıkmış ise teşhisin doğru olma olanağı yüksektir.

      Genetik testlerde bir test pozitif çıksa ya da pozitife yakın bir test sonucu çıkmış ise genetik danışmanlık almak üzere hasta romatoloji bölümüne sevk edilir genellikle. Genetik testlerde HLA 51’in pozitifliği önemlidir. Ağız yaralarının geçmeyişi ve göz tutulumu Behçet hastalığı teşhisinde önemlidir. Bu tür romatolojik hastalıkların teşhisi zaten romatoloji bölümünde ve genetik danışmanlık eşliğinde konulur.

      Doktorlarınız ilaç tedavisi başlamış ise bu ilaç doktorun önerdiği dozda düzenli olarak kullanılır. Kolşisinin yanı sıra oluşan komplikasyonlar için de tedaviler gereken durumlarda uygulanabilir. Fakat bazı bitkisel tedavi yöntemleri hem ilacın etkinliğini düşürebilir hem de ilaç ile ters yönde etkileşim yapabilir. Doktorunuz önermediği sürece bu tür yöntemleri denemek doğru olmaz.

      Kolşisin Behçet hastalığını tedavi etme amacı ile kullanılmaz; ancak Behçet hastalığının ataklarını azaltmak ve gelişebilecek daha ağır komplikasyonları önlemek amacı ile kullanılır. Behçet hastalığı kontrol altına alınmaz ise ağır deri ülserleri (yaraları), ağır genital bölge yaraları, ağır göz tutulumları, ağır göğüs yaraları, ağır ağız içi yaraları, ağır eklem tutulumları, ağır nörolojik tutulumlar, sindirim sistemi tutulumları, kalp tutulumları, karaciğer tutulumları, böbrek tutulumları gibi geçmeyen veya tekrarlayan yaralara (ülserlere) veya iltihabi durumlara neden olabilir.

      Bu durumda da ne ailenize ne de kendinize faydalı olamayabilirsiniz. Bu nedenle doktorlarınızın tavsiyelerini uymaya özen göstermeniz önemlidir. Belki ilacın etkilerini gözlemleyip tekrar araştırmalar yapabilirler. Çünkü birçok romatolojik hastalık da benzer şikayetler görülebilir. Bu nedenle doktor kontrollerini ihmal etmemek de fayda vardır.

      Geçmiş olsun.

  13. saim

    7 Mart 2016 at 20:35

    ben ankilozan sipondilit hastasıyım doktorum kolşisin yazmış benim hastalığıma faydası varmı acaba asistalar yanlışlıklamı yazdılar şüphelendim kullanayımmı zaten benim bir isal sorunum var daha kötü olmasından korkuyorum teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      8 Mart 2016 at 23:09

      Ankilozan spondilit özellikle omurga eklemlerini tutan, ağrı, tutukluk ve fonksiyon kaybına neden olabilen iltihabi bir hastalıktır. Ankilozan spondilit ağrılı ve ilerleyici romatizmal bir hastalıktır. Ankilozan spondilit genellikle omurga kemiklerini, diğer eklemleri, tendon ve bağları, gözleri, akciğerleri, bağırsakları ve kalbi de etkileyebilir. Ankilozan spondilit genellikle 20-40 yaşları arasında ortaya çıkar.

      Ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıkların teşhisi araştırma hastanelerinde veya üniversite hastanelerinde bulunan romatoloji bölümünde ve genetik danışmanlık eşliğinde konulur. Bu tür birçok hastalık aynı veya benzer şikayetlere neden olabilir. Diğer romatizmal hastalıklardan farklı olarak kan testlerinin ankilozan spondilit tanısında çok fazla güven vermediğidir.

      Ankilozan spondilit tedavisinde ilaç dışı tedavilerden en önemlisi fizik tedavi yöntemleridir. Egzersiz en önemli tedavi yöntemlerdendir. Ankilozan spondilit hastaları kesinlikle sigara kullanmamalıdır.

      Kolşisinin prospektüsünde akut-kronik gut hastalığı tedavisinde, Akdeniz ateşi hastalığı tedavisinde, Behçet hastalığı tedavisinde kullanıldığı hakkında bilgiler mevcuttur. Ankilozan spondilitte romatizmal bir hastalıktır, fakat prospektüste Ankilozan spondilit hastalığında kullanıldığına dair bir veri bulunmamaktadır. Bu durumu gittiğiniz doktor ile tekrar görüşmenizde fayda vardır. Doktorunuz belki bu hastalıkların bulguları birbirine çok benzediği için deneme amaçlı vermiş de olabilir.

      Kolşisin ilacı verilirken şikayetlerde azalma olup olmadığını gözlemlemek için de verilebilmektedir, bu nedenle imkan var ise üniversite hastanelerinde bulunan romatoloji bölümünde hastalığın araştırılması daha doğru olur.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

      • Zafer Şarman

        13 Ağustos 2016 at 02:13

        Ben Ablasyon olurken, damarın birinde patlama oluyor. Hemen kvc haber veriyorlar ve beni hemen paypass yapıyorlar ve kanı durduruyorlar.Daha sonra kapatıyorlar.Olay bu bana neden kolsinis verdiler bilmiyorum. Ben kolsinis gunde 1adet olmak üzere sabah ve akşam alıyorum. Bende bacaklarımda ve kollarımda yanmalar ve kaşıntı olmaya başladı. Ne yapmalıyım

        • Sağlık Ocağım

          15 Ağustos 2016 at 12:07

          Yapılan tüm girişimsel işlemlerin genellikle riskleri vardır.

          Kaşıntı sorununuz, olduğunuz ameliyatlara bağlı veya anesteziye bağlı olabilir.

          Kolşisin yapılan işleme bağlı veya yapılan işlem veya işlemlerin yan etkilerine bağlı amiloidoz birikimi gibi bir durum gerçekleşecek ise veya yapılan tetkiklerde amiloidoz birikimi tespit edilmiş ise bu nedenle verilmiş olabilir.

          Bunu doktorlarınıza sormanız daha uygun olur, çünkü size ablasyon tedavisi ne için yapıldı, tedavi sırasında ve sonrasında ne gibi komplikasyonlar söz konusu, asıl hastalığınız ne bunlar da önemli.

          Şikayetlerinizde artış olur ve daha ciddi durumlar söz konusu olur ise doktorunuza gitmeyi ihmal etmemeniz önemlidir.

          Çok geçmiş olsun ve geçmesi dileğiyle.

  14. Serap değirmenci

    30 Mart 2016 at 07:42

    Merhaba ben serap kızım 13yaşında 8yaşında fmf tehşisi kkondu kolşin kullanıyor şimdi yeni yine doktora gittik sinir sistemi bozuk denildi ilaç başlandı
    Kolşin ilacının yan etkisiymiş bu hhastalıgının geçme imkanı yokmu?Kızım bu hastalıkla yaşamayı ögrenemedi ne yapmalıyım bilmiyorum

    • Sağlık Ocağım

      30 Mart 2016 at 14:28

      Akdeniz ateşi hastalığı genetik ve kalıtsal bir hastalıktır. Amiloidoz birikimi nedeni ile organlarda, dokularda, eklemlerde bazı hasarlar oluşturarak şiddetli ağrılara neden olur. Akdeniz ateşi hastalığında atakları azalmaya, amiloidoz birikimini bir miktar önlemeye yarayan ve tedavide kullanılan ilaç kolşisin ilacıdır.

      Her ilaç gibi kolşisin ilacının da yan etkileri vardır. Fakat Akdeniz ateşi hastalığı tek başına hastanın psikolojisini bozmaya yetmektedir. Akdeniz ateşi hastalığından bazı hastalar daha çok bazı hastalar biraz daha hafif etkilenebilir. Kızlarda 8-13 yaşları arasında ergenlik yaşları olduğu için hastalık ergenlik yaşlarında, hamilelik dönemlerinde, menopoz dönemlerinde daha da şiddetlenerek hastayı her gün rahatsız edecek bir duruma neden olabilir.

      Kolşisin ilacı doktorun önerdiği dozda her gün düzenli olarak kullanıldığında fayda sağlar. Akdeniz ateşi hastalığı teşhisi konmadan önce doktor doktor gezen hastalar doktorlar tarafından genellikle psikiyatriste yönlendirilir. Çünkü Akdeniz ateşi hastalığı zor teşhis edilen bir hastalıktır.

      Akdeniz ateşi hastalığında oluşan komplikasyonlar kendini çok ciddi göstermeye başladığında ilgili bölümlere başvurmak gerekir. Bu yüzden hastalık romatoloji bölümlerinde takip edilir. Psikolojik sorunlarda nöroloji ya da psikiyatriste, sindirim sistemi sorunlarında gastroentrolojiye, eklem, kas sorunlarında ortopedi ve fizik tedaviye, baş ağrısı sorunlarında ve sinir şıkışmalarında nörolojiye, böbrek ve idrar yolu sorunlarında kadın doğum ve ürolojiye, cilt sorunlarında cildiye ye, göz sorunlarında göz doktoruna gibi birçok komplikasyona birçok uzmanlık alanı takibi gerekir.

      Akdeniz ateşi hastalığında beslenme ve düzenli egzersiz ve yürüyüş de çok önemlidir. Ev yemekleri, sağlıklı besinler, her şeyin ılık yenmesi ve soğuk hiçbir şey yememek gerekir. Kola, gazoz, sigara, alkol gibi içeceklerden kesinlikle uzak durmak, hazır besinlerden (gofretler, bisküviler, aşırı çikolata gibi yiyecekler, sokakta yenilen yiyecekler, acılar, ekşiler, salamura gıdalar, sucuk, sosis gibi gıdalar, fast food tarzı beslenme) gibi beslenme tarzları mümkün olduğunca en aza indirilmeli ya da dikkat edilmelidir.

      Bunları aile olarak siz dikkat ederseniz, eminim kızınızda sizden örnek alarak bunlara dikkat eder. Üşütmemek, ayakları üşütmemek Akdeniz ateşi hastalığında çok önemlidir. Düzenli uyumak, düzenli yatıp kalkma saatleri, en önemlisi kişinin ihtiyacına göre su tüketimi (ılık su içmek) önemlidir. Tuzsuz veya az tuzlu, az yağlı beslenmeye özen gösterilmelidir. Kızartma tarzı beslenme yeteri kadar azaltılmalıdır. Aşırı hamur işi ve tatlı beslenme azaltılmalıdır.

      Kızınıza ve size sağlıklı yaşam dileğiyle.

