Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı (Fmf)

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) Hastalığı Belirtileri

Ailevi akdeniz ateşi hastalığının başlama yaşı vakaların 2/3'ünde 10 yaşına ulaşmadan ortaya çıkabilir.

Ailevi akdeniz ateşi hastalığı nasıl anlaşılır?

Ailevi akdeniz ateşi hastalığının başlama yaşı vakaların 2/3’ünde 10 yaşına ulaşmadan ortaya çıkabilir. Akdeniz ateşi hastalığının belirtileri, hastaların % 90’ında 20-30 yaşları civarında belirginleşmeye başlar. Ataklar genellikle 48 saat sürdüğü gibi bazen 4-5 gün bile sürebilir ve ataklar geçtikten sonra hastalar normal sağlığına geri döner. Hastalık bir anda ortaya çıkmayacaktır.

Akdeniz ateşi hastalığı farklı ağrılar ile baş gösteren bir hastalık olduğundan bir iki saat içinde azar azar giren, sonra bir anda çoğalan, karın bölgesini komple kaplayan dayanılmaz bir karın ağrısı, geneli böyle olan ve ayda bir iki ayda bir gelen ataklar ağrı ilk girdiği sıralarda hafiften artmaya doğru devam edip çoğaldıkça karında şişme, acı veren hareketlilik, gaz çıkarma ihtiyacı duyup çıkarma zorluğu, sık sık gerinme ihtiyacı sanki çatlayacak gibi, atakların çoğunda yüksek ateş, ateş ile birlikte titreme, bazılarında ateş daha hafif, bütün eklemlerde parmaklar dahil dayanılması güç ağrılar, nefes almada zorluk, çok yoğun uykusuzluk hissi, hiç uyuyamayacak kadar yoğun ağrılar, bazı ataklarda da önce göğüs kafesinden başlayan omuzlara kalbi de sıkıştıran yine çok kuvvetli ağrılar, bazı hastalarda baş ağrısı şeklinde belirtiler gösterir.

Bazı ataklarda da sadece kasık bölgesini daha çok etkileyen yine zor olan ağrılar ve bütün bu ağrılar en az 8 saat hafifleyince en az 2-3-5 gün devam edebilir ve bu sırada idrarda yanma, tıkanma, yapma zorluğu görülebilir. Aynı Zamanda ishal veya kabızlık yaşanabilir. Bütün bu sıkıntılar ağrıyı dayanılmaz hale getirebilir. Fmf hastalığında ataklar kadınlarda genellikle adet günlerinde meydana çıkar ve adet sancısı daha ağır geçer. Çoğu zaman adet kanamasında azalma ve erken bitme olduğundan ağrılar şiddetlenmektedir.

Bu durum erkeklerde daha çok ishal ve karın ağrıları, diz ağrıları, kusma, gibi Değişiklikler ile de görülmektedir. Bu ağrılar girdiğinde hastalar genelde acillik olurlar. Fakat acilde bu durum böbrek taşı düşürme, apandisit ve idrar yolu iltihaplanması gibi rahatsızlıklar ile karıştığından en doğrusu gastroentroloji, iç hastalıkları veya romotoloji bölümlerine baş vurmaları ve hastaların şikayetlerini daha iyi bir şekilde anlatmaları oldukça önemlidir.

Akdeniz ateşi hastalığı ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Akdeniz ateşi hastalığı nedir
  2. Akdeniz ateşi hastalığı teşhisi
  3. Akdeniz ateşi hastalığı tedavisi
  4. Kolşisin nedir
  5. Akdeniz ateşi hastalığında ataklar
  6. Çocuklarda akdeniz ateşi hastalığı
  7. Akdeniz ateşi hastalığı ve hamilelik

12 Yorum

  1. erhan

    23 Şubat 2016 at 09:34

    merhabalar…bende fmf rahatsızlığı mevcut..colchium kullanıyorum fakat ağrılrımı gidermiyor..karın bölgemde kemeik yapımda yoğun ağrılarım var..napılabilir???bu ağrıların giderilebilmesi için başka bir yol yokmu???yardımlarınızı bekliyorum….

