Ağrılar ve Tedavileri

Akdeniz Ateşi Hastaları Ataklarda Ne Yapabilir?

Ailevi akdeniz ateşi hastalığında nöbetlerAilevi akdeniz ateşinde ağrılar tedaviden önce çok ağır geçtiği için yapılabilecek çok fazla bir şey yoktur. Bu hastalığın ağrılarını acilde yapılan müdahaleler bile fazla yararlı olmamaktadır. Bu sebepten dolayı ağrı kesiciler ve antibiyotikler daha çok zarar verebilir. Hastalar bunu bilmeli ve gerekli bölümlere gitmeli ve gerekli tahlilleri yaptırmaları gerekmektedir

Ailevi akdeniz ateşi hastalığında nöbetler

Ailevi Akdeniz ateşinde ağrılar tedaviden önce çok ağır geçtiği için yapılabilecek çok fazla bir şey yoktur. Bu hastalığın ağrılarını acilde yapılan müdahaleler bile fazla yararlı olmamaktadır. Bu sebepten dolayı ağrı kesiciler ve antibiyotikler daha çok zarar verebilir. Hastalar bunu bilmeli ve gerekli bölümlere gitmeli ve gerekli tahlilleri yaptırmaları gerekmektedir. Çeşitli hastalıklarla karıştırıldığından genel olarak böbrek taşı, apandisit, idrar yolu iltihaplanması, miyom, kist, reflü, mide ülseri, gibi bir takım hastalık tanısı konulabilir ve yanlış ilaçlar, antibiyotikler bunlar zamanla hastayı daha çok hasta etmektedir. Bu yüzden hastaların daha iyi sonuç alabileceği bölümlere gitmelerinde yarar vardır.

Akdeniz ateşi hastalığında ataklar

Akdeniz ateşi hastalığında ataklar

Ağrı girdiğinde evde yapabilecekleriniz

Karınlarını susam yağıyla masaj yapabilirler, ılık sıcak su torbası koyabilirler, sakinleştirici bir fincan ada çayı ve kimyon çayı içebilirler, dinlenebilirler, bol ılık su içebilirler, ayaklarını ılık tuzlu suda 20 dk kadar tutabilirler. Tedaviye başlayan hastalar ilacını düzenli kullandığında zaten ağrılar eskisi kadar sık ve çok zor geçmeyebilir. Yinede ataklar girdiğinde bu işlemler yapıldığında fayda sağlar. Kolşisin tedavisi başladıktan sonra ataklar çok ağır geçmediği için ağrılar hissedilmeye başlandığında uyuyup dinlenmek ağrıların ilerlemesini önleyebilir.

Tedaviden sonra hastalığın oluşabilecek komplikasyonlarından korunmak için düzenli egzersiz veya yürüyüşün önemli bir yeri vardır. Düzenli olarak yapılan en azından haftada üç gün, aerobik egzersizin ve en azından iki gün yarım saatlik yürüyüşün eklem ağrılarını, karın ağrılarını, böbrekte oluşabilecek taş, kum gibi rahatsızlıkları, göğüste oluşan batma, yanma ve ağrıların azalmasında çok fayda sağladığı deneyen hastalar tarafından bildirilmektedir. Bu nedenle ataklar döneminde değil atakların olmadığı dönemlerde mutlaka sportif yaşam, hastaların yaşam tarzı olmalıdır.

Egzersizlerin yanı sıra düzenli uyku, düzenli beslenmek, ev yemeklerini tercih etmek, dışarıdan yemek yememeye çalışmak, soğuk yememek, soğuğa maruz kalmamak, suyu yeterli en az 8 bardak ve ılık içmek, gazlı içecekleri tamamen bırakmak, sigara, alkol kullanımı var ise bırakmak gibi önlemler gereklidir.

Ailevi Akdeniz ateşi hastalığı ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Akdeniz ateşi hastalığı nedir
  2. Akdeniz ateşi hastalığı belirtileri
  3. Akdeniz ateşi hastalığı genetik mi
  4. Akdeniz ateşi hastalığında beslenme
  5. Akdeniz ateşi hastalığı ve hamilelik
  6. Çocuklarda Akdeniz ateşi hastalığı

65 Yorum

  1. Adsız

    22 Temmuz 2015 at 16:25

    Fmf ataklarında ayakları tuzlu suda bekletmek faydalı oluyor mu, yapıp fayda gören varmı

    • Adsız

      23 Temmuz 2015 at 20:54

      FMF (Akdeniz ateşi hastalığı) ataklarının sıklığı değişkendir. Hastalar atakları neyin tetiklediğini tarif etmekte güçlük çekerler. Ataklar sırasında gaz probleminin neden olduğu karın ağrılarında ayakları ılık tuzlu suda bekletmek gazın azaltılmasın belkide az da olsa etkili olur. Ayrıca ayaklarda ödem ve ateş var ise bu yöntem bunlarda da fayda sağlayabilir. Ancak Ilık tuzlu suda ayakları bekletmek atakları gidermez. Ilık tuzlu su dinlendirici etkisi nedeni ile de fayda sağlayabilir. Bunu yapmanın hiç bir zararı yoktur. Deneyip fayda gören hasta, bu işlemi uygulayabilir. Ataklar sırasında bol ılık su içmek, istirahat etmek, gaz yapan yiyeceklerden uzak durmak, yapma gücü var ise normal tempoda yürüyüş yapmak faydalı olur.

  2. Kubra

    5 Ağustos 2016 at 00:12

    Kızım Fmf taşıyısı yazın daha çok atakları oluyor sıcakların bir etkisi varmı? Birde ateşi için ateş düşürücü sürup tavsiye etti doktoru sitede ise verilmemesi daha uygundur diyor ateşi için ne yapmam gerek. Bu arada doktoru ilaca başlamak istemedi yaşından dolayı…

    • Sağlık Ocağım

      5 Ağustos 2016 at 14:01

      – Akdeniz ateşi hastalığında genetik taşıyıcı olmak mutlaka hastası olacak anlamına gelmez fakat taşıyıcıların büyük bir bölümünde hastalık başlar ya da hastalığın bazı şikayetleri görülebilir.

      – Ateş düşürücü ve ağrı kesici ilaçlar yetişkin hastalarda genellikle çok fazla faydalı olmaz ancak çocuklarda yüksek ateş havale geçirmeye, kalp sorunlarının gelişmesine yol açabileceği için çocuk doktorunun önerdiği şurup tarzı ilaçların kullanılması faydalı olur.

      – Ağrı kesici ilaçlar her ne kadar ağrıyı kesmese de ateşin düşmesinde etkilidir. Yüksek ateş çocuklarda sık sık olduğunda tedavisiz kalır ise diğer problemlere yol açar.

      – Çocuk her ateşlendiğinde doktor muayenesi gerektirebilir, bu yüzden doktorunuzun önerisi faydalı olabilir.

      – Kolşisin çocuklarda da doz ayarlaması yapılarak kullanılabilen bir ilaçtır.

      – Şimdiye kadar romatoloji bölümünde bu durum araştırılmadı ise romatolojik araştırma gerekebilir, çünkü FMF hastalığına benzeyen başka sistemik hastalıklar da vardır.

      – Bu hastalığın ataklarında mevsimsel tetiklenme olduğuna dair kesin bir veri yoktur fakat üşütme bu hastalığın ataklarını ciddi derecede tetikleyebilir.

      – Yaz aylarında çocuk çok terleyip sonra da terli olarak vücudu soğuyor ise bu durum atakları tetikleyebilir.

      – FMF hastalarında alerjik durumlar da çok sık görülür, örneğin polen alerjisi gibi bir durum yaz aylarında cilt sorunlarını ve solunum sorunlarını arttırabilir.

      – Bu durum her hastaya göre değişebilir, çünkü FMF hastalığı ve bu hastalığın atakları, atak sıklığı, ataklarda yaşadığı rahatsızlıklar her hastada farklılık gösterebileceği gibi aynı hastada bile her atakta farklı şikayetler görülebilir.

      Bunları romatoloji doktorunuz ile değerlendirmenizde fayda var.

      Yüksek ateş durumunda evde yapılabilecekler hakkında daha fazla bilgiyi altta verilen linkten ulaşabilirsiniz.

      http://www.saglikocagim.net/yuksek-ates-durumunda-ilk-yardim-nasil-yapilir/

      Sağlıklı yaşam sizinle olsun.

  3. Gamze

    13 Ağustos 2016 at 11:54

    Ben 2 yıldır fmf hastasıyım ama daha çok göğüs ağrısından şikayetçiyim ağrıyı hafifletmek için ne yapmam gerek

    • Sağlık Ocağım

      15 Ağustos 2016 at 13:56

      FMF hastalığı her hastada veya her atakta veya dönem dönem aynı hastada bile farklı şikayetler gösteren bir hastalıktır.

      FMF hastalarında göğüs ağrısı genellikle kalp kasının enflamasyonu, iltihabı nedeni ile meydana gelir.

      Bazen gastroözofageal reflü nedeni ile de göğüs ağrıları olabilir.

      Bu ağrılar şiddetli olduğunda öncelikle ilgili bölüme gitmek ve muayene olmak gerekir, çünkü iltihabi bir durum olabilir.

      Göğüs ağrıları kaslar ile ilgili oluyor ise kardiyo egzersizleri fakat düzenli olarak ve fazla yorulmadan yapılan kardiyo egzersizleri oldukça faydalıdır ama öncelikle bunun kaslar ile ilgili olup olmadığını anlamak için kardiyolojik veya göğüs hastalıkları uzmanlığında değerlendirme gerekir.

      Gastroözofageal reflüye bağlı göğüs ağrıları oluyor ise beslenmeye dikkat etmek gerekir, yani reflüye neden olan beslenme tarzından ve yaşam tarzından kaçınmak gerekir.

      Fmf hastalığında sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam tarzı, düzenli egzersiz veya yürüyüş, gün boyu yeterli su tüketimi, soğuk ve zararlı besinlerden kaçınma, düzenli uyku saatleri gibi öneriler oldukça faydalıdır, ayrıca göğüs bölgesini, karın bölgesini, ayakları üşütmemek de önemlidir.

      Ciddi şikayetlerde ve günlerce geçmeyen ağrılarda ağrının bölümü ile ilgili bir uzmana gitmek gerekir, çünkü Akdeniz ateşi hastalığı hadi ilacı kullandım her şey tamam denilebilecek bir hastalık değildir maalesef.

      Belli aralıklarla düzenli takip veya ağrının geçmediği alanlar ile ilgili tedavi oldukça önemlidir bu hastalıkta.

      Sağlıklı yaşam ve kolaylık dileğiyle.

