Doku Hastalıkları

Kemik Kanseri Nedir? Kemik Kanseri Belirtileri

Kemik kanseri nedir
Kemik dokusu içinde, kan damarları, sinirler, yağ dokusu, kan hücreleri, kıkırdak dokusu ve kemik içeren kompleks bir doku vardır.

Kemik kanseri nedenleri ve tedavisi

Kemik dokusu içinde, kan damarları, sinirler, yağ dokusu, kan hücreleri, kıkırdak dokusu ve kemik içeren kompleks bir doku vardır. Bu nedenle bütün bu yapıların anormal büyümesi kemik kanseri olarak tanımlanır. Kemik kanseri tehlikeli bir hastalıktır ve habis bir uru ifade eder.

Bu tür kanserler ne kadar erken teşhis edilir ise o kadar kolay tedavi edilir. Kemik kanserlerinde uzuv kaybetme tehlikesi ve daha da kötüsü hayatı kaybetme tehlikesi vardır. Kemik kanserinin pek çok türü vardır. Bu türler iki ana başlık altında toplandığında primer (birincil) kanser veya sekonder (ikincil) kanser olarak tarif edilebilir.

Kemik kanseri türleri

Primer (birincil) kemik kanseri nedir? : Kemiğin kendi dokusundan meydana gelen kanser türüdür. Kemiğin kendi dokusundan kaynaklanan kanserler de ikiye ayrılır. Birincisi habis kanserler ki, bu kanser türleri çabuk büyüler ve başka organlarda metastaz yapmaya eğilimli kanser türleridir. Diğer primer kanser türleri ise selim karakterli kanser türleridir ve bunlar yavaş büyüyen, metastaz yapma olasılığı bulunmayan ağrısız kanser türleridir.

Sekonder (ikincil) kemik kanseri nedir? : Sekonder kemik kanseri vücudun başka bir bölgesinde bulunan kanserden sıçrama (metastaz) yaparak kemikte oluşan kanser türüdür.

Tıpta kemik kanserleri sarkom olarak tanımlanır. Kemik kanserleri kaynaklandıkları dokudan aldıkları isimler ile anılır. Osteosarkom kemik dokusundan kaynaklanan habis kanserdir. Kondrosarkom kıkırdak dokudan köken alan kanser, liposarkom yağ hücrelerinden köken alan kanser, anjiyosarkom damarlardan köken alan kanserler şeklinde adlandırılır.

Kemik kanseri neden olur?

Kemik kanserinin oluşum nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat kanser yapan bazı ajanların kemik kanseri riskini arttırdığı konusunda bilgiler vardır. Bu ajanlar, aşırı ışına maruz kalınması, aşırı ultraviole (güneş) ışınları, bazı virüsler, bazı enfeksiyonlar, vücut direncini düşüren herhangi bir hastalık varlığı, sigara kullanımı gibi ajanlar kemik kanseri riskini arttırabilmektedir. Kemik kanseri her yaşta görülebilen bir hastalıktır.

Kemik kanseri belirtileri

Kemiğin habis (kötü huylu) tümörlerinde görülen en önemli belirti tümörün olduğu bölgede bulunan şişlik ve ağrı ve ağrının zaman geçtikçe şiddetini arttırmasıdır. Şişliğin büyümesi sonucu ciltte damarlanma görülür ve dışarıdan bakıldığında toplar damarlarda artış fark edilebilir.

İyi huylu kemik tümörleri ise genellikle ağrı yapmazlar. Bu tümörler bulundukları bölgede, bulundukları dokuların komşuluklarında baskı yapması nedeni ile bazı şikayetlere sebep olurlar. Sinirin yanında oluşan bir tümör sinire yaptığı bası nedeni ile sinir ağrısına yol açabilir.

Selim tümörler arasında tümörün biri ağrılı olması nedeni ile diğer tümörlerden farklıdır. Bu tümör osteid osteoma adı verilen tümördür. Osteid osteomanın ağrısı aspirin ile kontrol edilebilir ve bu tümörün tanısı konulurken hastalara aspirin verilerek ağrının şiddeti takip edilir. Eğer aspirin ile tümörün ağrısı geçiyor ise osteid osteoma akla getirilmelidir.

Kemik kanseri teşhisi

Kemik kanseri erken teşhis edilebilir. Doktorlar bu konuda şüpheci ve dikkatli olmalıdır. Kanserin erken döneminde ağrılar ortaya çıkar ve kısa bir zamanda geçmez ise bu ağrının araştırılması gerekir.

Bu araştırmalarda kan tetkikleri, röntgen filmi, hastadan alınacak öykü, sintigrafi tetkiki, bilgisayarlı tomografik görüntüleme, manyetik rezonans (MRG) görüntüleme ve tümörü belirlemek için yapılacak biyopsi gibi tetkikler ile kemik tümörü teşhisi konulabilir.

Kötü huylu kemik kanserleri çok hızlı büyüyen urlar olduğu için ne kadar erken teşhis edilir ve tedavi başlanır ise o kadar iyi sonuç alınır. Tümör büyüdükçe tedavi zorlaşır ve tümörün çıkarılması gerektiğinde daha büyük bir doku ve o dokunun etrafındaki dokuyu veya uzvu almak daha zor olur. Bu nedenle erken teşhis önemlidir.

Kemik kanseri tedavisi

Kemik kanseri tedavisi

Kemik kanseri tedavisi

Kemik kanserlerinde öncelikle biyopsi tetkiki ile kanserin türü belirlenmelidir. Biyopsi tetkiki ve kanserin türü belirlendikten sonra tedavinin planı yapılır. Habis tümörlerde tümörün bulunduğu doku tamamen çıkarılır.

Eski tedavi yöntemlerinde tümörün bulunduğu uzuv komple alınır idi. Fakat günümüzde tıbbın gelişmesi sayesinde uzuv korunarak sadece tümörün bulunduğu bölge alınmaktadır. Yani tümör ne kadar küçük ise tedavisi o kadar kolay ve başarılı olur. Kemik kanseri tedavisinde cerrahi tedavi yapılmadan önce kemoterapi tedavisi uygulanarak tümörün yayılımı engellenir. Bazı tümör türlerinde cerrahi tedaviden sonra da kemoterapi ve radyoterapi tedavisi devam ettirilir.

Kemik kanseri tedavisinin başarı oranı nedir?

Habis kemik tümörlerinde tedavinin amacı hastanın hayatını ve uzvunu kurtarmaktır. Kemik tümörleri tedavisinden sonra yaşam oranları tümörün cinsine göre değişebilir. Osteosarkomlu hastalarda tedaviden 5 yıl sonra yaşama şansı % 60-70 arasındadır. Kondrosarkomlu hastalarda da yaşam oranı osteosarkomlu hastalar ile yaklaşık aynıdır. Yapılan çalışmalar, yeni gelişmeler bu yaşam oranlarını 10-15 yıla çıkartmaya amaçlamaktadır.

Kemik kanseri tedavisinde başarıyı sağlayabilmek için multidisipliner çalışma denilen (onkolog, radyolog, patolog, ortopedist gibi) ekip çalışması önemlidir. Tedavide başarı oranı için doğru tanı ve tedaviyi yapacak hekimlerin tedavi prensiplerine uyması gereklidir. Cerrahi tedavisi sırasında tümörden kalan en küçük bir tümör hücresi bile tedavinin başarı oranını düşürür. Cerrahi tedavi sonrası kemoterapi ve radyoterapi tedavileri de önemlidir.

Kanser hastalıkları ile ilgili benzer sağlık konuları

  1. Kanser tedavisinde yeni yöntem protein tedavisi
  2. Baş-boyun kanserleri nedenleri ve tedavisi
  3. Omurga veya omurilik tümörleri
  4. Rahim ağzı kanseri nedenleri ve tedavisi
  5. Kemik iliği kaneri nedenleri ve tedavisi

69 Yorum

  1. Azmi

    8 Mart 2016 at 00:06

    Merhaba hocam, yakın bir arkadaşıma kemik kanseri tanısı kondu, acaba bu durum ölümcül müdür? Çok endişeli görüyorum ve üzülüyorum. Lütfen yardım edin.

    • Sağlık Ocağım

      8 Mart 2016 at 00:08

      Merhaba, Kemik kanseri hastalığı eski zamanlarda ölümcül olabiliyordu. Çünkü antibiyotikler bulunmamıştı ve kemik kanseri de ölümcül olabiliyordu. Fakat akut kemik kanseri şeklinde başlayan hastalık, belirtileri göstermeye başladıktan sonra düzgün bir şekilde tedavi edilir ise ölümcül bir neden olmaktan çıkar. Çok geçmiş olsun.

      • Gül

        19 Haziran 2016 at 21:45

        Daha dün 22 yasında bi genc kız öldü kemik kanserinden, cok üzülduk Allah sabır versin acılı ailesine.

  2. Zen

    2 Nisan 2016 at 14:02

    Merhabalar, 16 yaşındayım , kendimi bildim bileli devamlılık arz eden kemik ağrıları vücudumda ibraz olmaktadır ve kemiklerim akranlarıma göre daha sert bir yapıya maliktir.Göğüs boşluğum, birçok insanın aksine dokunulduğu zaman geri çekilen bir doku tipine yakın olmamakla beraber kemik tabakasının çeliğe benzer bir sertlik karşılaşılmakta, yakın günler içerisinde sol omzumda kemik çıkıntısı hasıl oldu ve sık sık kemiklerim ağrımaktadır.Şüphelenmekte olduğum osteoartit, ankilozan spondilit, romatizma ve kemik kanseri sıhhat sorunlarına sahip olabilme ihtimallerimdir...Fikriyatlarınız ile yardımcı olabilirseniz bahtiyar olurum...

    • Sağlık Ocağım

      3 Nisan 2016 at 15:12

      > Kemik doku vücudu oluşturan dokular arasında en sert dokudur. Hiperkalsemi olarak bilinen kandaki kalsiyum seviyesinin normalin üstünde olması anlamına gelen bir hastalıkta da kemik ağrıları olabilir.

