Çocuk Gelişimi

Ergenlik Nedir? Ergenlikte Görülen Değişiklikler

ergenlik-nasil-olur
Ergenlik (puperte),12 ile 24 yaşları arasında yaşanan ve kişinin, biyolojik gelişiminin sonucu olarak bedensel, cinsel ve zihinsel gelişimini sürdürdüğü ve bitiminde toplumsal değerlendirmede yetişkin olarak tanımlandığı bir gelişim dönemidir.

Ergenlik döneminde çocuklara nasıl davranmalı?

Ergenlik (puperte),12 ile 24 yaşları arasında yaşanan ve kişinin, biyolojik gelişiminin sonucu olarak bedensel, cinsel ve zihinsel gelişimini sürdürdüğü ve bitiminde toplumsal değerlendirmede yetişkin olarak tanımlandığı bir gelişim dönemidir.

Ergenliğin başlama dönemi ve bitiş dönemi farklı görüşlere göre tartışmalı ve değişiklik gösterir. Kısaca tanımlanacak olursa, ergenlik buluğ çağında başlar ve gencin erişkinlik dönemine ulaşması ile biter.

Günümüzde ergenlik dönemi biyolojik ve psikolojik olarak 10-12 yaşlar ile 16-18 yaşlarına kadar bazı gençlerde ise 20-24 yaşlarına kadar sürmektedir. Buna rağmen ergenlik yaş arası sınırlar halen kesin olarak bilinmemektedir. Ergenliğin başlangıcında bireyin biyolojik durumunda, sonunda ise psiko-sosyal durumunda bir değişiklik vardır. Bu nedenle ergenlik döneminin başlangıcı da sonu da bir kriz olarak tarif edilebilir.

Ergenlik ne değildir?

Ergenlik, çocuğun büyüğü, yetişkinin küçüğü değildir.

Ergenlik, anne babanın tersine bir yapılanma değildir.

Ergenlik, hastalık ve problem yaratma dönemi değildir.

Ergenlik, otoritiye başkaldırı, aileye yabancılaşma değildir.

Ergenlik nedir?

Ergenlik, bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken bireyselleşmesini, toplumsallaşmasını sağlayan ruhsal, fiziksel ve sosyal olgunlaşma dönemidir.

Ergenlik, daha fazla ilgi, saygı, olanak ve hassas bir dönemdir.

Ergenlik, kişiye göre farklılık gösteren, başlangıcı ve bitişi farklı bir dönemdir.

Ergenlik, sağlığı yerinde olan her çocuğun yaşayacağı bir süreçtir.

Ergenlikte fiziksel değişim

Ergenlik döneminde çocukların bedeninde önemli değişimler olur. Çocukluk çağı özelliklerinden yetişkinlik dönemine geçiş söz konusudur. Beden yapısındaki değişimlerin büyük bir kısmı ergenlik devresinin ilk safhası olan erinlik çağında gerçekleşir.

Erinlik çağından sonra devam eden beden gelişimleri yavaş yavaş cereyan eder. Beden gelişiminde hızlanma, bireyin bu değişimlere uyumunu engellemekte ve sonuç olarak güvensizliğe sebep olmaktadır.

Ergenliğin başlangıcı kızlar ve erkeklerde belirli biyolojik değişimler ile başlar. Bu devre Türkiye'de kızlarda ortalama 10-12, erkeklerde 12-14 yaşları arasında başlar. Ergenlik çağına girişten önceki yıllarda boy ve ağırlık bakımından bir yavaşlama döneminden sonra gelişmede giderek hızlanan bir artış gözlenir.

Fiziksel gelişimler ergenlerin sosyal ve psikolojik durumunu etkilemekle birlikte sosyal unsurlarda psikolojik ve bedende yer alan değişiklikleri etkiler. Bu nedenle ergenliğin başlangıcı ve sona ermesi her çocukta farklılık gösterir.

Ergenlik dönemine zihinsel gelişim

Ergenlikte görülen değişiklikler

Ergenlikte görülen değişiklikler

Ergenlerdeki soyut düşünce onların davranışlarını da etkilemektedir. Ergenler, kendileri ve dünya hakkında daha fazla düşünmekte ve 13-15 yaşları arasında daha tartışmacı, idealist ve eleştirici olurlar. Bunun yanı sıra kendilerinin ve başkalarının soyut bakış açılarını değerlendirmekte sıkıntı çektikleri için yeni bir ben merkezci eğilim içine girerler ve kendi düşünceleri, duyguları ve davranışları ile aşırı ilgilidirler.