    • ERHAN

      1 Mart 2017 at 11:52

      aynı şikayet bendede var..ğöğüs ağrısını yoğun yaşıyorum…aç kalma soğuk yeme..vucudunu sıcak tut ve mümkün olduğunca dinlen iyi gelicektir inşallah

  4. CEYDA

    19 Ağustos 2016 at 11:22

    merhabalar kızım 4 yaşında yaklaşık 5 aydır ara ara karın ağrısı ve ateşimiz yükseliyordu bağırsak enfeksiyonu,idrar yolu enfeksiyonu gibi çeşitli teşhisler koydular fakat iyileşme olmadı en son doktorumuz akdeniz ateşinden şüphelendi ve bizi üniversite hastanesi genetik bölümüne yönlendirdi bugun sonuçlarımız çıktı vesonuç su sekilde “MEFV (FMF) geninin 2.,3.,5. ve 10.ekzonları pyrosequencing yöntemi ile 22 mutasyon açısından araştırılmış ilgili ekzonlarda heterozigot M694V ve heterozigot R761H mutasyonları saptanmıştır”yazıyor.Bu durumda ilaç tedavisine başlamamız gerekiyormu yoksa sadece taşıyıcımı oluyor ailemizde kimsede yok ilk defa ismini duyduk bu hastalığın lütfen bu konuda yardımlarınızı rica ederiz.

    • Sağlık Ocağım

      21 Ağustos 2016 at 14:09

      Genetik testler genetik uzmanlığında değerlendirildiğinde bile FMF hastalığı için kesin hastalık varlığı hakkında bilgi verilemeyebilir, çünkü Akdeniz ateşi hastalığı için tek bir gen sorumlu tutulmamaktadır. Akdeniz ateşi hastalığından sorumlu daha fazla gen saptandığı bilinmektedir.

      Bu test sonucu ile tekrar genetik analiz uzmanlığına gidilir ve burada bu test sonucu incelendikten sonra hastalık ile ilişkili bölüme gönderirler, Akdeniz ateşi hastalığı için ilgili bölüm iç hastalıkları ve/veya romatoloji bölümüdür ve bu bölümlerde gerekli testler, tetkikler yapılır, hastalığa uygun veya hastalıktan şüphelendiren sonuçlar çıkar ise kolşisin tedavisine başlanır, belli bir süre kolşisin tedavisinden sonra kolşisin tedavisinin etkili olup olmamasına göre hastalık teşhis edilir.

      MEFV gen mutasyon analizinde FMF hastalığı için E148Q, P369S, F479L, M680I (G/C), M680I (G/A), I692del, M694I, K695R, V726A, A774S, R761H gibi mutasyonlar taranmaktadır.

      Akdeniz ateşi hastalığı için şimdiye kadar yapılan çalışmalara göre en fazla uyumlu gen mutasyonu M694V mutasyonudur fakat bu durum anne tarafından veya baba tarafından gen alımına göre de değişebilir.

      Yani bu durumun genetik uzmanlık eğitimi almış ve bu konuda deneyim sahibi olmuş uzmanlar tarafından değerlendirilmesi uygun olur.

      Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarda Akdeniz ateşi hastalığından başka gen mutasyonlarının da sorumlu tutulduğu hakkında veriler vardır.

      Sizinde bilmediğiniz daha önceki kuşaklardan bu gen çocuğunuza gelmiş olabilir.

      Ayrıca Türkiye’de yakın akrabalarda veya yakın akrabaların çocuklarında bu hastalık olmasına rağmen insanlar bu hastalığın ciddiyetinin farkında olmadığı için ya kimseye hastalıktan bahsetmemektedir ya da genetik olma özelliği olduğu için saklamaya çalışmaktadır. Buna bağlı olarak da akrabalarınızda bu hastalığın olup olmadığını fark bile edemeyebilirsiniz.

      Doktor kontrollerinizi ihmal etmemeniz önemlidir. Gerekir ise ilacın başlanmasına doktorunuz karar verebilir.

      Sağlıklı yaşam sizinle olsun.

  5. CEYDA

    2 Eylül 2016 at 14:42

    Öncelikle soruma cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim.Bizi doktorumuz tıp fakultesi nefroloji bölüne yönlendirdi.Nefroloji bölümündeki dr ilaca başlatmadı şuanda normalde taşıyıcı gözüküyor ama belirtiler hasta dedi.Değerlerine bakmamız gerekiyor dedi.Karnı ağrırken ve ateşi varken kan aldılar değerleri yüksek çıktı.Birde hasta değilken kan aldılar idrar kültürümüz çıkmadı daha ama kan değerleri normal çıktı idrarda kalsiyum düşük ve kreatinin değeri yüksek çıktı.Pazartesi öğleden sonra sonuç göstereceğiz.Fakat bugun kızımın karnı değil başı çok ağrıyor ve ateşi çıkıyor budamı atak oluyor yada başka bi hastalıkmı? Yukarıdaki bahsettiğim durumlardan ilaca başlarmıyız yada başka bölümlere mi sevkedicekler.Doktorlar net cevap vermedikleri için size yazma gereği duydum teşekkür ederim.

    • Sağlık Ocağım

      3 Eylül 2016 at 15:26

      Akdeniz ateşi hastalığı birçok sistemi ve birçok organı etkileyebilir ve etkilenen bölgeler hastadan hastaya, aynı hastanın ataklarında bile değişiklik gösterebilir.

      Evet (baş ağrısı FMF hastalarında çok sık rastlanan ve bazı hastalarda çocukluktan erişkinliğe kadar belli periyotlarda tekrarlayan bir şikayettir).

      FMF hastalığı teşhisinde romatoloji bölümü farklı farklı bölümlere yönlendirebilir ve bu hastalığı ilgilendiren sorunlar araştırılır.

      Kan testlerinin ataklar sırasında yapılması doğru bir teşhis izleme yoludur, çünkü FMF hastalarında ataklar varken bazı kan ve idrar testleri (sedimantasyon, RBC, CRP gibi kan değerleri; kreatinin, ürik asit gibi idrar değerleri) yükselebilir iken, ataklardan sonra bu testler kısmen veya tamamen normal çıkabilir.

      Aslında bu durumu şu şekilde özetlemek gerekirse; Akdeniz ateşi hastalarında proteinlerdeki zararlı maddeleri atması gereken gen yeterli oranda çalışmamaktadır ve buna bağlı olarak proteinlerdeki bu zararlı maddeler vücudun herhangi bir yerinde birikerek enflamasyona (yani iltihabi durumlara) sebep olur, böylece biriken bu zararlı maddeler biriktiği bölgede iltihabi duruma bağlı şiddetli ağrılara yol açar ve bu maddeler vücudun birçok bölgesini birden veya ayrı ayrı etkileyebilir.

      Akdeniz ateşi hastalığı hakkında daha fazla bilgiyi buradan verilen linklerden ulaşabilirsiniz.

      1- http://www.saglikocagim.net/ailevi-akdeniz-atesi-fmf-hastaligi-belirtileri/

      2- http://www.saglikocagim.net/ailevi-akdeniz-atesi-fmf-hastaligi-nedir/

      3- http://www.saglikocagim.net/akdeniz-atesi-hastaliginda-beslenme/

      4- http://www.saglikocagim.net/ailevi-akdeniz-atesi-hastaligi-kolsisin-kullanimi/

      Sağlıklı ve iyi yaşam sizinle olsun.

  6. Banu ILMAZ

    15 Kasım 2016 at 19:07

    Sağlık dolu günler diliyorum 19 yaında oğlum, 18 yasında kızım yıllardır FMF ile mücadele ediyor fakat son zamanlarda atsklarımız dahada çoğaldı ve 48 saati geçmesine rağmen atalarımız engellenip kontrol altına alınamıyor kalp ve çoklu organ yetmezliği korkusu yaşıyoruz anne olarak elimden hiç birşey gelmiyor yavrularının ağrısını geçirebilmek için ne yapmam gerekiyor ? 🙁

    • Sağlık Ocağım

      19 Kasım 2016 at 13:52

      Atakların sıklığı artmış ise romatoloji doktoru kontrolü önemlidir, çünkü ilacın dozunun düzenlenmesi, ataklara yönelik takip ve tedaviler gerekebilir.

      Beslenme ve yaşam tarzı atakların şiddetlenmesinde etkili olabilir, çünkü FMF hastalığında beslenme tarzı, yaşam tarzı, uyku düzeni son derece önemlidir.

      FMF hastaları bazı besinlerden (ör, gazlı içeceklerden, hazır gıdalardan, soğuk yiyecek ve içeceklerden, salamura ve mayalı gıdalardan, sigara-alkol ve benzeri maddelerden, yağlı besinlerden, bisküvi-çikolata tarzı gıdalardan, pastahane ürünlerinden) mümkün olduğunca kaçınmalıdırlar.

      Akdeniz ateşi hastalarının kolşisin ilacını doktorlarının önerdiği dozda düzenli olarak kullanmaları önemlidir.

      FMF hastalığında düzenli yürüyüş, düzenli kardiyo egzersizleri yaşam tarzı haline getirildiğinde yararlı olur.

      FMF hastalığında yeterli oda sıcaklığında su tüketimi de önemlidir.

      FMF hastalığında karın ve ayakları sıcak tutmak faydalıdır.

      FMF hastalığında düzenli ve dengeli uyku önemlidir.

      FMF hastalığında düzenli öğünler, sağlıklı ev yemekleri önemlidir.

      Yani bu hastalıkta, hastalar yaşam boyu sağlıklı besinler ile düzenli ve dengeli beslenmeli, düzenli uyku ve uyanma saatleri olmalı, düzenli olarak (haftada 3-4-5 gün gibi) yürüyüş-egzersiz yapmalı, vücudunu her zaman soğuktan korumalı, öğünleri her zaman düzenli olmalı, ilaç düzenli kullanılmalı, doktor takipleri düzenli olmalı gibi sağlıklı yaşam ve beslenme tarzı dikkat edilmelidir.

      Sağlıklı yaşam sizinle olsun.

  7. rabia

    23 Kasım 2016 at 20:56

    Kızımda iki yıldır bacak ağrısı var. Dizlerde ve ayak bileklerinden. Önceleri gece ağrırken gün içindede ağrı oluşmaya başladı.hatta yürümesini bile etkiledi. Kızarıklık,şişlik yok. Hemen hemen her gün olmaya başladı. Şikayetleri arttı. Bu dönemler içerisinde yapılan tahlillerde sedim ve crp hep normal çıktı. Aynı zamanda Çölyak hastası. Geçici karın ağrılarıda oluyor. Uzun ve şiddetli olmuyor. En son cerrahpaşaya çocuk romatolojiye götürdük. Eldeki tahlillere ve anlattıklarıma göre profesör bir şeyi olmadığını söyledi.ama ben akdeniz ateşini araştırdıkça şüphelenmeye başladım. çünkü bacak ağrıları hep oluyor. hafif karın ağrılarıda var. görüşmediğim doktor kalmadı. en iyi çocuk romatoloğuna bile götürdüm.ne yapmalıyım sizce

    • Sağlık Ocağım

      25 Kasım 2016 at 23:45

      Çölyak hastalığı, ince bağırsağa zarar veren yiyecekler yenildikten sonra meydana gelen emilim bozukluğu yapan bir sindirim sistemi hastalığıdır.

      Çölyak hastalığı olanlarda buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan ve gluten adı verilen protein kişileri hasta eder.

