Doğum Nedir

Doğum ve Doğumu Kolaylaştırmak İçin Faydalı Bilgiler

Doğum ve doğumu kolaylaştırmak için faydalı bilgiler
Özellikle ilk hamilelikte başlıca kaygı kaynaklarından biri de doğumun nasıl başlayacağı, bunun belirtilerinin neler olduğudur.

Evde doğum nedir?

Doğumu evde gerçekleştirebilmek için birçok ön koşul vardır. Bunları ebe ya da doktorunuz ile baştan konuşmalısınız. Doğum yapılacak evde sıcak bir oda, kolay erişilebilir sıcak su, lavabo ve telefon bulunması zorunludur. Eviniz ambulansa kolay ulaşabilecek bir yerde olmalıdır.

Evde doğum için nasıl hazırlık yapılır?

  1. Sert şilteli bir yatak (gerekirse şiltenin altına tahta koyabilirsiniz).
  2. Yatağın yanında doğum aletlerini koymak ve doğumdan sonra ebenin bebeği muayenesi için gerekli iki temiz sehpa
  3. Temiz havlu, çarşaf ve battaniyeler.
  4. Muşamba örtü.
  5. Orta büyüklükte plastik kap.
  6. Büyük çöp torbaları.
  7. İki paket kadın bağı.
  8. Önden açılan gecelik, sutyen ve külotlar.
  9. Bol bir fanila ya da gecelik.
  10. Bebek için battaniye, örtü, ara bezi, zıbın ve giysiler.
  11. Doğum yatağının hazırlanması, temiz bir çarşaf serdikten sonra üzerine muşambayı örtün. Bunun da üzerine tekrar temiz çarşaf serin. Son koyduğunuz çarşaf ıslanıp kirlense de muşamba ile birlikte toplanır ise alttan hazır bir yatak çıkacaktır.

Doğum belirtileri

Doğum belirtileri

Doğum belirtileri

Özellikle ilk hamilelikte başlıca kaygı kaynaklarından biri de doğumun nasıl başlayacağı, bunun belirtilerinin neler olduğudur. Gebeliğin son haftalarında şiddeti artan yalancı doğum ağrıları ile gerçek doğum sancılarını birbirine karıştırılsa bile, doğumun habercisi olan daha pek çok belirti vardır.

Haftalarca süren bekleyişin ardından, sonunda beklenen gün gelmiştir. Bebeği görmenize birkaç saatin kaldığı şu anlarda oldukça heyecanlı, doğumun nasıl gideceğini bilmediğiniz için biraz da tedirgin olmalısınız. Doğumun her aşamasında vücudunuzda neler olup bittiğini önceden öğrenip hazırlıklı olursanız kendinize güveniniz artacak, tedirginliğiniz de azalacaktır. Doğum sancıları, yaşamın en önemli ve mutlu deneyimlerinden biridir. Sakin ve kendinize hakim olabilirseniz doğum olgusundan haz bile alabilirsiniz. Gevşeme ve soluma egzersizlerini uygulayarak sancılarınızı kolayca geçiştirebilirsiniz. Her an bir sorun çıkabileceğini unutmayın; doğum beklediğiniz gibi gelişmez ise düş kırıklığına uğramamalısınız.

Doğum öncesi nişan gelmesi nasıl anlaşılır?

Rahim ağzını tıkayan mukuslu, kanlı bir sıvının vajinadan gelmesine, halk arasında "nişan gelmesi" denir. Bu genellikle doğum sancıları başlamadan önce ya da doğumun ilk evresinde görülen bir belirtidir. Nişan gelmesi doğumdan iki üç gün önce de görülebilir. Bu nedenle hastaneye gitmeden önce düzenli ağrıların başlamasını ya da suların gelmesini beklemek gerekir.

Doğum öncesi su gelmesi nasıl anlaşılır?