    • Sağlık Ocağım

      23 Şubat 2016 at 23:01

      – Öncelikle geçmiş olsun. Akdeniz ateşi hastalığı kalıtsal bir hastalıktır. Kolşisin tedavisi hastalığı ortadan kaldırmak için değil hastalığın semptomlarını azaltmak için kullanılır. Kolşisin ilacı doktorun önerdiği dozda ve düzenli kullanılmalıdır. Kolşisin ilacı sadece ataklar girdiğinde kullanılacak bir ilaç değildir.

      – Kolşisin ilacı kullanmaya rağmen ataklar girmeye devam eder; ancak daha hafif geçebilir. Karın ağrısı ataklarını azaltmak için düzenli beslenmek, ev yemekleri yemek, hazır gıdalardan uzak durmak, aşırı proteinli beslenmemek, aşırı tuzlu ve karbonhidratlı beslenmemek, acı, turşu, sucuk, konserve, fast food tarzı beslenmeden kaçınmak gerekir. Öğün atlamamak gerekir. Çok aç ve susuz kalmamaya dikkat etmek gerekir. Günlük su alımı en az 10-12 bardak olması önemlidir. Soğuk yeme ve içme gibi durumlardan uzak durmak gerekir. Kola, gazoz, meyveli soda, hazır meyve suları, sigara, alkol, aşırı kahve, aşırı çay gibi yiyecek ve içeceklerden uzak durmak gerekir. Bisküvi, çikolata, gofret tarzı aşırı nişasta ve şeker içeren besinleri mümkün olduğunca az tüketmek gerekir.

      – Eklem ağrılarını azaltmak için de hem sağlık beslenmeye hemde düzenli yürüyüş ve egzersiz yapamaya çalışmak faydalı olabilir. Haftanın en az 4 günü 30-40 dakika kadar düzenli yürüyüş veya çok ağır olmayan kol, bacak, bel, omuz, ayak gibi egzersizler yapmak faydalı olabilir. Bütün bunları denemende fayda var. Bu tür yaşamayı yaşam tarzı haline getirmeye çalışmak faydalı olur.

      – Akdeniz ateşi hastalığı belli aralıklar ile takip grektirir. Akdeniz ateşi hastalığının takibi romatoloji bölümünde veya iç hastalıkları bölümöünde takip edilebilir ve gelişen komplikasyonların tedavileri yapılır. Doktorunuz ile tekrar görüşüp doz ayarlaması gerekebilir. Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  2. hatice

    1 Haziran 2016 at 18:15

    merhaba

    Ben de colchicin kulaniyorum 13 yildir evliyim ve cocugum olmuyor her aksamm 2tane aliyorum
    3kezde tüpbebek yaptirdim
    sorum su cocuk olmamaya engel mi colchicin

    • Sağlık Ocağım

      2 Haziran 2016 at 12:29

      – Kolşisin antik Yunan döneminden beri antifibrotik, anti-inflamatuar anti-histaminik, membran stabilizasyonu ve lipit perioksidasyon inhibisyonu etkileri olan bitkisel kökenli bir ilaçtır. Tüm bu özellikler enflamatuar olayların ve hücre bölünmesinin ön planda olduğu hastalıklarda bu ilacın etkili olabileceğini gündemde tutmaktadır.

      – Kolşisinin erkeklerde sperm kalitesini azalttığına yönelik bilgiler mevcuttur, ancak kadınlarda bu tür bir sorunun olup olmadığı hakkında bilgi yoktur.

      – Çocuğunuzun olmamasının nedeni kolşisin kullanımından değil Akdeniz ateşi hastalığının neden olduğu komplikasyonlardan olabilir. Bu nedenle tüp bebek merkezlerine başvurmadan önce pelvis bölgesini tutan bir anormalliğin olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü Akdeniz ateşi hastalığı bazı hastalarda üreme organları ve pelvis bölgesini daha fazla tutabilmektedir.

      – Kolşisin Akdeniz ateşi hastalığını tedavi etmede değil oluşabilecek enflamasyonları baskılamada etkilidir. Yani Akdeniz ateşi hastalığının kesin bir tedavisi yoktur. Bu nedenle Akdeniz ateşi hastaları oluşan veya oluşabilecek yeni komplikasyonlar için ömür boyu romatoloji bölümünde belli aralıklar ile takip altında tutulmalıdır.

