Hamilelik Dönemi

Hamilelikte Kalp Ameliyatı Yapılır mı?

hamilelikte-kalp-cerrahisi
Hamilelikte kardiyovasküler girişimler tolere edilebildiği gibi, doğurganlık yaşındaki kadınların % 2-4'ünde eşlik eden kalp hastalığı bulunmaktadır. Kalp hastası olan hamilelerde tedavi işe yaramaz ise cerrahi düzeltme gerekebilir. Son yıllarda maternal mortalite (anne ölümü) oranları, hamile olmayan hastalardaki seviyelere benzer şekilde iyileştirilme sağlanmıştır. Fakat fetal mortalite (doğmadan bebek ölümü) oranları hala fazladır. Bebeğin doğmadan ölümüne neden olan faktörlerin % 35'i cerrahi operasyonun süresi, operasyonun aciliyeti ve kardiyopulmoner bypassa fetal / fetoplesental cevaptır.

Hamilelerde kalp cerrahisi nasıl yapılır?

Hamilelikte kardiyovasküler girişimler tolere edilebildiği gibi, doğurganlık yaşındaki kadınların % 2-4'ünde eşlik eden kalp hastalığı bulunmaktadır. Kalp hastası olan hamilelerde tedavi işe yaramaz ise cerrahi düzeltme gerekebilir. Son yıllarda maternal mortalite (anne ölümü) oranları, hamile olmayan hastalardaki seviyelere benzer şekilde iyileştirilme sağlanmıştır. Fakat fetal mortalite (doğmadan bebek ölümü) oranları hala fazladır. Bebeğin doğmadan ölümüne neden olan faktörlerin % 35'i cerrahi operasyonun süresi, operasyonun aciliyeti ve kardiyopulmoner bypassa fetal / fetoplesental cevaptır.

Kardiyopulmoner bypass ilecerrahi tedavi uygulanan hamile hastalardaki tedavi yöntemi kuralları, cerrahi müdahale yapılan hamile hastalarınkine benzeyen niteliktedir. Bu yöntemler maternal (annenin) sağlığının korunması, tetratojenik ilaçların kullanımından kaçınılması, rahim içi hipoksinin (oksijen azalmasının) önlenmesi ve pramatür (erken) doğumun önlenmesi gibi maddelerdir. Bu maddelere ek olarak hücre zarının dengesi ve akciğerlerin olgunlaşması için annede kortikostereoidlerin uygulamaya konulması gerekebilir. Yani kardiyopulmoner bypass ile ameliyat olan hamilelerde en önemli hususlar ısının, perfüzyon basıncının ve bypass akımının kontrol altına alınmasıdır.

Hamile kadınlarda iki genel kalp hastalığı bulunmaktadır. Bunlar, hamilelik öncesi kalp hastalığı bulunan kadınlar ve hamilelikte tetiklenen kalp hastalığı olan kadınlardır. Hamilelikten önceki kalp hastalıkları, kapak hastalıkları, doğumsal kalp hastalıkları, ciddi insilüne bağımlı diabets mellitus, ailesel hiperkolesterol ve doğurganlık çağında nadir rastlanan koroner arter hastalığıdır. Hamilelik sırasında tetiklenenler, preeklampsi, kardiyomiyopati, tromboemboli ve aortik diseksiyon gibi hastalıklardır.

Hamilelikte kalp ameliyatları nasıl olur?

Hamilelikte kalp ameliyatları

Hamilelikte kalp ameliyatları

Hamilelik sırasında açık kalp cerrahisi ameliyatları, kalp cerrahisinin yaygınlaşması ile birlikte gün geçtikçe artmaktadır. Hamile hastada, hem annenin hemde anne karnındaki bebeğin ölüm oranlarının ve hasta olma oranlarının göz önünde tutulması önemlidir. Annenin hayatta kalma şansının ön planda tutulması gereklidir. Acil müdahale gereken hastalarda kapalı kalp ameliyatları ya da invaziv kardiyolojik girişim ilk olarak düşünülmelidir.

Hamile kalp hastasının ameliyatı kardiyak cerrah, kadın doğum uzmanı, anestezi uzmanı ve gerekir ise neonatoloğun birlikte çalışmaları sonucu yapılır. Fetusun (anne karnındaki bebeğin) kardiyak operasyon başlamadan önce veya doğum eylemi başlamadan kaybetme riskinin olduğu akılda tutulmalıdır. Hamile kalp hastasının fonksiyonel sınıfı ve triküspit yetmezliğinin ciddiyeti hastanın prognozunu (iyileşip iyileşmeyeceğini) belirlemede oldukça önemlidir.

Özellikle hamileliğin ilk ayında kardiyopulmoner bypasstan bebeğin anne karnında ölümü ve muhtemelen bebeğin anne karnında ilaçlardan etkilenerek herhangi bir sakatlık oluşmasından kaçınmak gereklidir. Hamileliğin 28'inci haftalarından sonra ciddi derecedeki olgularda kardiyopulmoner bypass operasyonuna başlanmadan önce sezaryen ile doğum eylemi gerçekleştirilebilir ve sonrasında açık kalp ameliyatı yapılabilir. Ameliyat odası bu durum göz önüne alınarak hazırlanmalıdır.

Günümüzde en çok kabul edilen görüş, normotermik (normal sıcaklıktaki), hızlı vuruşlu 2.5-3 L/ metrekare dakika ya da 5 L dakika, yaklaşık arteryel basınç en az 70-80 mmhg olacak şekilde kardiyopulmoner bypass cerrahisinin anne ve fetus için en az zararlı olabileceği düşünülmektedir.

Hipoterminden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Hiperkalemik kardiyoplejinin fetus ve plesentaya ulaşmasına engel olunması koroner sinüsten aspire edilmesi gereklidir. Anne karnındaki bebeğin kalp atımlarının monitörizasyonu fetusun perfüzyonunun en önemli göstergesidir. Bu göz önünde bulundurularak hastalara operasyon esnasında kesinlikle kardiyotagograf takılması gerekmektedir. Anne karnındaki bebeğin ölüm riskinin kardiyopulmoner bypassın yan etkilerinden fazla, genelde uzun cerrahi prosedüre bağlı olmasından kaynaklanır.

İn utero (rahim içi) bebek ölümü gerçekleşmiş olgularda ameliyat sırasında annenin hemodinamik (dolaşım düzenini) yakından gözlemek gereklidir. Spontan abortus (kendiliğinden düşük) sırasında kanama riski, amnion sıvı embolisi, ya da dissemine intravasküler koagülasyon (damar içi pıhtılaşma) gelişme riskine karşı bilinçli olunması gerekir.

Hamile hastada açık kalp cerrahisi zor ve kompleks bir yöntemdir ve gerekmedikçe uygulanmamalıdır. Yüksek oranda anne karnında bebek (fetal) ölüm olasılığı ve fetal distres (bebekte risk hali) mutlaka hatırda tutulmalıdır. Bundan dolayı fetusun ölüm oranının daha aza indirilmesi için ameliyat kararının ertelenmesi daha doğru olur.

Hamilelikte kalp kapak hastalıklarıAnne karnındaki bebeğe girişimsel tedavi

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git