      > HİPERKALSEMİNİN DİĞER BELİRTİLERİ ARASINDA : Kas güçsüzlüğü, halsizlik, baş ağrısı, sürekli uykusuzluk, bilinç bulanıklığı, koma, kabızlık, iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı, pankreas iltihabı, peptik ülser, aşırı susuzluk, sık idrara çıkma, ritim bozuklukları, eklem ağrısı gibi belirtiler vardır. Hiper kalsemi hastalığı için metabolik kemik hastalıkları uzmanlığına baş vurmak gerekir.

      > Hipokalsemi olarak bilinen kanda kalsiyum seviyesinin düşük olması durumunda da kemik ağrıları görülebilir.

      > HİPOKALSEMİ BELİRTİLERİ ARASINDA : Yorgunluk, kaygı durum bozuklukları, hafızada zayıflama, el ve ayaklarda karıncalanma, kas krampları ve spazmları, kalp hastalıkları, katarakt, kuru ve pullu cilt gibi benzer belirtiler görülür ve bu hastalığın teşhisi içinde metabolik kemik hastalıkları uzmanlığı baş vurusu gerekir.

      > Hipofosfatemi denilen kan değerlerinde fosfat yoğunluğunun düşmesi sonucu da kemik ağrıları görülebilir.

      > HİPOFOSFATEMİ BELİRTİLERİ ARASINDA : Güçsüzlük, kemik ağrıları, ritim bozuklukları, solunum yetmezliği, bilinç bulanıklığı, koma, karıncalanma, kas titremeleri, psikiyatrik bozukluklar, hemolitik anemi gibi ve benzeri belirtiler vardır.

      > ANKİLOZAN BELİRTİLERİ ARASINDA : Haftalar veya aylar süren ve geçtikçe artan bel ağrıları, gün içinde hareket etme ile azalan sabah sertlikleri ve bu şikayetlerin 3 aydan daha uzun sürmesi, ilk başlangıç döneminde kilo kaybı, yorgunluk, ateş ve gece terlemeleri, topuk ağrısı, kaba etlerde bazen bir tarafta bazen bir tarafta değişik şiddetlerde ağrı, batıcı göğüs ağrısı, kulak ağrısı, eklem ağrısı gibi belirtiler vardır. Bu hastalık romatoloji bölümünde araştırılır.

      > OSTEOARTRİT BELİRTİLERİ ARASINDA : Eklemleri uzun ve çok kullanma sonrası ağrı, ağrıyan eklemin hareket ettirilememesi, kasların zayıflaması gibi belirtiler genel belirtilerdir.

      > KEMİK KANSERİ BELİRTİLERİ ARASINDA : Tümörün bulunduğu bölgede ağrı ve ağrının zaman zaman artması, ciltte damarlanma, şişlik ve şişliğin zamanla büyümesi, tümör sinire baskı yapıyor ise sinir ağrısına neden olabilir.

      > Benzeri mineral eksiklileri ve fazlalıkları ve bunlara neden olan farklı hastalıklar kemik ağrılarına neden olabilir. Daha önce doktora gittiyseniz ve sonuç alamamışsanız bu durum araştırma hastanelerinde bulunan metabolizma, kemik ve benzeri hastalıklar uzmanlığında araştırılması gerekebilir veya en kısa yol olarak ağrı polikliniklerinde ağrılara neden olan faktörler araştırılmalıdır. Araştırmalar yorucu ve uzun sürebilir. Fakat başka başka doktorlara gitmek asıl nedenin üstüne örter genellikle. En doğrusu araştırılması olur.

      > İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  3. Fatma

    9 Nisan 2016 at 19:36

    Meraba bi tanıdığım da iyi huylu beyin tümörü var sizce nasıl bi tedavi uygulanmalı iyi olmasi için neler yapılmalı

    • Sağlık Ocağım

      10 Nisan 2016 at 14:30

      İyi huylu kemik tümörleri sadece oldukları bölgede sıkıntıya yol açarlar. Kemik tümörleri her yaşta görülebileceği gibi genellikle gençlerde görülür. Kemik tümörlerinde tedavi yöntemleri tümörün tipine ve yerine göre değişir. Kemik tümörlerinde tedavi tümörün çıkarılması şeklinde yapılır. Tümörün çıkarıdığı bölgede oluşan boşluk ya hastanın kendi dokusundan alınan yama ile ya da kemik bankasından alınan yama ile doldurulur. Bazı iyi huylu kemik tümörleri veya kistleri kendi kendilerine iyileşebilirler. Yani kemik tümörlerinde tedavi yöntemleri tümörün yerine, tipine ve neden olduğu şikayetlere göre değişebilir.

  4. gamze

    12 Nisan 2016 at 11:40

    Hocam babama kondrosarkom tanısı konuldu 3 sene önce ameliyat oldu ve tekrarlardi suan ameliyat yapmıyorlar.ameliyattan sağ çıkma ihtimali%1.bobreklere tel takıldı artık tumor bobreklere baskı yapıyor.ve babama 1 2 sene omru var dediler.şimdi işin tdavisi alıyoruz.bobrekler işlevini yapamadığı için kemotarpi alamadik.Hocam çok üzgünüz ne yapmalıyız babamın gerçekten çok az ömrümü var?

  5. ahmet

    25 Nisan 2016 at 15:31

    Merhaba.Ben de 16 yaşında şuan Ege Üniv. onkolojisinde tedavi gören bir Ewingsarcoma hastasıyım.Çok şükür ameliyat,radyoterapi iyi geçti 14 kemoterapiden 2 gün önce 10.sunu da bitirmiş bulunmaktayız.Sorum şu:Tedavi sonrası nüksetme durumunda % kaç oranında nerde nüksedebilir ve neresi nüksetme durumunda doktorların tedavi açısından en uygun gördüğü yerdir.Cevaplarsanız sevinirim:)

    • Sağlık Ocağım

      26 Nisan 2016 at 12:45

      > Ewing sarkomları genellikle kemiklerde ortaya çıkan solid (dayanıklı) kötü huylu tümör olarak adlandırılan oluşumlardır. Bunlara primer (birincil gelişen) tümörler de denilmektedir. Çünkü bu tümörler doğrudan kemik içi hücrelerden gelişmektedir. Ewing sarkomları çok nadir olarak yumuşak dokularda da (bağ dokusu, kas dokusu, yağ dokusu, sinir dokusu gibi) görülmektedir.

      > Ewing sarkomları genellikle 15 ile 20 yaş arasındaki gençlerde ve çocuklarda görülür. Ewing sarkomları en sık kalça, üst bacak ve alt bacak kemiklerinde ve kaburga kemiklerinde meydana gelir. Ewing sarkomları genellikle kemik iliğine, akciğerlere metastaz (sıçrama) yapabilir.

      > Ewing sarkomlarının metastaz yapmasının aranması için tekrar birçok yöntemler gerekir. Örneğin akciğer bilgisayarlı tomografisi, röntgen filmleri, kemiklerin sintigrafisi, pozitron emisyon tomografisi, kemik iliği ponksiyonu ve hastalığın gidişatına ve tedavinin başarı oranına göre farklı teşhis yöntemleri kullanılır.

      > Ewing sarkomlu hastaların tedavisi bir ameliyattan ve/veya radyoterapi (bölgesel terapi) ve kemoterapi uygulamalarından oluşur. Şimdiye kadar elde edilen bilgilere göre tedavi bir ameliyat yapmanın veya tümörü ışın tedavisine (radyoterapi) tabii tutmanın yeterli olduğu bilinmektedir. Tümörün tekrarlamaması ve metastaz yapmaması içinde çoğunlukla tedavilerden sonra kemoterapi tedavisi de uygulanır.

      > Burada en önemlisi sizin moralinizi yüksek tutmanız ve kendinizi her zaman güçlü hissetmeniz olacaktır. Doktor takiplerine dikkatli uymanız önemlidir. Beslenmede bir kısıtlama yok ise sağlıklı beslenmeye dikkat etmeniz de önemlidir. Daha çok gençsin ve iyi bir tedavi, iyi bir moral, doktorların önerdiği iyi bir beslenme ile her şey daha iyi olacaktır. Tedavi şimdiye kadar iyi gitmiş. Bundan sonrada hep güçlü ve morali yük olmanız çok önemli.

      Her şeyin daha iyi olması ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  6. Sevda

    9 Mayıs 2016 at 23:46

    Merhaba ben 25 yaşında ve iki senedir teşhis konulamayan bir hastalığa sahibim bir anda meydana geldi önce sağ bacağımdaki Ağrı'lar sonra sol bacağım da da olmaya başladı romotoloji doktoru iltihaplı eklem romatizması dedi ama mr da çıkmıyor sadece crp normalden daha yüksek ve şikayetlerim o yönde diye iki senedir romatizma ilaçları kullanıyorum faydası ara ara oldu haplarla şimdi iki buçuk aydır Humira kullanıyorum ama bana hiç fayda etmedi haplara devam ediyorum yanında ayağım aksamaya ve vücudumun şeklinin bozulduğu gözle görülecek kadar belli bu teşhis Nasıl konuluyor kimse bilemedi mi yoksa diye düşündüm benim Ağrı'larım hep ele gelmeyen kemiklerin içinde bir ağrı hiç bitmek bilmeyen bir aağrı lütfen bi akıl verin

    • Sağlık Ocağım

      10 Mayıs 2016 at 12:51

      > İltihaplı eklem romatizması diğer adıyla romatoid artrit, bağ dokusunun iltihaplanmasıdır. Genellikle yavaş yavaş ilerler ve eklemlerde ağrılar, şişlikler, sertlik ve işlev kaybı gibi belirtiler gösterir. Romatoid artrit durumunda hastanın bir el bileği veya bir dizi tutulum göstermiş ise diğer el bileği ve dizi de tutulum gösterir.

