Hastalıklar ve Tedaviler

Mide Kanseri Nedenleri Ve Tedavisi

mide-kanseri-belirtileri
Mide kanseri insanoğlunun eski çağlardan beridir yakalandığı bir hastalıktır. Mide mukozasından gelişen malign tümörlere mide kanseri denir. Mide kanseri dünyada akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı alır. Mide kanserinde en sık görülen tümör adenokarsinom (% 95) tir. Bunun dışında yassı hücreli karsinom, karsinoid tümör, adenokantona destek dokulardan kaynaklanan leiomyokarsinom, fibrosarkom ve malig mide lenfoması (% 5) civarıdır.

Mide kanseri nedir? Mide kanseri belirtileri

Mide kanseri insanoğlunun eski çağlardan beridir yakalandığı bir hastalıktır. Mide mukozasından gelişen malign tümörlere mide kanseri denir. Mide kanseri dünyada akciğer kanserinden sonra ikinci sırayı alır. Mide kanserinde en sık görülen tümör adenokarsinom (% 95) tir. Bunun dışında yassı hücreli karsinom, karsinoid tümör, adenokantona destek dokulardan kaynaklanan leiomyokarsinom, fibrosarkom ve malig mide lenfoması (% 5) civarıdır.

Mide kanserinden ilk olarak bahseden İbn'i Sina'dır. İlk olarak ocak 1881'de Alman Cerrah Theodore Billroth mide kanseri rezekte edip Gastroduodenostomi ameliyatını yapmıştır. Mide kanseri Japon'ya, Şili ve Fillandiya toplumlarında daha sık görülmektedir. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık ve genellikle 60-70 yaşları arasında görülür.

Mide kanserine neden olan faktörler

Mide kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Toplumda buzdolabında saklama koşulları arttığından beri mide kanserine yakalanma oranlarında azalma başlamıştır. Gelişmiş ülkelerde mide kanseri görülme oranında gözle görülebilen bir azalma vardır. Besinlerin oda sıcaklığında uzun kalması durumunda besinlerin içinde bakteri üreme olasılığı da artar. Bu besinler ile beslenen kişilerde hemen olmasa da uzun dönemde bu bakteriler mide kanserine yol açabilir.

Ayrıca yanlış beslenme, yeterli protein alınamaması, tuzlu balık ve etin çok yenmesi, çok fazla salamura ve turşu tüketimi, karbonhidrattan zengin beslenme tarzı ve içme sularında nitrit oranı yüksek toplumlarda, kömür ve lastik işlerinde çalışanlarda mide kanseri daha sık görülür. Buna karşı A ve C vitamini bol alan toplumlarda mide kanseri daha az görülür. Prekanseröz hastalıklar, mide polipleri, atrofik gastrit, uzun süre H2 reseptörlerini bloke edici ajanlar, helikobakter plori ve mide ülseridir. Sigara kullananlarda kullanmayanlara göre daha fazla mide kanseri görülür.

Türkiye'de Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde mide kanseri vakaları daha sık görülür. Bu durumda o bölgelerde çok fazla baharat ve acı tüketimi mide kanseri riskini arttırıyor mu sorusu akla gelmektedir. Fakat acı ve baharat tüketiminin mide kanserine yol açabileceği ile ilgili kesin bir bilgi olmadığı gibi, o bölgelerde besinleri buzdolabında saklama alışkanlığının olmaması ve beslenme tarzının bu durumda etkili olabileceği düşünülmektedir. Bunların dışında genetik özellikler ve bazı metabolik hastalıklar da mide kanserine neden olabilir.

Mide ülseri mide kanserine neden olur mu?

Ülser şikayeti olan hastalar genellikle bu konuda endişelidirler ve bu endişelerinde haklılık payı vardır. Çünkü ülser hastalığının uzun dönemli sorunlarından biri mide kanserine dönmesidir. Fakat bu ihtimal çok yüksek değildir. Bu nedenle ülser hastalığı var diye kanser olunacağı anlamına gelmez. Ayrıca son yıllarda keşfedilen, helikobakter plöri diye bilinen bir bakterinin ülser ve gastrit hastalığı etkenlerinden biri olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalara göre bu mikrobun bulunduğu kişilerde yavaş seyirli bir lenfoma gelişebileceği görülmüştür. Fakat her helikobakter mikrobu olan kişilerde mutlaka mide kanseri olur diye bir çalışma sonucu doğrulanmamıştır.