      Çölyak hastalığı her hastada aynı belirtileri göstermez. Belirtiler bazı hastalarda çocukluk çağında, bazı hastalarda da yetişkinlik çağında ortaya çıkar.

      Çölyak hastalığının en sık görülen belirtileri arasında kronik ishal, kilo kaybı, açık renkli ve kötü kokulu dışkı, nedeni bulunamayan ve tedavi görülmesine rağmen tekrarlayan kansızlık, gaz, tekrarlayan karın ağrısı, kemik ağrısı, kas krampları, davranış değişikliği, boy kısalığı, gelişme geriliği, adet düzensizliği, ağız içinde soluk yaralar, diş çürükleri, yetişkinlerde osteoporoz (kemik erimesi), kadınlarda tekrarlayan düşükler gibi belirtiler vardır, ancak hastalık her hastada farklı şikayetlere neden olabilir.

      Çölyak hastalığında görülen belirtilere benzer belirtiler Akdeniz ateşi hastalığında da görülebilir.

      Üniversite hastanesi gibi bir hastanede genetik analiz uzmanlığında genetik testlerin yapılması uygun olur. Akdeniz ateşi hastalığı genetik bir hastalıktır ve hasta bu geni 3-4’üncü kuşaklardan bile alabilir.

      Bir de kızınızın ataklarının olduğu sırada sedimantasyon testi gibi testlerin yüksek çıkması tanıda yardımcıdır. Yani ataklar sırasında kızınızı hastaneye götürmeli ve sedimantasyon testini istemelisiniz.

      Akdeniz ateşi ataklarının genelinde ateşlenme de ağrılara eşlik eder ve bu da ayırıcı tanıda yardımcıdır.

      En iyi yol genetik testlerin yapılmasıdır. Sizi takip eden doktorunuzdan size genetik analiz bölümüne göndermesini isteyebilirsiniz.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  8. semra

    29 Kasım 2016 at 08:05

    merhaba
    bundan üç sene önce fmf teşhisi koyuldu,kolsişin kullanmaya başladım günde 3 kere ama yan etki yaptı.
    başka bir dr gittim bana fmf olmayabileceğimi ilacı kesmemi söyledi bende ilacı bıraktım son bir yıldır her regli dönemimde çok sancılı geçiyor, ağrı kesici iğne vurulsam bile geçmiyor,2-3 gün boyunca o ağrıyı çekmeden düzelmiyorum. ama hep regl dönemim de oluyor,o yüzden her doktor farklı bir şey söylüyor, şuan fmf hastasımıyım değilmiyim , yoksa taşıyıcımı oluyorum onuda bilmiyorum , doktor doktor gezmekten de inanın çok yoruldum ne yapmam lazım.

    • Sağlık Ocağım

      2 Aralık 2016 at 11:56

      FMF hastalarında adet dönemleri oldukça zor geçmektedir genellikle, fakat bu hastalarda adet dönemleri dışında da aniden karın ve kasık ağrıları başlayabilir ve ilk 8-9 saat şiddetli sonrasında da 2-3 gün devam edebilir. FMF hastalarında bu ağrılı dönemlerde karında ciddi şişkinlik de olabilir. Ayrıca bu hastalarda eklem ağrıları, göğüs ağrıları, mide ve bağırsak sorunları, baş ağrıları, uykusuzluk, ateşlenme ve/veya titreme gibi şikayetlerde bu ağrılara eşlik edebilir.

      Her hastada ataklar aynı olmayabilir ya da her atakta aynı ağrılar olmayabilir.

      Sizin anlattığınız durum endometriyozis olarak bilinen ve adet kanaması sırasında dökülmesi gereken endometriyumun kalan parçalarının pelvik bölgede başka bir yere yerleşip adet kanaması ile birlikte kanayarak o bölgede enflamasyon oluşturmasından da kaynaklanabilir ve bu durum bir kez başladıktan sonra yıllarca bu şekilde devam edebilir.

      Endometriyozis hakkında daha fazla bilgiyi altta verilen linkten ulaşabilirsiniz

      http://www.saglikocagim.net/cikolata-kisti-nedir/

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  9. Elif

    1 Aralık 2016 at 03:17

    Merhabalar tüm yorumları okudum.herkese en incelikle cevabı vermeniz çok hoş ayriyeten tesekkürler.. Ben kendim yurt dışında yaşıyorum 27 yaşındayım 23 yıl boyunca hep hastanelerde geçti ömrüm her atack geçirdiğimde hastanedeydim yurtdışında bu hastalığı bilmiyorlar 23 yaşında evlendiğimde eşimdede aynı hastalık var.öylelikle gen testi yaptırarak çıktı bendede. Benim sorum şu atack geçirenlere en iyi serum geliyor türkiye’de bana vermişlerdi fakat.almanyada.bilmiyorlar ne ilaçlar verilebilir hastaya.. veya türkiye’den temin edebileceğim ağrı kesici.. benim birde doğumdan sonra topuklarım çok ağrıyor burda doktora gittim emzirdiginden dolayı oluyordu dedi ne alaka acaba fmf le alakalı olabilirmi yorulunca çok ayakta durunca sızlıyor ve basamıyorum

    • Sağlık Ocağım

      4 Aralık 2016 at 22:22

      Akdeniz ateşi hastalığına bağlı tendonlarda enflamasyon olabilir. Diz arkasından topuğa kadar inen aşil tendon enflamasyonu (iltihabı) oluşabilir ve bu durum uzun süren topuk ağrılarına neden olabilir.

      Akdeniz ateşi hastalığına bağlı kas ağrıları, sızlamalar oluşabilir. Akdeniz ateşi hastalığı kas tutulumu da yapar.

      Aşil tendon egzersizleri düzenli olarak yapıldığında belli bir süre sonra bu ağrılar kasların güçlenmesine bağlı olarak azabilir fakat bu egzersizler haftada 3-4 gün yapılmalıdır ve bu egzersizler yaşam tarzı haline getirilebilir.

      Yine bu ağrı için bir fizik tedavi doktoruna gitmeniz faydalı olur. Tendon enflamasyonu var ise antienflamatuar ilaçlar verebilir doktorunuz.

      Egzersizler ile kasların güçlendirilmesi bu durumda oldukça faydalıdır.

      Yani topuktaki ağrılar FMF hastalığına bağlı olabilir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  10. Elmas

    2 Aralık 2016 at 00:49

    Merhaba , suan 20 yasindayim yaklasik 15 senedir bende FMS hastasiyim kolhisin kullaniyorum karin agri sikayetinden tehsiş konuldu ilaclari kulandimdan beri hic bi agrim olmadi son 5 aya kadar , gögüs bölgesinde nefes alip verdikce sidetli 2-3 güne kadar uzayan her bi harekete aya kalkamayacak kadar kötü oluyorum yurtdisinda kaliyorum herseyi yaptim burda bu hastalikdan cok olmadi icin fazla bilgi alamiyorum .. zatürre dediler antibiotik verdiler kan tahlili yaptilar resim cektiler ama bisey bulamadilar ve artik bu arilar gitikce siklasmaya basladi neyapcami bilemiyorum .. sizin bana bir tavsiyeniz varmi neyapabilirim bu agrilari evde kendin nasil hafiflestire bilirim ?

    • Sağlık Ocağım

      5 Aralık 2016 at 14:03

      FMF hastalığında ağrılar, ataklar her hastada ve her ataklarda aynı olmayabilir.

      Aylarca karın ağrıları, aylarca eklem ağrıları, aylarca göğüs bölgesi ağrıları, aylarca baş ağrıları, aylarca kas ağrıları, aylarca mide ağrıları, aylarca boğaz ağrıları gibi veya daha uzun veya belli aralıklar ile değişen (yani karmakarışık şikayetlerin bir arada görüldüğü veya her şikayetin belli bir dönem tek başına veya 1-2 şikayetin bir arada görüldüğü) garip, anlaşılmaz, sadece bunu hastaların daha iyi anladığı bir hastalıktır veya hastanelere abone olmaktır.

      Göğüs ağrıları ya da krampları genellikle kalp kası, göğüs kası enflamasyonuna (yangısına) bağlı olabilir.

      Bu durum için fizik tedavi doktoruna gitmek daha uygun olur.

      Bazı hastalar, bu göğüs ağrılarının akut dönemlerinde doktorun verdiği tedaviler geçtikten sonra yapılan kardiyo egzersizlerinin oldukça etkili ve faydalı olduğunu bildirmişlerdir (zaten bu hastalıkta akut dönemler için tedavi gerekirken, kronik dönemlerde hastanın kendine iyi gelen yöntemleri bulması ile yaşam biraz daha rahatlatılır), çünkü her hastanın yaşadığı sıkıntıyı ancak hasta kendisi daha iyi kontrol altına alır.

      Yaşam boyu yapılacak haftada 3-4 günlük kardiyo egzersizleri bu tür kas tutulumlarında oldukça fayda sağlayabilir, ancak egzersize başlamadan önce daima bilinçli ve aşamalı başlanmalı, aşamalı olarak da arttırılmalıdır ve aşırı abartılmamalıdır. Ancak bu tür egzersizlere başlamadan önce kardiyolojik muayeneden geçip kalp ile ilgili bir şey olup olmadığı da öğrenilmelidir.

      Yani bu ağrılar için kardiyoloji doktoruna gitmeniz ve gereken tetkiklerin yapılması önemlidir.

      Sonrasında fizik tedavi doktoruna gitmek ve endokardit gibi bir iltihabi durumun olup olmadığını da bilmek gerekir veya başka bir kas problemi.

      Kas kaynaklı ağrılar için fizik tedavi bölümüne gidilir. Kardiyo egzersizlerini nasıl başlayacağınız hakkında da fizik tedavi doktorundan bilgi almanız uygun olur.

      Bu hastalıkta düzenli ve dengeli, sağlıklı besinler ile beslenme, düzenli egzersiz ve yürüyüş, sağlıksız gıdalardan uzak durma, üşütmekten korunma, ayakları ve karın bölgesini sıcak tutma, öğünlerin düzenli olması, düzenli uyku, stresten kaçınma gibi durumlar yaşam boyu dikkat edilmelidir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  11. Zeynep

    4 Aralık 2016 at 21:15

    Merhaba 4yaşında kızım var 2yıldır sürekli ayak kaslarından şikayetciyiz ayaklarında tutulma oluyor ve yürüyemiyor süreside 72saat sürüyor ayak tutulması anında yapmam gereken nedir bilgilendirirseniz çok sevinirim şimdiden teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      8 Aralık 2016 at 16:35

      Bu durumun öncelikle nedeninin bulunması önemlidir. Akdeniz ateşi hastalığında bahsettiğiniz sürede kas tutulumları olabilir, fakat bu durum için romatoloji bölümünde bu durumun araştırılması gerekir.

      Romatoloji doktoruna gitmeniz önemlidir, orada size yardımcı olacaklardır. Bulunduğunuz yerleşim alanında romatoloji yok ise öncelikle fizik tedavi doktoruna gitmek de faydalı olacaktır.

      Şikayetlerinizi doğru anlatmanızda fayda vardır.

