Hastalıklar ve Tedaviler

Safra Yolları Kanseri (SYK) Nedir? Safra Yolu Kanseri Tedavisi

safra-yollari-kanseri
Safra yolu kanserleri, karaciğer içindeki ya da dışındaki safra yollarının epitelinden kaynaklanırlar. Küçük safra yolundan çıkan ve hilustan uzakta, intrahepatik olarak gelişen safra yolu kanserleri periferik kolanjiosarkom (periferik CC) olarak adlandırılır ve bu tümörlere kolanjiosarkom denir. Safra yollarının kanserleri, tedavisi zor ve özellik arzeden, ender görülen habis tümörlerdir. Safra yollarının malign tümörlerinin, karaciğer ve rejyonel lenf bezleri en sık sıçrama yaptıkları alanlardır. Bu tümörlerin cerrahi sırasında % 90 oranında sıçrama yaptığı tespit edilir.

Safra yolları kanseri nedenleri ve belirtileri

Safra yolu kanserleri, karaciğer içindeki ya da dışındaki safra yollarının epitelinden kaynaklanırlar. Küçük safra yolundan çıkan ve hilustan uzakta, intrahepatik olarak gelişen safra yolu kanserleri periferik kolanjiosarkom (periferik CC) olarak adlandırılır ve bu tümörlere kolanjiosarkom denir. Safra yollarının kanserleri, tedavisi zor ve özellik arzeden, ender görülen habis tümörlerdir. Safra yollarının malign tümörlerinin, karaciğer ve rejyonel lenf bezleri en sık sıçrama yaptıkları alanlardır. Bu tümörlerin cerrahi sırasında % 90 oranında sıçrama yaptığı tespit edilir.

Safra yolu kanserli olgular çoğunlukla hastalık cerrahi olarak tedavi edilemez duruma geldiğinde hastaneye baş vururlar ve bu hastalar 1 yıl içerisinde kaybedilir. Safra yolu kanserleri tüm kanserlerin % 2'sini oluşturur. Safra yolu kanserleri kadınlara oranla erkeklerde daha sık görülür. Hastaların çoğu 65 yaş üzeri olup, 40 yaşın altında nadir rastlanır.

Safra yolu kanserine neden olan faktörler

Safra yolları kanserlerinin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, safra yolu kanseri riskini arttıran bazı faktörler vardır.

Primer sklerozan kolanjit : Periduktal enfeksiyon ve karaciğer içi ve karaciğer dışı safra yollarında darlıklar ile seyreden bir hastalıktır ve bu hastalığın bulunduğu hastalarda % 40 oranında safra yolları kanseri geliştiği bilinmektedir.

Konjenital safra yolu kistleri : Koledok kistleri ya da Caroli hastalığı bulunan ve tedavi edilmemiş kişilerde safra yolu kanseri gelişme riski % 15-20 civarıdır. 20 yaşından önce oluşan kistlerin cerrahi olarak çıkarılması kanser gelişme riskini önlemektedir.

Oriental kolanjiohepatit : Japonya, Güney doğu ve Asya'da daha sık görülen bir hastalıktır. İntrahepatik kanalların tıkanması nedeni ile ikincil olarak gelişen ve tekrarlamalar ile seyreden kolanjit atakları ve darlık oluşumu ile karakterizedir. Bu hastaların % 1/ 10'unda safra yolu kanseri gelişme riski söz konusudur.

Safra yolu parazitleri : Colonorchis sinensis ve Opistorchis viverrini gibi safra yolu parazitleri, Asya'nın bazı bölgelerinde daha fazla görülür ve hastada cholangio-karsinoma riskini arttırdığı bilinmektedir.

Safra yolu kanseri tipleri ve evreleme

Kolanjiosarkom intrahepatik ve ekstrahepatik safra kanallarının epitel hücrelerinden oluşan kanserlerdir ve genellikle prezente olduğunda ilerlemiş lezyonlardır. Farklı klinik tanımından ve tedavi yöntemlerinden dolayı kolanjiokarsinomlar bulundukları bölgeye göre 3 farklı grupta değerlendirilir.

Tip 1 safra yolu tümörleri : Sağ ve sol hepatik kanalların birleşim yerinin hemen altındaki tümörlerdir.

Tip 2 safra yolu tümörleri : Sağ ve sol hepatik kanalların birleşim yerindeki tümörlerdir.

Tip 3 safra yolu tümörleri : Ortak safra kanalını ve sağ veya sol hepatik kanalı tıkayan tümörlerdir.

Tip 4 safra yolu tümörleri : Multisentrik ya da bileşkeyi ve sağ ve sol hepatik kanalların her ikisini de tutan tümörlerdir.