  15. necdet kıncı

    5 Nisan 2016 at 18:14

    0,5 mg kolşisin 100mg aspirin neredeyse aynı boyutta. içindeki laktozu çıkarırsak 0,5 mg kolşisin nasıl bu kadar etkili.o,5 mg kolşisini masaya koysak doğru dürüst görünmez bile.lütfen açıklarmısınız

    • Sağlık Ocağım

      7 Nisan 2016 at 15:22

      Kolşisin hücresel seviyede özellikle akyuvar hücresi (lökosit) üzerinde inhibitör etkiye (Kimyasal ve biyokimyasal reaksiyonları geciktirme ya da durdurma) etkisine sahiptir.

      İlaçlar farklı dozlarda ve farklı etkilere sahiptir. Aspirin ile başka bir ilaç aynı işlem için kullanılmadığı için aspirinin ml gr’mı ile başka bir ilacın ml gr’mı konusunda değerlendirme yapmak doğru olmaz. Kolşisinin farklı dozları arasındaki fark konusunda fark aranabilir. Çünkü aynı ilacın farklı dozları vardır. Yani bunu bu şekilde değerlendirmeye gerek yoktur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  16. mustafa

    27 Nisan 2016 at 00:41

    ailevi Akdeniz ateşi hastalığı ile romatoid artrit aynı hastalık mı. Sık sık ateşlenen herçocuk(15-20)günde ateşlenen her çocuk ailevi Akdeniz ateşi hastalığı varmıdır. kendimde romatoid artrit var ama kanda çımadı 3 ay kadar ilaç kullandım yaklaşık 6 aydır ilaç kullanmıyorum. Şuan durumum gayet iyi ilaçlara devam etmelimyim. 2 yaşında bir çocuğum var çok sık ateşleniyor bu konuda bilgi verirseniz sevinirim teşekkür ededer, iyi çalışmalar dilerim.

    • Sağlık Ocağım

      27 Nisan 2016 at 14:41

      Ailevi Akdeniz ateşi hastalığı ile romatoid artrit aynı hastalık değildir, ancak Akdeniz ateşi hastalığında eklemlerde artrit gelişebilir. Artrit (eklem iltihabıdır), yani Akdeniz ateşi hastalarında eklem iltihabı sık görülen bir belirtidir.

      ROMATOİD ARTRİT’İ TANIMLAYACAK OLURSAK; nedeni belli olmayan, sistemik belirtiler gösteren, kronik olarak eklemleri etkileyen ve eklemlerde şekil bozukluklarına neden olan bir hastalıktır. Romatoid artrit genellikle 30-50 yaşları arasında meydana gelir.

      ROMATOİD ARTRİT BELİRTİLERİ ARASINDA; % 75 hastada hastalık yavaş yavaş ve sinsi olarak başlar, haftalar ya da aylar süren bir süreçte eklem ağrıları, sabah tutukluluğu, eklemlerde şişlikler özellikle el eklemlerinin şişmesi gibi belirtiler vardır. Romatoid artritte de Akdeniz ateşi hastalığındaki gibi farklı sistemlerin tutulumu olabilir. Akdeniz ateşi hastalarında da artrit (eklem iltihabı) görülebilir. Fakat Romatoid artrit hastalığı genellikle erken yaşlarda değil orta yaşlarda başlar.

      Belki sizdeki durum da Akdeniz ateşi hastalığı olabilir.

      Bunların dışında Ankilozan spondilit, Skleroderma, Sarkoidoz, Kist hidatik, Kalp romatizması, Romatizmal ateş, Akdeniz ateşi hastalığı gibi hastalıklar birbirine benzer belirtiler gösterebilir. Bu nedenle bu hastalıklar üniversite hastanelerinde bulunan genetik danışmalık eşliğinde ve romatoloji bölümlerinde araştırılır. Çocuğunuzun bu bölümde araştırılması daha doğru olur.

      Altta verilen linklerden FMF hastalığı ve Romatoid artrit hastalığı hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

      https://www.saglikocagim.net/ailevi-akdeniz-atesi-fmf-hastaligi-nedir/

      https://www.saglikocagim.net/romatoid-artrit-nedir-romatoid-artrit/

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  17. yalin

    5 Mayıs 2016 at 02:02

    Polenin gut hastalarına faydası var mıdır, yardımcı olusanız sevinirim, cevabınız için de teşekkürler.

    • Sağlık Ocağım

      5 Mayıs 2016 at 14:14

      Arı poleninin içerik olarak mucizevi bir besin olduğu için tüm vücut fonksiyonlarında fayda sağlayan özellikleri vardır. Arı poleni zihinsel ve fiziksel faydalar sağlamaktadır.

      Arı poleni stresi yatıştırmada, unutkanlığın önlenmesinde, zeka gelişimin desteklenmesinde fayda sağlayabilmektedir.

      Arı poleni cilt bakımında daha parlak bir cilt için, kırışıklıkların azalmasında, saç dökülmesinin önlenmesinde fayda sağlayabilmektedir.

      Arı poleninin kalsiyum içeriği bakımından kemik gelişiminde, tırnak sağlığında da önemli yeri vardır.

      Arı poleninin karaciğer yağlanmasını önlemede, faydalı enzimlerin yükselmesinde fayda sağladığı hakkında çalışmalar vardır.

      Arı poleninin erkeklerin andropoz döneminde, kadınların menopoz döneminde cinsel istek azalmanısını önlemede faydalı olduğu bilinmektedir.

      Arı poleninin hazmı kolaylaştırdığı bakımından da fayda sağladığı bilinmektedir.

      Gut hastalığı tıbbi tedavi isteyen bir hastalıktır. Bu tür besinler sağlığa faydalı olabilir; ancak hastalığı tedavi etme gibi bir durum söz konusu olmaz.

      Doktor kontrollerinizi ihmal etmemenizde fayda var.

      Geçmiş olsun.

  18. Nazlı

    6 Mayıs 2016 at 01:36

    Mrb.kizim 7 yaşında ve her ay mutlaka atesleniyor ve 3veya 4 gün ateşli ..ateş boğaz bölgesinde daha fazla doktorlar da hep faranjit teşhisi koyuyor..ancak bu kadar sık hasta olması normal değil acaba benim kizimdada bu akdeniz atesi olabilir mi..

    • Sağlık Ocağım

      6 Mayıs 2016 at 12:30

      Çocuklarda sık sık ateşlenme genellikle altta yatan başka bir hastalığa bağlı olabilir. Romatizmal hastalıklar nedeni ile ateşlenme olabileceği gibi Akdeniz ateşi hastalığı nedeni ile de olabilir. Farenjit (boğazdaki farenks bölgesinin iltihabı) kronikleşebilir ve tekrarlayabilir. Aile yakınlarında bu hastalık var ise kesinlikle araştırılması gerekir.

      Türkiye’de aile yakınlarında bu hastalık olsa bile ya yanlış teşhis edildiği için ortaya çıkmamakta ya da aileler bu durumu sakladıkları için ortaya çıkmamaktadır. Bu nedenle bunu anlayabilmek zordur. Fakat sık sık tekrarlayan iltihabi durumlar Akdeniz ateşi hastalarında sık görülmektedir.

      Üniversite veya araştırma hastanelerinde bulunan genetik danışmanlık ve romatoloji bölümüne götürmeniz doğru olur. Bu şekilde boşu boşuna antibiyotik kullanmış olur. Diğer romatizmal hastalıklar nedeni ile de bu tür bir durum olabilir. En iyisi araştırılması olur.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  19. nesrin tuna

    6 Mayıs 2016 at 15:07

    58 yaşındayım 6, 7 yıldır haşimato tanısı üzerine eutrox 100mc kullanıyorum…1,5 yıldır ellerde uyuşma va kasılmaya bağlı şiddetli ağrı oluştu 8 ay önce sol elimin avuç içinden tuzak nöropatisi tanısı ile cts operasyonu geçirdim 5 aydır omuzlarda ve bouyda ağrı hareket kısıtlığı yaklaşık bir aydırda sağ elimde uyuşma kasılma ve buna bağlı ağrı oluştu ramotoloji bölümü muayene sonunda fiziğe yönlendirip meloksikam ve kolsisin tedavisi verdi ….kolsisin günde 2×1 uzun süreli kullanılması önerildi bu ilacı kullanımdaki tavsiyenizi ve önerilerinizi bilmek isterim …yadımlarınız için şimdiden tş ediyorum saygılar

    • Sağlık Ocağım

      7 Mayıs 2016 at 12:46

      EUTHYROX 25 mikrogram, 50 mikrogram, 75 mikrogram ve 100 mikrogram dozları vardır. EUTHYROX normal tiroid fonksiyonu olan hastalarda iyi huylu guatr tedavisi için kullanılır, guatr cerrahisi sonrası tekrarlamayı önlemek için kullanılır, tiroid bezi yeteri kadar çalşmadığında, normal tiroid hormonlarının görevini sağlamak için kullanılır, tiroid kanseri olan hastalarda tümörün büyümesini baskılamak için kullanılır. Ayrıca EUTHYROX tiroid hormon düzeylerini dengelemek için de kullanılır.

      Yaşamış olduğunuz sıkıntılar tiroid sorununuzdan veya bu ilacın yan etkilerinden dolayı olabilir. Tiroid bozuklukları nedeni ile karpal tünel sendromu (sinir sıkışması) sık görülür.

      Kolşisin Akdeniz ateşi hastalarında, gut hastalarında ve Behçet hastalarında atakların şiddetini baskılamak için kullanılır. Kolşisin doktorun önerisine göre günde akşam sabah olmak üzere birer tablet ve tok karnına şekilinde günde 2 tablet veya günde 3 öğün birer tablet şeklinde kullanılır.

      Sizde tiroid hastalığı tüm dengeyi bozmuş olabilir veya Akdeniz ateşi, Behçet hastalığı var ise bunlar denegeyi bozmuş olabilir. Ellerdeki uyuşma ve kollardaki ağrı şikayeti yine sinir sıkışmasına bağlı olabilir, çünkü sinir sıkışması geçirilen operasyona rağmen tekrarlayıcı bir durumdur. Ellerde, kollarda uyuşma ve ağrı boyun fıtığına, boyun düzleşmesine bağlı da olabilir. Bu nedenle nörolojik bir değerlendirme veya ortopedik bir değerlendirme de gerekebilir.

      Düzenli yürüyüş yapmanızda fayda var.

      Çok geçmiş olsun.

  20. Adnan

    23 Mayıs 2016 at 09:55

    CRON hastasiyim Amilidiozus AA. Bağlı böbrek yetmezliği var kolsisin sabah bir akşam bi tok kullanıyorum asidoz lomatil humira kullanıyorum amilodizin bitkisel tedavisi varmı bu hastalık hakkında yeni ilaç üretimi varmı tesekür ederim

    • Sağlık Ocağım

      23 Mayıs 2016 at 14:36

      Crohn hastalığı gastrointestinal sistemin ağızdan anüse kadar yaklaşık her kısmını etkileyebilen ve neden olduğu komplikasyonlar ile yaşam kalitesini ciddi derecede bozan kronik enflamatuvar bir bağırsak hastalığıdır.