      > ROMATOİD ARTRİT BELİRTİLERİ ARASINDA iştahsızlık, kilo kaybı, aşırı terleme, yükselen vücut sıcaklığı, ağrıya duyarlı sıcak şişmiş eklemler gibi belirtiler görülür. Eklem iltihapları, ilk el parmaklarında ve el bileklerinde daha sonra ise büyük eklemlerde görülmeye başlar. Ağrı ve sertlik genellikle sabah saatlerinde veya uzun molalardan sonra meydana gelir ve 30 dakikadan fazla devam eder. Zamanla eklemlerde şekil bozuklukları ortaya çıkmaya başlar. Fakat romatoid artrit insandan insana farklı seyir gösterebilir. Burada sayılan belirtiler her hastada farklılık gösterebilir.

      > Romatoid artrit durumunda tedavi yıllarca sürebilir. Romatoid artrit ömür boyu sürebilir ve gereken durumlarda meydana gelen şekil bozuklukları ve yıpranmalar için cerrahi tedaviler de devreye girer. Romatoid artrit kronik bir hastalıktır. Hastalık zaman zaman alevlenmeler şeklinde daha ağır ve daha hafif şeklinde sürer gider. Romatoid artrit durumuna özgü bir tanı yöntemi yoktur. Hastanın fizik muayenesi, hastanın öyküsü, alevlenme dönemlerinde kan testlerinin yükselmesi gibi testler yapılır.

      > Doktor kontrollerini ve ilaç tedavilerini dikkat etmenizde fayda var. Romatoloji bölümünde gerekli kan testlerini istemişlerdir.

      > Altta verilen linkten romatoid artrit hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

      > http://www.saglikocagim.net/romatoid-artrit-nedir-romatoid-artrit/

      Her şeyin daha iyi olması ve sağlık dileğiyle.

  7. ali

    14 Mayıs 2016 at 08:20

    hocam merhabab ben 3 veya 4 haftadır sürekli evde oturan biriyim hiç dışarı çıkmam dün hastaneye gittim hastane uzak bir yer ve yürüyerek gittim kan testi yaptırdım sonuc çıkana kadar sürekli hastanede ayakta gezindim sonuç kötü çıkmadı eve yürüyerek geldim sonra sağ bacak ağrım başladı baldırım ağrıyordu.bugün bu seferde üst baldır ağrım başladı yürüyüş yüzünden olablirmi 2 günlük sağ bacak ağrım.bu arada yaş 19

    • Sağlık Ocağım

      14 Mayıs 2016 at 14:12

      Sorununuz neydi tam olarak belirtilmemiş. 3-4 hafta süresince çok fazla hareket etmeyen bir insanda bir defalığına uzun bir yürüyüş ve ayakata kalma sonucu kas ağrısı olması normaldir. Hareketsizlikten kas ağrıları ve kas zayıflığı olması normaldir.

      Düzenli olarak yürümeye devam etmeniz faydalı olur. Özellikle daha önceleri hareketli birsinin sonra 3-4 hafta hareketsiz kalması ciddi kas ağrılarına neden olur. Önce bir hafta süresince her gün 20 dakikalık yürüyüş yapmanız daha sonra hafta hafta arttırarak her gün en az 40 dakikalık düzenli yürümek veya düzenli egzersiz yapmak önemlidir. Özellikle sigara kullanımı var ise damar tıkanması meydana gelebilir.

  8. Mustafa

    19 Mayıs 2016 at 14:02

    İyi günler hocam,
    Benim problemim yaklaşık 2 yıldır sürmekte. Ara sıra iyileşiyor. Hareketsiz iken ağrım yok; fakat sağ tarafıma döndüğümde, sağ göğüs kafesimde ağrı oluyor. Doktor kas gevşetici verdi. Birkaç gün içiyorum ve ağrılarım geçiyor. Fakat sonra yine bazen sağa dönüşlerde ağrım oluyor.

    • Sağlık Ocağım

      20 Mayıs 2016 at 12:29

      Kalp kası ile ilgili bir durum olabilir. Kaslara bağlı bir problem olabilir. Bir fizik tedavi uzmanına gitmenizde fayda var. Bazı kas hastalıkları uzun süren kalp kası sorunlarına da neden olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  9. Mustafa

    20 Mayıs 2016 at 13:01

    Değerli Hocam,
    Dahiliye uzmanı kas sıkışması var, dedi.
    Yürürken vs. ağrı yok. Sağa dönünce ağrı oluyor. Hemen geçiyor. Bundan korkmalı mıyım? Ciddi bir şey olduğu zaman mı sürekli ağrı olur?

    • Sağlık Ocağım

      21 Mayıs 2016 at 12:20

      Ani hareketler ile meydana gelen ve geçen ağrılar genellikle kaslar ile ilgili ağrılardır. Kaslar iltihabi bir durum veya enflamasyon olmuş olabilir. Kaslar ile ilgili durumlardan daha çok fizik tedavi uzmanları anlar.

      İçiniz rahat edecek ise bir fizik tedavi uzmanına muayene olmanız gerekebilir. Sakin sakin kardiyo egzersizlerini düzenli olarak yapmak bu tür ağrılarda fayda sağlar.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  10. Neslihan

    10 Haziran 2016 at 15:31

    Mrb annemin sol el işaret parmağında 3.kez iyi huylu tümör nuksetti.ameliyat oluyor fakat3 ay sonra tekrar çıkıyor herhangi bir tedavide uygulanmıyor sonrasında.herne kadr iyi huylu olsada tumorun nüksetmesi tehlikeli degilmi başka tedavi yöntemi kullanmıyorlar bu normal mi kafamız co karışık suan lütfen yardimci olurmusunuz

    • Sağlık Ocağım

      11 Haziran 2016 at 13:27

      – Elde ve el parmaklarında görülen tümörler, kistik lezyonlar şeklinde ya da tümör olarak adlandırılan oluşumlar şeklinde olabilir ve genellikle iyi huyludurlar. Tümörün veya kistin cinsine göre tekrarlama olasılığı veya kötü huylu olma olasılığı değişir. Yani cerrahi olarak çıkarılan tünmölerin patolojik incelemesinde tümörlerin cinsleri de değerlendirilir ve cinsine göre nasıl bir gelişim gösterdikleri hakkında bilgi edinilir.

      – İyi huylu kistler ve tümör olarak adlandırılan oluşumlar tekrar edebilir ve bunların yayılma riski olmayabilir. Kötü huylu kanserler elllerde çok nadir görülür. Kötü huylu kanserler yayılım özelliği gösterirler ve en sık sıçradıkları organ akciğerdir, ancak kanserin başka bir bölgeden ele sıçrama olasılığı da vardır, bu nedenle olasılıkların araştırılması da gerekebilir. Ameliyat ile alınan tümöral yapıdan mutlaka örnek alınmalı ve patojik araştırmaya gönderilmelidir.

      – Ayrıca tümör sinir kılıfı tümörü mü, tırnak yatağı tümörü mü, kıkırdak doku tümörümü, cilt tümörü mü, kemik tümörü mü bunlar da önemlidir.

      – Doktorunuza yapılması gereken bir araştırma olup olmadığını sormanız doğru olur veya üniversite hastanesi gibi bir araştırma hastanesinde araştırma yapılabilir.

      İyilik ve sağlık dileğiyle.

  11. Gözde

    13 Haziran 2016 at 12:33

    Hocam yaklaşık 1,5 aydır sağ kalçamda yani basen bölgemde inanılmaz ağrılarım var. Yere ayağımı bastığım an orada sanki bıçak var ve saplanıveriyor. Sağ üst bacağım , yani önden kasığa arkadan kalçaya kadar şiş. Kıyafet giydiğimde sağ üst bacağımın çok sıktığını hissediyorum çünkü. Kalça eklemindeki kemiğin uzadığı söylendi. Onun ağrı yaptığı söylendi. Ve symra ilacı verildi bacakta bel fıtığına bağlı çekme olduğundan. İşe yaramıyor. Başka ciddi bi hastalığım mı var diye düşünmeye başladım. Sizce nedir sorun ?

    • Sağlık Ocağım

      14 Haziran 2016 at 12:18

      – Kalça ağrısına neden olabilecek pek çok faktör vardır. Şişlik var ise, herhangi bir travmaya maruz kalınmış ise veya stres kırıkları denilen bir kırık oluşmuş ise yürümeyi engelemeyecek derecede kırık gelişmiş olabilir.

      – Kalçada kemik çürümesi denilen bir durumda da kalça kısmında ağrı olabilir.

      – Artrit (eklem iltihabı) olmuş olabilir ve buna bağlı şişlik ve ağrı olabilir.

      – Meralgia parestetika olarak bilinen (lateral femoral kutaneal sinirin sıkışması) sonucu kalça kısmında ağrı olabilir.

      – Osteitis pubis (leğen kemiklerinin ön kısmında birleşim alanı olan simfiz pubiste enflamasyon ve ödem ile kendini gösteren bir durum) bu durumda da kalça kısmında ağrı olabilir.

      – Priformis sendromu (siyatik sinirin pelvis çıkışında priformis kası tarafından sıkışması) sonu da kalçada hassasiyet, bacak arkasına vuran ağrı, bel ağrısı, uyluk ağrısı, kalça ağrısı gibi şikayetler görülebilir.

      – Paget hastalığı orta ve ileri yaşlarda oldukça sık görülen bir durumdur. Paget hastalığından etkilenen kemikler zayıflar, büyür, kalınlaşır ve şekil bozuklukları oluşur.

      – Fil hastalığı olarak da bilinen lenf ödem (lenf sisteminin ödemi) gibi bir durum olabilir. Lenf ödem hastalığında ilk belirtilerin başlaması ile hastalığın kendini net olarak belli etmesi arasında 10-20 yıl bile geçebilir. Lenf ödem doğuştan ya da nedeni belli olmayan herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Lenf ödem gelişmesinin nedenleri arasında ise enfeksiyonlar, travmalar, cerrahi müdahaleler sonrası radyasyona maruz kalma gibi nedenler vardır.

