Hastalıklar ve Tedaviler

İnsülin Direnci Nedir? İnsülin Direnci Belirtileri

insulin
İnsülinpankreastan salgılanır vekaraciğer, kas ve yağ dokusu başta olmak üzere pek çok doku ve organa giderek kan şekerini düzenler. Direkt etkileri ise kan yağları (kolesterol değerleri) ve protein yıkımının son ürünü olan ürik asiti dengelemek ile görevli olan anabolizan, yani vücut koruyucu etkileri olan bir hormondur.

İnsülin nedir? İnsülin direnci tedavisi

İnsülinpankreastan salgılanır vekaraciğer, kas ve yağ dokusu başta olmak üzere pek çok doku ve organa giderek kan şekerini düzenler. Direkt etkileri ise kan yağları (kolesterol değerleri) ve protein yıkımının son ürünü olan ürik asiti dengelemek ile görevli olan anabolizan, yani vücut koruyucu etkileri olan bir hormondur.

Şekerin hücre içerisine girip, enerji olarak tüketilmesi insülin hormonu sayesinde gerçekleşir. İnsüline yanıt veren doku ve organların bir takım edinsel veya doğuştan gelen kalıtsal bozukluklar nedeni ile insülinin verdiği emirlere direnç göstermesi insülin direnci olarak adlandırılır.

İnsülin tarafından verilen emirler yerine gelmediği zaman kan şekeri yükselmesi, kolesterol değerlerinin bozulması, karaciğer yağlanması, kanda ürik asidin yükselmesi ve gut hastalığı olarak bilinen bir hastalık riski meydana çıkabilir.

Özellikle şekerin yükselmesi vücutta kabul edilemediği için, pankreas bu direnç ile karşılaştığında kan insülin seviyesini yükselterek karşılık verme mücadelesine girer. İnsülin seviyesi yükselen hastalar tatlı, hamur işleri ve nişastalı gıdalara aşırı ilgi duymaya, sık atıştırma ihtiyacına ve yüksek kalorili gıda tüketimine sebep olan hipoglisemi, yani şeker düşüklüğü ile karşılaşmaya başlarlar.

İnsülin direnci nedenleri

İnsülin direncinin en önemli iki nedenivardır ve bu nedenler, kalıtsal (doğuştan) ve edinsel (sonradan gelişen) nedenlerdir. Kalıtsal sebeplerin altında genellikle diyabet genetik yapısına sahip olmaktır. Vücudunda diyabet genleri taşıyan ve bu genleri taşıyarak doğan insanlar, belli bir yaşa geldiklerinde bu genler aktive olduğu zaman insülin direnci ile tanışmaya ve buna reaksiyon olarak kan insülin seviyesinin yükselmesi ile kilo artışı, beslenme alışkanlıklarında değişiklik gibi bir takım şikayetler görülür.

Diğer yandan vücudunda insülin direncine sebep olabilecek genetik herhangi bir bozukluk olmamasına rağmen, hareketsiz bir yaşam, beslenme alışkanlıklarındaki bozukluk, yağdan zengin beslenme, çok fazla kilo alma, çok fazla şekerli içecekler (kola, gazoz, meyve suları) gibi yanlış yaşam tarzı nedeni ile insülin direncini kendi vücutlarına davet ederler.

İnsülin direnci belirtileri

İnsülin direnci belirtileri

İnsülin direnci belirtileri

İnsülin direnci belirtileri ve yarattığı sorunların aşamalarına göre değişiklik gösterdiği gibi, ilk şikayetleri tatlı krizleri, unlu, şekerli, nişastalı gıdalara düşkünlük, sık acıkma, gece yemeleri, yemeklerden sonra uyuklama, yorgunluk, terleme, kalp çarpıntısı, çabuk sinirlenme halleri, konsantrasyon bozuklukları, unutkanlık, baş ağrısı, uyku apnesi, horlama problemi, cinsel isteksizlik, ödem, cilt değişikliği (özellikle boyun, koltuk altı, kasık ve eklemlerin iç kısmında) meydana gelir.

Beslenmede değişiklik olmadığı halde kilo alımı ve kilo verememe,adet düzensizliği ve aşırı tüylenme, tekrarlayan sivilcelenme sorunu, karaciğer yağlanması, gut krizleri, aşırı ve hızlı yemek yeme, çabuk acıkma ve açlık hipoglisemi (şeker düşüklüğü) atakları gibi belirtiler görülür.