Bebeğin çevresindeki su kesesi, doğumdan önce birdenbire yırtılıp içerdeki suyun bir kısmı boşalabilir. Bebeğin başı doğum yoluna girmiş ise yol kapandığı için gelen su miktarı çok olmaz. Ne yapmalı? Hemen doktora haber verin. Su geldiğinde, sancılar başlamamış bile olsa hastaneye gitmelisiniz; bebeğe hastalık etkenlerinin bulaşması olasılığı vardır. Bu arada temiz bir havlu ya da kadınbağı kullanabilirsiniz.

Doğum ağrısı ile yalancı doğum ağrılarının farkı nedir?

Gebelik süresince rahim hafif hafif kasılır. Son haftalarda ise bu yalancı doğum ağrıları artıp şiddetlenerek size doğumun başladığını düşündürebilir. Ancak gerçek doğum sancıları düzenlidir, giderek sıklaşır ve daha şiddetlidir. Bazen de doğum ağrıları başlar, ama bir süre sonra kaybolur. Bu arada hareket etmeye devam edin, sancılar yeniden başlayacaktır.

Doğum ağrılarının başladığı nasıl anlaşılır?

Doğum sancıları künt bir bel ya da kasık ağrısı gibi başlayabilir. Karnınızda adet ağrılarına benzer bir sancı gibi de olabilir. Düzenli aralıklarla gelir ve dinlenme ile geçmez. Sancılar düzenli gibi ise kaç dakikada bir geldiği bakılmalıdır. Doğumun başladığını düşünüyorsanız doktorunuza haber verebilirsiniz.

Sancılar çok sık gelmedikçe (beş dakikada bir) ya da şiddetli değil ise apar topar hastaneye gitmenize gerek yoktur, çünkü ilk doğum, yaklaşık 12-14 saat sürer. Bunun büyük bir bölümünü hastanede geçirmektense evde kalmak daha iyidir. Ağrılar başladığında, gerektiğinde dinlenerek ağır ağır dolaşın. Hafif bir şeyler yiyebilir, suyunuz gelmedi ise ılık bir banyo alabilirsiniz.

Hastaneden, sancılarınız şiddetlenmeden ve en azından beş dakikada bir gelmeden evden ayrılmamanız gerektiğini söyleyeceklerdir. Sancıların süresini bir saat boyunca ne zaman başlayıp bittiğini not ederek sancıları izleyin. Doğum başladığında sancılar gittikçe güçlenecek, sıklığı 40 saniyeye kadar düşecektir.

Doğumda hastaneye yatış işlemleri nasıl yapılır?

Hastaneye geldiğinizde bir hemşire kayıt işlemlerinizi yapıp dosyanızı açar. Bu sırada eşinizin yanınızda kalması yararlı olacaktır. Hemşire, sizden gebelik izleme kartınızı isteyecek, nişan ya da sularınızın gelip gelmediğini soracak ve sancılarınız ile ilgili olarak bunların ne zaman başladığını, sıklığını ve süresini araştıracaktır.

Doğum öncesi annenin soruları ve kaygıları

  1. Doğurma sırasında kendi kendime zarar vermekten korkuyorum. Gerçekten böyle bir tehlike var mıdır? Ikınma anında kendi kendinize zarar veremezsiniz. Vajina duvarı esnek ve kıvrımlıdır, bebeğin geçebileceği kadar genişleyebilir.
  2. Doğumdan hemen sonra bebeğimi emzirmeli miyim? Bebeğinizi memeye tutarak bu konuda kararı ona bırakın. Süt gelmeyecektir, ancak yeni doğan bebeğin emme refleksi oldukça güçlüdür; onun emmesi sizi rahatlatacaktır.

Doğum öncesi annenin ve bebeğin muayenesi

Doğum öncesi muayene

Doğum öncesi muayene

Hastaneye kaydınız yapıldıktan, üstünüzü değiştirdikten sonra hemşire, tansiyonunuzu ve ateşinizi ölçecek, nabzınızı sayacaktır. Ayrıca, doktor ya da ebe vajinal muayene ile rahim ağzının ne kadar açıldığına bakar. Dıştan muayene ile bebeğin konumu değerlendirilir, dinleme borusu ile kalp atışları dinlenir.