      Crohn hastalığında tedavi hastalığın tuttuğu bölgeye ve ne kadar bölgeyi tuttuğuna, şiddetine ve hastalığın ortaya çıkardığı yan hastalıkların varlığına göre, tedaviye alınan cevaba göre, hastanın uyumuna ve ortaya çıkacak yan etkilere göre hastaya özel düzenlenir.

      Böbrek yetmezliği kullanılan kortizonlu ilaçlara, antibiyotiklere bağlı ve Crohn hastalığının bir komplikasyonuna bağlı gelişmiş olabilir.

      Doktor kontrollerinizi ve ilaçlarınızı düzenli takip etmenizde fayda var.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  21. havva

    23 Mayıs 2016 at 20:00

    merhaba ben 22 yaşindayım 13 yıldır FMF hastasıyın ve ılac tedavısı ıle kolsin kullanıyorum. fakat ben başka doktora gittim ve bana yanlış tehşis kondugu söylendi. bu ılacın bana bı zararı veya bı yan etkısı olmuş olabılır. okudugum yan etkıleın hıcbırı bende olmadı…
    kafam cok karıştı 🙁 şimdiden yardımlarınız için teşekkür ederim.

    • Sağlık Ocağım

      24 Mayıs 2016 at 11:39

      Akdeniz ateşi hastalığı kalıtsal ve genetik bir hastalıktır. Kolşisin hastalığı tedavi etmek için değil hastalığın seyrinde gelişebilecek komplikasyonları ve şiddetini azltmak için kullanılır. Kolşisin ayrıca Behçet hastalarında, Gut hastalarında, Skleroderma hastalığında, Sarkoidoz hastalığında, Amiloidoz birikimi durumunda ve Crohn hastalarında da kullanılabilir.

      Her ilaç gibi kolşisin ilacının da yan etkileri vardır. En önemli yan etkileri arasında mide ve bağırsak sisteminde bazı rahatsızlıklar (ishal, bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi). Kolşisin ilacının diğer yan etkileri arasında kanama bozuklukları, nadir olarak saç dökülmesi, kemik iliği depresyonu, aritmi, ödem, düşük tansiyon gibi yan etkiler en sık görülen yan etkilerdir, ancak yan etkiler kişiye göre değişebilir.

      Hastalığınızın tam teşhisi için tek bir doktora gitmek yeterli olmaz. Hastalığın teşhisi için üniversite hastanesi gibi araştırma hastanelerinde bulunan genetik danışmanlık bölümünde ve romatoloji bölümünde araştırmalar yapılması gerekir.

      AKDENİZ ATEŞİ HASTALIĞINA GELİNCE; Ataklar sırasında yükselen titreme krizleri ile birlikte ateş yükselmesi, bazı hastalarda şiddetli karın ağrısı atakları, bazı hastalarda eklem ağrısı atakları, bazı hastalarda idrar yolu enfeksiyonları ile karışan üriner sistem sorunları (idrarda yanma, idrar yaparken ağrı, böbrek ağrıları, kasık ağrıları gibi), bazı hastalarda ve bazı dönemlerde şiddetli baş ağrıları, bazı hastalarda ve bazı dönemlerde ciddi kas ağrıları, ciddi göğüs ağrıları, ağız içi ve diş problemleri, yemek borusu problemleri, sık sık boğaz enfeksiyonu geçirme, ciddi bulantı ve/veya kusma krizleri, göz problemleri, cilt problemleri, halsizlik, uykusuzluk, yorgunluk, tutulan organlara ve tutulmanın ciddiyetine göre tedavi edilmediği taktirde ciddi organ hasarları (bağırsak yapışıklıkları, böbrek yetmezliği, kronik gastrit, karaciğer fonksiyonlarında bozulma, tiroid sorunları, guatr, aşırı varis oluşumu, gözlerde görme kayıpları, kafa içi basınç artışı veya beyin iltihabı, iç kulak problemleri, tansiyon problemleri ve daha birçok geri dönüşümü olmayan organ ve işlev bozuklukları gibi) şikayetler ya da komplikasyonlar ile seyir gösterebilen bir hastalıktır.

      Geçmiş olsun.

  22. Ebruf

    24 Mayıs 2016 at 17:28

    Merhaba, Sedef için etken maddesi kolşisin olan tablet verdi kullanmalimiyim?

    • Sağlık Ocağım

      25 Mayıs 2016 at 13:46

      Etken maddesi kolşisin olan Colchicum Dispert film tablet ve Kolsin 0.5 mg 60 draje gibi iki çeşit ilaç vardır. Kolşisin karın ağrısı, eklem ağrısı ve ateşli nöbetler ile seyreden ”Akdeniz ateşi hastalığının”), akut ve kronik gut hastalığının ve ağız ve genital bölge yaraları, göz problemleri, deri bulguları ile seyreden vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturduğu bir hastalık (Behçet hastalığı) gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Fakat kolşisin son yıllarda Crohn hastalığı, Skleroderma, Sarkoidoz gibi amiloidoz birikimine neden olabilen veya neden olabilecek bazı hastalıkların tedavisinde de kullanılmaya başlamıştır.

      Kolşisin kanser gibi hastalıkların tedavisinde de kullanılabileceği hakkında çalışmalar sürmektedir.

      Sedef hastalığı da sistemik bir deri hastalığıdır ve vücudun her bölgesinde meydana gelebilir. Sedef hastalığının farklı türleri vardır. Sizdeki türü damla (guttat) tipi sedef hastalığı ise buna bağlı olarak da doktorunuz kolşisin ilacını vermiş olabilir.

      Ayrıca sizin kan testlerinizde amiloidoz birikimi ile ilgili bulgulara rastlanmış ise buna bağlı olarak kolşisin ilacı verilmiş olabilir. Tekrar doktorunuza gittiğinizde kolşisini size neden verdiğini de sormanız doğru olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  23. Özlem

    7 Haziran 2016 at 04:44

    Merhaba.
    22 yaşındayım 4 yıldır fmf tedavisi görüyorum. protein kaçağı var ve amiloid yüksekliği vardı. kolşisini kullanmama rağmen ataklarimda azalma olmadı ama üniversite hastanesi colchicum opocalsium ilacına başladı. Ataklarım yok denecek kadar azaldı amiloid değerim de düştü. Ama protein artışı hâlâ var ve artmaya devam ediyor. Alt ve ast değerlerim de gün geçtikçe yükselmeye başladı. Gözlerimde görme kaybı var. Ve sürekli demir eksikliği gelişiyor. Acaba bu değerlerin yukselmesi yurtdışından getirilen ilacın yan etkisi olabilir mi ?

    • Sağlık Ocağım

      8 Haziran 2016 at 12:21

      FMF tedavisinde kullanılan ve Türkiye’de bulunan 2 çeşit kolşisin türü vardır, bunlardan biri Kolsin draje ve Colchicum Dispert drejedir. Bu ilaçların her ikisi de 0.5 mg kolşisin içerir.

      Ailevi Akdeniz ateşi hastalığının tedavisinde önerilen kolşisin dozu genellikle günde 3 öğün (günde bir buçuk miligram kolşisin) olarak verilir. Bazı hastalarda bu doz yeterli gelmez ise günde 5 tablet kolşisin verilebilir. Kolşisinin ne kadar içileceğine hastanın doktoru hastanın şikayetlerine göre ayarlar.

      Türkiye’de bulunan kolşisin ilaçlarının etkisiz olduğunu düşünen bazı hastalar veya doktorlar özellikle Avrupa ülkelerinden getirtilen ilaçları tercih etmektedirler, ancak bu ilaçların Türkiye’de bulunan kolşisin ilaçlarından daha etkili olduğu konusunda kesin bir veri yoktur.

      Yurtdışından getirtilen kolşisin ilaçlarının bazılarında tablet başı doz miktarı daha yüksektir, bu nedenle bu ilaçlar kullanılırken günde 3 tablet ilaç kullanan hastanın günde 2 tablet alması yeterli olabilir. Yani doz ayarlaması gerekebilir. Eğer doz ayarlaması yapılmaz ise yüksek doz kolşisin kullanımı nedeni ile yan etkiler veya kolşisin zehirlenmesi denen bir durum ortaya çıkabilir.

      Bu durumu doktorunuz ile görüşmenizde ve doz ayarlaması yapılmasında fayda vardır.

      Ayrıca hastalık ilerledikçe kolşisin bazen ve bazı hastalarda yetmeyebiliyor. Yani hastalığın komplikasyonları için takip gerekmektedir. İlaca rağmen yeni organ tutulumu, farklı organların tutulumu ve bunlara bağlı olarak farklı ilaçlar ve tedaviler gerekebiliyor.

      Bu hastalıkta beslenme düzeni, düzenli uyku, düzenli yaşam tarzı, kötü alışkanlıklardan kurtulma, düzenli egzersiz veya yürüyüş yapma gibi faktörlerin de dikkat edilmesi büyük önem taşımaktadır. Her ilacın mutlaka yan etkileri vardır. Daha önceki ilacınızdan memnun iseniz doktorunuz ile görüşüp tekrar aynı ilaca dönmeniz gerekebilir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  24. Adsız

    15 Haziran 2016 at 11:30

    Merhaba 7 yaşındaki oğluma çok sık ateşlediği,kanında enfeksiyon görüldüğü ve eklem arısi olduğu için ailesel akdeniz ateşi şüphesi ile genetik tes yapıldı sonuçta M694V Heterozigot,R202Q Heterezigot çıktı bu sonuç ne anlama gelmektedir bilgilendirmenizi rica ediyorum.

    • Sağlık Ocağım

      16 Haziran 2016 at 22:50

      Genetik testler genetik uzmanlığında değerlendirildiğinde bile Akdeniz ateşi için kesin hastalık varlığı hakkında bilgi verilmez genellikle, çünkü Akdeniz ateşi hastalığı için tek bir gen sorumlu tutulmaz. Akdeniz ateşi hastalığından sorumlu daha fazla gen saptandığı bildirilmektedir.

      Bu test sonucu ile tekrar genetik analiz uzmanlığına gidilir ve burada bu test sonucu incelendikten sonra hastalık ile ilişkili bölüme yönlendirilirsiniz, Akdeniz ateşi hastalığı için ilgili bölüm iç hastalıkları bölümü ya da romatoloji bölümüdür ve bu bölümlerde gerekli testler, tetkikler yapılır, hastalığa uygun veya hastalıktan şüphelendiren sonuçlar çıkar ise kolşisin tedavisine başlanır, belli bir süre kolşisin tedavisinden sonra kolşisin tedavisinin fayda edip etmediğine göre hastalık teşhis edilir.

