Hamilelik Dönemi

Doğum Sonrası Depresyon Nedenleri Ve Tedavisi (Postpartum Depresyon)

annelik-huznu
Doğum sonrası depresyon, depresyon hastalıkları içinde en fazla ihmal edilen depresyonun alt tiplerinden biridir. Doğum sonrası depresyon annelerin % 15-16'sında görülmektedir ve bu oldukça önemli bir orandır.

Doğum sonrası depresyon nasıl anlaşılır?

Doğum sonrası depresyon, depresyon hastalıkları içinde en fazla ihmal edilen depresyonun alt tiplerinden biridir. Doğum sonrası depresyon annelerin % 15-16'sında görülmektedir ve bu oldukça önemli bir orandır.

Fakat bu durum doğuma bağlı stres ve doğumun bir uzantısı şeklinde görüldüğü için çok fazla psikiyatriste baş vurulmaz ve genellikle tedavi geciktirilir. Doğum sonrası depresyon genellikle ilk 48-72 saat içinde ya da ilk iki hafta içinde görülür. Bazı kadınlarda bu durum yavaş seyirli olup 2 yıla kadar bile uzayabilir.

Doğum sonrası depresyon nedenleri

Doğum sonrası depresyonun nedenlerine bakıldığında, kadının depresyona yatkın olması en önemli nedenlerden biridir. Bunun yanı sıra hormonal değişimler (gebelik sırasında östrojen ve progesteron hormonlarının doğum sonrası düşmesi gibi) nedenlerdir. Yine hormonal nedenlerden biri olan böbrek üstü bezlerinin salgıladığı steroidlerin doğum sonrası çok hızlı düşmesi gibi nedenler de hormonsal nedenlerdir.

Bunun yanında doğumun getirdiği stres ve doğum korkusu olması gibi nedenler, doğacak olan bebeğin oluşturduğu sorumluluk duygusu ve korkusu annede depresyona sebep olabilmektedir. Anne adayının daha öncesinden psikiyatrik bir rahatsızlık geçirmiş olması, anne adayına stres veren olayların devam ediyor olması, annenin yaşının çok genç olması, ilk doğum yapmış olması, yolunda gitmeyen evliliğinin olması, sosyal desteğin olmaması, aile desteğinin olmaması gibi birçok faktör doğum sonrası depresyona zemin hazırlayabilir.

Doğum sonrası depresyon belirtileri

Doğum sonrası depresyonun belirtileri diğer depresyonun belirtilerinden farklı değildir. Anne adayında mutsuzluk, neşesizlik, korkaklık, kırılganlık, alınganlık, kötü bir şey olacak beklentisi, uykusuzluk, yalnızlık, çaresizlik, yetersizlik, yaşamı anlamsız bulma, içe kapanma, cinsel isteksizlik, bebeğe karşı aşırı ilgisizlik, bebeğe zarar verme ile ilgili düşünceler, düşmanlık hissi, enerji ve motivasyon kaybı, öfke hissi, unutkan olma, duygusal dengesizlik, intihar düşünceleri ve hormonal dengesizlikler gibi genel belirtiler görülür.

Annelik depresyonu diğer depresyonlarda olduğu gibi depresyonun bütün belirtilerini gösterir. Doğum sonrası depresyonunu, diğer depresyonlardan ayıran birkaç fark söz konusudur ve bu depresyon tedaviye biraz daha dirençlidir.

Çünkü annenin, bebeği bakamamaktan, bebeği ihmal etmekten korkması, uykusuz kalması gibi nedenler annenin gerginliğini arttırır. Gerginlik ve depresyon bebek ile ilgilenmeyi daha zor hale getirir ve bu nedenle bir kısır döngü oluşur. Doğum sonrası depresyonu olan anneler üzüntülü, sıkıntılı, her an ağlamaya hazır gibidir ve bu durum 2 haftadan fazla sürer ise mutlaka bir psikiyatri uzmanına baş vurmak gerekir.

Doğum sonrası depresyon tedavi edilir mi?

Doğum sonrası depresyonu tedavisi

Doğum sonrası depresyonu tedavisi

Doğum sonrası depresyonun tedavisinde, depresyonun muhtemel başlama süresi bilindiği için doktora ve annenin ailesine kolaylık sağlar.

Bu nedenle kadını takip eden jinekoloğu ve ailesi uyanık olmalı ve annenin bu durumunu fark etmeli ve bir an önce bir psikiyatri uzmanına yönlendirmelidirler. Doğum sonrası depresyon tedavi edilmediği taktirde anne ve bebek ilişkisini bozar.

Doğum sonrası depresyon üç yöntem ile tedavi edilir. Birincisi ilaç tedavisi ve bunun mutlaka yapılması gereklidir. İkincisi psikoterapi tedavisi ve psikoterapi tedavisi ilaç tedavisine eklendiğinde tedavinin süresi kısalır ve başarı oranı artar. Üçüncüsü ise aile, eş ve çevre desteğidir. İlaç tedavisi mutlaka uzman bir psikiyatrist tarafından yapılmalı ve takip edilmelidir.

Doğum sonrası depresyonlu anneye eşi nasıl davranmalı?

Doğum sonrası depresyon geçiren kadına eşinin davranışı çok önemlidir. Doğum sonrası depresyonda olan anne birçok işi yapmakta zorlandığı gibi, doktora gitmek, tedavi olmakta istemeyecektir. Bu durumda anneyi motive etmek ve tedavisini sürdürmede eşin yardımı gereklidir.

Bunların yanı sıra annenin uykusuzluğunu telafi etmek için eşi anneye yardımcı olmalıdır. Babanın bebeğin bakımında yardımcı ve destek olması çok önemlidir. Doğum sonrası depresyonu yaşayan anne yalnız kalmamalı ve yanında destekçi, yardımcı ve duygudaş olarak eşini bulmalıdır. Ayrıca doğum sonrası depresyonda olan annenin yanında, baba da psikoterapi tedavilerine katılmalıdır.

Annelik hüznü (lohusalık sendromu) nedir?

Doğum sonrası depresyonunun en çok karıştığı psikiyatrik durumlardan biri de lohusalık sendromudur. Bütün doğum yapmış kadınların yaklaşık yarısının lohusalık sendromu yaşadığı bilinmektedir. Lohusalık sendromu, doğumdan sonra annenin kendisini biraz mutsuz, isteksiz, şaşkın, tedirgin hissettiği bir sendromdur.

Bu durum genellikle doğum sonrası 3-4'üncü günlerde başlar ve çoğunlukla bir hafta içerisinde geçer. Lohusalık sendromu (annelik hüznü) tedavi gerektirmez ve normal bir durumdur. Fakat bu durum artarak 2 hafta veya daha fazla sürer ve bu belirtiler şiddetlenir ise bu durum doğum sonrası depresyonuna dönüşmüş olabilir. Bu durumda, mutlaka tedavi olmak gerekir.

Annelik hüznü (lohusalık sendromu) yaşayan kadınların büyük bir kısmında gebeliklerinin son üç ayında tedirginlik, sıkıntı ve gerginlik başlar. Aybaşı halleri denilen (premenstruel sendrom) gibi bir durum daha fazla olur. Bu gebelerde doğum korkusu daha belirgin ve bu kadınların sosyal koşulları kötü olabilir. Annelik hüznü tedavi gerektirmez ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Lohusalık sendromu en sık ilk gebelikte görülür.

Doğum ile ilgili benzer sağlık konuları

  1. Doğum sonrası dönem için öneriler
  2. Doğum ağrısı belirtileri
  3. Normal doğum nedir
  4. Sezaryen doğum nedir

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git