Bebeğin kalp atışlarının kaydedilmesi için karnınıza mikrofona benzer bir aygıt bağlanır ve yaklaşık 20 dakika süre ile, bebeğin rahim kasılmaları sırasında yeterli oksijeni alıp alamadığı kontrol edilir. İdrarınızda şeker ya da protein olup olmadığının saptanabilmesi için tahlil yapılabilir. Daha sonra, hastanenin ve sizin durumunuza bağlı olarak, doğumhaneye ya da servisteki yatağa alınırsınız.

Ebe ya da doktor doğumun gidişini değerlendirmek için belli aralıklar ile sizi muayene eder. Rahim ağzının ne kadar açıldığını muayeneden sonra sorabilirsiniz. Rahim açıklığının giderek ilerlediğini öğrenmek sizi rahatlatacaktır, ancak bu açılış düzenli bir hızla gerçekleşmeyebilir. Vajinal muayene genelde iki sancı arasında yapılır. Bu nedenle sancınız geliyor ise bunu ebe ya da doktora bildirin. Muayene için sırtüstü yatıp bacaklarınızı açmanız istenir. Bu sırada elinizden geldiğince rahat ve gevşemiş olmaya çalışmalısınız. Evde doğum yapıyorsanız, ebe ya da doktor, benzer işlemleri uygular.

Doğumun izlenmesi

  1. Doğum süresince bebeğinizin kalp sesleri yakından izlenerek sıkıntıya girmesi halinde, bunun erkenden anlaşılmasına çalışılır.
  2. Bu amaçla sıradan bir dinleme borusu, "sonicaid" aygıtı ya da elektronik monitör kullanılır. Ebe ya da doktor doğum sırasında bunlardan birini belli aralıklar ile karnınıza dayayarak bebeği dinleyecektir.

Doğumun elektronik monitör ile izlenmesi nedir?

Bu teknik ile rahim kasılmaları ve bebeğin kalp atışları elektronik olarak kaydedilir. Bazı hastanelerde elektronik monitör ile doğumun izlenmesi her gebeye, bütün doğum süresince uygulanır; bazı hastanelerde ise belli aralıklar ile yapılır. Ancak bazı durumlarda monitör ile izlemenin kesintisiz sürdürülmesi gerekebilir.

  1. Doğum yapay sancı ile başlatılıyor ise doğum elektronik monitör ile izlenir.
  2. Epidural anestezi ile ağrınız önlenmeye çalışılıyor ise doğum elektronik monitör ile izlenir.
  3. Bebeği riske sokan bir sorun var ise doğum elektronik monitör ile izlenir.
  4. Bebeğiniz doğumun herhangi bir evresinde sıkıntıya girmiş ise doğum elektronik monitör ile izlenir.

Elektronik monitör ile izleme ağrı vermez, ancak hareketlerinizi kısıtlar. Bu yüzden sancılar geldiğinde daha çok rahatsız olabilirsiniz. Doğum normal ilerliyor ve bebeğinizin sıkıntıya girme olasılığı düşük ise bu işlemin belli aralıklarla yapılması daha uygun olabilir. Elektronik monitör ile izlem işlemi oturur ya da yatar konumdayken karnınıza küçük kemerler ile iki elektrot tutturulur. Bunlar sancılarınızı ve bebeğin kalp atışlarını kaydeder. Veriler, monitörde ışıklı sayılar, kağıtta ise çizgiler biçiminde belirir. Sularınız geldikten sonra doğrudan bebeğin başına elektrot yapıştırılarak daha net izleme sağlanabilir, ancak bu olanak her hastanede bulunmayabilir. Ender de olsa bazı hastanelerde telemetri denen uzaktan radyo sinyalleri ile çalışan monitörler vardır. Bunun avantajı hareketlerinize kısıtlama getirmemesidir. Böylece doğumda daha rahat ve size uygun duruşlar alabilirsiniz.