      MEFV gen mutasyon analizinde FMF hastalığı için E148Q, P369S, F479L, M680I (G/C), M680I (G/A), I692del, M694V, M694I, K695R, V726A, A774S, R761H gibi mutasyonlar taranmaktadır.

      Bu durumun genetik uzmanlık eğitimi almış ve bu konuda deneyim sahibi olmuş uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarda Akdeniz ateşi hastalığından başka gen mutasyonları da sorumlu tutulmuştur ve farlık gen mutasyonları da taranmaktadır.

      Sonuçlar ile birlikte doktor kontrollerinizi ve takiplerinizi devam etmeniz uygun olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  25. ogün kaan kahraman

    18 Haziran 2016 at 22:20

    Öncelikle selamlar hocam benim 14 yaşlarından beri ön kaburga altı ve sıklıkla sağ böbrek taraflarında sürekli sancılar vardı ve su an 22 yaşındayım ve kişisini günde 3 doz kullanmama rağmen fayda etmiyor denebilir m694v ve v726a geninde heterozigot bulgu bulundu az bir stres olsun veya soğukta kalırken ve çok sicaklarda bu illet ağrı devreye giriyor hemen zaten ayaklardan soğuk almayı hiç saymıyorum klipsli ets bile yaptırmayı düşündük zamanında sorun ayaktandır diye kolşisin dışında ağrı arttığı zaman dikloron vurunuyorum anakinra enbrel gibi ilâçlarlar üzerinde çalışma yapıldığı doğru mudur bir faydası olur mu ya da başka bir ilaç önere bilirmisiniz saygılar hocam iyi çalışmalar…!

    • Sağlık Ocağım

      19 Haziran 2016 at 13:34

      Akdeniz ateşi hastalığında kolşisin tedavisi fayda sağlasa da her hastada veya her atak için yeterli fayda sağlayamayabilir. Bazı dönemlerde hastalarda hastalığın atakları şiddetlenebilir, bazı dönemlerde sakinleşebilir.

      Genetik testlerinde taranan gen mutasyonları Akdeniz ateşi hastalığı için taranan gen mutasyonları arasında vardır, ancak FMF hastalığından daha birçok genin sorumlu tutulduğu da bilinmektedir. Şimdiye kadar yapılan çalışmalar sonucu, hastalarda ve hastalık varlığı ile M694V gen mutasyonu taranan gen mutasyonlarının arasında en fazla uyum gösteren mutasyon olarak görüldüğü bazı yayınlarda vardır. Genellikle taranan genlerin uyumu ve hastalığın belirtileri birbirine uyduğunda hastaya FMF tanısı konulur.

      ENBREL İLAÇ, yetişkinlerde orta ya da şiddetli eklem ağrılarında (romatoid artrit, sedef hastalarında eklem tutulumu ve diğer eklem tutulumu yapan hastalıklarda) ve bu hastalıkların neden olduğu ağrılarda kullanılan diğer tedavilerin yetmediği durumlarda kullanılabilen bir ilaçtır. ENBREL, eklem ağrıları ve şekil bozuklukları için genellikle metotreksat ile birlikte kullanıldığında oluşabilecek eklem şekil bozukluğunu önlemede yardımcı bir tedavi yöntemi olarak da kullanılır.

      ANAKİNRA (KİNERET) İLAÇ, romatoid artrit ve diğer romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılır. Yani Akdeniz ateşi hastalığı da romatizmal ve eklemleri tutabilen bir hastalıktır, bu nedenle bu ilaçlar kolşisinin yanında gereken durumlarda hastanın doktoru gerek duyar ise verilebilir.

      Bu ilaçları kendi kendinize almayı düşünmeyin ve doktorunuza danışın.

      Eklem tutulumu yoğun ise atakların aktif olmadığı dönemlerde hafiften başlayarak ve zamanla süresini arttırarak düzenli egzersizler ve düzenli kısa süreden başlayarak ve zamanla arttırarak 30 dakika haftada 3-4 gün yürüyüş ve yürüyüş yapamadığınız günlerde veya bu 4-5 günün yarısını egzersiz yarısını da yürüyüş şeklinde yapabilirsiniz. Bu tür fiziksel aktiviteler, deneyen hastalar tarafından olumlu bulunmuştur.

      Düzenli ve sağlıklı beslenmek, uyku saatlerinin düzenli olması, gün boyunca yeterli su içmek, zararlı yiyeceklerden ve içeceklerden uzak durmak gibi yöntemleri yaşam tarzı haline getirmeyi çalışmalısınız.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  26. kübra

    22 Haziran 2016 at 02:44

    Merhaba ben 15yasindayim 3senedir kolşisin kulaniyorum surekli kontrola.gideyimi be düzensiz kulaniyorum hep unutuyorum unutmamak icin me yapmaliyim

    • Sağlık Ocağım

      22 Haziran 2016 at 03:30

      Doktorunuzun önerdiği saatlere alarm kurun ve bunu aile bireylerine söyleyin, alarm çaldığında mutlaka birinizin aklına gelecektir.

      En azından yılda 1 kontrol (tam kan sayımı, idrar tahlilleri gibi tahlillerin yapılması) önemlidir. Fakat ek şikayetlerinizde şikayetleriniz ile ilgili bölümlere de gidebilirsiniz.

      Geçmiş olsun.

  27. Burak

    27 Haziran 2016 at 23:50

    Fmf zaten karın ağrısı, ateş, ishal, baş ağrısı, eklem ağrısı yapıyor. Bu ilacında yan etkileri bunlarsa niye alıyoruzki ?

    • Sağlık Ocağım

      28 Haziran 2016 at 15:09

      Koşisin ilacının en bilindik yan etkileri arasında ishal ve karın bölgesinde kramplar vardır, ancak her ilacın mutlaka yan etkileri vardır. Kolşisin Akdeniz ateşi hastalığını tedavi etmez fakat ölümcül olabilecek organ hasarlarını önlemede faydalıdır.

      Akdeniz ateşi hastalığının teşhisi zor konulduğu için zamanında kolşisin tedavisi alamayan birçok FMF hastasında böbrek kayıpları, böbrek yetmezlikleri, karaciğer yetmezliği, kalp kapak yetmezliği nedeni ile ve birçok organının hasar görmesi nedeni ile 50 yaşını doldurmadan ve hastalığının tam olarak ne olduğunu bile bilmeyen hastalar da vardır.

      İlacınızı düzenli kullanmanızda fayda vardır, ancak şikayetleriniz çok ciddi ise bunu doktorunuza bildirmelisiniz, bu durumda doktorunuz doz kısıtlaması yapabilir veya bağırsaklarınızı düzenleyici ek bir tedavi veya diyet verebilir.

      Bu hastalığın ömür boyunca belli periyotlarda takip edilmesinin sebebi oluşabilecek komplikasyonlardır zaten.

      Akdeniz ateşi hastalığında beslenme ve yaşam tarzı da önemlidir.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  28. ESRA

    29 Temmuz 2016 at 23:05

    mrb ben 17 yaşından beri her ay düzenli olarak çok çok şiddetli bi karın ağrısı yaşadım 3gün boyunca hiç ara vermeden çektim bu acıyı ve 4yıldır o kadar hastanelere gittim acillere gittim hiç kimse ağrımın sebebini bilememişti sonra bi doktor geldi bana akdeniz ateşinden bahsetti genetik kan sonuçlarıma göre akdeniz ateşiyim 2haftadır COLCHICUM-DISPERT kullanıyorum düzenli olarak benim asıl merak ettiğim ben 4yıl boyunca ağrımın sebebi bilinmediği için tedavi görmedim bu yüzden benim böbreklerde veya başka bi yerimde bi sorun varmıdır acaba doktora başvurmalımıyım?

    • Sağlık Ocağım

      30 Temmuz 2016 at 13:17

      Akdeniz ateşi (FMF) hastalığı, teşhis edilememesi konusunda üstün başarı gösteren bir hastalıktır maalesef.

      Birçok hasta bu çileyi çocukluğundan 35’li yaşlara kadar bile çekmiştir. Sizinde dediğiniz gibi ağrıları ile birlikte hastane hastane, doktor doktor gezen birçok hasta vardır.

      Bu teşhis size bir araştırma hastanesinde konulmamış ve gereken tetkikler yapılmamış ise bir araştırma hastanesinde veya devlet hastanelerinde üroloji kliniğine, gastroloji kliniğine gitmeniz uygun olur.

      Daha sonrasında ilaca rağmen ek şikayetleriniz olabilir ve bu tür durumlarda da şikayetleriniz ile ilgili bölümlere de gitmeniz gerekir.

      Yani vücudunuzun herhangi bir yerinde haftalarca hiç ara vermeden geçmeyen şikayetleriniz olduğunda ilgili bölümlere gitmek gerekebilmektedir veya size bu teşhisi koyan doktorunuz belli aralıklar ile sizin durumunuzu takip de edebilir.

      Eğer hiç üroloji doktoruna gitmemişseniz, gitmenizde ve böbrek fonksiyonları için idrar ve kan testlerinin yapılmasında fayda vardır.

      Bu hastalıkta düzenli ve sağlıklı beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli yürüyüş veya egzersiz yapmak, düzenli uyumak, sağlıksız besinlerden ve sağlıksız alışkanlıklardan kaçınmak gibi önlemler hastalığın seyrinde çok ama çok önemlidir. Ayrıca Kolşisin ilacının doktorun önerdiği dozda düzenli olarak kullanılması da önemlidir, çünkü Kolşisin şifa sağlamak için değil, hastalığın komplikasyonlarını önlemek için de kullanılır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  29. emine

    2 Ağustos 2016 at 22:59

    kızım 2 yaşında fmf teşhisi kondu.raporunu farklı doktora gösterdim.tam belli değil.ola da bilir dedi.rAporun sonucunda arastirilan mutasyonlarda R761H ve R2O2Q birleşik heterozigot olarak tespit edilmiştir.yazıyor.biz ilaca başladık günde yarim tane veriyoruz.bizden de gen testi yapılması için kan aldılar.eşim den ve benden.taşıyıcı mi diye bakacaklar mis.şimdi benim kızım kesin f mf mi.kızım küçük olduğu için ilacı iciremiyorum ilacı sulandirip meyveli yoğurdu n içine koysam bi sakıncası olur mu

    • Sağlık Ocağım

      3 Ağustos 2016 at 22:52

      Ailesel Akdeniz ateşi hastalığında birçok gen mutasyonu değerlendirilir.