      – Ayrıca Akdeniz ateşi hastaları çocukluktan yetişkinliğe kadar sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzına bir süre değil ömür boyunca dikkat etmelidir. Akdeniz ateşi hastaları zararlı içeceklerden ve yiyeceklerden, faydasız yaşam tarzından hep kaçınmalıdır. Ayrıca bu durumu stres yapıyorsanız stres Akdeniz ateşi hastalarında çok olumsuz sonuçlara neden olmaktadır.

      Bu durum hem siz hemde eşiniz açısından da değerlendirilmelidir.

      Her şeyin istediğiniz gibi olması ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  3. Ajda

    12 Ağustos 2016 at 00:59

    Hocam merhaba. Kardeşima fmf tahlili yaptırdık,çıkan sonuç p369s heterozigot ama romotoloji doktoru hastaligin olmadigini soyledi. Dayimda ananemde ve dayimin 2 cocugundada var. Dayimin doktoru ise hastaligin oldugunu ilaca baslanmasi gerektigini soyledi .Yardimci olurmusunuz ?

    • Sağlık Ocağım

      13 Ağustos 2016 at 15:48

      Akdeniz ateşi hastalığı bazı hastalarda taşıyıcı olunmasa bile hastalık olabilir, burada önem arz eden çocukta da görülen şikayetlerdir.

      Çocukta sık sık ateşlenme, tekrarlayan ve nedeni bulunamayan eklem ağrıları, göğüs bölgesinde sıkışma hissi ve FMF hastalığının bazı belirtileri var ise çocukta daha büyük sorunlar oluşmaması için ilaca başlanabilir.

      Kolşisin başlandıktan sonra çocuğun şikayetlerinde gözle görülür azalma olur ise FMF hastası olma ihtimali yüksektir.

      Fakat romatoloji bölümünde çocuğun şikayetlerine yönelik bazı tetkikler ve testlerin de yapılması önemlidir.

      Sağlıklı yaşam sizinle olsun.

  4. cancan

    25 Aralık 2016 at 12:07

    Mehabalar benim oglumdada ailevi akdeniz ateşi hastalığından supheleniliyor. Senede bir iki siddetli karın ağrısı ile hastanede 4 ve 5 gün yatiyoruz. Sonra geciyor. Dün hastaneden çıktık daha başka bir doktorada muayene olduk bu hastalıktan şüphelidi. Acaba ne yapmalıyız. Bu dönemlerde ağzına hicbirsey sokmuyor ne yemek nede su ? cok zor bir durum. Lutfen yapmamız gereken ne ise yardımcı olur musunuz? ??

    • Sağlık Ocağım

      26 Aralık 2016 at 14:04

      Romatoloji bölümüne ve genetik analiz bölümüne götürmeniz ve burada araştırmaların yapılması tam teşhis için önemlidir. Bunun sebebi Akdeniz ateşi hastalığı olabileceği gibi başka bir neden de olabilir. Ağrılar sırasında çocuğun yapılan kan ve idrar tahlillerinde ele gelir bir bulgu elde edilemiyor ise ve çocuk ağrılar geçtikten sonra hiç bir şey olmamış gibi yaşamını devam ettiriyor ise Akdeniz ateşi hastası olma riski yüksektir.

      Öncelikle romatoloji ve genetik analiz bölümünde hastalığın kesinleşmesi önemlidir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  5. Meral

    29 Ocak 2017 at 19:16

    Kesin çözüm bulundu yazıyor cnn haberde bilginiz varmı çocuklarımızın acı çekmesi co üzüyor bizleri

    • Sağlık Ocağım

      8 Şubat 2017 at 12:33

      Biyolojik ilaçlar günümüzde de genetik mühendisliğinde üretilmektedir ve bu ilaçlar yurt dışından getirtilmekte ancak yüksek maliyetli ilaçlardır.

      Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Pharm Firması iş birliğinde Türkiye’de de biyolojik ilaç çalışmaları halen deneme aşamasında devam etmektedir fakat bu ilaç henüz insanlar üzerinde deneme aşamasına geçmemiştir. 2-3 yıl içinde insanlar üzerinde de denenmeye başlanacağı bu çalışmayı sürdüren uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

      Biyolojik ilaçlar ile de hastalık tamamen ortadan kalkmaz ama kolşisin tedavisine göre daha az yan etkiye sahip ve daha etkili olabilir. Yani gazete haberinde kesin çözüm denilerek bu kastedilmiş olmalı. Biyolojik ilaçlar aynı zamanda akıllı ilaç şeklinde de tarif edilebilir (yani hedefe yönelik işlev görmesi amaçlanan ilaçlardır) fakat hastalığı ortadan kaldırmazlar.