Doğum sırasında rahimde oluşan değişimler

Rahim ağzı, normalde yoğun bir kas demeti ile kapatılmıştır. Buradan rahim ve çevresine doğru kas lifleri uzanır. Bu kaslar doğumda kasılarak rahim ağzını yukarı, rahme doğru çeker, ayrıca yanlara doğru gererek açarlar. Bebek de böylece rahimden çıkabilir.

  1. Doğumun birinci evresinde hormon değişiklikleri, sert olan rahim ağzını yumuşatır.
  2. Aralıklı gelen ağrılar daha sonra rahim ağzını inceltip kısaltır.
  3. Rahim ağzı iyice inceldikten sonra şiddetlenen ağrılar rahim ağzını açar.
  4. Doğumun ikinci evresinde rahim ağzı, 7 cm açıkken yapılan muayenede, bebeğin başının çevresinde iyice gerilmiş olarak hissedilir. Rahim ağzı ele gelmiyor ise (yaklaşık 10 cm açıklık) doğuma hazırsınız demektir.

Doğumun ilk evresi nasıl olur?

Doğumun ilk evresinde rahim kasları kasılarak rahim ağzını genişletmeye başlar. Böylece bebeğin doğumda geçeceği yol açılmış olur. İlk doğumlarda bu, yaklaşık 10-12 saat alır. İlk evre sırasında birdenbire paniğe kapılırsanız şaşırmayın. Olaya ne kadar hazırlıklı olursanız olun, kontrol edemediğiniz şiddetli sancılar sizi huzursuz edebilir. Kendinizi olabildiğince yatıştırmaya ve ağrıları önemsememeye çalışın. Yanınızda bulunacak eşiniz ya da bir yakınınız size en çok bu sırada yardımcı olabilir. Özellikle doğum öncesi kurslara katılmış ya da doğum olayını yaşamış bir kişi sizi oldukça rahatlatacaktır.

Doğumun ilk evresinde ağrılar nasıl azaltılır?

Sancıları karşılamanızı sağlayacak bu duruşların her birini ayrı ayrı deneyin, çünkü değişik zamanlarda değişik duruşlarda daha rahat edebilirsiniz. Vücudunuzun doğal davranışına uyum sağlayabilmek için bu duruşları önceden prova etmelisiniz. Birinci evre sırasında zaman zaman yatarak rahatlamak isteyebilirsiniz.

Yatarken sırtüstü değil, sol yanınıza dönük olmaya dikkat edin. Başınıza ve bacaklarınıza küçük yastıklar ile destek yapabilirsiniz. İlk sancılarda duvar, masa ya da bir yataktan destek alarak ayakta durabilir ya da gerekir ise dizüstü çökebilirsiniz. Doğumun ilk evresinde dolaşırken, sancı geldiğinde eşinize yaslanarak destek almak hoşunuza gidebilir. O da sırtınızı ya da omuzlarınızı ovarak sizi rahatlatabilir.

Doğum ağrıları girdiğinde rahatlatıcı pozisyonlar

Doğum ağrıları girdiğinde rahatlatıcı pozisyonlar

Sandalyeye ters oturarak arkalığına koyacağınız bir yastığa yaslanabilirsiniz. Başınızı kollarınızın üstüne yerleştirin. Dizlerinizi ayrık tutun. Gerekirse altınıza bir minder alın. Bacaklarınız ayrık olacak biçimde diz çöküp yastıklara yaslanın. Sırtınızı ve kalçanızı olabildiğince hizada tutmaya çalışın. Sancı aralarında bir yanınıza dönerek oturun.