      Çocuğun atakları sırasında hastaneye götürüp sedimantasyon kan testinin yapılmasını istemeniz tanı da yardımcı olabilir, çünkü Akdeniz ateşi hastalığının atakları sırasında sedimantasyon testi bir miktar yüksek çıkabilir.

      Sağlıklı ve iyi yaşam sizinle olsun.

  12. Melek

    27 Aralık 2016 at 01:36

    Mrhba bnm FMF hastlgim var ben uzun sure 9.10 ayakta çalışmak zorunda kalıyorum ve FMF olduğundan heryerim sisiyor eve zor gidiyorum yürümekte zorluk çekiyorum ne yapmalıyım sistiginde beni rahatlatacak anlık uygulayabilecegim şey nedir? Yardımcı olursanız sevnrm

    • Sağlık Ocağım

      29 Aralık 2016 at 17:53

      Kendinizi aşırı zorlamadan bacak ve ayak egzersizleri yapmak faydalı olabilir (düzenli olarak). Düzenli yürüyüş yapmak faydalı olabilir. Akşamları ayaklarınızı ılık su dolu kova içinde 15-20 dakika kadar bekletmek ve sonrasında yüksek 2-3 yastık üzerinde sırtüstü uzanarak düzgün bir şekilde ayakları ve bacakları uzatarak 15–20 dakika kadar dinlendirmek ve bunu haftada 4-5 gün veya her gün yapmak faydalı olabilir (düzenli olarak). Susam yağıyla ayak ve ayak bileklerini masaj yapmak faydalı olabilir.

      Bunlar, çok abartılmadan ve hafife alınmadan düzenli yapıldığında ve yaşam tarzı haline getirildiğinde fayda sağlayabilir.

      Fakat öncelikle doktor kontrollerinde damarlar ile ilgili, eklemler ile ilgili, kaslar ile ilgili iltihabi bir durum olmadığından emin olmanız için kalp damar kontrolü, fizik tedavi kontrolü ve ortopedi kontrolü de önemlidir, çünkü bu hastalık vücutta enflamasyonlara (iltihabi durumlar) neden olur ve bu enflamasyonlar ağrılara neden olur.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  13. Nur

    30 Ocak 2017 at 17:48

    Merhaba ben de fmf hastasıyım.Kanımda üre ve ürik asit degerlerim yüksek .Duygudsal yapım sebebiyle sanırım düşmüyor.Hayatım altüst durumda.Çünkü bu durum tansiyonumu oynatıyor bazen düşüp bayılmalarım oluyor.Psikolokların ilaçlarını kullanmak istemiyorum.Ne yapmalıyım bilm8yorum

    • Sağlık Ocağım

      3 Şubat 2017 at 15:29

      Romatoloji doktorunuzla bu durum hakkında konuşmanız daha doğru olur. Bu tür durumların takibini romatoloji uzmanları yapar. Tansiyon düşüklüğü ve bayılmanızın neden başka bir şey olabilir veya bu hastalığın bir sistemi etkilemesinden kaynaklanabilir. Bu tür durumlar belli aralıklarda ilgili bölümlerde takip edilir.

      Eğer bayılmanın nedeni tansiyon düşmesi değilse nörolojik bir değerlendirme de gerekebilir, çünkü bu hastalıkta beyin tutulumları da görülebilir. Tansiyon düşüklüğünün daha birçok nedeni vardır. Ayrıca ürik asit nedeni ile böbreklerin de değerlendirilmesi önemlidir.

      Sağlık dileğiyle.

  14. Binnaz

    28 Şubat 2017 at 02:07

    Merhaba,
    Bende 23 yasindayim ve 10 yasindan beri ataklarim oluyordu ozelikle 3 gun boyunca siddetli karin agrisi. Yurt disinda yasiyorum ve tehsisim cok gec konuldu. 2 yil once tessaduf Turkiyede doktora gittim ve FMF rahatsizligim oldugu ortaya cikti. Colchicine ilacini yazdi ve uzun bir sure gunde 2 defa kullandim. Yalniz Yurt disindaki doktorum bu ilacin cok agir oldugunu ve gunde 1e ve daha sonrasinda hepden birakmami soyledi. Sadece karin agrim baslarsa yani bunu hissedersem o donemde kullanmam gerektigini soyledi. Sizce bu normal mi? Ve benim sadece cok siddetli karin agrim oluyor dayanamiyacak sekilde ne yapsam fayda etmiyor sizin bu konuda atak basladigindan itibaren tavsiyeleriniz varmi? Atak boyunca karnim ballon gibi sisiyor ve hic bir sekilde tuvalette cikamiyorum..
    Gencligim kendimi eve kapatmakla gecti cunku ben ataklarim esnasinda agridan cok sinirli oluyorum ve dayanamadigim icin surekli agliyorum..
    Simdiden cok tesekkur ediyorum.

    • Sağlık Ocağım

      3 Mart 2017 at 00:47

      Doktorunuz ile bu durumu tekrar görüşmenizde ya da romotoloji bölümünde bu durumun düzenli aralıklarla takip edilmesinde fayda vardır, çünkü kolşisin ilacı ömür boyu kullanılması gereken ve hastanın doktorunun düzenlediği dozlarda bir ilaçtır genellikle. Kolşisin ilacının tabii ki, diğer ilaçlarda da olduğu gibi birçok yan etkisi de vardır, ancak düzenli kullanılmadığında ataklara bir faydasının olmadığını iddia eden uzmanlar da vardır.

      Tıpta maalesef hiç bir ilaç, hiç bir tedavi, hiç bir veri kesin değildir, çünkü sürekli yeni araştırmalar, yeni bilgiler, yeni deneyimler elde edilmektedir ve her uzman kendi deneyimini savunmaktadır genellikle.

      Bu tür hastalıklar romatoloji alanında takip edilir, çünkü FMF hastalığının ne zaman ciddi bir komplikasyona neden olacağı, hangi hastayı ne kadar ve nasıl etkileyeceği, ne zaman sakinleşip ne zaman alevleneceği net olarak bilinmemektedir.

      Kolşisin ilacı proteinlerdeki zararlı maddelerin neden olduğu amiloidoz birikimini önleme amaçlı reçete edilmektedir genellikle ve ağrılar da çok fazla etkisi olmayabilir. Amiloidoz birikimi ise ciddi organ hasarlarına neden olabilmektedir.

      FMF hastalığı da, tedavisi de neresinden tutsan keskin bıçak sayılabilir. FMF kalıtsaldır, bu nedenle tedavi sadece şikayetlere yönelik yapılır.

      Karın şişkinliği, gaz şikayetleri, karın ağrıları genellikle mide ve bağırsaklarda enflamasyon (yangı) geliştiği için oluşur ve bu durumlara yönelik gastroloji alanında da tedaviler ve takipler gerekir. Ayrıca bu hastalara yedikleri birçok yiyecek ve içecek dokunabilir. Bu durumda da diyetisyen yardımı gerekebilir.

      İnsan yaşamında faydası ve gerekli olan besinleri yemeyin demek tabii ki doğru olmaz, fakat kola, gazoz, alkol, sigara, şekerli ve gazlı olan tüm içecekler, bisküvi-gofret-çikolata tarzı yiyecekler, turşular, sucuk-sosis tarzı yiyecekler, fast food tarzı yiyecekler, kızartmalar, kuru ya da yaş pastagiller gibi boş yiyecek ve içecekleri yaşamınızdan çıkarmanız size hiç bir zarar vermeyeceği için bunlardan uzak durmanız faydalı da olabilir. Bunları da doktorunuzla konuşmanız veya kendi kendinize nelerin size daha çok dokunduğunu denemeniz (kısa süreli denemeler çok işe yaramaz) faydalı olacaktır.

      Akdeniz ateşi hastalarının genelinde mide sorunları vardır ve bu tür boş ve zararlı yiyecekler mide sorunlarını arttırarak gaz oluşumuna, şişkinliğe neden olmaktadır. Mide ve bağırsak sorunlarınız için ayrıca doktora gitmek gerekir.

      Düzenli yürüyüş yapmak faydalı olur, ayakları ve karın bölgesini her zaman sıcak tutmak faydalı olur, karın bölgesini sıkacak giysilerden uzak durmak faydalı olur.

      Düzenli öğünler, sağlıklı öğünler, az ve sık öğünler, mümkün olduğunca haşlanmış yemekler, yeterli su tüketimi, düzenli uyku saatleri faydalı olur.

      Romatolojik takip önemlidir. ilaç konusunda doktorunuzla ya da romatoloji uzmanı ile konuşmanız daha doğru olur.

      ”Buradan tıbbi hiç bir tedaviyi yanlış ya da doğru demek uygun olmaz”.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  15. Çimen

    4 Mart 2017 at 02:25

    Merhaba 3 yaşında kızım var 1 yıl öncesinde başlayan karın ağrısı atakları var geçen kış 2 şer ay arayla 3 defa oldu 5 ay hiç yaşamadık bu kışın başlamasıyla 1 2 ayda bir tekrarlayan atakları oldu bu dönemde ateş hiç olmadı genetik tahlilinde M694V mutasyonu için heterozigot sonucu çıktı doktorumuz günde 1 adet collisin kullanmanızı eğer ataklar ortadan kalkarsa ilacı ömür boyu kullanacagımızı söyledi. Açıkçası çok tedirginim ilacın yan etkileri çok fazla işe yarayıp yapamayacağını bilmediğimiz bir ilacı neden kullanayim çok karasisiz ayrıca ömür boyu alacak olması da bizi endiselendiriyor.

    • Sağlık Ocağım

      7 Mart 2017 at 17:57

      Genetik alanı bu alanda eğitim almış, deneyim sahibi olmuş uzmanlar tarafından değerlendirilir.

      M694V Akdeniz ateşi hastası olan birçok kişide bulunmaktadır. FMF hastalığı için birçok gen taranmaktadır, bu nedenle henüz şu gen kesin sorumludur denilememektedir.

      Genetik analizler alındıktan sonra genellikle genetik danışmanlık alması uygundur denilerek hasta romatoloji bölümüne sevk edilir ve burada gerekli diğer tetkikler yapılarak, hastanın öyküsü alınarak kolşisin ilacına başlanır. Kolşisin ilacı hastanın şikayetlerinde faydalı olursa ve hastanın şikayetleri bu duruma uygunsa hastalığın teşhisi bu şekilde doğrulanır genellikle.

      Doktor takiplerini ve ilacınızı doktorunuzun önerdiği şekilde kullanmayı ihmal etmemeniz de fayda vardır. Bu hastalıkta senede birkaç kez romatoloji takibi gerekir.

      Çocuğun sağlıklı beslenme kurallarına dikkat etmeniz son derece önemlidir, çünkü bu hastalıkta sağlıklı beslenme son derece önemlidir. Çocuğun ayaklarını sıcak tutmanız, karnını sıcak tutmanız, terli ve nemli elbiseler ile çocuğun bekletilmemesi, geceleri üzerine açmamasına dikkat etmeniz veya buna yönelik önlem almanız faydalı olacaktır. Çocuğun hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak tutulmasında fayda vardır. Ayrıca anne ve babanın genetik testlerinin yapılması da bu durumda önemlidir.