      – Yani sizde görülen bu şikayetlerin birçok nedeni olabilir. Bu nedenle kemik ve metabolizma hastalıkları bölümünde ya da sinir sıkışmalarının tespiti için sinir – beyin cerrahisi veya damarların durumunun değerlendirilmesi için damar cerrahisi uzmanlığında bu durumun araştırlması gerekir. Bir üniversite ya da araştırma hastanesinde bu durumun araştırılması daha uygun olur.

      İyi sonuçlar almanız ve sağlık dileğiyle.

  12. Tural

    14 Haziran 2016 at 09:11

    Selamlar,babamin vucudunda (kemiklerde) asiri derecede agrilar var,kasim ayindan bu yana vucudun cesitli yerlerinde agri oldu,simdi en cok bel,sirt ve canak kemiklerinde agri-sizi var. Bir cok muayenelerden sonra kemikde "MEILON" hastaliginin oldugunu dediler,bu bizi cok uzuyor,bu zamandan sonra tedavi olur mu? Olursa nedir?

    • Sağlık Ocağım

      14 Haziran 2016 at 14:11

      – Hastalığın adı yanlış anlaşılmış ya da anlatılmış olmalı, (MEILON) diye bir durum yoktur.

      – Bahsettiğiniz hastalık MULTİPL MİYELOMA olabilir.

      – Multipl miyeloma bir kemik kanseri türüdür. Multipl miyeloma tam olarak nedeni bilinmeyen ve genellikle 60'lı yaşlarda ortaya çıkan bir hastalıktır fakat 35 yaşın altında da görülebilir. Multipl miyeloma erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülür.

      > MULTİPL MİYELOMA BELİRTİLERİ ARASINDA : Kemik ağrısı özellikle sırt ve kaburga kemiklerinde, kemik kırıkları (genellikle omurga kemiklerinde), halsizlik, yorgun hissetme, çok susasama, kilo kaybı, mide bulantısı, kabızlık, sık idrara çıkma gibi belirtiler vardır.

      – Multipl miyeloma hastalığı hakkında aşağıda verilen linkten daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

      http://www.saglikocagim.net/multipl-miyelom-nedir-multipl-miyelom/

      – Ayrıca kemik ağrılarına neden olabilen başka sorunlarda vardır. Örneğin kemik iltihabı, kemik kistleri, hiperparatiroidi, osteomalazi, paget hastalığı, D vitamini eksikliği, kemik erimesi, kalsiyum eksikliği ya da fazlalığı, bazı kan hastalıkları, bazı damar sorunları gibi nedenler de kemik ağrısı yapabilir, bu nedenle durumun iyi araştırılması gerekir.

      – Kemik ve metabolizma hastalıkları alanında bu durumun araştırılması doğru olur.

      Her şeyin iyi olması ve sağlık dileğiyle.

  13. Beyza

    30 Haziran 2016 at 17:35

    Hocam merhaba ben 22 yasındayım yaklaşık 3 yıldır kemik erimesi var değerlerim -2.4 lerde spor yapıyordum genelde pilates sonrasında kalçamda Ağrı'lar başladı şimdi ne sağıma ne soluma dönemiyorum çok şiddetli Ağrı sızı ve yanma vardı Emar çekildim doktorum bana kalçamda sıkışma olduğunu artroplasti olmamı söyledi daha sonrasında dizlerm başladı şuan dizlerimde bi Ağrı Ağrı'dan cok da yanma var o kadar çok yanıyor ve sızlıyor ki anlatamam gece artış gösterirken şimdi gündüzleri de cok agrıyor ve ne düz uzatabiliuorum ne kırabiliuorum acaba genel bir rahatsızlık olabilir mi? Romatizma için kan testi yapıldı birşey çıkmadı cpk teşekkür ederim şimdiden

    • Sağlık Ocağım

      1 Temmuz 2016 at 15:43

      – KEMİK AĞRILARININ NEDENLERİ ARASINDA; kemik iltihabı, kalsiyum fazlalığı ya da eksikliği, multipl miyeloma, kemik tümörleri, hiperparatiroidizm denilen durumun neden olduğu kemik erimesi, paget hastalığı, osteomalezi (kemiğin minerallerinin eksikliğine bağlı ortaya çıkan bir hastalık), D vitamini eksikliği gibi durumlar da vardır.

      – Kemik erimesi olan hastalarda genellikle omurganın zayıflamasından dolayı omurların ezilmesi ve yassılaşması gibi durumlar meydana gelir ve bu ortaya çıkan durum nedeni ile hastalarda çok şiddetli sırt ve bel ağrıları gibi şikayetler görülür. Bu durum dönem dönem tekrarlamalar ile seyredebilir.

      – Sizin durumunuz osteomalazi denilen durum olabilir, osteomalazi vücutta yaygın kemik ağrıları ile kendini gösterir.

      – Yine hiperparatiroidizm gibi bir durum olabilir ve buna bağlı kemik erimesi başlamış olabilir, bu durumda tiroid fonksiyonlarının araştırılması için endokrinoloji bölümüne başvurmak gerekir.

      – Durumunuzun teşhisinin kemik ve metabolizma hastalıkları uzmanlığında araştırılması daha doğru olur, çünkü kemik ağrılarına yol açan durum basit bir vitamin veya mineral eksikliği ya da fazlalıkları olabileceği gibi, kötü huylu hastalıklar da olabilir.

      – Üniversite veya araştırma hastanelerinde bulunan endokrinoloji ya da kemik ve metabolizma hastalıkları uzmanlıklarında bu durumun araştırılması uygun olur.

      İyi sonuçlar almanız ve sağlılıklı yaşamanız dileğiyle.

  14. esra

    7 Temmuz 2016 at 12:29

    Hocam anneme 2 yil once gogus kanseri teshisi konuldu erken evre idi 9 kur kemoterapi ve radyoterapi aldi.cok sukur iyi kontroller temiz cikiyor.fakat 4 gun once kalcasinda derinin altinde ceviz buyuklugunde bir kitle farketti. Eliyle bastirdigi zaman agri yaptigini soyluyor.kuskulandik.yag bezesi mi yoksa baska birseymidir

    • Sağlık Ocağım

      8 Temmuz 2016 at 12:07

      Meme kanseri tedavisinden sonra ilk 4-5 yıl 3 veya 6 ayda bir hasta düzenli olarak takip edilir. Bu süreçte hasta ve hasta yakınları geçirdikleri zor dönemlerden dolayı her ağrıyı, her sorunu büyütebilirler ve bu durum gayet normaldir.

      Kanserin tekrarlayacağı veya yayılacağı kontrollerde yapılan bazı kan testleri ile takip edilir ve bunu önceden kestirmek kolay değildir.

      Tedavi süreci bittikten sonra hastanın düzenli ve dengeli beslenmesi, kendini iyi bakması, stresten kaçınması, düzenli egzersiz yapması oldukça önemlidir.

      Bunu annenizi takip eden doktora sormanız ve muayene olunması daha doğru olur. Muayene ve gereken testler, tetkikler yapılmadan herhangi bir şey söylemek zordur.

      Yağ bezesi (lipomlar) genelde ağrısız yumuşak kıvamda olurlar. Yağ bezeleri ağrısız olduğu için bazen çok fazla büyüyebilirler. Bu yağ bezeleri bazen iltihap toplayabilir ve iltihaplı yağ bezeleri kızarık, ağrılı ve sert kitle şeklinde olur. Lipomların büyük çoğunluğu iyi huyludur fakat nadir olarak kötü huylu olma özelliği gösterebilen lipom tipleri de vardır.

      Doktorunuza sormanız ya da muayene olmanız daha uygun olur.

      Her şeyin daha iyi olması dileğiyle.

  15. ersin

    7 Temmuz 2016 at 19:21

    Merhaba kalca ve bacak agrım var ilk hafif seyret ti baslangic ikiay önce son on bes gündür oturmaktan zorlanıyor yorum ayrıca arac kullanırken bacagım kal camdan dayanılmaz bir agri oluyo ayak tayken yurur ken sorun yok yardım cı olur mu sunuz

    • Sağlık Ocağım

      8 Temmuz 2016 at 13:49

      Kalça ve bacakta hissedilen ağrı genellikle siyatik sinir adı verilen sinirin sıkışması sonucu meydana gelen ağrı şeklinde olabileceği gibi kalça ağrısına neden olan birçok faktör vardır. Fakat önce sinir sıkışmasına neden olabilecek sebeplerin araştırılması daha uygun olur.

      Siyatik bacağın en önemli sinirlerinden biridir. Siyatik siniri tutan ve siyatik sinir ağrısına neden olan birçok faktör vardır.

      Siyatik sinir sıkışması veya ağrısı doğumsal problemlerden, edinsel problemlerden, hastalıklara bağlı, geçirilen travmalara bağlı problemlerden kaynaklanabilir.

      Siyatik sinir ağrısına neden olan faktörler arasında omurga kanal darlığı, bel fıtığı, omurga enfeksiyonları, omurga tümörleri, kireçlenme, ganglion kisti, kalça ekleminin etrafında kalsiyum birikmesi, sinir tuzaklanmaları, kalçaya yapılan hatalı enjeksiyon, bel kayması, kalça eklem ameliyatı sırasında hasar oluşması, herpes zoster enfeksiyonu, lyme hastalığı, diskitis, yumuşak doku tümörleri, bazı damar hastalıkları, priformis sendromu, femoral nöropati, proximal sacral plexus tutulması, diyabetik nöropati gibi birçok faktör vardır.

      Bir beyin-sinir cerrahisi uzmanına gitmeniz ve gereken tetkiklerin yapılması doğru olur.

      İyi sonuç almanız ve sağlık dileğiyle.

  16. gul

    17 Temmuz 2016 at 03:19

    Selam hocam, anneme yaklashik 1ay once angiosarkoma diagnozu koyuldu. Calacabeus ve ankle.de...kemikleri plastik ya metallikle uygulasalar,,sorun olurmu?...amputaciyadan korkuyoryz... Daha sonra baska yerlere yayilma ihtimali varmi?shu an irandayiz,,kendimiz bakuliyiz..tskr.