Doğum ağrıları sırasında rahatlatıcı pozisyonlar

Doğum ağrıları sırasında rahatlatıcı pozisyonlar

Yerde ya da yere koyacağınız bir şiltenin üzerinde dizleriniz ve elleriniz ile durarak kalçanızı öne ve arkaya doğru hareket ettirin. Sırtınıza kavis vermeyin. Sancı aralarında öne doğru hareket ederek rahatlayın ve başınızı kollarınızın arasına alarak dinlenin. Bebeğin yüzü, tam tersi olması gerektiği halde karnınıza dönük ise, başı belkemiğinize yaslanacağı için bel ağrısına neden olabilir. Bu ağrıyı gidermek için ağrı sırasında vücudunuzu destekleyip emekleme konumunda olduğu gibi öne doğru eğilerek bebeğin ağırlığını sırtınızdan uzaklaştırın. Kalçanızı öne arkaya hareket ettirin. Sancı aralarında yürüyün.

Doğumun ilk evresi ve babanın desteği

Doğum sırasında masaj tekniği

Doğum sırasında masaj tekniği

  1. Sancılar sırasında baba adayı eşine destek olarak onu rahatlatmaya çalışmalıdır. Sancı geldiğinde orada bulunmanızdan rahatsız olur ise üzülmeyin; yanında olmanız önemlidir.
  2. Eşinize önceden öğrendiği soluk alıp verme ve gevşeme yöntemlerini anımsatın
  3. Alnını silin, dudaklarını suyla ıslatın, sırtına masaj yapın ya da aklınıza ona yardımcı olacak ne geliyorsa onu uygulayın. Onu rahatlatan, hoşuna giden masaj şeklini önceden belirleyerek ağrı sırasında uygulayın.
  4. Eşiniz ve hastane görevlileri arasında aracı görevi yaparak onun isteklerini görevlilere bildirin.
  5. Eşiniz omurganızın en alt ucunu el ayası ile dairesel biçimde ve bastırarak ovmalıdır. Bu masaj bel ağrınızı hafifletecek, sizi rahatlatacaktır.
  6. Cildinizin zedelenmemesi için talk pudrası kullanabilirsiniz.
  7. Eşinizden belinizi ovmasını isteyin ya da sancı aralarında belinize sıcak su şişesi koyun.

Doğumun ilk evresinde nefes alıp verme

Derin düzenli soluk, hafif soluk, derin düzenli soluk, sancıların başlangıcında ve sonunda burnunuzdan derin soluk alıp ağzınızdan hızla verin. Sancının en fazla olduğu anda yalnızca ağızdan, daha hafif ve yüzeysel soluyun. Bunu çok uzun süre tekrarlamayın, başınız dönebilir.

Doğum ağrıları ve yardımcı yöntemler

  1. Sancı aralarında hareket edin. Böylece acı ile baş edebilmeniz kolaylaşır. Sancı geldiğinde en çok rahat ettiğiniz durumu alın.
  2. Olabildiğince dik durmaya çalışın, böylece bebeğin başı rahim ağzına daha iyi oturur ve rahim kasılmaları daha etkili hale gelir.
  3. Dikkatinizi sancılar üzerinde değil, soluk alıp verme üzerinde toplayın.
  4. Gerektiği zaman enerjinizi kullanabilmek için sancılar arasında gevşeyin.
  5. Ağrıyı hafifletmek için şarkı söyleyin ya da inleyin, hatta bağırın.
  6. Dikkatinizi dağıtmak için bakışlarınızı belli bir noktada yoğunlaştırın.
  7. Her ağrıyı ayrı ayrı düşünün, daha sonra gelecek ağrıları düşünmeyin. Her sancıyı, bebeğinizi size yaklaştıran bir dalga olarak görebilirsiniz.
  8. Sık sık tuvalete çıkın, böylece dolu mesane bebeğin yolunda engel oluşturmaz.