      Genetik analiz uzmanları bile bu mutasyonlara bakarak direkt Akdeniz ateşi var demez genellikle ve genetik danışmanlık alması uygundur denilerek iç hastalıkları ya da romatoloji bölümünde gerekli testlerin ve tetkiklerin yapılmasını isterler. Ayrıca gen mutasyonları hastanın geni anne tarafından mı baba tarafından mı aldığına göre de değişir. Gen mutasyonları ülkeler arası bile değişebilmektedir.

      MEFV gen mutasyon analizinde FMF hastalığı için E148Q, P369S, F479L, M680I (G/C), M680I (G/A), I692del, M694I, K695R, V726A, A774S, R761H gibi mutasyonlar taranmaktadır.

      Genetik testler değerlendirilirken aile öyküsü ve aile bireylerinden diğerlerinde bu gen mutasyonlarının varlığı gibi durumlar da göz önünde bulundurulur.

      Yakın akrabalarda da bu hastalıktan muzdarip olan var ise bunların varlığı da teşhiste önemlidir.

      Bazı FMF hastaları nadir de olsa taşıyıcı bile olmayabilir.

      Doktor FMF’den şüphelendiğinde kolşisin ilacını belli bir süre deneme amaçlı verir genellikle ve hastanın şikayetlerinde gerileme veya azalma görür ise FMF teşhisi kesinleştirilir.

      Aslında FMF hastalığı gibi birçok sistemik aynı zamanda da genetik hastalıklar vardır, bu nedenle ayırıcı tanı için tedaviye başlanır ve duruma göre karar verilir, bu nedenle ilaç başlandıktan sonra düzenli takip gerekir.

      Colchicum dispert’in yiyecek ve içecekler ile birlikte kullanımı bölümünde yemekler ile birlikte veya yemeklerden sonra bol su ile alınabilir şeklinde belirtilmiştir fakat ezerek içilmesi doğru olur mu bunu doktorunuza veya eczacınıza sormanız daha uygun olur. Eczacılık okuyanlar (yani eczacılar) ilaçlar hakkında doktorlardan daha fazla bilgiye sahiptir.

      Sağlıklı yaşam sizinle olsun.

  30. ireem

    18 Ağustos 2016 at 08:54

    Merhaba bana Behçet hastalığı teşhisi kondu. İlacı bir hafta 2 kere 1 haftanin sonunda 3 kere almaya başladım. Ve hayatım boyunca kabızlık sorunu çekerken şimdi bu sure boyunca isal sorunu çıktı.A ayrıca daha önceden gastrit ve ülser bulunuyordu. Fakat mide ilaçlarımi doktor kestirmisti, sizce bu kolsin tedavisi suresince mide koruyucu almalimiyim ek olarak, çünkü zaten çok fazla sindirim sistemi sorunum var. Birde isal için doktora gorunmeli miyim? İyi çalışmalar dilerim.

    • Sağlık Ocağım

      19 Ağustos 2016 at 01:00

      Bunları Behçet hastalığı teşhisini koyan doktora anlatmanız daha doğru olur.

      Kolşisinin gastrointestinal sistem üzerinde bazı yan etkileri olabilir Fakat bu durum her hastada farklılık gösterebilir. Bazı hastalarda başlangıçta ishal olabilir fakat bu durum zamanla geçer veya azalır. Bazı hastalarda da daha çok kabızlık şikayeti ve mide problemleri görülebilmektedir.

      Daha önce gittiğiniz gastroloji doktorunuza mide koruyucu kullanıp kullanmamanız gerektiği hakkında sormanız veya muayene olmanız daha uygun olur.

      Buradan bu konuda net bir bilgi vermek zordur, çünkü midenizin şimdi ne durumda olduğu da önemlidir.

      Kolşisin Behçet hastalığında gelişebilen artritlerin (eklem iltihaplarının) tedavisi için steroid içermeyen ağrı kesiciler (nonantienflamatuvar ilaçlar) ile birlikte verilir genellikle.

      Behçet hastalığı gibi hastalıklar genellikle romatoloji bölümlerinde araştırılır ve teşhis edilir, çünkü Behçet hastalığı ile karışabilen başka hastalıklar da vardır.

      BEHÇET HASTALIĞI İLE KARIŞABİLEN HASTALIKLAR ARASINDA; Herpes simpleks, Stevens-Johnson sendromu, Tekrarlayıcı oral aftlar, Sarkoidoz hastalığı, Multipl skleroz, Chron hastalığı, Ülseratif kolit, Reiter sendromu, Seronegatif artrit gibi hastalıklar bulunabilir, bu nedenle doğru araştırılması önemlidir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  31. Zeynepp

    20 Ağustos 2016 at 18:12

    Merhaba. 2 bucuk hafta önce klinik bulgulara göre (crp-fibronojen) fmf teşhisi konuldu. Benim merak ettiğim şuan 19 yasındayım ve 4-5 yıldır sadece senede 1 defa 3gün süren bi karın ağrım oluyodu suan ilaca basladım bu sürede yumurtalıklarımda yapışıklık olmuş mudur? Dediğim gibi çok fazla atak geçirmedim bi de ilacı kullanmama rağmen bi yapısıklık söz konusu olabilir mi? Birde doktor günde 3 adet verdi aralarındaki süre ne kadar olmalı? Teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      23 Ağustos 2016 at 16:44

      Akdeniz ateşi hastalığında teşhisin doğrulanması için romatoloji kliniğinde ve genetik danışmanlık bölümünde bazı testlerin ve tetkiklerin yapılması da önemlidir.

      Ailenizde başka FMF hastası var ise karın ağrılarının bundan dolayı olduğunu düşünerek tanıyı koymuş olabilir doktorunuz.

      Karın ağrıları olduğu dönemde ve ağrılar çok şiddetli olmasına rağmen başka hiç bir bulgu olmuyor ise buna bağlı olarak FMF teşhisi konulmuş da olabilir.

      Bazı hastalarda bu yaşlarda başlayan bu hastalık ilerleyen yaşlarda daha ağır bir forma dönüşebilir.

      Bu hastalık her hastada aynı şikayetlere neden olmayabilir, bazen aynı hasta da şikayetler değişebilir.

      Ailede veya akrabalarda başka bildiğiniz bir Akdeniz ateşi hastası yok ise bu durumun daha iyi araştırlması için genetik analiz ve romatoloji kliniğine gitmeniz daha uygun olur, çünkü başka sistemik birçok hastalık da bu bulgular olabilir.

      Üç öğün verilen ilaçlar genellikle 8 saat veya 6 saat aralar ile içilir fakat bu şekilde içtiğinizde öğünlerinizin de buna göre olması gerekir veya ilacı içmeden önce öğünleriniz uyumlu değil ise karın doyurucu küçük ekmek arası peynir, domates ya da 1 dilim ekmek bir haşlanmış yumurta benzeri hafif doyuracak bir şey yemeniz uygun olur, çünkü bu ilaç aç karnına içildiğinde mideyi ve sindirim sistemini olumsuz etkilemektedir. 8 saatte bir içildiğinde son ilaç gece 12’ye denk gelir, bu nedenle akşam 12 bu saatte yatan bir kişi için geç olacağı için 6 saatte bir içmeniz veya bu ilacı size veren doktorunuza sormanız doğru olur, çünkü ilacı içmeden önce hafif doyacak kadar bir şeyler yedikten sonra hemen yatmak da doğru olmaz.

      Özellikle FMF hastalarında mide sorunları(reflü, gastrit, ülser gibi) çok sık karşılaşılan bir durum olduğu için bir meyve bile yense en az 2 saat yatılmamalı, uzanılmamalıdır.

      Araştırılması uygun olur.

      Sağlık dileğiyle.

  32. melek akgül

    5 Eylül 2016 at 23:48

    Merhaba kolşisin saç dökülmesi yapar mı? yapıyorsa ise bu geçici bişey midir yoksa kullanıldığı takdirde devam mı eder?

    • Sağlık Ocağım

      7 Eylül 2016 at 12:12

      Kolşisin ilacının prospektüsünde yan etkiler bölümünde geçici saç dökülmesi vardır fakat bu her hastada olacak değildir.

      Tüm ilaçların yan etkileri her hastada aynı yan etkilere sebep olmayabilir.

      Konunun yan etkilerini dikkatli okursanız geçici saç dökülmesinin geçtiğini göreceksiniz.

      Kullanıldığı sürece ara ara tekrarlayabilir ki bu normalde de birçok bireyde dönem dönem saç dökülmeleri olabilir.

      Akdeniz ateşi hastalığından dolayı da birçok hastada egzamatöz rahatsızlıklar olabilir ve saç diplerinde aşırı kaşınma, kepeklenme ve bunlara bağlı da saç dökülmesi olabilir.

      Eğer saçınız çok fazla dökülüyor ise bunu ilacı veren doktorunuz ile mutlaka görüşmelisiniz.

      Sağlık ve kolaylık dileğiyle.

  33. adsız

    7 Eylül 2016 at 23:58

    Merhaba kızım 3 yaşında ve 11 tane kolsin habı içmiş hemen acile göturdum şu an yogun bakımda korkulacak bir durum varmı acaba

    • Sağlık Ocağım

      10 Eylül 2016 at 09:42

      Kolşisin zehirlenmesi sık görülen bir durum olmakla birlikte birçok organı etkileyebildiği ve hayatı tehdit edici şikayetlere neden olabildiği için önemlidir.

      Kolşisin zehirlenmesinde ilk 24 saat içinde en sık görülen belirtiler bulantı, kusma ve ishaldir. 24 saatten sonraki evrede hayatı tehdit edebilecek çoklu organ yetmezliği gibi bir risk söz konusu olabilir fakat siz hemen acil servise götürdüğünüz için bu tür bir durum olmayabilir.

      İyileşme kolşisinin gramına göre de değişebilir. 0,5 mg’ın altında olan kolşisin dozunda destek tedaviler ile % 100 iyileşme sağlanabilir.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  34. Zehra

    15 Eylül 2016 at 03:19

    Merhaba kolsişin regl tarihlerinde düzsensizlik yapar mı acaba?

    • Sağlık Ocağım

      17 Eylül 2016 at 14:15

      Kolşisin’i Akdeniz ateşi hastalığı için kullanıyorsanız bu hastalık kolşisin kullanmaksızında adet düzensizlikleri yapmaktadır.

      Kolşisin’in yan etkileri arasında adet düzensizliği bulunmamaktadır fakat kansızlık vardır ve kansızlık nedeni ile de adet düzensizliği olabilir.

      Kolşisin daha çok sindirim sistemi ve cilt sorunları üzerinde yan etkilere neden olur.

      Fakat bu ilaç size Akdeniz ateşi hastalığından dolayı verilmiş ise bu hastalık zaten adet düzensizliğinde önemli rol oynamaktadır.