      Günümüzde de zaten yırt dışından getirtilen ve iğne şeklinde uygulanan bir biyolojik ilaç (ANAKİNRA) vardır fakat bu ilaç hem genetik mühendisliğinde üretildiği için hem de yurt dışından getirdildiği için oldukça yüksek maliyetlidir. Hastalar bu ilacı romatoloji doktorları diğer tüm seçenekleri deneyip de çare bulamadığında reçete etmektedir ve bu ilaçlar Türk Eczacılar Birliğinden temin edilir.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  6. Zeynep sevi

    6 Şubat 2017 at 16:03

    İyi günler oğlum 17yasinda 11yasindan 14yasina kadar yılda 5_6kezsiddetli karın ağrısı oluyordu ege ünitesinde genetik ve tahliler yapıldı fmf yok spesifik denildi Bozyaka Hastanesi’nde muayeneye göre var ilaca başlayalım dendi ki icirmedim Alsancak çocuk romatoloji yok dedi.3yildan beri yılda bir oluyor acaba ne yapmalıyım

    • Sağlık Ocağım

      9 Şubat 2017 at 13:12

      Bazen eklem ağrısı atakları, bazen cilt sorunları, bazen baş ağrıları, bazen kas ağrıları, bazen kusma atakları, bazen mide ağrıları, bazen kasık ağrıları, böbrek sorunları, bağırsak sorunları, göz sorunları, boğaz ağrıları, ateşlenme, alerjik sorunlar, ciltte ani kızarıklıklar ya da döküntüler gibi farklı farklı ağrı ve sorun atakları veya bu ağrıların bazılarının birkaçının bir arada görülmesi şeklinde hastalık devam eder. Fakat her hastada aynı olmayabilir.

      Karın ağrısının şekli, süresi de önemlidir. Akdeniz ateşi hastalarında genellikle hep bir hastalık hali (halsizlik, yorgunluk, uykusuzluk, solukluk, sık sık orasının burasının ağrısı gibi) vardır genellikle. Fakat önceden yılda 5-6 kez oluyormuş, şimdide yılda bir oluyor dediğinize göre FMF olabilir de. Çünkü bu hastalıkta remisyon dönemleri (yatışma dönemleri) vardır ve birkaç yıl daha sık ataklar geçirilebilirken, birkaç yıl daha seyrek ataklar geçirilebilir.

      Bazen genetik testlerde hiç taşıyıcı olmadan da FMF hastalığı olabilir. Yani bu hastalıkta her hasta taşıyıcı olmayabilir, taşıyıcı olan her birey de hasta olmayabilir. Her hastada ataklar aynı olmayabilir, her atakta şikayetler aynı olmayabilir. Örneğin 3 yıl ciddi karın ağrıları olsa, birkaç yıl ciddi cilt problemleri (kaşıntılar, egzamalar, cildin belli bölgelerinde ani kızarıklıklar, döküntüler ve benzeri), birkaç yıl sık sık baş ağrıları, sık sık ateşlenme, birkaç yıl sık sık mide sorunları, birkaç yıl pelvis bölgesi ağrıları, eklem ağrıları, kas ağrıları, göğüs ağrıları, kalp ritim bozuklukları, böbrek ve bağırsak sorunları, sık sık boğaz ağrıları ve bu şekilde ya da birkaç şikayet bir arada gibi seyir gösterir.

      Hasta kendisi bile ne olup bittiğini anlayamaz. Her defasında bir şikayetten dolayı doktora gider ve farklı farklı ve gereksiz ilaçlara maruz kalır ve bu gereksiz ilaçlar da hastayı daha çok hasta eder. Teşhisi zordur.

      Ağrının girdiği sırada iyi bir dahiliye uzmanına veya gastroloji uzmanına gitmeniz ve gerekli kan testlerini (özellikle ağrılı dönemde sedimantasyon testini yaptırmak ve ağrılar tam olarak geçtikten hemen sonra tekrar bu testi yaptırarak her iki değerin karşılaştırılması) teşhiste yardımcı olabilir. Acil servislerde sedimantasyon yapılmaz genellikle ve diğer testler de normal çıkar çoğunlukla.

      Sağlık dileğiyle.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git