      Sağlıklı ve iyi yaşam sizinle olsun.

  16. latif

    18 Mart 2017 at 22:00

    Merhaba bende de şiddetli karın ağrısı oluyor en sonunda hematoloji bölümü fmf olduğunu teşhis etti ve römotoloji bölümüne gönderdi belirtiler çok fazla gerinme esneme usumediğim halde hafif titreme dalakta hafif büyüme var ancak ağrı yapacak boyutta değil dedi doktor zaten ağrıyan tüm karın bölgesi değil midenin hafif sağı sağ göğüs kafesi civarı ve altı o kısımda ağrı olunca hafif şişme oluyor ve ağrılar aniden ağır ağır başlayıp sonra çok artıyor 8-9 saat arası sürüp 3 gün kadar devam ediyor ateş hiç yok normalde ağrı başladığında gidip tahlil yaptırmak gerekli ancak bu gün cumartesi olduğu için gidemiyorum crp,fibnogen,memgram,semantasyon,tit,kreatmum, alt,ast olarak tahliller verdi atak anı için doktor siz ne dersiniz ağrıyan kısım fmf ile alakalı olabilir mi iki göğüs kafesinin birleştiği yerin altı ve yanı agriyor

    • Sağlık Ocağım

      21 Mart 2017 at 13:23

      Yaşadığınız sıkıntı Akdeniz ateşi hastalarının anlattığı şikayetlere çok benzemekte ancak bu hastalığın atakları her hastada veya her atakta değişiklikler gösterebilir.

      Evet bu hastalığın tanısı konulurken özellikle ataklar sırasında sedimantasyon testinin yapılması çok önemlidir. Sedimantasyon yüksekliği diğer romatizmal ve enfeksiyonlara bağlı hastalıklarda da olabilir, bu nedenle ataklar sırasında bu testin yapılması yardımcıdır, çünkü ataklar geçtikten sonra bu kan değeri düşmeye başlar.

      Karın ağrısı atakları genellikle tarif ettiğiniz gibidir, tabii yaşınızın kaç olduğu da önemlidir, çünkü bu hastalık genellikle 35 yaşından önce kendini ve şiddetini belli etmeye başlar. 40 yaşından sonra FMF belirtileri ortaya çıkmaz genellikle.

      Karın ağrılarını doğum ağrısı gibi tarif ederler genellikle (göğüs bölgesi, tüm karın bölgesi, bel, bacaklar, kasık gibi). Şiddetli ağrı hastaya göre, atağın şiddetine göre değişmekle birlikte 8-9 saat, azala azala 3-5 gün sürebilir. Ateş her atakta olmayabilir. Bazı ataklarda şiddetli titreme krizleri olabilir. Bazı ataklarda karın ağrısı sırasında esneme, gerinme, gaz çıkarma ihtiyacı hissetiklerini de söylerler.

      Ataklar bu şekilde 3-5 yıl sürebilir, sonrasında baş ağrısı atakları başlayabilir, eklem ağrısı atakları başlayabilir, mide şikayetleri başlayabilir, alerjik sorunlar başlayabilir, beyin tutulmaları olabilir, kas ağrıları olabilir. Yani bu ilk ataklar başladıktan sonra kolşisin tedavisi bu ağır karın ağrılarını geçirse bile yeni yeni sorunlar veya eski sorunlar ataklar şeklinde ama daha hafif veya bazı hastalarda yine şiddetli devam edebilir.

      Akdeniz ateşi hastalarında sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı çok ama çok önemlidir.

      Doktor kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  17. Ömer

    1 Nisan 2017 at 06:23

    Merhaba, fmf hastasıyım 24 yaşındayım , son 4 yıldır kolsisini gunde 3 kez kullanıyorum. Genellikle atak sıklığı 1 yılda 1 kez seklindeydi ama son 7 haftada 5 kez atak geçirdim. Geçirdiğim ilk 2 atak sonrasi doktara gittiğimde degerlerimin normal olduğunu söyledi . Kendisi su anda yurtdışında 10 gun sonra tekrardan yanina gideceğim yine bu süreçte yaptırdığım tahlillerde anormal derecede yüksek ya da düşük degerler çıkmıyor. Ataklarim klasik sekilde ilk gün şiddetli karin ağrısı olarak başlayıp 3-4 gün sürüyor.ilaclarimi duzenli kullanıyorum acaba ilac dozunu artırmak gerekir mi ?KKaraciğere etkisi ne olur ? Teşekkür ederim şimdiden

    • Sağlık Ocağım

      5 Nisan 2017 at 11:28

      FMF hastalığında karın ağrısı ataklarının en önemli nedenleri arasında beslenme yanlışları, uzun süre oturmak zorunda kalmak, ayakları ve karın bölgesini üşütmek, aşırı stres gibi nedenler sayılabilir. Günde iki-üç öğün kolşisin tedavisi düzenli kullanıldığı sürece genellikle yeterlidir, ancak doz ayarı hastanın şikayetlerine, hastanın yaşına ve benzeri faktörlere göre hastanın doktoru tarafından belirlenir.

      Kolşisinin yan etkileri vardır, özellikle sindirim sistemi üzerinde ve karaciğer enzimleri üzerinde yan etkileri olabilmektedir.

      Akdeniz ateşi hastalığında beslenme ve yaşam tarzı çok ama çok önemlidir. öğünlerin az ve 4-5 öğün şeklinde azar azar olması, yeterli su tüketimi, yenilen besinlerin sağlıklı ev yemekleri olması, salamura gıdalardan uzak durulması, hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulması, kızartmalardan kaçınılması, yemek yerken hava yutmamaya çalışmak, düzenli yürüyüş yapmak, uyku düzeninin sağlanması, karın bölgesini ve ayakları sıcak tutmak, hamur işlerinden kaçınmak, kola gibi gazlı içecekleri beslenmeden çıkarmak, alkol, sigara gibi içeceklerden kesinlikle uzak durmak, bisküvi ve çikolata tarzı besinlerden kaçınmak, aşırı soğuk ve aşırı sıcak yiyip içmemek gibi önlemler ile ve bu tür yaşam şeklini yaşam tarzı haline getirme ile şikayetlerinizi azaltabilirsiniz. Çünkü bu hastalıkta sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı çok önemlidir.

      Sağlıklı ve iyi yaşamanız dileğiyle…

  18. Meltem acar

    2 Nisan 2017 at 16:10

    İyi günler yılda bir kez 2 gün aralıklı atak geçiren fmf hastaları çok mu hastadir. Sabah akşam kolşisin ilacını içmekte. Ama son yıllarda çok kilo kaybetti. Fmf ile ilgisi olabilir mi

    • Sağlık Ocağım

      5 Nisan 2017 at 17:15

      Romatoloji takipleri önemlidir. Kilo kaybına neden olan başka bir sorun olabilir. FMF hastalarında atak süreleri, atak araları, atakların ağırlığı her hasta veya dönem dönem değişiklik gösterebilir. Hastalığın ağırlığının değerlendirilmesinde hastalığın neden olduğu komplikasyonlar daha etkilidir. Kilo kaybının sebebi mutlaka araştırılmalıdır.

      Kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz.

      İyi yaşam dileğiyle.

  19. Emine

    22 Nisan 2017 at 19:05

    Ben 15 yaşındayım hastalığıma 5 yaşında teşhis koyuldu o zamanlarda bacak ağrılarım oluyordu 3 yıl önce ramazanda atak geçirdim ancak karnımdan. 3 yıl boyunca hiç atak geçirmedim. Ancak evelsi gün akşam atak geçirmeye başladım ve karnım aşırı derecede ağrıyo genelde ataklarım az ağrılarla olurdu ve atak sırasında sürekli istifar ettim. Haplarımı düzensiz yuttuğumdan dolayı olduğunu düşünüyoruz . Ağrılarımın geçmesi için ne yapmalıyım ?ve bacaktan karın bölgeme geçmesinin bir sebebi var mı? var sa nedir?

    • Sağlık Ocağım

      27 Nisan 2017 at 01:07

      Akdeniz ateşi hastalığında ataklar dönem dönem değişkenlik gösterebilir.

      Örneğin, birkaç yıl bacak ağrıları atakları dönem dönem belirli aralıklarla, birkaç yıl belirli aralıklarla karın ağrıları, birkaç yıl belirli aralıklarla göğüs ağrıları, Birkaç yıl belirli aralıklarla baş ağrıları, birkaç yıl belirli aralıklarla mide problemleri, böbrek problemleri, idrar yolları problemleri, pelvik bölge problemleri, kas problemleri gibi (yani bu şekilde veya daha farklı şekillerde veya her hastada farklılık göstererek seyir gösterebilir.

      Yaş ilerledikçe bu durumlar artış gösterebilir, yaş ilerledikçe birkaç şikayet bir arada görülebilir, yaş ilerledikçe ataklar sıklaşabilir veya bütün bunlar kişinin dönemlerine göre değişkenlik gösterebilir. Hormonal dalgalanmalar tetikleyici olabilir. Stres tetikleyici olabilir. Bunun dışında geçirilen bazı hastalıklar tetikleyici olabilir.

      Kolşisin düzenli kullanılmadığında belli bir zaman sonra vücudun bazı bölgelerinde amiloidoz birikimi olabilir ve bu birikim o bölgelerde inflamasyona (yangıya) neden olarak ve inflamatuvar sorunlara yol açarak değişen şiddetlerde ve değişen sürelerde ağrılara neden olabilir.

      Bu hastalığın belirli aralıklar ile romatoloji alanında takip edilmesi önemlidir, çünkü gelişen komplikasyonlar bu sayede ciddi hasarlara neden olmadan tedavi edilebilir.

      Romatoloji uzmanınıza gitmeniz önemlidir, çünkü bazı kan testlerinin en azından yılda bir kez olsun yapılması gerekir.

      Doktorunuz size durumunuza göre yapılması gerekenler hakkında bilgi verecektir.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

      • guler

        1 Mayıs 2017 at 23:01

        srlam doktor men azeriyem 13 yawinnan hastalikla ugrawiyorum.ama 2 ay once fmf oldugumu oyrendim.cok zor geciriyorum.widdetli karin agrisi baw agrisi ishal kusma atewim yukselir sirt eklem agrisi cok widdetli olur.1 aydi kolxisin kullaniyorum ama bawim cox agriyor.doktorum turkyedr caliwiyor bana İlaris iynesini kullanmagimi doyledi ama cox pahali.ilaris bu hastaligin kokunu kesiyormu?kullanan hastalarda iyilewme olmuwmu?cevaplandirsaniz sevinirim

        • Sağlık Ocağım

          4 Mayıs 2017 at 01:34

          Bu konuda romatoloji doktorunuza danışmanız daha doğru olur, çünkü bu hastalığın takibi genellikle romatoloji alanında yapılır ve hastalarda hangi ilaçların daha fazla yarar sağladığını bu durumu takip eden uzmanlar daha iyi bilecektir.

          ROMATOLOJİ DOKTORUNUZA DANIŞMANIZ UYGUN OLUR.

          Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  20. Serdar

    11 Mayıs 2017 at 06:04

    Merhaba hocam, çocukluktan beri bu hastalığı çekiyorum. İlk zamanlar şiddetli eklem ağrıları, diz ayak bilekleri ağrıları, göğüs ağrısı, batma, nefeste güçlük, eğilip doğrulamazdım. Sürekli gezerdi, şişer kızarır dururdu topuklarıma basamazdım, testislerim şişerdi tek taraflı balon gibi ağrılı annem hep sırtında gezdirir dururdu.

    Hastanelerde romatizma deyip aylık iğne bol bol aspirin içirirlerdi. Zamanla karın ağrılarım oluştu bir ile 3 gün, birinci gün çok şiddetli ateşle beraber vururdu şiddetli, 10 gün olmadan hafta tekrar başlardı, nasıl deyeyim böyle bir ağrı tarifi yok bi bölgede başlar bütün karna yayılırdı şişlikle beraber. Doğum sancısı halt etmiş yanında bu ağrının, sürekli gaz-kabızlık-ishal ve istifar durumu olurdu ve istifar edince biraz rahatlardım tuvaletle beraber.

    Çok dolaştım bunun için teşhis 23 yaşında askerde konuldu ellerim ayaklarım tutuldu gata da Yüzbaşı Doktora anlattım başımdan geçenleri ve sen dedi fmf hastasısın dedi, kan sayımlarından sonra o günden sonra kolşisin kullanıyorum. 12 senedir kullanıyorum şuan 35 yaşındayım teşhiste çok geç konuldu bulunamadı, iyimiyim diyecek olursak iyiyim, ataklarım sık değil artık yılda iki kere veya üç ama yan etkileri var sanırım. Atık görmede çift görme aşırı baş ağrısı bide tansiyon çıktı, eklem yerlerim hala sorunlu fazla ayakta kalan biriyim bu başıma iş açıyor, işden dolayı eve kendimi zor atıyorum akşam olunca.

    • Sağlık Ocağım

      15 Mayıs 2017 at 22:22

      Bu hastalık maalesef çoğu hastada bu tür seyir gösterir, geç teşhis edilir, bazı hastalarda da ciddi organ hasarlarından sonra teşhis edilmiştir. Bu nedenle siz yine de şanslısınız, çünkü daha erken teşhis edilmiş. 35 yaşından sonra, hastane hastane gezdikten sonra, gereksiz yere birçok ilaç içmeye maruz kaldıktan sonra, böbreklerini kaybettikten sonra, apandisit ameliyatı olduktan sonra vb. hastalığı teşhis edilen birçok hasta da vardır.

      Bu hastalıkta düzenli ve sağlıklı beslenme, kişinin ihtiyacı doğrultusunda yeterli su tüketimi, sağlıksız besinlerden kaçınma, sağlıksız içeceklerden kaçınma, düzenli egzersiz ve yürüyüş gibi aktiviteler son derece önemlidir. Yüksek tansiyonu kontrol altında tutmak önemlidir (beslenme düzeni, tuz kısıtlaması, düzenli yürüyüş ve egzersiz gibi yöntemler ile) bu durumu kontrol altında tutabilirsiniz. Bunları yapmanızda başka bir sakınca yok ise doktorunuza da danışarak yaşam tarzınızı bu yönde değiştirebilirsiniz. Yüksek tansiyon kontrol altına alınamaz ise işitme kaybına neden olabilir, böbrekleri etkileyebilir, gözlerinize daha fazla zarar verebilir. İlacınızı doktorunuzun önerdiği dozda düzenli kullanmanız önemlidir.

      Ciddi komplikasyonlardan korunmak için yaşam tarzı değişikliği, beslenme tarzı değişikliği, yeterli su tüketimi gibi durumlara dikkat etmenin faydalı olduğunu deneyimleyen hastalar vardır.

      Sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme tarzı son derece önemlidir (bu sağlıklı insanlarda bile böyledir.) Doktor kontrolleri önemlidir.

      İyi yaşam dileğiyle.

  21. Mustafa

    19 Mayıs 2017 at 19:17

    Merhaba kolay gelsin… 27 yaşında sağ karin bolgesinde bicak tarzi ani agri baslayip 1-2 gun icinde butun karin bolgesine yayilip daha sonra kaybolma seklinde ve eklem agrisi ve ates olmaksizin kimi zaman hafif halsizlikle ara ara gecirdigim bi rahatsizlikti… şu an 37 yaşindayim 10 gun once tekrar agri basladi ve buna eklem agrisi baş agrisi ve bel agrisi ile hafif titreme eşlik etti…serum ilaç derken ucuncu gun sikayetlerim biterken ayni sekilde tekrarladi…ve yapilan tahliller ve romotoloji bolumu tanisi FMF oldu ve 3 gundur kolsisin kullaniyorum ve ilk kullanimdan 3 saat sonra müthiş bir etki gösterdi…Bu yaşima kadar sadece karin agrisi oluyordu şimdi neden eklem baş ve bel agrisi eşlik etti…? Şu an günde 3 tane kullaniyorum ilaci fakat fmf tanisi konup ilaca baslayana kadarki 10 gün sürede çok yıprandım şu an ilaci biraksam aynisi olacak gibiyim sanki devamli bekliyor gibi…gen testi sonucu bekleniyor…şimdi bu yaşta bunu yaşamam normalmi… bu ataklar daha onceden sadece karin agrisi seklinde oluyordu simdi eklem agrilari ve titreme oluyor bu hastaligin ilerlediginimi gosteriyor…başka bir hastalik şüphesi olabilirmi… ??? ailede böyle bir hastalik yok bu tarz şikayeti olanda yok..orta
    karadeniz bölgesindeyim…

    • Sağlık Ocağım

      21 Mayıs 2017 at 06:08

      Anlattığınız şikayetler Akdeniz ateşi hastalarının yaşadıkları şikayetlere çok benzemektedir. Bazı hastalarda bu hastalık çocukluk çağında başlamasına rağmen ciddi atakları 30-35’li yaşlardan sonra da başlamaktadır. Bu hastalık sizde de farklı dönemlerde farklı şikayetlere neden olmuş olabilir, ancak başka durumlar ile karıştığı için ciddi ataklar girene kadar fark edilmemiş olabilir.

      Bu hastalıkta genetik bir bozukluk söz konusudur, bu gen hastaya 2-3 kuşak öncesinden bile gelebilir, fakat nadiren bazı hastalarda genetik mutasyon bulunamayabilir de.

      Bu hastalık hastalarda dönem dönem sadece vücudun belli bölgelerinde tekrarlayan kas ağrıları ile, dönem dönem eklem ağrıları ile, dönem dönem karın ağrıları ile, dönem dönem böbrek ağrıları ile, dönem dönem göğüs ağrıları ile, dönem dönem baş ağrıları ile, dönem dönem damar tutulumları ile seyir gösterebilir, birkaç çeşit atak bir arada görülebilir, ataklara ateş eşlik edebilir ya da etmeyebilir, bazen birkaç yıl hiç bir atak olmayabilir, bazen her ay veya daha sık veya daha seyrek aynı ataklar üst üste olabilir, bazı hastalarda yaşın ilerlemesi ile ataklar şiddetlenebilir, birkaç atak aynı anda görülebilir, her hastada aynı seyri göstermeyebilir, organ hasarlarına yol açabilir, eklem hasarlarına neden olabilir.

      Bu hastalarda çoğunlukla iyi dönemlerinde bile halsizlik, uykusuzluk, yorgunluk söz konusu olabilir. Bazen boğaz ağrıları sıklaşabilir, mide sorunları olabilir, diş sorunları olabilir, cilt döküntüleri olabilir, göz sorunları olabilir, alerjik problemleri olabilir.

      Doktor takipleri gerekir, ilaç doktorun önerdiği dozda düzenli kullanıldığında fayda sağlayabilir, ancak düzenli kullanılmadığında ataklar tekrar şiddetlenebilir.

      Şikayetlerin artması hastalığın ilerlediğinden çok alevlendiğini, bazı organların ve yapıların hasarlandığını gösteriyor şeklinde ifade etmek belki daha uygun olur, çünkü bu hastalıkta alevlenme dönemleri ve sakinleşme dönemleri de vardır.

      Doktor kontrollerini ihmal etmemeniz gerekir.

      İyi yaşam dileğiyle.

  22. Esra

    22 Mayıs 2017 at 17:32

    Merhaba bende fmf hastasıyım 17 yaşımdan 20yaşıma kadar her ay şiddetli karın ağrısı çektim hiç biryer tehşisimi bulamamıştı en son acilde bi doktor bu hastalıktan bahsetti genime bakıldı ailevi akdeniz ateşi dendi kolşisin başladı günde 3kere içiyorum ağrılarım olmuyor ama düzensiz içtiğimde ataklarım başlıyor.normal dönemime geçtiğim zamanda sağ böbreğim ağrıyor normalmi böyle ağrıması birde gebelik ve lohusalık dönemimde hiç ağrım olmamıştı tehşisimde konulmamıştı ozaman acaba bebeğimdede varmıdır bu hastalık endişeliğim

    • Sağlık Ocağım

      27 Mayıs 2017 at 10:11

      Akdeniz ateşi hastalarının çoğunda teşhis maalesef bu şekilde gecikmektedir. Karın ağrıları başka durumlar ile karışabilmekte veya doktorlar doğru düzgün bir bulguya rastlayamadığı için bir anlam verememektedir.

      İlacın doktorunuzun önerdiği dozda düzenli kullanılması önemlidir. İlaç her hastada aynı etkiyi göstermeyebilir ya da ilaca rağmen ataklar devam edebilir, atakların şiddeti ve sıklığı azalabilir, ataklar karın ağrılarından sonra değişiklik gösterebilir, eklem ağrıları, baş ağrıları, göğüs ağrıları, kas ağrıları gibi veya başka sorunlar farklı seyirler ile devam edebilir. İlacın her zaman ataklarda yeterli faydası olmasa da, düzenli kullanıldığında organ hasarlarını önleyebildiği için düzenli kullanılması önemlidir.

      Doktor kontrollerinizi (romatoloji) ihmal etmemeniz gerekir. Böbrek ağrıları ara ara olabilir, ancak bu hastalarda böbrek fonksiyonlarının ürolojik kontrolü ihmal edilmemelidir. Üroloji uzmanına gitmenizde ve gerekli idrar ve kan tetkiklerini, gerekirse ultrason incelemesini yaptırmanızda fayda vardır. Böbrek fonksiyonlarını korumak için (böbrek taşları, kumları gibi) kişinin ihtiyacı doğrultusunda yeterli oda sıcaklığında su tüketimi, düzenli yürüyüş önemlidir.

      Gazlı ve zararlı içecekleri (sigara, alkol ve diğerleri) kesinlikle uzak durmak gerekir. Vücudun hiç bir şekilde susuz kalmaması, uzun aç kalınmaması, düzenli öğünler, sağlıklı öğünler son derece önemlidir. Hazır gıdalardan kaçınmak önemlidir. Uyku saatlerinin düzenli olması önemlidir. Ayakları, karın ve böbrekleri sıcak tutmak önemlidir. Karnı sıkan (kemerler, kemerli kıyafetler gibi) kaçınmak gerekir.