      Sağlık dileğiyle.

  35. .

    3 Ekim 2016 at 15:30

    Mrb ben 22 haftalık hamileyim ve fmf hastasıyım ilacımı kullanmıyorum iki üç yılda atak geçirdiğim için şuan sanırım atak geçiriyorum sırtım çok ağrıyor bi tane içtim acaba bu sürede kaç tane daha içebilirim

    • Sağlık Ocağım

      4 Ekim 2016 at 17:47

      Hamile olduğunuz için bunu romatoloji doktorunuza ve kadın doğum doktorunuza sormanız daha doğru olur.

      Eğer ataklar başlamış ise bu ataklar bundan sonra daha sık olabilir, çünkü Akdeniz ateşi hastalığı hamilelik, ergenlik, menopoz gibi dönemlerde artış gösterebilir.

      Mutlaka doktorunuz ile görüşmelisiniz.

      Ataklar düşüklere, erken doğumlara yol açabilmektedir.

      Sağlılı doğum ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  36. Fatma

    4 Ekim 2016 at 06:19

    Bende de fmf rahatsızlığı var dokto kolsşisinin yanında eklem agrilarim için bide meloksikam vermişti ben ihtiyaç duydukça yedim meloksikami ama üc ay boyunca kullandim.ardından bi gece yine bi tane aldım be o gün bu gündür sürekli kaisniyorum bir yıl oldu alerji olalı kırmızı oluyorve sisiyor vücudum artık bıktık hastanelere gitmekten bi faydasini gormedim.Bu omur boyu böyle mi devam edecek ne yapmam gerekiyo.umarim bi çözümü vardır.

    • Sağlık Ocağım

      7 Ekim 2016 at 22:47

      Akdeniz ateşi hastalığı (FMF) kendisi de alerjik sorunlara, egzamaya yol açabilir.

      Bu nedenle FMF hastaları egzamatöz durumlara karşı da dikkatli olmalıdır. Verilen ilaçların, hastanelerde kullanılan ilaçların yan etkileri de cabası.

      Akdeniz ateşi hastalarında atopik dermatit, seboreik dermatit gibi egzematöz rahatsızlıklar da görülebilir.

      Dokunan besinleri, dokunan kimyasalları kendiniz bulabilirsiniz ve bu besinlerden kaçınmak faydalı olabilir (örneğin kuruyemişler, hazır gıdalar, polen alerjisi, ilaç alerjileri, kimyasal alerjenler) gibi alerjik sorunlar bu hastalarda başlayabilir.

      Kaşıntılar bazen karaciğer enzimlerinin bozulmasından da kaynaklanabilir, safra kesesi sorunlarından kaynaklanabilir, sindirim sorunlarından kaynaklanabilir.

      Karaciğer enzimlerinin değerlendirilmesi gerekir. Bu durum için bir dahiliye uzmanına gitmek ya da romatoloji takibinde olmak gerekir.

      FMF hastalarında cilt sorunları olduğu için, kişi kendine iyi gelen bir nemlendirici krem ile her banyodon sonra nemlendirdiğinde kaşıntılar ve kızarıklıklar azalabilir.

      Ayrıca düzenli ve sağlıklı besinler ile beslenmek, düzenli yürüyüş yapmak, cildi sabun ile çok hafif yıkayıp kesinlikle banyo lifleri gibi tahriş edici ve mantar üreten malzemeler kullanmamak, pamuklu giymek, kaşınan bölgeleri kaşımaktan kaçınmak gibi önlemler faydalı olabilir.

      Yeterli su tüketimi de önemlidir. Aşırı sıcaktan ve soğuktan korunma önemlidir. Hazır gıdalardan uzak durmak önemlidir. Acılı, baharatlı gıdalardan kaçınmak önemlidir. Kızartmalardan kaçınmak gerekir. Cildi kurutmamak önemlidir. sıcak su ile banyo yapmaktan kaçınmak önemlidir. Sauna, hamam, kaplıca gibi ortamlardan kaçınmak gerekir. Cidin kızaran bölgelerini güneşe maruz bırakmamak önemlidir. Stresten kaçınmak gerekir.

      Romatoloji takibini ihmal etmemek gerekir.

      Sağlık ve kolaylık dileğiyle.

  37. ikram

    4 Kasım 2016 at 16:00

    mrb. ben fmf hastasıyım. kolsin draje ile Colchicum-Dısper aradindaki fark nedir. doktorum bana Colchicum-Dısper vermisti. ben şimdi kolsin drajeyi aliyorum. bir sakincasi varmi

    • Sağlık Ocağım

      6 Kasım 2016 at 01:16

      Colchicum Dispert dışarıdan gelmektedir, Kolsin ise Türkiye de üretilmektedir.

      İçerik olarak aynı olduğu bilinmektedir.

      Faydaları veya yan etkileri bazı hastalarda farklılık gösterebilir.

      Sağlıklı ve iyi yaşam dileğiyle.

  38. Esra tülin

    12 Kasım 2016 at 01:36

    Merhaba.ben fmf hastasi oldugumu aylar once ogrendim.doktorum colchium ilacini bana gunde 3kere kullanmak uzere verdi ve yan etkilerinin biraz surecegini soledi.ben 1hafta boyunca duzenli olarak kullandim fakat yan etkileri ishal karin agrisi ile kalmadi.sikinti vermeye basladi soguk terlemeler kalp atisimda nefesimde duzensizlik vb. Sonrasinda biraktim.gunler sonra gunde 1 kere aldim 24 saat sonra ayni yan etkileri gordum.ilaci kullanmak istyorum cunku eklemlerimdeki sismeler tekrar olacak diye korkuyorum ama verdigi yan etkiler yuzunden kullanamiyorum.ne yapmaliyim?

    • Sağlık Ocağım

      15 Kasım 2016 at 15:19

      Yan etkileri ve ilacın dozunu romatoloji uzmanı ile birlikte değerlendirmeniz daha doğru olur.

      Bu ilaç doktorun önerdiği dozda ömür boyu kullanılır.

      Karın ağrısı, ishal ve benzeri şikayetler Akdeniz ateşi hastalığının kendisinde de vardır zaten.

      Hastalık bir kez başladıktan sonra sürekli yeni komplikasyonlara sebep olur ve bu hastalık sebep olduğu komplikasyonlar nedeni ile düzenli olarak takip altında tutulur.

      Yani bu durum hakkında kendi başınıza karar vermeniz doğru olmaz. Belki ilacınzın dozu düşürülebilir.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  39. Gökhan süzgün

    17 Kasım 2016 at 21:59

    4 yıl önce şikayetlerim başladı daha 2 gün önce araştırma hastanesinde fmf teşhisi kondu bütün tetkik tahlil hepsi normal çıktı daha önce ultrsn tomografi röntgen bsey çıkmadı kaslarim çok gucsuzlesti bu hastalığın ilerlediginimi gösterir bunlar gecicimi kaslarim yine guclenirmi kolşisin bnde etkili olurmu hastalık çok ilerlemismidir sizce

    • Sağlık Ocağım

      18 Kasım 2016 at 17:11

      Çoğu Akdeniz ateşi hastasında teşhis maalesef gecikmektedir ve hastalık teşhis edilene kadar hastaya göre değişmekle birlikte bazı organlar, bazı sistemler, dokular zarar görebilmektedir.

      Akdeniz ateşi hastalığında eklem tutulumu, damar tutulumu, kas tutulumu, organ tutulumları, cilt tutulumları, göz tutulumu, beyin tutulumu olabilmektedir.

      Bazı hastalarda farklı farklı şikayetler ile kişi acil servislere başvururken, bazı hastalarda ve bazı ataklarda aynı ataklar ile kişi tekrar tekrar hastaneye başvurabilir, fakat ataklar zamanla farklılaşabilir.

      Bu hastalık aslında çoğu hastada çocukluktan beri vardır ama çoğunlukla başka başka şikayetler gösterdiği için bu hastalık tekrar tekrar ve sık sık aynı ya da benzer ataklar ile belirtiler gösterene kadar ve ilerlemiş seviyelerde tespit edilir genellikle.

      Kolşisin kullanımı başladıktan sonra ataklar daha hafif ve daha seyrek girebilir, ancak hastalık ölene kadar iyileşmez.

      Öncelikle özür dilemekle birlikte, belki kabaca olacak ama bu hastalık öldürmeyip süründüren bir hastalık olarak da tanımlanabilir.

      Yani bundan sonra belli periyotlarda takip gerektirir. İlaç doktorunuzun önerdiği dozda düzenli şekilde kullanılmalıdır.

      Ayrıca yaşam ve beslenme tarzı da önemlidir.

      Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli yürüyüş ve egzersiz, dengeli uyku, dengeli su tüketimi, zarar veren gıdalardan kaçınma gibi faktörlere dikkat edilmesi önemlidir ve bunlar ömür boyu yaşam tarzı haline getirilmelidir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  40. Beyza

    21 Kasım 2016 at 02:05

    Merhabalar behçet hastası olduğumu yeni öğrendim. 1 haftadır kolsin dispert kullanıyorum ve aşırı derece kaşıntım oldu cildim pütür pütür. Bu normal mi doktora gitmem gerek mi.

    • Sağlık Ocağım

      23 Kasım 2016 at 01:41

      Kaşıntınız kolşisinin içeriğinde olan bir maddeye karşı alerji olabilir, bu durumdan doktorunuzun bilgisinin olması uygun olur.

      Sağlık dileğiyle.

  41. Arzu

    5 Aralık 2016 at 09:38

    Merhaba ben senelerdir geçmek bilmeyen baş ağrısı çıkıyorum migren tanısı konuldu dayanamadım sonunda amerikada bulunmuş migren ameliyatı oldum fakat ağrılarım devam ediyor bunun dışında geçmeyen bacak ağrıları m da vardı iki hafta önce gittiğim doktor bana bu ilacı verdi bacaklarında faydası olmadı ama başım hiç ağrımadı diyebilirim çok merak ediyorum başımla nasıl bir alakası olabilir lütfen beni aydınlatıcak bir cv bekliyorum

    • Sağlık Ocağım

      9 Aralık 2016 at 12:19

      Kolşisin ilacı vücuttaki proteinlerin zararlı maddelerinin atılamamasına bağlı farklı vücut bölgelerinde amiloidoz birikiminin neden olduğu enflamasyonlar için kullanılan bir ilaçtır.

      Yıllardır geçmeyen baş ağrınızın nedeni Akdeniz ateşi hastalığı olabilir. Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı tutulumlara, farklı farklı ataklara, yaş ilerledikçe farklı bölgelerde şiddetli ve geçmeyen ağrılara neden olabilen sistemik ve romatolojik bir hastalıktır.