    • Sağlık Ocağım

      17 Temmuz 2016 at 17:18

      Zengin bir damar yapısına sahip oldukları halde kemiğin kan yada lenf damarlarından kaynaklanan anjiosarkoma tümörleri oldukça nadir görülür. Anjiosarkomların klinik seyri(prognozu) genellikle belirsizdir ve sıklıkla metastaz (komşu dokulara sıçrama) görülebilir.

      Anjiosarkom tedavisi tümörün lokalizasyonuna (bölgesine) bağlıdır ve mümkün olacak ise tümör tam olarak çıkarılır.

      Cerrahi tedavi yöntemleri arasında amputasyon (hastalıklı bölgenin tamamen kesilmesi ya da alınması işlemi) veya lokal radikal rezeksiyon (hastalıklı organın ya da uzvun sağlam kısımlarını korumak ya da hastalıklı uzvu ya da organının gerekli malzemeler ile bağlantısını yeniden kurmak şeklinde uygulanan tedavi yöntemi) gibi tedaviler vardır.

      Ayrıca radyoterapi tedavisi de uygulanabilir.

      Yani annenizin çıkarılan hastalıklı dokularının yerine plak ya da vidalar ile tekrar bağlantı kurulabilir fakat bu durum tümörün büyüklüğüne, tümörün yayılım derecesine ve tümörün sıçrama riskine göre değişir.

      Yani en güvenli yöntemi doktorlarınız karar verecektir, bu nedenle buradan bir şey söylemek zordur.

      Ayrıca anjiosarkomun metastaz (sıçrama) riski de vardır, bu nedenle vakit kaybetmemek de önemlidir.

      Doktorlarınız ile bu konuyu detaylı konuşmanız daha doğru olur.

      Her şeyin iyi olması ve sağlık dileğiyle.

  17. Yazık bana

    19 Temmuz 2016 at 23:01

    Hocam ben 17 yaşında bir genç kızım. Sol bacağımda bileğin üstünde ara sıra ağrı oluyor genelde aynı yerde. Bu ağrılar iki haftda bir falan oluyor. Bir uzmana başvuracağız. Umarım kötü bir şey değildir.

    • Sağlık Ocağım

      21 Temmuz 2016 at 01:55

      Burkulma, daha önce o bölgenin bir darbe alması gibi herhangi bir travmatik durum olmaksızın ağrı var ise, kızarıklık, morarma, şişlik olmuyor sadece ağrı oluyor ise bu tip bir ağrı ekleme bağlı ya da kaslara bağlı olabilir.

      Artralji (eklem ağrısı) gibi bir durum olabilir.

      ARTRALJİ BELİRTİLERİ ARASINDA; şişlik olmaz, sabah tutukluğu olmaz, şikayetler hareket edildiğinde artar, hareket kısıtlılığı yoktur, eklem cildi arasında ısı farkı yoktur, belirtiler ara ara gelir.

      Artraljiye (eklem ağrısına) neden olabilecek birçok durum ve hastalık vardır.

      Eklem ağrısı nedenleri ile ilgili daha fazla bilgiyi altta verilen linkten ulaşabilirsiniz.

      http://www.saglikocagim.net/eklem-agrs-neden-olur-eklem-agrs/

      Öncelikle bir ortopedi veya fizik tedavi uzmanına gitmeniz uygun olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  18. esra cb

    20 Temmuz 2016 at 17:32

    Hocam merhaba,benim birkac ay once sol ayak basparmagimin asagisindaki kemik dokunun icinde aniden bir aci belirdi ve birkac dakika sürdü.Zonklama gibi ara ara olan bu aci ,1 ay once tekrar nuksetti bu sefer sag ayagimdaki ayni yerde aci vardi. Hemen doktora gittim film cekildi kan tahlilleri derken, doktorum Filmde gorunen birsey olmadigini D vitaminin dusuk oldugunu soyledi.birde gunese cikmam gerektigini.2 hafta arayla ağızdan serum aldim. Fakat aniden zonklama hissi hala ara ara oluyor ,kotu birsey cikmasindan korkuyorum.sizce ne yapmaliyim? Tesekkurler.

    • Sağlık Ocağım

      22 Temmuz 2016 at 00:18

      D vitamini eksikliği nedeni ile ayak parmaklarında uyuşma, hissizlik, karıncalanma, genel halsizlik, yorgunluk, depresyona yatkınlık, vücutta kramp tarzı ağrılar gibi şikayetler görülebilir fakat Sizin anlattığınız durum gut hastalığı başlangıcı olabilir.

      Hipertansiyona bağlı gelişen gut belirtileri, gut artriti ya da romatoid artrit gibi durumlar olabilir.

      Ayrıca daha birçok sistemik hastalık nedeni ile artrit (eklem iltihabı) görülebilir.

      Bu durum geçmez ve sık sık tekrarlar ise romatoloji bölümünde araştırılması daha doğru olur.

      Ayrıca yaşa bağlı, sigara kullanımına bağlı damar tıkanıklığı gibi bir durum da olabilir ve 40 yaşın üzerindeyseniz dejeneratif artrit (kireçlenmeye bağlı eklem iltihabı) gibi bir durum da olabilir.

      Araştırılması gerekebilir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  19. Yasemin

    24 Temmuz 2016 at 20:06

    Merhaba benim sol bacak kasım çok acıyor yürürken flan hergün 100 kere zipliyorum ve egzersiz yapiyorum ziplamaktan veya egzersiz yapmaktan mı oldu acaba

    • Sağlık Ocağım

      26 Temmuz 2016 at 22:30

      Bu tür sportif aktiviteler ilk yapılmaya başlandığında kas ağrıları olabilir. Ayrıca ısınmadan yapılan egzersizler ve aşırı yüklenme sonucu kas zorlanması olmuş olabilir.

      Bu durum için bir ortopedi uzmanına gitmeniz doğru olur. Yanlış spor yapmaya bağlı, birden aşırı zorlanmaya bağlı, ısınmadan egzersiz yapmaya bağlı, spora birden başlamaya bağlı kas yırtılması da olmuş olabilir.

      Daha fazla zorlamadan, bir fizik tedavi veya ortopedi uzmanına gitmeniz en uygun olanıdır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  20. Ömer SAKİN

    29 Temmuz 2016 at 16:05

    Merhaba...
    Hastane patolojik sonucumu tarafıma açıklamalarda bulunursanız sevinirim.

    Materyale ait histopatolojik kesitlerde odaksal nekroz ve kalsifikasyon alanlarıda içeren kondromatöz zemin üzerinde bazı alanları hafif hiperselüler özellikle yuvarlak oval nükseuslu yer yer binükleasyon içeren hücrelerin oluşturduğu lezyon izlendi. mevcut bulgularla ön planda "Endekrom"düşünülmekle birlikte olguda düşük gradeli konromatöz neoplazi açısından klinik ve radyolojik koreleasyon önerilir.
    Kolay gelsin

    • Sağlık Ocağım

      30 Temmuz 2016 at 12:14

      Bu tür raporların uzmanları olan doktorlar tarafından değerlendirilmesi daha doğru olur, çünkü bazı raporlar değerlendirilirken hastanın şikayetleri, hastanın yaşı, hastanın sigara kullanımı, hastanın geçirdiği hastalıklar ve hastanın aile öyküsü gibi durumlar da göz önünde bulundurulur.

      Endokrom, hormon salgılayan salgı bezlerini ilgilendiren bir durumdur. Bu durum beyinde, tiroid bezlerinde, testislerde, böbrek üstü adrenal bezlerde, tükürük bezlerinde, lenf bezlerinde gibi bezleri ve bu bezlerin hastalıklarını kapsar.

      Ne için ve nereden örnek alındı bu da önemli. Patolojinin hangi bölgeden istendiği de önemli.

      Tükürük bezleri ile ilgili bir durum olabilir.

      Sonuç olarak klinik ve radyolojik korelasyon önerilmesi (yani sizin radyolojik tetkikleriniz ile klinik muayeneniz ve bu patoloji sonucunun birlikte değerlendirilmesi önerilmiş).

      Bu patoloji raporunu bunu sizden isteyen doktorunuz diğer görüntüleme yöntemleri sonucunu bakarak, sizin öykünüzü dinleyerek değerlendirecektir ve sizden başka ek tetkikler isteyebilir veya kendisinin de çözemeyeceği bir durum ise size ilgili bölüme veya ilgili uzmana gönderebilir. Bunların yanı sıra geçirmiş olduğunuz enfeksiyonel bir hastalık da araştırılabilir. Bu durum iltihabi bir durum olabileceği gibi nodül, kistik bir oluşum gibi bir durum da olabilir.

      Yani bu biyopsinin nereden alındığı, neden istendiği, sizin şikayetinizin ne olduğu da önemlidir. Bu rapor sonucuna göre ya da başka ek tetkiklere göre bir süre takip edilmeniz gerekebilir.

      Raporunuz ile birlikte doktor kontrolünüze gitmeyi ihmal etmemeniz önemlidir.

      İyi sonuçlar almanız ve sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  21. Sema Aslan

    9 Ağustos 2016 at 17:30

    Merhaba,29 yaşındayım ve maalesef meme kanserine yakalandım kuyruk sokumuma metaztaz yapmış şuan metastaz olan bölgeye radyoterapi görüyorum aynı zamanda da hormon tedavisine başladık. Benim gibi dördüncü evreye gelmiş hastaların yaşama oranı ne kadardır

    • Sağlık Ocağım

      10 Ağustos 2016 at 13:51

      35 yaş altında meme kanseri oldukça nadir görülebildiği gibi aile öyküsünde meme kanseri olanlarda, sigara kullananlarda, sağlıksız beslenenlerde, sağlıksız yaşam tarzı olanlarda daha sık görülebilmektedir, bu nedenle ailesinde meme kanserli hastalık öyküsü olanların 25'li yaşlardan sonra senelik taramalarını yaptırmaları önemlidir.