Kendileri ve diğerleri arasındaki ilişkiler ile ilgili olarak ta iki önemli çarpıtmaları vardır. Bunlardan biri, kendi kendileri ile çok ilgili olmalarının ötesinde diğerlerinin de kendisi ile ilgilendiklerini düşünmeleri ve devamlı bir sahnede, herkes kendilerini izliyormuş gibi davranmalarıdır. İkincisi ise kendi önemlerini aşırı önemsemeleri ve kendilerini özel ve özgün olarak algılamaları sonucu başkalarının başına gelenin kendi başlarını da gelebileceğini düşünmemeleridir.

Ergenlik döneminde duygusal ve sosyal gelişim

Ergenlik (buluğ) çağı dengesiz ve düzensiz bir evredir. Bu evrede, gence hiçbir şey anlatılamadığı için, anlatma çabasının da yoğun geçtiği bir dönem olarak tanımlanabilir. Dönem, çelişkiler dönemidir. Yalnızlıktan haz almanın yanı sıra bir gruba katılma özlemi, yetişkini hor görme ama ona dayanma, endişe ve mutsuzluğa karşın geleceğe coşku ile yönlenme bu çelişkilerin en belirginleridir.

Bu evrede duyguların şiddet kazandığı görülür. Bunlar sinirlilik, öfke, bağırma, her şeye karşı gelme gibi özelliklerdir. Bu dönemde genç, çabuk kurulan ve bozulan ilişkiler, kolay etkilenme, toplum içinde sivrilme, ilgi çekme rol sahibi olma çabası içindedir. Toplumda saygınlık kazanmaya ve statü sahibi olmaya gereksinme duyar. Toplumsal uyum geniş ölçüde bu gereksinimin karşılanmasına bağlıdır.

Ergenin bu dönemde ailesi ile, arkadaşları ve öğretmenleri ile olan ilişkileri de önemlidir. Gencin bu dönemde arkadaş ilişkileri çerçevesinde, ait olduğu grup önem kazanır ve grup normlarına uymada çaba harcar.

Ergenlerde görülen ruhsal özellikler kimlik arayışı, yalnız kalma isteği, çalışma isteksizliği, can sıkıntısı, huzursuzluk, tehlikeli konulara merak, otoriteye karşı direnç, özgür kalmaya düşkünlük, bağımsızlık isteği, bir gruba ait olma arzusu, karşı cinse karşı ilgi, ilişkilerinde ve girişimlerinde başarılı olma isteği gibi ruhsal özelliklerdir.

Ergenlikte disiplin nasıl olmalı?

Ergenlik döneminde çocukluktan çıkarak yetişkinliğe adım atmaya hazırlanan gençlerin bağımsız oluşturma sürecinde risk almaya eğilimli olmaları, birçok konuda denemeler yapmaları, arkadaş gruplarının etkisinin güçlenmesi ve aile büyüklerine sık sık karşı çıkmaları nedeni ile anne ve babalar da zor dönemler yaşarlar. Ergenlik döneminde çocuğun güvenliğini sağlayacak kural ve sınırları uygulamak her zamankinden daha zor olur.

Ergenlik döneminde sınırlar belirlenirken nelere dikkat etmeli?

Çocuklara da mutlaka belli ölçüde haklılık payı verilmelidir.

Anne ve baba kendi isteklerini ve fikirlerini saklı tutmalı ve öncelikle çocuğun isteğini dinlemeli ve ne istediğini, neden istediğini anlamaya çalışmalıdır.

Çocuğun talep ettiği özgürlük ve bu özgürlüğün doğru kullanılması, sonuçların ne olacağı birlikte değerlendirilmelidir.

Bazen anne ve babanın görevinin "hayır" demek olduğunu da akıldan çıkarmamalı ve anne ve baba için gerçekten önem taşıyan durumlarda çocuk ile pazarlık yapmadan hayır demek gereklidir.