Mide kanseri belirtileri

Hastaların çoğunda elle yapılan muayene sırasında ele bir kitle gelir. Mide bölgesinde ağrı ve midede ağırlık hissi, iştahsızlık ve kilo kaybı (şiddetli ve kısa sürede kendini gösterir). Yemekten sonra rahatsızlık ve karında şişkinlik hissi, bulantı, kusma, kansızlık, yorgunluk, yutma güçlüğü, midede veya bağırsakta gizli kanama gibi belirtiler görülebilir. Fakat bu belirtiler mide kanserine özel bulgular değildir ve aynı belirtiler diğer mide hastalıklarında da görülebilir.

Mide kanseri teşhisi

Mide kanseri tedavisi

Mide kanseri tedavisi

Mide kanseri tanısı için yapılan kan tetkiklerinde genellikle hipokrom, mikrositer tipte bir anemi saptanır. Erken gastrik kanserli olguların yaklaşık % 20'sinde anemi tespit edilmiştir. Dışkı tahlilinde gizli kan görülebilir. Hastalığı ilerlemiş vakaların % 30'unda CEA serum seviyeleri yüksektir. Günümüzde mide kanseri teşhisinde en önemli tanı aracı endoskopi yapılmasıdır. Endoskopi, ucunda kamera olan bir boru ile yemek borusundan mideye girilmesi sonucunda, gözlenen ur oluşumuna biyopsi uygulanır. Kesin tanının konulması için biyopsi mutlaka yapılmalıdır.

Gastropanel test, endoskopi yöntemi uygulanmadan yapılması gereken bir tanı yöntemidir. Bu sayede endoskopi ve biyopsiden önce, nereden biyopsi için parça alınacağı belirlenir. Gastropanel test endoskopi gereken veya gerekmeyen hastaları ayırmayı sağlar ve böylece gereksiz yere endoskopi yapılmaz. Baryumlu mide grafisi ile tümörler görülebildiği gibi, bu yöntem ile kesin tanı konulamayabilir. Sıçrama yapmış mide kanserlerini tespit etmede bilgisayarlı tomografi (BT), ultrasonografi (US) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) yöntemleri yardımcı olur. Bu yöntemler büyümüş lenf ganglionlarını ve tümör depositlerini ortaya çıkarır. Mide kanserinin evrelerini tanımlamada TNM sınıflaması kullanılır.

Mide kanseri tedavisi

Mide kanseri tedavisinde Billroth'un uyguladığı ilk rezeksiyondan bu güne gastrektomi cerrahi tedavi mide kanserinin temel tedavisidir. Gastrektomi midenin kısmen ya da tamamen ameliyat ile alınması işlemidir. Mide kanseri tedavisi tümörün büyüklüğüne ve yerleşim yerine, tümörün yayılıp yayılmamış olmasına ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Günümüzde mide kanseri radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi olarak tedavi edilir. Mide kanseri genellikle ileri evreye kadar tespit edilemediği için tedavi etmek güç olabilir.

Erken evrelerde (evre 0 veya 1) kanser mide ve yakınındaki lenf düğümlerinde sınırlı iken cerrahi tedavi uygulanır. Fakat kanser midenin dış kısmına ve üçten fazla lenf düğümüne yayılma göstermiş ise cerrahi tedavi ve kemoterapi, radyoterapi tedavisi uygulanır. Cerrahi sonrası özellikle lenf nodu tutulmuş hastalarda hem sistemik hemde lokal tekrar etme olasılığını azaltmak amacı ile adjuvan kemoterapi faydalı olur. Küratif cerrahi tedavi şansı olmayan ileri evre mide kanseri olgularında cerrahi tedavi ve değişik çoklu kemoterapi şemaları uygulanabilir.

Mide ülseri neden olur?Mide kanaması neden olur?Mide ağrısı

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git