      Bu tür durumlarda yaşama oranı biraz da hastanın yaşam tarzına ve hastanın güçlü olmasına bağlıdır, bu neden bu konuda net bir şey söylemek zordur. Yaşam oranı sağlıklı insanlarda bile tahmin edilemez zaten.

      Tedavilerinizin düzenli takip edilmesi, beslenme şeklinizin herhangi bir kısıtlama yok ise düzenli, sağlıklı ve dengeli olması, Düzenli egzersiz, düzenli yürüyüş, düzenli su tüketimi, zararlı olan tüm yiyeceklerden ve içeceklerden kaçınma, düzenli yatıp düzenli kalkma gibi alınabilecek önlemler ile bağışıklık sistemini güçlendirebilirsiniz.

      En önemlisi de umutlu olmaktır. Kanseri yenen birçok hasta vardır.

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  22. Ahmet

    23 Ağustos 2016 at 01:34

    Merhaba
    Hocam sag ve sol ayağım dizden aşagısı komple agrıyor.Benimle yatıp benimle kalkıyor.Agri hic gecmiyor.Topuğumda yanma oluyor ayakta durdugumda dizimi kendime dogru cekip oturdugumda felan. Sanki topuğumun içindeki kan kayniyor.Agri kesici kas gevsetici kullaniyorum fayda etmiyor. Kas gevsetici kullaninca sanki daha cok agriyor gibi. 4. yılın sonunda bel fitigi dediler. 5 gun ust uste 5 igne vuruldum. ilaclari kullandim bir gram iyilesme olmadi.ayak Baldirimda bazi şiş damarlar gozukuyordu varis olabilir dedi arkadaslar. doktora gittim varis var dedi . Corap aldim kullandim ilac aldim kullandim gecmedi tekrar gittim baska doktora sende varis yok kim dedi sana var diye dedi. Normal raporu verdi bana. Ordan umidi kestim. Kas agrisi dediler kaslarimi ölçtürdüm normal dediler.Yani ben nereye gittiysem herkes bisey dedi hocam. Ama kimse çare olamadi.Yururken felan yorulma felan yok.yuruken agri cok az. ama dinlendigimde durdugumda bir agri bir yanma off. Kan tahlilimde de hic bir sey cikmiyor hocam. Bana bir yol gosterin hocam allah rizasi icin
    yaşım 22 18 yaşından beri bu agrilari cekiyorum.
    Simdiden tesekkur ederim hocam.

    • Sağlık Ocağım

      24 Ağustos 2016 at 22:47

      Anlattığınız durum sistemik bir hastalığın olabileceğini düşündürüyor.

      Bu tür durumlarda her seferinde farklı doktorlara gitmek yerine üniversite veya araştırma hastanelerinde bulunan ağrı polikliniklerine ya da romatoloji bölümüne gitmek ve ağrının nedeninin araştırılması daha doğru bir seçim olur.

      Gereksiz yere birçok ilaca maruz kalmış olabilirsiniz.

      Anlattığınız durum Akdeniz ateşi hastalığı gibi bir hastalık da görülebilir,

      Lenf bezi hastalıkları ile ilgili bir durum olabilir.

      Vitamin ve mineral eksikliklerine veya fazlalıklarına bağlı bir durum olabilir ve bu tür durumlar genellikle hematoloji, romatoloji gibi bölümlerde araştırılır.

      Plantar fasiit denilen topuk kemiğini ayaklara bağlayan bağ dokusunun enflamasyonu gibi bir durum olabilir, bu durum için fizik tedavi uzmanına gitmek daha uygun olur.

      Yine tarsal tünel sendromu posterior tibial sinirin üzerine yüklenen baskı veya sıkışma sonucu meydana gelen ayak tabanında karıncalanma, yanma, elektrik çarpması gibi hisler, ağrı gibi durumlar görülür ve bu tür bir durum beyin ve sinir cerrahisi uzmanlığında değerlendirilir.

      Huzursuz bacak sendromu olarak bilinen bir durumda da bu tür şikayetler görülebilir ve bu durumun da altında yatan bazı ciddi hastalıklar vardır veya bazı kişilerde hiç bir neden yoktur. Bu durum uyku bozuklukları alanında araştırılır.

      Bütün bunlar için ayrı ayrı bölümlere giderseniz her gittiğiniz doktor size şüphesi doğrultusunda ilaç verip gönderecektir, bu nedenle en doğrusu bir üniversite hastanesi gibi araştırma hastanesinde ve ağrı kliniğinde bu durumun araştırılması olur, çünkü başka türlü sadece hiç ilgisi olmayan ilaçlara maruz kalabilirsiniz ve bu durum sizin şikayetlerinizi geçirmekten çok mide ve bağırsak sisteminizi ilaçlar ile daha fazla bozmanıza ve daha birçok yan etkilere yol açar.

      Her şeyin iyi olması ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  23. şevval

    30 Ağustos 2016 at 11:11

    Merhabalar hocam benim midemin sağ kısmında ağrı oluyor o ağrı yayılıyor ve göğüs kafesime kadar geliyor bazen bacağım bile ağrıyor gögüsümün altındaki kemiğe dokundugumda acıyor neden oldugunu bilmiyorum ama ağrım her yere yayılıyor nedendir acaba?

    • Sağlık Ocağım

      31 Ağustos 2016 at 14:59

      Bahsettiğiniz durum enfeksiyonlara bağlı olabileceği gibi fibromiyalji sendromuna (kas romatizması) bağlı da olabilir.

      Fibromiyalji sendromunda tüm vücutta yaygın ağrı ile beraber belirli vücut bölgelerinde hassasiyetlik de vardır ve bu duruma uyku bozukluğu, sürekli yorgunluk hissi, baş ağrısı, sabah sertliği, eklem çevresinde ağrı, spastik kolon ve buna bağlı mide kısmında ağrı olabilir, raynaud fenomeni, psikolojik bozukluklar da bu duruma eşlik edebilir.

      Romatoloji veya fizik tedavi bölümüne gitmenizde fayda var.

      Yine karnın sağ tarafında ağrı pankreatit (pankreas iltihabı), safra kesesi iltihabı, peptik ülser, gaz sıkışması, mide iltihabı, reflü hastalığı, karın zarı iltihabı, kalp kası veya kalp zarı iltihabı, göğüs zarı iltihabı, Chiliaditi sendromu, enflamatuvar bağırsak hastalığı, idrar torbası hastalıkları ya da enfeksiyonları, sistemik bazı hastalıklar gibi birçok durum veya hastalık karın kısmında ağrıya neden olabilir.

      Yine omurganın göğüs kafesi yakınındaki sorunları (omurga enfeksiyonu, omurga romatizması, omurga kanal darlığı veya omurganın herhangi bir yerinde fıtık oluşması gibi) bu tür ağrılara neden olabilir.

      Doktora gitmeyi ihmal etmemenizde fayda var, çünkü enfeksiyona bağlı bir durum ise kötü sonuçlara neden olabilir.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  24. zeynep

    12 Eylül 2016 at 08:07

    Hocam 3 yıl a yakın diz kapağında şiddetli ağrı var ödem demisler di hala geçmedi çok ağrıyor artık dayanamıyor um sebeb nedir?

    • Sağlık Ocağım

      17 Eylül 2016 at 21:53

      İyi bir ortopedi uzmanına veya fizik tedavi uzmanına gitmenizde fayda var, çünkü 3 senedir geçmeyen ağrının altında yatan ödem dışında başka nedenler olabilir. Ödem oluşumunun da nedeni vardır. Yani durup dururken ödem oluşmaz genellikle. Daha derin tetkiklerin yapılması gerekebilir.

      Sağlık dileğiyle.

  25. özg

    2 Ekim 2016 at 20:21

    Merhaba annemin belinden itibaren ayağına kadar cok şiddetli ağrısı oluyorve dinmiyor.agrı kesici iğneler pek işe yaramıyor kemiklerinin agırdığını söyledi.yarın doktora görünecek ama kanserden korktuğum için bilgi almak istedim

    • Sağlık Ocağım

      4 Ekim 2016 at 16:07

      Bel fıtığı, omurga romatizması, omurga enfeksiyonu, omurga kanal darlığı gibi omurgaya bağlı bir durum olabilir.

      Hem ortopedi hem de beyin cerrahi uzmanına gitmek gerekir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  26. Beyza

    3 Ekim 2016 at 00:40

    Hocam merhaba benim nişanlım 2009 senesinde kemik kanseri oldu ve ameliyatı gerçekleşti sağ ayağında dizinden aşağıya kadar inen protezi de var . Geçtiğimiz nisan ayında kontrolü vardı ve doktorları 6 ayda bir olan kontrollerini senede 1 e çıkardılar . Fakat çok endiseliyim tekrarlamasından dolayi . Bu durum tekrar eder mi . Kemik kanseri ölümcülmüdür. Atlatalı 7 sene oldu ama hala endiseliyim.

    • Sağlık Ocağım

      4 Ekim 2016 at 22:40

      Kemik tümörlerinin farklı tipleri vardır ve tiplerine göre tekrarlama riskinin olup olmayacağı değişebilir.

      7 senelik iyi bir takip 7 senelik takiplerde herhangi bir bulguya rastlanmadı ise bu durum tekrarlamayabilir, burada önemli olan sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı, düzenli doktor kontrolleri, moralin iyi olması ki stres sağlam kişileri bile hasta eder.

      Kemik kanserlerinden sonra takip araları önce kısa aralar ile sonrasında yılda bir şeklinde devam eder.

      Gereken durumlarda hastanın psikolojik destek alması da önemlidir.

      Yani sağlam kişilerde bile ne zaman kanser olunacağı, kanserin kötü huylu ya da iyi huylu seyredeği çok fazla kestirelemez.

      Sağlıklı yaşam sizinle olsun.