Ergenlik döneminde makul sınırlar ve kurallar çocuğun güvenlik duygusunu arttırır ve hareket alanını belirleyerek yaşamını kolaylaştırır. Çocuklar her zaman belli etmeseler bile, anne ve babaları tarafından korunduğunu, sevildiğini bilmeleri karmaşık ve zor dönemlerde son derece önemlidir.

Ergenlik

Ergenlik

Ergenlik

Ergenlerin bir çoğu kendisi ile ilgili beden imajı (çok uzunum, çok kısayım, çok zayıfım, çok şişmanım, sivilcelerim var gibi) oluşturur. Çünkü ergenlik ile birlikte birçok değişiklik oluşmuştur ve ergen, hem kendi vücudunda olan değişiklikleri hemde çevresindeki arkadaşlarının vücutlarındaki oluşan değişiklikleri önemli ölçüde dikkat eder. Burada unutulmaması gereken nokta, bu dönemi her bireyin farklı yaşadığı ve dönemin sonunda her bireyin birbirini yakaladığı dır.

Ergenlik döneminde birey kendi kararlarını kendisi almak ister. Fakat ergenler tam olarak bağımsız olmaya da hazır değildirler. Bu nedenle ergenlerin anne ve babalarının kararlarına da kulak vermeleri önemlidir. Ergenlik döneminde en doğrusu bireyin, evine ve sevdiklerine bağlılığını sürdürerek bağımsızlığını kazanmasıdır.

Ergenler ne ister

Ergenler ailelerinden, kendisini dinlemesini, arkadaşları ve kendisi ile dalga geçmemelerini, kendilerini ve isteklerini saygı göstermelerini, ayrı odasının olmasını ve o odanın düzenine karışmamalarını, arkadaşlarını karışmamalarını, kendisine ne yapacağını söylememeleri ve çocuk muamelesi yapmamaları gibi istekleri vardır.

Ergenlikte çocuk öz güvenini nasıl kazanır?

Ergenlikte öz güven

Ergenlikte öz güven

Bazı çocuklar dünyaya gülümseyerek ve ben yapabilirim yaklaşımı ile, bazıları da çatık kaşlar, kaygı ve endişe ile bakarlar. Araştırmalar bir çocuğun kendisini nasıl gördüğünün, günlük yaşamın iniş çıkışları ile baş etme şeklini önemli ölçüde etkilediğini göstermiştir.

Sağlıklı bir öz güvene sahip çocuk, zorluklar ve çatışmalar ile daha kolay mücadele eder ve olumsuzluklara karşı daha dirençli olur. Bunun aksine öz güveni düşük çocuklar zorluklar ile karşılaştığında kaygıya ve gerilime kapılır ve sorunları çözemeyeceğini düşünür ve arkadaşlarına daha kolay boyun eğer.

Tüm çocukların sevgi ve taktir görmeye ihtiyacı vardır ve özellikle anne ve babalarının olumlu ilgisi çocukların gelişip, ilerlemesini sağlar. Öz güven için sağlam bir temel oluşturmanın en önemli araçlarından biri kullandığımız kelimelerdir.

Çocuklar anne ve babalarının söylediklerine ve söylemeye çalıştıklarına karşı son derece hassastırlar. Bu nedenle çocuklar ile ilişkilerde alay ve utandırma şeklinde tarzındaki eleştirilerden kaçınmak önemlidir. Suçlama ve olumsuz yargılamalar öz güven düşüklüğüne neden olur. Anne ve babalar çocuklarına kesinlikle lakap takmamalı ve özellikle başkalarının önünde çocuklarını eleştirmekten kaçınmalıdırlar.

Anne ve babalar çocuklarına, bunun yerine bu çok iyi bir denemeydi, sen çok iyi bir yardımcısın, bu güzel bir fikir gibi ifadeler kullanarak çocuklar ile iletişim sağlamaya çalışmalıdırlar.

Çocuk gelişimi ile ilgili benzer sağlık konuları

  1. Facebook'un çocuklara ve yetişkinlere zararları
  2. Otizm hastalığı nedir
  3. Çocuk yetiştirme ve eğitimi nasıl olmalı
  4. Erken yaşta adet görme nedenleri
  5. Çocuklar internet ve televizyondan nasıl etkilenir

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git