Doğum ağrılarının sıklaşması

Doğumun en önemli dönemi budur. Sancıların en şiddetli olduğu evredir. Sancılar yaklaşık bir dakika sürer ve dakikada bir gelebilir, bu nedenle dinlenip rahatlamaya zaman bırakmaz. Yaklaşık yarım saat süren bu evreye geçiş dönemi denir. Bu dönemde yorulacaksınız; moraliniz bozulabilir, pişmanlık bile duyabilirsiniz. Sancıların şiddeti ve sıklığı nedeni ile zaman kavramını yitirebilirsiniz. Bulantı, kusma ve titreme de görülebilir.

Sonunda ıkınma hissi gelecektir. Çok erken ıkınmaya başlarsanız rahim ağzı şişer. Ikınmaya hazır olduğunuzda bunu doktorunuza söyleyin. Yapılacak olan vajinal muayene ile rahmin tam olarak açılıp açılmadığı anlaşılır ve buna göre ıkınmanız istenebilir. Ebe, rahim ağzının henüz tam açılmadığını söyler ise bu konumda "hüf, hüf, püf" diye soluk alın Gaz ve hava maskesi işe yarayabilir.

Diz çöküp öne eğilerek başınızı kollarınızın arasına alın, kalçanızı havaya kaldırın. Bu duruş hem ıkınma isteğini azaltır, hem de ıkınmayı güçleştirir. Ikınma isteği erken gelir ise, kendi kendinize "hüf, hüf, püf" diyerek bir soluma ritmi tutturun, iki kısa soluktan sonra uzun bir soluk üfleyin. Ikınma isteği geçince soluğunuzu yavaş ve rahatça bırakın.

Doğumun ikinci evresi babanın desteği

  1. Onu yüreklendirmeye ve rahatlatmaya çalışın. Terini silin. Kendisine dokunulmasını istemiyor ise üstelemeyin.
  2. Sancılar sırasında onunla birlikte soluk alıp verin.
  3. Titreme var ise kalın çoraplarını giydirin ve bacaklarını tutarak titremesini önleyin.
  4. Ikınma hissi var ise ebeye ya da doktora haber verin.

Doğumun ikinci evresi nasıl olur?

Rahim ağzı tam olarak açılmış (10 cm) ve sizin ıkınma hissiniz gelmiş ise doğumun ikinci evresi başlar. Güçlü kasılmalara artık siz de kendi çabanızı katarak bebeği dışarı itebileceğiniz için daha verimli bir döneme girmiş olursunuz. Sancıların şiddeti daha da artmakla birlikte, sizi ilk evredekiler kadar rahatsız etmezler. Ikınmak zor gelebilir, ancak ebe ya da doktor size en doğru pozisyonu bulmanız ve nasıl ıkınacağınız konusunda yardımcı olur. En çok ıkınmanız gereken anlarda da sizi uyaracaktır. Acele etmemeli, paniğe kapılmamalısınız. İkinci evre, ilk doğumda yaklaşık bir saat sürer.

Doğumun ikinci evresinde nefes alıp verme

Ikınma isteği geldiğinde (her sancı sırasında birkaç kez gelebilir) derin bir soluk alıp tutarak aşağıya doğru, kabız olmuş gibi ıkının. Ikınmalar arasında ise derin, rahat soluklar alıp verin. Kasılma geçerken siz de gevşeyin.

Doğum anı için yararlı bilgiler

  1. Sancı sırasında güçlü ve devamlı bir biçimde ıkının.
  2. Kendinizi bütünüyle bırakarak pelvis kaslarınızı gevşek tutmaya çalışın.
  3. Yüzünüzde sakin bir ifade oluşturun.
  4. Doğurma sırasında dışkılama ya da idrar yapma doğaldır, kendinizi tutmayın.
  5. Bir sonraki ıkınma için gücünüzü toplamak üzere sancınızın durduğu anlarda dinlenin.

    Doğumu kolaylaştıracak pozisyonlar

    Doğumu kolaylaştıracak pozisyonlar

Doğum sırasında nasıl pozisyon almak gerekir?