      Sizde, yıllardır daha çok beyinde enflamasyona neden olmuş olabilir ve ataklar halinde bu durum tekrarlıyor olabilir. Doktorunuz bunun yanında geçmeyen ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen bacak ağrılarınızın da olduğunu öğrenince bu ilacı denemek için vermiş olabilir.

      Tekrar aynı doktrunuza gitmenizde ve ilaçtan gördüğünüz faydayı doğru anlatmanızda, şimdiye kadar yaşadığınız diğer şikayetleri not alarak doğru anlatmanızda fayda vardır. Doktorunuz buna göre başka tetkikler isteyebilir ya da romatoloji bölümüne gitmenizi isteyebilir.

      Burada yaşınızın da kaç olduğu önemlidir. Eğer 20-30-35’li yaşlar arasındaysanız, birçok başka ağrılı şikayetleriniz var ise, sık sık hastalanıyorsanız ve doktora gittiğinizde ele gelir bir bulgu bulunamıyor ise, adet günleriniz sıkıntılı geçiyor ise, ağrılarınız başladığında 2-3 gün devam ediyor, sonrasında hiç bir şey yokmuş gibi devam ediyor ise bu durumun hem romatoloji hem de genetik danışmanlık bölümünde araştırılması uygun olur.

      Bacak ağrılarınız olmasa, bazı göz hastalıkları, sinüzit gibi durumların da migren ağrıları ile karıştığı bilinmektedir fakat bacak ağrılarınızın da olması daha çok Akdeniz ateşi hastalığını akla getirmektedir.

      Daha fazla başka ilaçlara, başka tedavilere maruz kamadan bu durumun romatoloji bölümünde ve genetik bölümünde araştırılması için araştırma hastanesine veya üniversite hastanesine gitmeniz belki daha iyi olacaktır. Bunu doktorunuz ile de konuşmanız, değerlendirmeniz faydalı olur, zaten o size yardımcı olacaktır.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  42. cengiz

    5 Aralık 2016 at 11:20

    slm cocuklugumdan beri ağzımda zararsız küçük yaralar cıkar ve gecerdi. 45 yasındayım ve ilk kez 15 gün önce üveite yakalandım ve tedaviye vasladım doktorum behcet dedi ve dermatalaji doktoruna behçet tedavisi reçetesi yazdı. ama bende behçetin diğer bulguları hiç olmadı.ağız yaraları ve ön üveit iltihapı 45 yasımdan sora behçet olabilirmiyim ???

    • Sağlık Ocağım

      9 Aralık 2016 at 11:07

      Behçet hastalığı genellikle 20-30’lu yaşlarda başlar fakat bazı hastalarda ilerleyen yaşlarda bu durum şiddetlenebilir ve daha fazla şikayetler ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilir.

      Çocukluğunuzdan beri ağız içi yaralarının olduğunu söylediğiniz ve şimdide gözünüzde üveit olduğu için doktorunuz Behçet tedavisi yazmıştır.

      Bu tür hastalıklar her hastada aynı şikayetleri göstermeyebilir veya şikayetler farklı yaşlarda ortaya çıkabilir.

      Ağız yaraları ve üveit Behçet hastalığının en önemli bulgularından dır.

      Ağız yaraları B vitamini eksikliğine bağlı da oluşabilir.

      Bu tür hastalıklar genellikle üniversite ya da araştırma hastanelerinde bulunan romatoloji bölümünde araştırılır. Tek bir cildiye doktoruna gitmektense romatoloji bölümüne gitmek daha uygun olur. Behçet hastalığı romatolojik ve sistemik bir hastalıktır.

      Romatoloji bölümünde zaten birçok araştırma yapacakları için diğer olası nedenler için de araştırmalar yapacaklardır.

      Romatoloji bölümünde araştırmalar uzun sürebilir, fakat bu tür geçmeyen ve tekrarlayan sorunlarda bu tür sistemik hastalıkların araştırılması en doğru yoldur.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  43. Ceydagül

    28 Ocak 2017 at 12:19

    Merhabalar ben fmf hastasiyim. Günde3 tane kolsisin kullanıyorum. Tanıdığım bütün fmf hastalari cok zayif bende cok zayiflayacak miyim acaba. Bir türlü kabullenemedim bu hastalığı ilaçlarımı birakmayida düşünüyorum hatta

    • Sağlık Ocağım

      31 Ocak 2017 at 20:21

      FMF (Akdeniz ateşi) hastalarının zayıf olması genellikle böbrek yetmezliği kaynaklı ve bu hastalara birçok yiyecek dokunduğu için her şeyi yiyemedikleri için olabilir fakat zayıf olmayan hastalar da vardır.

      Bu hastalarda sağlıklı besinler ile beslenmek önemlidir. Öğünlerinin düzenli olması önemlidir. Akdeniz ateşi hastalığında dönem dönem gereğinden fazla kilo alma da görülebilir, gereğinden fazla zayıf olma da görülebilir.

      Bu hastalarda kas tutulumu da olduğu için düzenli egzersizler ile kasları kuvvetlendirmek ve kolay erimesini önlemek de faydalı olur.

      Yani Akdeniz ateşi hastalarında düzenli ve sağlıklıklı beslenmek, hazır besinlerden kaçınmak, kalitesiz karbonhidratlar yerine kaliteli karbonhidratlar tüketmek, düzenli uyku, düzenli egzersiz ve düzenli yürüyüş gibi sağlıklı yaşam tarzı önemlidir.

      Doktorunuza danışmadan ilaçlarınızı bırakmamanız ve düzenli doktor kontrolleri de önemlidir.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  44. Ayse

    24 Mart 2017 at 01:46

    Merhaba benim kızım 5 yasinda.2 yasindan beri bogaz enfeksiyonu ile birlikte ateş sürekli tekrar ediyordu.Genel pediatriden ramotolojiye yonlendirdiler.Burada kan degerlerine bakildi ve fmf testi yapildi.kan degerleri normaldi sadece crp si cok az yuksek cikti ve fmf tasiyiciligi var dediler.Kizimda ayni zamanda geniz eti var kbb de takip altinda nazonex sprey kullaniyorum.Doktorumuz fmf ya da pfapa olabilir dedi.Kolşisin tedavisine basladi gunde 1 doz seklinde.Bu surecte hangi hastalik oldugunu anlamak icin nasıl bir takip gerekiyor bilgilendirirseniz sevinirim…

    • Sağlık Ocağım

      28 Mart 2017 at 10:32

      Akdeniz ateşi hastalığında boğaz enfeksiyonu da sık karşılaşılan bir sorundur, ancak geniz etinden dolayı da sık boğaz enfeksiyonu olabilir, kalp deliğine bağlı bu tür sorunlar yaşanabilir, alerjik bir sebebe bağlı olabilir, bademciklerin büyük olmasına bağlı olabilir, burun eğriliğine bağlı olabilir, gastroözofageal reflüye bağlı ve daha başka sebepleri de olabilir.

      PFAPA denilen durum periyodik ateş sendromudur. Periyodik ateş sendromları bir hastalığı değil hastalıkların bulgularını ifade eden bir terimdir. Ateşin belirli aralarla tekrarladığı ve sebebinin bulunamadığı durumlara periyodik ateş sendromları denilir.

      PERİYODİK ATEŞ SENDROMLARI ARASINDA; Akdeniz ateşi hastalığı (FMF), Hiper IgD sendromu (mevelonat kinaz eksikliği), Tümör nekroz faktörü ile ilişkili periyodik sendrom, Ailesel soğuk ürtikeri, Siklik nötropeni, Muckle-Wells sendromu, Periyotik ateş aftöz stomatit, Farenjit, Adenit sendromu gibi sebepler sayılabilir. Benzer ateşli dönemler Behçet hastalığında ve Jüvenil idiyopatik artrit hastalığında da görülebilir. Yani doktorunuz tam tanıyı koymadığı için periyodik ateş sendromu olarak belirtmiş olabilir.

      Kolşisin FMF’den şüphelenilen hastalara ilk baştan deneme amaçlı birkaç ay verilir ve eğer hastanın şikayetlerinde yavaş yavaş gerileme olursa FMF teşhisi doğrulanabilir. Kolşisin doktorun önerdiği dozda düzenli olarak kullanılır. FMF taşıyıcılığının olup olmadığının anlaşılması için genetik testlerin de yapılması gerekir. Bu tür durumlar ile zaten romatoloji alanı ilgilenir.

      Gereken araştırmaları yapacaklardır.

      FMF tanısında çocuğun ateşlendiği ve hastalığının şiddetli olduğu sırada yapılan kan sedimantasyon testi de yardımcıdır (bu test çocuğun hastalığının şiddetli olduğunda devlet hastanelerinde yapılabilir). Fakat sedimantasyon testi enfeksiyonlara bağlı hastalıklarda da yüksek çıkabilir. Bir de genetik testlerin yapılması (çocuğun, annenin, babanın testleri de) faydalı olacaktır.

      Doktor kontrolleri ve doktorunuz asıl nedeni bulana kadar kontrollerinizi ihmal etmemeniz önemlidir.

      Kolaylık ve sağlık dileğiyle.

  45. X

    30 Nisan 2017 at 12:10

    Merhaba ben 10 yaşımdan beri FmF hastasıyım ve kolşisin kullanıyorum…. Eskiden çok sık atak geçirirdim fakat 2 yıldır tek bir atak bile geçirmedim… İlacımı haftada bir ikiye indirdim 2 aydır alkol sigaraya başladım hala en ufak bir atak belirtisi yok …. Bana yanlış tanı mı konuldu boşuna mı apandist ameliyatı oldum… Sadece vücudumda istemsiz titremeler kas ağrıları kilo kaybı yorgunluk var bunlar da aylardır olduğu için alıştım… Kontrole gitmedim2 yıldır ne yapmam gerektiğini bilmiyorum yardımcı olursanız sevinirim…

    • Sağlık Ocağım

      3 Mayıs 2017 at 22:48

      Sigara, alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kesinlikle vazgeçmelisiniz.

      Akdeniz ateşi hastalığı için şimdiye kadar genetik testler yapılmadı ise genetik analiz bölümüne ve romatoloji bölümüne gitmeniz önemlidir.

      AKDENİZ ATEŞİ HASTALIĞINA DEĞİNECEK OLURSAK; bu hastalık öyle her zaman ataklara neden olmayabilir. Ataklar farklı şikayetler ile kendini gösterebilir (örn. birkaç yıl karın ağrıları, birkaç yıl eklem ağrıları, birkaç yıl kaslarda ağrılar, seğirmeler, kasılmalar, spazmlar, iltihabi durumlar, bazen birkaç yıl baş ağrıları, bazen birkaç yıl mide ve bağırsak sorunları, bazen uzun süre hiç bir şikayet olmaksızın, bazen bu şikayetlerden birkaçı bir arada, bazen kansızlık, bazen göğüs ağrıları, bazen pelvik ağrılar, bazen ürolojik problemler, bazen göz problemleri, bazen alerjik sorunlar, bazen cilt sorunları gibi) şekillerde yıllar boyu farklı ataklar ile, zaman zaman farklılık gösteren ataklar ile, bazen benzer ataklar ile seyir gösterebilir.