Safra yolu kanseri belirtileri

Safra yolu kanserlerinin erken belirtileri hastalığa özgü ya da çok belirli olmayabilir. Hastaların 1/3'ünde karın ağrısı ya da rahatsızlık hissi, iştahsızlık, kilo kaybı ve kaşıntı gibi hastalığa özgü olmayan belirtiler ortaya çıkar. Sarılık ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma görülmesi ile hastalık dikkati çeker. Safra yollarının tıkanması belirgin değil ve segmental tutulum var ise hastada sarılık görülmeyebilir. Tümörün tipine göre sarılık bazen az bazen çok şekilde seyreder. Bazı olgularda kolanjit belirtilere eşlik edebilir.

Safra yolu kanseri teşhisi

Safra yolu kanseri belirtileri

Safra yolu kanseri belirtileri

Safra yolu kanseri teşhisinde gastroentroloji ya da genel cerrahi uzmanının yapacağı fizik muayenede hastada görülen sarılık en önemli muayene bulgusudur. Safra kesesi elle muayene edilemez. Tanıda 10 15 dolayında yanılma söz konusu olabilir. Hastalık, safra kesesi kanseri, mirizzi sendromu, primer sklerozan kolanjit ve idyopatik benign fokal stenoz gibi hastalıklar ile karışabilir. Bu nedenle ayırıcı tanı önemlidir. Bu grup hastalarda perkütan biyopsiler ile veya diğer preoperatif tanı yöntemleri ile kötü huylu (malign) lezyonu tespit etmek oldukça zordur. Safra yolları kanseri tanısında bazı kan ve idrar tetkikleri de yapılır.

Safra yolları tümörlerinin görüntülenmesinde bilgisayarlı tomografi (BT), perkutan transhepatik kolanjiografi (PTK) ve (ERKP) ve anjiografi gibi görüntüleme metotları tek yada hepsinin kullanılması şeklinde tanı yöntemleri ve son yıllarda MR- kolanjiopankreatografi (MRKP) ve dublex ultrasonografi ile daha az zarar ile safra yolu kanserleri tespit edilmektedir. Dublex ultrasonografi ile hem hastalığın yaygınlığı hemde vasküler tutulum hakkında değerli bilgiler elde edilir.

Safra yolu kanseri tedavisi

Safra yolu kanseri tedavisinde yapılacak cerrahi bir girişim göz önünde bulundurularak, önce hastaların genel durumları ve kronik karaciğer hastalığı (portal hipertansiyon) gibi yandaş durumların varlığı araştırılmalı ve değerlendirilmelidir. Özellikle perkütan kateter yerleştirilmiş hastalarda daha sık rastlanan safra yolu enfeksiyonları tanınmalı ve tedavisi yapılmalıdır. Preoperatif değerlendirmenin bir parçası olan rezektabilitenin araştırılmasıdır. Bu nedenle tümörün safra yolları içindeki yayılımı, vasküler yapının tutulumu, karaciğerdeki lober atrofi ve kanserin sıçrama olasılığı değerlendirilir. Kolanjiosarkom tedavisinde tümörün cerrahi olarak çıkarılması en önemli tedavi yöntemidir.

İntrahepatik tümörler ancak karaciğerin tutulan bölümünün ya da tamamının cerrahi olarak çıkarılması şeklinde tedavi edilir. Fakat bu bölge tümörleri ile genellikle ileri evrelerde karşılaşıldığı için % 15-20 oranında cerrahi tedavi uygulanabilmektedir. Hiller tümörler için safra yolu bifürkasyonunun ve kaudat lobun cerrahi olarak alınması gerekmektedir. Sonrasında Roux-en-Y hepatikkojejunostomi yapılabilir. Bu tümörler bir tarafa doğru ilerlemiş ise karaciğerin o bölgesinin cerrahi olarak çıkarılması gerekmektedir. Üst bölümün aksine alt bölge safra yolu kanserlerinde % 80 oranında tümörün cerrahi olarak alınması şeklinde tedavi şansı vardır.

Uzak bölgelere sıçrama yapmış ve bölgesel tutulumun olmadığı durumlarda pankreatikduodenektomi tedavisi tercih edilir. Safra yolu kanserlerinde tedavi seçeneği kanserin yerleşim yerine göre değişiklik gösterir. Safra yolları kanserleri için en etkili tedavi cerrahi tedavidir. Sarılığı bulunan hastalarda endoskopi ya da karaciğere dren takılması ile sarılığın giderilmesi sonucu cerrahi tedavi uygulanır.

Safra kesesi kanseriSafra kesesi polipleriSafra kesesi ameliyatı

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git