  27. Ozge

    6 Ekim 2016 at 01:16

    Merhaba annem 53 yasinda sag ayagi agriyor doktora gittik meniskus yirtilmasi oldugunu soyledi ilac kulladik ama agrisi devam etti bu kez kemikte iltihap oldugunu fark ettiler onun icin de ilacvtedavisi gordu agrisi yone gecmedi ve yine doktora goturduk bu kez kireclenme oldugunu be dizden ayri bir kemik yapisi oldugunu soylediler suan ilaclarini kullaniyor ama agrisinda bir degisiklik yok ve bende acaba kemik kanseri olabilir mibdiye dusundum sizce oyle hir ihtimal var mi varsa ne yapamam lazim

    • Sağlık Ocağım

      8 Ekim 2016 at 22:02

      Menisküs yırtıkları travmatik olaylar, zamanla eklemin yıpranması veya doğumsal problemler sonucu meydana gelir.

      Normal menisküslerde dayanıklık sınırını aşan yüklenmelerde yırtık oluşabilir iken, diz ekleminin yıpranmasına bağlı meydana gelen yırtıklarda normal yüklenme ile de yırtılmalar oluşabilir.

      Yani kireçlenme kaynaklı ya da kemikteki şekil bozukluğuna bağlı menisküs yırtılması meydana gelmiş olabilir ve bu hasarlardan dolayı da iltihabi bir durum gelişmiş olabilir. Yani kısır döngü gibi bir durum şeklinde bu bozukluklar gelişmiş de olabilir.

      Bu kadar hasar oluştuktan sonra bu durum ilaçlar ile düzelmez ve cerrahi tedavi kaçınılmaz olabilir.

      Ayrıca bütün bu durumlar romatoid artrit gibi bir durumdan da kaynaklanmış olabilir.

      İyi bir ortopedi veya üniversite ya da araştırma hastanelerinde bulunan kemik ve metabolizma hastalıkları bölümüne gitmeniz doğru olur.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  28. nuriye nur çavdar

    26 Ekim 2016 at 11:55

    Merhaba, babaannem kanser olduğu ortaya çıktı doktorlar 10 senedir kanser olduğunu söyledi. 2 sene öncesine gelene kadar hiçbir problem yoktu ama geçen sene kafasında şişlik oluştu aşırı baş ağrısıyla birlikte doktorlar tümör var dediler tümörü aldılar ama ağrısı hala devam ediyor. kanser de son evresinde ve ne kanseri olduğu hala bulunamadı ne yapmamız gerekir?

    • Sağlık Ocağım

      27 Ekim 2016 at 11:57

      Kafasında oluşan tümör başka bir organdan sıçramış olabilir ve bu tür durumlar üniversite hastanesi gibi araştırma hastanelerinde bulunan onkoloji bölümünde araştırılır ve takip edilir.

      Tümörün nereden sıçradığını henüz bulamamış olabilirler veya aldıkları tümör iyi huylu tümör, yağ kisti gibi bir durum olabilir ve yağ kistleri tam olarak çıkarılamadığında tekrarlayabilir veya geçirdiği ameliyata bağlı o bölgede ödem olmuş olabilir ve buna bağlı baş ağrıları devam ediyor olabilir.

      Eğer bir araştırma hastanesinde bu durum takip edilmiyor ise bir araştırma hastanesinde bu durumun takip edilmesi daha doğru olur.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  29. cemlozler

    29 Ekim 2016 at 03:01

    4 yıldan buyana yüksek düzeyde kemik erimem mevcut; raporlu ilaclarımı kullanamadım ihmal ettim..Üniversite hastanesinde sintigrafi çekildi ve cok yüksek erime oldugu ifade edildi; heran kalçamın yada omurgamın kırılma riski oldugu söylendi..51 yaşımdayım; 20 yıldır günde tek öğün yemek 3 saat uyku ile yasadım..beslenmem olmadı..bazen 3 gün yemek yemediğim günler çok oldu..vaktim olmadı; vakit oldu yemek olmadı hepsi oldu mide sorunumdan dolayı yemem sakıncalı oldu vs.vs. bakımım cok ihmal oldu..uykusuzluklarım had safhada oldu..bazen günde 1 saat uykularla gecirdiğim anlar gunler haftalar oldu..1 ay önce 48 kilo olmama ragmen Koroner Anjiomda 2 damarım tıkalı cıktı ve 2 riskli ilaçlı stent takıldı..akciger kanamalarım var..2 kez mide kanaması gecirdim..kemiklerimde YANMA SIZI COK HİSSEDER OLDUM.. size soru sorma amaçlı yazmayı düsünmemiştim ama yorumlara ve soru cevaplara bakınca; SAMİMİYETLERİNİZE VE EMEKLERINIZE TEŞEKKÜR ETMEK İSTEDİM; ELLERINIZE EMEKLERINIZE SAGLIK..TESEKKURLER COK TESEKKURLER HİZMETLERİNİZ VE SAMIMIYETLERINIZ ICIN TUM KULLANICILAR ADINA BILGI ADINA TESEKKURLER

    • Sağlık Ocağım

      30 Ekim 2016 at 21:38

      Yanlış yaşam ve beslenme tarzınının size ne kadar zarar verdiğini, burayı ziyaret edenlere yardımcı olsun diye paylaşmış olduğunuzdan dolayı öncelikle teşekkürler.

      Evet maalesef kendinizi ve sağlığınızı çok ihmal etmişsiniz, ancak sağlıklı beslenmeye çalışarak, mümkün olduğunca yürüyüş yaparak, yeterli uykunuzu uyuyarak, eğer sigara, alkol kullanımı var ise bırakmaya çalışarak eski sağlığınıza dönmek mümkün olmasa da daha fazla hasar oluşmasını engel olabilirsiniz.

      Tek öğün yemek asla hiç kimse için doğru değildir. Öğünler az ve en azından 4 öğün olmalıdır veya az ve sık beslenme şeklinde 6 öğün.

      Kaç yaşında olursak olalım uykumuz en az 6-8 saat olmalıdır.

      Damar tıkanıklığı çok zayıf kişilerde de olabilmektedir (özellikle sigara, alkol kullanımı, yanlış beslenme, hareketsiz yaşam söz konusu ise).

      Yaşadığımız ve hayatta kaldığımız sürece hiç bir şey için geç kalmış sayılmayız (yeter ki sağlıklı ve doğru beslenmeyi, zararlı içecek ve yiyeceklerden uzak durmayı, düzenli uyumayı, düzenli egzersiz ve yürüyüş yapmayı ihmal etmeyelim).

      Sağlıklı ve dengeli beslenerek, düzenli egzersiz ve yürüyüş yaparak ve azimli olmayı seçerek kanserden kurtulan hastalar vardır, kazalar sonucu felç kalmasına rağmen ayağa kalkabilen hastalar vardır.

      Doktor kontrollerinizi ihmal etmemeniz önemlidir, sağlıklı ve düzenli beslenmeyi ihmal etmemeniz önemlidir, yapabiliyorsanız düzenli yürüyüş yapmayı ihmal etmemeniz önemlidir, sağlıksız ve zararlı yiyecek ve içecekler yerine sağlıklı ve faydalı yiyecek ve içecekler ile beslenmeniz önemlidir, uyku saatlerinizi düzenlemeniz önemlidir (yeter ki vaz geçmeyin).

      Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  30. Aysun

    8 Kasım 2016 at 01:37

    Merhabalar Hocam Kolay Gelsin. Hocam Ben Urtıker Dıye Bır Rahatsızlık Gecırdım Ve Bu Hastalıkta Ayaklarrıım Belırlı Bır Sure Tutmadı 3 gune yakın 2009 yılındaydım o hastalıktan berıdır ayaklarımda agrı var bır işe gırdım calıstım 8 bucuk saat ayaktaydım 1 saat yemek desek 7 bucuk saat ve eve vardıgımda yuruyececek halde oluyordum tuvalet ıhtıyacımı bıle zorla karsılıyordum zaten artık ayaklarımdan dolayı calısmıyorum ve 2 once dugune gıttım 13 cm topuklu ayakkabı gıydım ve ben suan bır merdıven ınıp cıkamıyorum yuruyemıyorum daha once ortopedıye gıttıgımde bana bırseyınız yok psıkıyatrıye gorunun dedı ben bunu reddettım cunku bunlar 1 ayda bır tekrarlanan bırsey ve bana egzersız verdıler ben 500 metre yyurusem gece ızdırap oluyor bu normal ayakkabıda olsa ben bu sekıldeyım nere gıdeyım hıcam bolum olarak bakın suan 3. Kas gevşetici ve ben hala agrıdan uyuyamıyorum bu arafda dugun dısında topuklu ayakkabı gıymıyorum yıne aynı yıne aynı hep aynı saglıcakla kalın ..

  31. Aysun

    8 Kasım 2016 at 01:38

    Bu arada yasım 23

    • Sağlık Ocağım

      8 Kasım 2016 at 11:43

      Ürtiker aniden ortaya çıkan kaşıntı anlamında da değerlendirilir ve bu durum kronikleşebilir de.

      Kronikleşen ürtiker (yani 4-6 haftadan fazla süren) veya tekrarlayan ürtikerin daha ciddi nedenleri olabilir ve bu durumun nedeni alerji immünoloji ya da deri ve zührevi hastalıklar bölümünde araştırılması önemlidir.

      Kronik ürtikere neden olan faktörler arasında tiroid hastalıkları, kollojen doku hastalıkları, otoimmünolojik hastalıklar, genetik yatkınlık, böcek ısırıkları, bağırsak kanseri, akciğer kanseri, lenfoma, lösemi gibi kötü huylu hastalıklar, bazı ilaçlar, sinüzit, safra iltihabı, diş iltihabı, gastrit, peptik ülser, helikobakter pilori, bademcik iltihabı, hepatit gibi enfeksiyonel hastalıklar, hayvan alerjisi, güneş alerjisi, polen alerjisi, sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit, jüvenil romatoid artrit, lupus eritematozus, serum hastalığı gibi nedenler vardır.

      Daha birçok hastalık kronik kaşıntıya (ürtikere) neden olabilir.