      Kısacası; sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam tarzı, düzenli doktor kontrolleri FMF hastalarının vazgeçilmez olmalıdır.

      Çocuğunuzun genetik testlerini de yaptırmanız önemlidir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  23. Pinar

    28 Mayıs 2017 at 17:57

    Merhaba hocam,ben cocuklugumdan beri hep karin agrisi,ayakbilegi agrisi yasiyorum.Cogu zaman ateslenirim ve bogazim siser cabuk yorulurum.Apandisit ameliyati oldum.Ailede fmfli halam kuzenim babam var ama 30 yasima kadar genetik yaptirmadim.30 yasinda dogum yaptim,sonrasinda cok hastalanir oldum genetik testi mutasyon cikti kolsisin basladik ama ataklarim devam ediyor.Cok sik ishal oluyorum ve ates halsizlik,ayak bilegi agrilarimda hic gecmiyor nedeni fmf midir?

    • Sağlık Ocağım

      2 Haziran 2017 at 00:06

      Akdeniz ateşi hastalığı söylediğiniz bu şikayetlere neden olur maalesef. İlaç tedavisi yenilerde başlanmış ise 1 yıl gibi bir zaman sürecinde ağrılarınızda yavaş yavaş azalma olabilir, ancak olmayabilir de. Çünkü ilaç her hastada yeterli etkiyi göstermeyebilir ya da bazı hastalar tedaviye dirençli olabilir. Akdeniz ateşi hastalarında hamilelik, doğum, menopoz, ergenlik, adet dönemleri gibi hormonal değişimlere neden olan durumlar hastalığın ataklarını biraz daha şiddetlendirebilir.

      İlacınızı ve doktor kontrollerinizi düzenli olarak uygulamanız önemlidir. Eklem ve kas ağrılarını azaltmak için ağrısız dönemlerinizde azdan başlayarak arttıra arttıra yapacağınız egzersizler, yürüyüş (ama düzenli-yaşam tarzı haline getirilerek) oldukça faydalı olabilir ki, bundan fayda gördüğünü söyleyen hastalar da vardır.

      Düzenli ve sağlıklı beslenme son derece önemlidir. Düzenli öğünler, sağlıklı öğünler, hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durma, gazlı içecekleri yaşamdan çıkarma, alkol-sigara gibi içecekleri yaşamdan çıkarma, kafeinli içecekleri azaltma, soğuk gıda tüketiminden ve soğuk bir şey içmekten kaçınma, üşütmekten korunma, karnı sıkan giysilerden kaçınma, düzenli uyku, yeterli miktarda su tüketimi, stresten kaçınma, düzenli yürüyüş, düzenli ve bilinçli yapılan egzersizler gibi önlemler hem ağrıları azaltmada hem de eklemlerin ve organların hasar görmesini önlemede yardımcı olabilir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  24. Esra

    10 Haziran 2017 at 02:41

    Regli dönemindeki gaz sancısı nedeni

    • Sağlık Ocağım

      13 Haziran 2017 at 15:35

      Adet dönemleri mide ve bağırsak sistemlerini de etkileyebilir ve bu dönemlerde bazı kadınlarda gaz sancıları da olabilir. Fakat bu durum her adet döneminde oluyorsa, çok rahatsız edici oluyorsa durumunuzun kadın doğum uzmanı ve gastroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesinde fayda vardır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  25. Hanife

    3 Temmuz 2017 at 23:14

    Mrb ben 18 yasindayim 1 hafta once her ay olan siddetli karin agrisindan dolayi dahiliye uzmanina ciktim kan ve idrar tahlili istedi ve biseyin olmadigini fmf supesini koydu tahlil yaptirmami istedi yaklasik 3 yildir agrilari cekiyorum fmf hastaliginim belirtileriyke uyustugunu gordum adet donemimde basliyo karin agrisi agi bagirsaklarimda oluyo asiri gaz ardindan ishal mide bulantisi usume titreme oluyo geceleri dizlerimde agri oluyo ama adet donemimde demistim normal adet gormuyokende oluyo ciddetli agrilar atesim yuksek derec olmuyo ama oda cikiyo yerinden kipirdatmayan bi agri bu ben belirtilerini okudugumda kendjmde oldugunu dusundum siz ne dersiniz?

    • Sağlık Ocağım

      7 Temmuz 2017 at 22:48

      Evet anlattığınız tüm şikayetler, Akdeniz ateşi hastalığında birçok hastanın yakındığı şikayetlerle oldukça uyuşmaktadır. Bu hastalık her hastada farklı şikayetlere neden olabilse de, bu şikayetler birçok hastada görülebilmektedir. Hastalık çocukluk çağında, 20-30’lu yaşlarda başlayabilmektedir ya da zaten var olup alevlenme dönemleri değişik yaşlarda ortaya çıkabilmektedir.

      Romatoloji ve genetik analiz bölümüne gitmeniz önemlidir. Kolşisin tedavisine başlayarak şikayetlerde gerileme olup olmadığını gözlemleyerek ve genetik analiz sonuçlarına bakarak tanı doğrulanabilir. Bu hastalık romatoloji alanında takip edilir, çünkü hastalık yeni yeni sorunlara, bazı komplikasyonlara neden olabilmektedir.

      İhmal etmemeniz önemlidir. Akdeniz ateşi hastalığının atakları başladıktan sonra tedavisi yapılmadığında ve gelişen komplikasyonlar takip edilmediğinde organ hasarlarına yol açabilmektedir.

      Bu hastalığı biraz daha iyi idare edebilmek için düzenli ve dengeli beslenme, sağlıklı besinlerle beslenme, öğünlerin az ve sık olması, sağlıklı ev yemekleri ile beslenme, hazır gıdalardan kaçınma, gazlı içeceklerden kaçınma, zararlı içeceklerden kaçınma, iyi olunan dönemlerde eklemelere ve kaslara yönelik düzenli egzersizler yapmak ve düzenli yürümek (bilinçli ve aşamalı şekilde arttırarak haftada 3-4-5 gün gibi ve 20-30 dakika kadar), uyku düzenini sağlama, yeterli oda sıcaklığın su tüketme, yenilen ve içilen her şeyin soğuk olmaması (oda sıcaklığında olması), ayakları ve karın bölgesini kesinlikle üşütmeme, düzenli tuvalete çıkma alışkanlığı edinme, yatıp kalkma saatlerini mümkün olduğunca aynı saatlerde ayarlama gibi uygulamaları gerçekleştirmeye çalışmak ve bunları yaşam tarzı haline getirmek çok önemlidir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  26. Melike

    6 Temmuz 2017 at 00:45

    Her ay rengli dönemimde ataklarim başlıyor ve ayağa kalkamaz hale geliyorum ilaçların hiç bir faydası olmuyor

    • Sağlık Ocağım

      10 Temmuz 2017 at 01:35

      Akdeniz ateşi hastalarında adet dönemleri genellikle ağrılı ve zor geçmektedir. Kolşisin tedavisi görüyorsanız doktorunuz ile bu durumu tekrar gözden geçirebilirsiniz. Bu hastalığa bağı ataklarda ağrı kesiciler genellikle etkisiz kalmaktadır, bu nedenle ağrı kesici kullanmak mide ve bağırsak sisteminin dengesini bozabilmekle birlikte çok fayda da sağlamaz genellikle.

      O günlerde dinlenmek, ılık duş almak, karın bölgesine (15-20 dakika kadar) çok sıcak olmayan sıcak su torbası uygulamak (enfeksiyon olduğu durumlarda sıcak uygulama yapılmamalı), yeterli ılık su içmek, ayakları ve karın bölgesini her zaman sıcak tutmak, karın bölgesini sıkan giysilerden kaçınmak, sağlıklı besinlerle beslenmek, o dönemlerde çay-kahve gibi kafeinli içeceklerden mümkün olduğunca uzak durmak, gazlı içeceklerden her zaman uzak durmak gibi koruyucu yöntemleri denemek (az da olsa) faydalı olabilir.

      Doktorunuz ile bu konuyu tekrar görüşmeniz gerekebilir, doktorunuz bu dönemler için yardımcı bir öneride bulunabilir. Soğuk yiyecek ve içeceklerden de her zaman kaçınmak gerekir.

      Başka bir problem yoksa düzenli yapılan egzersizler ve yürüyüş faydalı olur (egzersizler bilinçli ve aşamalı olarak başlanmalı, aşamalı olarak arttırılmalıdır) haftada 3-4 gün 30 dakikaya kadar çıkarılabilir. Bu konuda bir spor hocasından ya da fizik tedavi doktorundan bilgi almak en doğrusudur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  27. Enes

    10 Temmuz 2017 at 23:45

    İyi günler ben fmf atağımı sol gôğüs kısmımdan çekiyorum doktorlsra gittim ve çare olmadığını kolsijin ilacının dozunu arttiracagimi soylediler evde atağı atlatmam için ne gibi şeyler yapabilirim?
    Ve internet te kesin bilgiler yok Türkiyede bu hastalığa önem vermiyolar ve kolsijin ilacı Türkiyede gün geçtikçe azalıyor .

    • Sağlık Ocağım

      13 Temmuz 2017 at 12:26

      Akdeniz ateşi hastalarında göğüs ağrısı atakları da oldukça sık görülen bir durumdur. Bu hastalıkta ataklar her zaman aynı olmayabilir. Örneğin birkaç yıl göğüs arısı atakları olabilir, birkaç yıl karın ağrısı atakları olabilir, birkaç yıl eklem ağrısı atakları olabilir, bazı ataklarda bunların hepsi bir arada (biri daha baskın şekilde) olabilir, bazen tekrar tekrar baş ağrısı atakları olabilir, yaş ilerledikçe atakların şiddeti veya tipi değişiklik gösterebilir, bazı hormonsal dalgalanmalar atakların süresini ve şiddetini değiştirebilir, her hastada aynı olmayabilir.

      Göğüs ağrısı atakları için kardiyolojik tetkikler önemlidir, çünkü bu hastalıkta kalp tutulumu da vardır. Yine göğüs hastalıkları uzmanı tarafından da değerlendirmeler gerekebilir, çünkü akciğer tutulumu olabilir. Bunlar temiz ise sadece kasları kuvvetlendirmek bu ağrıların sıklığını, şiddetini azaltabilir. Bu konuda bir fizik tedavi uzmanından bilgi almak ve nasıl egzersizlerin faydalı olabileceğini öğrenmek faydalı olabilir.

      Romatizmal hastalıklarda egzersiz ve yürüyüş oldukça faydalıdır. Ancak bilinçli yapılmalı, aşamalı olarak arttırılmalı, düzenli yapılmalıdır. Haftada 3-4 gün (10 dakikayla başlanıp aşamalı olarak arttırarak 30 dakikaya kadar çıkarılabilir yapılan; bilinçli, aşamalı ve dikkatli ve yaşam tarzı şeklinde yapılan kardiyo egzersizleri göğüs bölgesine giren ağrılarda faydalı olabilir. Fakat bir kalp, akciğer hastalığı ve enflamasyon olmadığından da emin olunması gerekir.