      Hastalığın seyri, atakları, atak sıklığı, atak çeşitleri, atak süreleri, tedaviye verdiği yanıt, atak araları gibi durumlar her hastada farklılık gösterebilir.

      Sizin aylardır çektiğiniz sıkıntılar da ataklar olabilir, çünkü bu tür sıkıntıları da çektiğini ifade eden hastalar da vardır. Fakat doğru teşhis için romatoloji ve genetik analiz bölümlerinde araştırmaların yapılması önemlidir. Bu hastalarda dönem dönem aşırı zayıflama da görülebilir. Dileriz ki kötü bir şey yoktur ama bu hastalık sessiz seyreden böbrek yetmezliğine de neden olabilir.

      Bu hastalık için hiç yoktan yılda bir olsun tam kan sayımı, idrar tetkiklerinin yapılması gerekir. Bu hastalık romatoloji alanında veya romatolojinin olmadığı yerleşim alanlarında üroloji ve dahiliye alanlarında düzenli takipler önemlidir. Gereken durumlarda bu uzmanlıklar diğer uzmanlıklara sevk ederler.

      AKDENİZ ATEŞİ HASTALIĞI, böbrekleri, akciğerleri, kalbi, damarları, beyni, karaciğeri, mideyi, bağırsakları, idrar yollarını, kasları, eklemleri, deriyi, gözleri, omurgayı gibi birçok organı, sistemi etkileyebilir ve nasıl etkileyeceği, ne zaman hangi yapıyı etkileyeceği, nasıl şikayetlere neden olacağı farklılıklar gösterebilir.

      Takip ve doktorunuzun önerilerini dikkate almak önemlidir, çünkü organ kaybına gidebilir.

      En kısa zamanda diğer doktorlara veya bölümlere gidemeyecekseniz ürolojik değerlendirmeyi yaptırmanız önemlidir.

      Sağlıklı ve iyi yaşam dileğiyle.

  46. XY

    15 Mayıs 2017 at 00:34

    Merhaba,
    Öncelikle tüm yorumlarınızı okudum ve size tebrik etmek istiyorum kimseyi cevapsız bırakmamışsınız.
    Ben günde iki tane Kolsin Draje kullanıyorum. Babamdan gelen bir mutasyonum var. İlacın kullanma talimatını okuduğumda alkolle kullanımı bölümünde özellikle alkolikler üzerinde olumsuz etki yarattığı yazıyor. Kesinlikle alkolik değilim 4,5 ayda bir tüketiyorum. Bunun etkisi hakkında bilgi rica ediyorum. Teşekkürler.

    • Sağlık Ocağım

      18 Mayıs 2017 at 21:17

      Kolşisini Akdeniz ateşi hastalığı için kullanıyorsanız, bu hastalığın zaten kendisi de karaciğer fonksiyonlarını ve enzimlerini etkilemektedir. Bunun yanı sıra kolşisin ilacının da karaciğer enzimlerini olumsuz yönde etkileyen yan etkisi bazı hastalarda görülmektedir. Alkol karaciğer ve karaciğer fonksiyonlarının en önemli düşmanlarındandır. Bu nedenle alkol, sigara ve benzeri zararlı maddelerden uzak durmanızda fayda vardır.

      İlacın prospektüsünde alkol ile birlikte kullanımı durumunda sindirim sistemi üzerindeki yan etkilerde artış olabilir şeklinde belirtilmiştir (sindirim sistemi; karaciğer, safra kesesi, mide, ince bağırsaklar, kalın bağırsaklar, yemek borusu, yutak, ağız, pankreas ve karın boşluğu gibi yapıları ve organları içinde barındıran sistemdir). Ayrıca alkol’ün ürik asit artışına neden olabileceği de belirtilmiştir ki, bu da çok önemli bir yan etkidir (özellikle böbrek sağlığı için). Akdeniz ateşi zaten birçok organı hasarlayabilen bir hastalıktır. Bu nedenle organlarınızı diğer zararlı maddelerden korumanız son derece önemlidir.

      Özellikle alkoliklerde derken (alkoliklerde riskin daha yüksek olduğunu belirtmişlerdir), yani alkolik olmadan alkol alanlarda hiç risk yok anlamına gelmez.

      Hastalığın kendisi zaten başlı başına bir problemdir. Bu nedenle, bu yükün üzerine diğer zararlı beslenme ve yaşam tarzını eklemeye gerek var mı? Akdeniz ateşi hastalığında, Gut hastalığında ve Behçet hastalığında salıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı çok ama çok önemlidir.

      İlaç ile alkolün etkileşimini ayrıca doktorunuz ile de görüşmeniz gerekir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  47. Engin Gümüş

    18 Mayıs 2017 at 01:15

    Selam. Ben gut hastasıyım.Doktorum yapılan kan tahlili sonucunda bana ürikoliz isimli ilacı verdi.Her gün 1 adet hap yutuyordum.20.günün sonunda bende ani gut atağı meydana geldi.Şuanda sağ ayak baş parmağım şişmiş ve ağrılı bir durumda.Ben 37 yaşındayım.5 yıl önce başka bir doktor bana söylemişti gut hastası olduğumu fakat ilaç vermeye gerek duymamıştı.Ürikoliz ilacının prespektüsünde eğer gut atağı oluşursa ilaç kullanımını kesiniz diye yazıyordu.Bende ilaç içmiyorum o yüzden.Ama ayağım morardı ve şişmiş bir şekilde. Ne yapmalıyım?? Gemide çalışıyorum, o yüzden her an hastaneye gitme lüksüm yok.Yardımcı olursanız sevinirim.

    • Sağlık Ocağım

      21 Mayıs 2017 at 04:30

      ÜRIKOLIZ İLAÇ, primer ya da sekonder gut hastalıklarındaki hiperüriseminin tedavisi için, Lösemi, lenfoma veya kan/idrar ürik asit seviyelerinde yükselmeye neden kanser tedavilerinin uygulandığı malign hastalıklar için, kalsiyum oksalat taşı olan hastaların tedavisi için kullanılabilen bir ilaçtır.

      İlacın uyarılar/önlemler kısmında akut gut atağında kullanılmamalıdır yazmaktadır.Bu ilacı size veren doktorunuza veya tanıdığınız eczacınıza bunu telefonla arayarak da danışabilirsiniz.

      En kısa zamanda bulunduğunuz bölgeye yakın bir yerde bir acil servise başvurmanızda ya da doktorunuzu veya eczacınızı telefonla ulaşmanızda fayda vardır.

      Buradan tedaviler hakkında bir yönlendirme yapmak mümkün değildir.

      Yine ilacın uyarılar/önlemler kısmında bu ilacın ilk başlandığı dönemde 1 ay süresince bu ilaca ek olarak antienflamatuar ilaç ve kolşisin önerilmiş ve belli dozlarla başlanıp bu süreçte kandaki ürik asit seviyesi takip edilerek dozlar haftalık olarak arttırılmalıdır gibi önerilerde bulunulmuş. Bu nedenle mümkünse bir süre izine çıkarak düzenli kontroller ile bu ilacı başlamanız gerekebilir. Ayrıca beslenme açısından belli bir diyet verilmesi de gerekebilir.

      Doktorunuzla görüşmeyi ihmal etmemelisiniz.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  48. Seval

    2 Haziran 2017 at 10:18

    İyi günler.8 yaşında kızım karın ağrısı ve bacak ağrısı şikayetiyle ve sürekli idrar yolu enfeksiyonu ve idrarda kan görülmesi sonucu biz nefroloj bölümüne başvurduk. Fmf tahlili yapıldı. E148Q gen değişimi saptanmıştır yazıyor tahlilinde. Korsisin kullanacağımız söylendi. Son olarak idrar ve bir tahlil daha yapılacağını söylendi. Kizimda ömür boyu sürer mı bu rahatsızlık.

    • Sağlık Ocağım

      6 Haziran 2017 at 00:40

      Akdeniz ateşi hastalığı kalıtsal bir hastalıktır. Hastalığa özgün bir tedavisi yoktur. Kolşisin hastalığın atak sıklığının ve şiddetinin azalması ve amiloidoz birikimin önlenmesi için kullanılır ama hastalığı tedavi etmez. E148Q FMF hastalığının genetik testlerinde taranan mutasyonlar arasında vardır, ancak bu hastalık için taranan birçok gen mutasyonu vardır.

      Bu hastalık romatoloji bölümünde araştırılır ve takip edilir. Hastalık zaman zaman alevlenmeler ve zaman zaman sakinleşmeler şeklinde devam edebilir veya bu şekilde veya atakların şekli değişerek, farklı şikayetler gündeme gelerek, bazen her hangi bir şikayet olmaksızın, bazen ataklar sıklaşarak, bazen eklem ağrıları, bazen kas ağrıları, bazen cilt sorunları, bazen sindirim sistemi sorunları, bazen ürolojik sorunlar, bazen baş ağrıları, bazen göz sorunları, bazen alerjik sorunlar gibi devamlılık göstererek ya da ara ara üç beş yıl hiç atak olmadan da geçebilir. Fakat hastalık hiç bir zaman tamamen kaybolmaz.

      Bu hastalıkta beslenme ve yaşam tarzı oldukça önemlidir. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı yaşam boyu sürdürülmelidir. Zararlı tüm yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır. Düzenli yürüyüş yapmak ve düzenli egzersizler yaşam tarzı olmalıdır. Üşütmekten korunmak önemlidir. Karın bölgesini sıkan giysilerden kaçınılmalıdır. Sağlıklı ev yemekleri, sağlıklı öğünler, düzenli öğünler önemlidir. Bu hastaların oruç gibi uzun açlığa ve susuzluğa maruz kalmaktan kaçınmaları böbreklerin ve sindirim sisteminin bozulmasını önlemek için faydalıdır. Düzenli doktor kontrolleri önemlidir. Bu hastaların kişinin ihtiyacı doğrultusunda yeterli ve oda sıcaklığında su tüketimine özen göstermeleri hem idrar yollarının sağlığı hem de böbreklerin korunması için önemlidir. Bu hastaların soğuk yiyip içmekten kaçınmaları önemlidir.

      Doktorunuzdan da beslenme ve yaşam tarzı hakkında daha detaylı bilgi almanız faydalı olacaktır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git