      Romatoid artrit, jüvenil romatoid artrit gibi sistemik hastalıklar hem ayak ağrınızın hem de ürtikerin nedeni olabilir.

      Bu durumun üniversite hastanesi gibi bir araştırma hastanesinin romatoloji ve/veya endokrinoloji bölümünde araştırılması gerekir ve ihmal etmemenizde fayda vardır.

      Romatolojik bir hastalık bakımından araştırılması önemlidir.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

  32. selim

    12 Kasım 2016 at 16:21

    Merhaba sol kalçamda leğen kemiğinde hareketle oluşan bir sancı oluyor yataktan kalkmam zor oluyor vede cok yavas hareket etmem gerekiyor hizli kalkarsam siddetli bir sancı giriyor hareketsizken agri yok.Kalkinca bazen aksiyorum ve ilk basta hemen duzgun yuruyemiyorum elimle sancinin girdiği bölgeye iyice bastirinca orada birsey var gibi sert degil damarimsi gibi ve yağ sertliginde bisey.Son zamamlarda sırt ve göğsümede zaman zaman agri giriyor.Gögsun orta hizasinda bogaza yakin bolgede uzerine bastirmayla aciya sebep olan saga sola donerken kalkarken egilirken bazende nefes alirken olusan bi agri oluyo sirtimdada agri oluyo gogus kafesim agrirken genelde be hapsurma tetikliyor bazen bazen nefes darligida oluyor ama ondanmi bilmiyorum tuvalette uzun sure oturunca sag ayagim uyusuyo bugun dizime kdar genisledi uyusan alan ve uyusan ayagim sadece uyusmakla kalmiyo felc gibi hareket etmiyor bi kac dakika suruyor.Belki baglantisi vardir diye hepsini yazdim kalp akciger vede romatizmal durumlari tanidan dislarsak bu durum ne olabilir 27 yasindayim kalça sorunum 5 aydir suruyor fiziksel olarakta 5 ayda kendimi yaslanmis hissediyorum.Kan tahlillerim normal gorunuyor crp sedim hemogram vs.idrarda normal gibi.Sakroileit tanim var a.s ve reaktif artrit olasi gibi ama durumum akut basladi öncesinde idrar yolumda prostatiti yada prostat buyumesini andiran devamli mezi meni akintisi idrarda tam bosalamama kesik idrar bazen yanma gibi belirtiler vardi doktor prostatta makineyle bakinca bi sorun gormedi ama o sirada sikayetler kaybolmustu idrar yolunda.Ote yandan alt disimde bi agri oluodu panaromik rontgen cekindim sorun gorunmuyor ama agrinin disten degil yanagin icinde olusan bi kitleden.oldugunu dusunuyorum ordada kalcamdakine benzer bisey var yanaktaki bastirinca cokuyo durumum ne olabilir doktorlar farketmiyo elle muayenede kalcadaki kitleyi sadece ben hissediyorum kemige bastirarak baya dipte yani

    • Sağlık Ocağım

      23 Kasım 2016 at 18:39

      Öncelikle teknik arızadan dolayı gecikmeli verilen cevaptan dolayı özür dilemekle birlikte, 10-20 kasım arasında stenin alt yapısına bağlı teknik bir arıza olmuştur ve bazı yorumlar cevaplanmasına rağmen cevaplar otomatik olarak silinmiştir. Bazı yorumlar ise hem gelen yorumlar hem de cevaplanan yorumlar şeklinde silinmiştir, bu nedenle bu tür aksamalar olmuştur.

      Sakroileit tüberküloz enfeksiyonuna bağlı, bruselloz enfeksiyonuna bağlı ve ankilozan spondilit olarak bilinen omurga romatizmasına bağlı oluşabilen bir durumdur.

      Sizde hem sakroileit teşhisi konulmuş hem de ankilozan spondilit teşhisi konulmuş ise sakroileit ankilozan spondilit nedeni ile gelişmiş olmalı ve ankilozan spondilit bir kez başladıktan sonra takip altında tutulması gereken romatizmal bir hastalıktır.

      Göğüs bölgesi ağrıları, nefes darlığı, bel ağrısı, kalça ağrısı, diz ağrısı gibi şikayetler ankilozan spondilit hastalarında görülebilen şikayetlerdir.

      Bu hastalık üniversite hastanesi gibi bir araştırma hastanesinin romatoloji bölümünde fizik tedavi, ortopedi, romatoloji gibi uzmanlıklar tarafından takip edilir.

      Bu hastalık için her yıl 1 ay kadar fizik tedavi bölümünde yatılı tedavi görmek gerekebilir.

      Burada yaptırılan egzersizlerin akut dönem geçtikten sonra evde de düzenli şekilde yapılması gerekir.

      Ankilozan spondilit düzenli tedaviler ve takip gerektiren bir hastalıktır.

      Ankilozan spondilit için belli aralıklar ile fizik tedavi görmek gerekir.

      Bu durum omurganın diğer enfeksiyonel hastalıklarından iyi ayırt edilmelidir.

      Bu hastalıkta tedavi ve takipler yaşam boyu devam ettirilir, yani bir kez tedavi oldum geçti demek ağrılarınızı ve diğer şikayetlerinizi azaltmaz. Fizik tedavi bu hastalığın vazgeçilmezidir.

      Ankilozan spondilit genellikle 30'lu yaşlarda ortaya çıkar.

      Doktor kontrolleriniz ve tedavileriniz önemlidir, aksi taktirde bu durum daha da kötüye gidebilir.

      Yine bu durumun enfeksiyon sonrası gelişen Reaktif artrit olma olasılığı da vardır, fakat göğüs ağrıları, nefes darlığı, bel ağrıları gibi şikayetler ve bu kadar uzun sürdüğü için ankilozan spondilit olma olasılığı daha yüksektir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  33. Alev

    15 Kasım 2016 at 20:37

    Merhaba
    Kanda hangi isimle tetkik edilir
    Meme
    Rahim
    Kemik kan vericem yardimci olurmusunuz

    • Sağlık Ocağım

      19 Kasım 2016 at 13:00

      Kemik kanseri teşhisinde rutin kan testleri yapılır. Kesin teşhis için Fizik muayene, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, kemik iliği biyopsisi, kemik tarama gibi tetkikler de gerekir.

      Meme kanseri tanısında Mamografi, klinik meme muayenesi, kişinin kendi kendine yapacağı meme muayenesi, manyetik rezonans görüntüleme, meme ultrasonu gibi tetkikler kullanılır. Diğer tetkikler meme kanseri şüphesi taşıyor ise son olarak meme biyopsisi yapılır. Kan testleri ile meme kanseri var demek zordur.

      Rahim kanseri, rahim ağzı ve endometrium kanseri şeklinde değerlendirilir. Rahim ağzı kanseri teşhisi için jinekolojik muayene ve smear testi ve rahim ağzından alınan bir parçanın biyopsisi gerekir.

      Endometrium kanser teşhisi için de yine iyi bir jinekolojik muayene, endometrial biyopsi veya kretaj yoluyla alınan bir doku parçasının patolojik olarak incelenmesi gibi tetkikler yapılır.

      Yani kan testleri tam kan sayımı şeklinde yapılır genellikle, fakat bunlar ile kanser varlığını tespit etmek zordur. Kan testleri her türlü teşhisi koymak için yeterli olsaydı diğer tetkiklere gerek duyulmazdı.

      İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  34. hikmet

    22 Kasım 2016 at 21:39

    hocam merhaba annemin 2-3 aydır sağ kolunun üst tarafında ağrı var parmakla filan koluna bastığımızda ağrımıyor ancak kolunu çok yukarıya kaldırdığında sağ kolunun üzerinde uyudukta sağ kolu ile bir şey kaldırdığında yada sağ kolunu aniden kullandığında filan ağrıyor görünürlük te şişlik yada ele gelecek bir madde yok kolda,annem hep kemiyim ağrıyor gibi diyor hiç ağrıkesici kullanmıyoruz ve ağrı zaman zaman kendiliğinden geçiyor sizce ne yapmamız gerek ? doktora ne zaman gidelim ? kemik kanserini duydum ama kolda şişlik yada başka bir şey yok normalde kolun ağrıması icin haraket etdirmesi filan gerekiyor,bu arada annem 52 yasında lütfen cevap verin

    • Sağlık Ocağım

      25 Kasım 2016 at 14:55

      Kolunu yukarı kaldırdığında ağrı arttığına göre bu durum daha önceki yıllarda kas yırtılması olmasına bağlı veya yakın zamanda annenizin fark etmediği kas yırtılmasına bağlı olma ihtimali vardır. Yine tendon iltihabı, tendon kopması, tendon zedelenmesi gibi durumlar da bu tür ağrılara yol açabilir. Bu durum için bir fizik tedavi uzmanına gitmeniz doğru olur.

      Yine bu durum sinir iltihaplanması da olabilir ve bu durum için beyin sinir cerrahisine gitmek gerekir.

      Sağlıklı ve iyi yaşam sizinle olsun.

  35. Pakize

    25 Kasım 2016 at 00:02

    İyi geceler hocam benim oğlumun 3 ay önce ayak baş parmağının tırnağı demire sıkışma nedeni ile düştü 2hafta öncesine kadar herşey normaldi 2 hafta önce tırnak çıkması gereken parmaktan kenarları mor değişik birşey çıktı üniversite ye görürdük ilaçlı emar çektiler ve kemik yapısı ndan şüphelendiler sonuçlar daha çıkmadı bu durum beni korkutuyor sizce ne olabilir oğlum 10 yaşında şimdiden teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      27 Kasım 2016 at 17:00

      Tırnak ezildikten sonra o bölgedeki kemiklerde kırılma olmuş olabilir, bu yaralanan bölgede enfeksiyon gelişmiş ve kemiğin çürümesine sebep olmuş olabilir.

      Geçirilen yaralanmadan sonra doktora gitmemişseniz enfeksiyon kapmış olabilir.

      Doktor kontrollerini ihmal etmemelisiniz.

      İyi sonuçlar almanız ve geçmiş olması dileğiyle.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git