      Hem romatoloji uzmanınız hem de bir fizik tedavi uzmanı ile bu konuda görüşme yapmanızda fayda vardır.

      Bu hastalıkta düzenli, dengeli, sağlıklı besinler ile beslenme de çok önemlidir. Yeterli su tüketimi önemlidir. Ayakları, karnı, eklemleri, göğüs bölgesini cereyana bırakmamak, üşütmemek çok önemlidir. Soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınmak gerekir. Sigara, alkol, kola, gazoz, hazır ve çok fazla işlemden geçmiş gıda tüketiminden de kaçınmak gerekir. Uyku saatlerinin düzenli olması önemlidir. Sık ve tekrar tekrar aynı bölgeler açısından geçirilen ataklar için ilgili bölümlerde doktor kontrolleri önemlidir.

      Bu öneriler öyle birkaç gün-hafta-ay değil yaşam tarzı haline getirildiğinde fayda sağlar.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  28. Hacer

    12 Temmuz 2017 at 18:15

    Merhaba , eşim fmf hastası geçen gün atak geldi ve hastaneye gittiğinde amilaz değeri yüksek çıkmış 500 lü bir rakam , yaklasik üç hafta önce çarpıntı sebebiyle gitmişti 300 lü bir rakamdı. dahiliyeye orası romatoloji ye o da gastroenteroloji bölümüne yönlendirmiş, acildeki doktor korkacak birşey yok ama kontrol ettir demiş daha muayene olamadı gastroenteroloji ye , ama internetten baktığımda çok korktum, hastalıkla ilgisi olabilir mi, şimdiye kadar bir rahatsızlık belirtisi olmadı, atak gelip hastaneye gitmese yine haberimiz olmayacaktı bu yükseklikten, korkmalimiyiz neden olabilir

    • Sağlık Ocağım

      16 Temmuz 2017 at 01:16

      Amilaz yüksekliği hakkında daha detaylı bilgiyi altta verilen linkten ulaşabilirsiniz. Çok fazla detaya girilmemiş bir makaledir, ancak sorularınıza cevap olabilir.

      https://www.saglikocagim.net/amilaz-nedir-amilaz-yuksekligi-olur/

      Doktor kontrollerini ihmal etmemeniz önemlidir.

      Akdeniz ateşi hastalarının özellikle böbrek kontrolleri yılda bir ya da iki kez yapılmalıdır. Böbrek yetmezliğinde de amilaz seviyesi yükselebilir.

      Akdeniz ateşi hastalarında peritonit (karın zarı iltihabı) oldukça sık görülen bir durumdur ve sadece buna bağlı da amilaz seviyesi yükselmiş olabilir. Apadisitten ameliyat olmuş FMF hastaları oldukça mevcuttur, apandisite bağlı da amilaz seviyesi yükselebilir. Akdeniz ateşi hastalığında karaciğer sorunları da olmaktadır, karaciğer hastalıkları da amilaz seviyesini yükseltebilir.

      Sağlıklı sonuçlar almanız dileğiyle.

  29. elif emir

    11 Ağustos 2017 at 11:16

    Merhabalar
    ailede anne ve ablalarımda ve kuzenlerimde FMF teşhisi konuldu ben test yaptırmadım doktor istemedi daha doğrusu fakat FMF atağı sadece karın ağrısıyla mı oluyor çünkü bende karın ağrısı hariç diğer semptomların hepsi var ve ayrıca boğaz ağrısı yaşıyorum. durduk yerde boğazım şişiyor ve eklemlerim göğsümde ağrı ve şişlikler meydana geliyor.
    bu konuda ne yapmalıyım???

    • Sağlık Ocağım

      15 Ağustos 2017 at 22:38

      Ailenizde olduğuna göre genetik testinizi yaptırmanız uygun olur. Çünkü taşıyıcılık bile olsa, taşıyıcılarda da bazı şikayetler görülür. Her FMF hastasında illede karın ağrısı olacak diye bir kaide de yoktur. Ayrıca durduk yere boğaz ağrısı, şişmesi FMF hastalarında görülebilen bir şikayettir.

      Bu hastalıkta, bazı hastalarda karın ağrısı atakları daha ileri yaşlarda (30 yaşlarından sonra) gibi de ortaya çıkar. Gençlik yıllarında boğaz ağrısı, mide problemleri, eklem ve kas problemleri, sık sık gelen baş ağrıları, göğüs ağrıları gibi problemler, alerjik problemler, cilt problemleri ile seyir gösterebilir ve 30-35’lerden sonra karın ağrısı atakları başlayabilir. Bu hastalığın karın ağrısı atakları genellikle dayanılmaz şiddettedir (doğum ağrısı gibi).

      Ayrıca her hastada atak dönemleri, atak şiddeti, hangi atağın ne zaman başlayacağı gibi durumlar değişiklik gösterebilir. Bazı hastalarda eklem ağrıları ön planda, bazı hastalarda karın ağrıları ön planda, bazı hastalarda kas sorunları ön planda, bazı hastalarda göğüs ağrıları, bazı hastalarda böbrek problemleri, bazı hastalarda sindirim sistemi problemleri, bazı hastalarda pelvik bölge problemleri ön planda olabilir veya aynı kişide dönem dönem ön planda olan atak şekli değişiklik gösterebilir.

      Durup dururken zannetiğiniz boğaz ağrısının nedeni gastroözofageal reflüye bağlı boğaz kısmına asit gelmesinden dolayı oluşan yemek borusu, yutak iltihaplanmalarına bağlı da olabilir. FMF hastalarında gastrit ve gastroözofageal reflü de görülür. Bu durumun KBB uzmanının yanı sıra, gastroloji uzmanı tarafından da değerlendirilmesi faydalı olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  30. ALİ RIZA

    6 Eylül 2017 at 18:06

    ben fmf hastasıyım. 27 yaşındayım. kolsişini günde 1 tane kullanıyordum. ağrılarımın sıklaşması nedeniyle doktor 3’e çıkardı. kolsişini günde üç kere kullanıyorum artık. ama yan etkileri oluyor. örnek olarak ishal yapıyor ve mide bulantısı çok oluyor bu yüzdende kusmalarım oluyor ve iştahım kesildiği içinde doğru dürüst yemek yiyemiyorum. Sürekli ishal olmam bana zarar verir mi? ve iştahımın açılması ve midemin bulanmaması için ne yapmam gerekiyor. 52 kiloyum. yaşıma göre zayıf bir bünyeye sahibim. yemek yemekte de zorlanıyorum.yardımcı olabilir misinz ??

    • Sağlık Ocağım

      10 Eylül 2017 at 14:22

      Kolşisin bazı hastalarda ishale neden olabilir, ancak ataklar sıklaştığında kolşisin dışında başka bir tedavisi olmadığı için kolşisin dozu arttırılabilir. Doktorunuz durumunuza göre ve kan testlerinizin sonuçlarına göre dozu arttırmayı karar vermiş olmalı. Akdeniz ateşi hastalarında genellikle gastrit ve buna bağlı mide problemleri görülebilmektedir. Bu nedenle mide problemi için bir gastroloji uzmanına gitmeniz faydalı olabilir. Az sık öğünler şeklinde beslenmek ve mideyi uzun aç bırakmamak bulantılarınızı azaltabilir. İştahsızlığınızın nedeni gastrit ve buna bağlı gelişen gastroözofageal reflü de olabilir. İlaçlarınızı hemen yemek öncesi ya da yemek sonrası almak yan etkileri azaltabilir. Bunları deneyerek öğrenebilirsiniz. Fakat yinede bi gastroloji doktoruna gitmenizde fayda vardır.

      Kolşisin dozu hakkında romatoloji doktorunuzla görüşmeniz daha doğru olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  31. Ebru

    20 Eylül 2017 at 00:30

    Merhaba 35 yasindayim ve 15 senedir fmf hastasiyim daha onceden de agrim oluyordu ama bulunmasi uzun surdu en son dna testi ile ortaya cikti. 3 cocugum var onlarda da bu hastaligin olmasi mumkun mu bu 1. Sorum. Ikinci sorum da ben atak gecirdigimde agri sanki gogus kisminda da oluyor ve ozellikle sag omzuma vuruyo sanki kilitleniyor gibi oluyor nefes alirken cok batiyo sanki bu normal mi ne yapabilirim sanci oldugunda

    • Sağlık Ocağım

      21 Eylül 2017 at 11:49

      Özellikle eşiniz de taşıyıcı ise çocuklarınızda ya da birinde ya da ikisinde bu hastalığın gelişmesi mümkün olabilir. Çocuklarınızdan sadece taşıyıcılık da çıkabilir. Bunu buradan tahmin etmek zordur. Çocuklarınızın da genetik testlerinin yapılmasında fayda vardır, çünkü geni taşıyan varsa içlerinde bunun bilinmesi ve ileride taşıyıcılık olan bir eşle evlenmekten kaçınması için faydalı olacaktır. Taşıyıcı olanlarda hastalığın belirtilerinin ne zaman başlayacağı veya hiç başlamayacağı ya da az da olsa taşıyıcı olduğu için etkilenip etkilenmeyeceği kişiye göre değişiklik gösterebilir.

      Ataklar sırasında göğüs ağrıları birçok FMF’li hastanın ortak yakınmasıdır. Bu durumun şiddeti, ağrının özelliği, süresi kişiye ve her atağa göre değişiklik gösterebilmektedir. Bu durum kalp ve kalp kasını, kalp zarlarını, göğüs zarını, akciğeri gibi etkileyebilmektedir, bundan dolayı da göğüs ağrısı atakları olabilir. Eğer uzun zamandır kardiyoloji ve göğüs hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirme yapılmadıysa bu alanlarca da değerlendirmeler yapılması faydalı olacaktır.

      Kalp ile ilgili sorununuz yoksa göğüs bölgesine giren bu ağrılarda düzenli yapılan kardiyo egzersizlerinden fayda görebilirsiniz (kasların güçlenmesi ve aktifliği birçok kassal ağrıda faydalı olur). Düzenli beslenme, öğünlerin düzenli olması, sağlıklı ev yemekleri, uyku saatlerinin düzenli olması, ağrı giren bölgelerin sıcak tutulması, terli kalmaktan kaçınma, üşütmekten kaçınma, ayakları sıcak tutma, karın bölgesini sıkan giysilerden kaçınma, yeterli ve oda sıcaklığında su tüketimi, zararlı yiyeceklerden (kola, gazoz, aşırı kahve, aşırı çay, alkol, sigara, hazır gıdalar, salamura gıdalar gibi) kaçınma, soğuk bir şeyler yiyip içmekten kaçınma, düzenli yürüyüş ve bilinçli egzersiz yapmak ve benzeri önlemler yaşam kalitenizi arttırmada faydalı olabilir. Fakat bunların geçici olarak değil yaşam tarzı haline getirilerek uygulanması durumunda fayda sağlar.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git