İnsülin direnci teşhisi

İnsülin direncini tespit edebilmek için, açlık ve yemekten iki saat sonraki toklukta kan şekeri ile eş zamanlı insülin düzeyi ölçümleri yapılır. Sağlıklı bir pankreas, açlık kan şekerini 100'ün altında tutabilmek için 5 ile 15 ünite arasında açlık insülin seviyesine ihtiyaç duyar iken, yemekten iki saat sonra kan şekerini normal aralıkta tutmak için genellikle 20 ile 80 ünite civarında insülin üretir.

Bu rakamların üzerinde insülin seviyelerinin bulunması, insülinin kan şekeri için gereken değerden daha yüksek rakamlarda olması insülin direnci anlamına gelir. İnsülin direncine yönelik testleri yaparken, insülin direncinden kaynaklanan ve eşlik eden bozukluklara yönelik, kan yağları, kolesterol ölçümleri, ürik asit ölçümü, troid fonksiyon testi, böbrek üstü bezinin kortizon hormon ölçümü ve hastanın insülin direncine sebep olan, kilo alma sürecine götüren hastalıklara yönelik ilave testlerinde bu testlere eklenmesi gereklidir.

İnsülin direnci tedavisi

İnsülin direnci tedavisi temelde üç alt başlıkta incelenir. Birincisi, diyet, yaşam tarzı değişikliğidir. İkincisi, bedensel aktivitenin arttırılması ve insüline en fazla yanıt veren kas dokusunu, yağ dokusuna göre arttırarak yağ dokusunu azaltmaktır.

Üçüncüsü ise gereğinde ve zamanında uygulanan tıbbi tedavi, yani insülin direncini azaltan ve dokuların insülin duyarlılığını arttıran ilaç tedavisidir. Tıbbi tedavide, öncelikle doğal insülin duyarlılığı arttırıcı ilaç tedavisi uygulanır. Daha şiddetli, diyabet riskinin söz konusu olduğu ve vücudunda diyabet genleri taşıdığı için insülin direnci gelişen olgularda insülin direncini kıran ve diyabet tedavisinde kullanılan ilaç tedavisi uygulanır.

Günümüzde hastanın kilo vermesini hızlandırmak, insülin seviyesini düşürerek hastanın diyete uyumunu sağlamak, insülin yüksekliğinden kaynaklanan iştahını baskılamak için, insülin değerini normal seviyeye çekerek pankreasın ömrünü uzatan, şekeri dengeleyen ve yağ yakan enzimleri aktif hale getirerek insüline en çok direnen yağ dokusunu hızlı ve güvenli bir şekilde kontrol altında tutabilmesini sağlayan "metformin" insülin direncinde kullanılan en önemli ilaç tedavisidir.

İnsülin direnci ve beslenme

İnsülin direnci tedavisi

İnsülin direnci tedavisi

İnsülin direnci, şekerin yükselmesini engellemek amacı ile aşırı derecede çaba sarfeden, çok insülin üreten ve hızla ömrünü tüketen bir pankreas ile sonuçlanmaktadır. İnsülin direnci olan kişilerde diyabet riski vardır. Bu hastaların diyabet hastası gibi beslenmesi önerilir.

Bu hastaların beslenmesinde öncelikle rafine karbonhidratın, yani fabrika şekerinin ve bunların katıldığı gıdaların tüketiminden uzak durmaları gerekmektedir. Çay, bitki çayları ve kahveye şeker katılmaması, hazır meyve suları ve gazlı içeceklerin tüketilmemesi, yoğun şeker kullanılan şerbetlerin tüketilmemesi, reçel ve marmelatlardan uzak durulması gibi önlemler ilk alınması gereken önlemlerdir.

İkinci olarak, beyaz un ve şeker, hamur işleri, beyaz ekmek ve tatlılar tüketilmemelidir. Hiç bir zaman ana öğünde hamur işi tüketmemek gerekir. Pirinç yerine bulgur tüketmek gereklidir.

Beslenmenin üçüncü kuralı ise, çok insülin üreten ve sonunda yorgun düşecek olan pankreası masum şekerler, meyve ve süt şekeri içeren az ve ara öğünler ile insülin ürettirerek "pankreası" ayakta tutmaya çalışmak, metabolizmayı ara öğünlü beslenme ile hızlı tutarak kilo alma sürecini kontrol altında tutmak en önemli yöntemlerdir.

Şeker hastalığı ile ilgili benzer sağlık konuları

  1. Şeker hastalığı neden olur
  2. Şeker hastalığından korunma yolları
  3. Şeker hastalığı ve göz rahatsızlıkları
  4. Şeker hastalığı ve egzersiz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git