  1. Ikınırken olabildiğince dik durmaya çalışın; yerçekimine karşı gelmeden, onu kullanarak bebeğinizi itmiş olursunuz.
  2. Oldukça yaygın olarak uygulanan bir doğurma duruşu yatak üzerinde sırtınızı yastıklara dayayarak oturmaktır.
  3. Başınızı eğin ve ıkınırken ellerinizle bacaklarınızdan güç alın.
  4. Sancı geçtiğinde yastıklara yaslanarak rahatlayabilirsiniz.
  5. Pelvisi iyice açıp yerçekiminden olabildiğince yararlanmanızı sağladığından, doğurma için en uygun duruştur. Ancak, önceden prova yapmamışsanız bir süre sonra yorucu gelebilir.
  6. Eşiniz bir sandalyede oturup bacaklarını açarak dizleri arasına çömelmenizi sağlayabilir. Böylece kollarınızı eşinizin dizlerinin üzerine koyarak destek alabilirsiniz.
  7. Doğum esnasında diz çökme duruşu çömelmeden daha az yorucu ve ıkınma için iyi bir duruştur, iki yanınızda yardımcı bulunur ise size destek olabilirler. Emekleme konumunu da rahat bulabilirsiniz. Sırtınızı düz tutun.

    Doğumu kolaylaştıracak pozisyonlar

    Doğumu kolaylaştıracak pozisyonlar

Doğum sırasında babanın desteği

  1. Sancı aralarında onu rahatlatmaya çalışın, sürekli destek olun, cesaret verin.
  2. Bebeğin başını görünce ona bildirin, ancak sizi duymaz, ne dediğinize aldırmazsa gücenmeyin.

Yapay doğum ağrısı nedir?

Yapay doğum sancısı doğumun bazı ilaçlar verilerek başlatılmasıdır. Doğum yavaş ilerliyor ise doğumu hızlandırmak için ilaç kullanılabilir. Bu konuda da hastaneden hastaneye uygulama farklılıkları vardır. Doğumun ilaç ile başlatılması için ne kadar beklendiğini doktorunuza sorarak öğrenebilirsiniz. Yapay doğum sancısı bazı durumlarda ilaç ile başlatılır.

  1. Beklenen doğum tarihi bir haftayı geçmiş ve bebek sıkıntıya girmiş ise ya da plasenta yetersizliği başlamış ise yapay doğum sancısı başlatılır.
  2. Anneyi ya da bebeğini riske sokan yüksek tansiyon gibi bir sorun var ise yapay doğum sancısı başlatılır.
  3. Doğumun ilaç ile başlatılması önceden kararlaştırılıp planlanır. Bu nedenle bir gece öncesinden hastaneye yatmanız istenebilir.
  4. Yapay doğum sancısını başlatmak için farklı yöntemler uygulanır.
  5. Yapay doğum sancısı yöntemlerinden biri vajinaya rahim ağzını yumuşatacak bir ilaç konması işlemidir. Bu yöntem akşam ya da sabah uygulanır. Birkaç saat içinde doğum başlayabise de, özellikle ilk gebeliklerde bu yöntem tek başına pek etkili değildir.
  6. Yapay doğum sancısı başlatmak için uygulanan yöntemlerden ikincisi su kesesinin açılması işlemidir. İlaç uygulandıktan sonra 8-10 saat geçmesine karşın doğum başlamamış ise doktor bebeği çevreleyen su kesesini küçük bir iğne ile açarak doğumun başlamasını sağlayabilir. Su kesesinin açılması işlemi ağrı vermez.
  7. Yapay doğum sancısını başlatmak için uygulanan yöntemlerden üçüncüsü ise rahimin kasılmasını sağlayan bir hormon verilmesi işlemidir. Bu ilaç seruma konarak damla damla verilir. Doğumu başlatmak için en sık kullanılan yöntemdir. Seruma konan ilaç ile uyarılan sancılar, doğal sancılardan daha güçlü ve sık olabilir. Kolunuzdaki serum nedeni ile hareketleriniz de kısıtlanır.

Bebeğin gelişi ve doğum anı nasıl olur?

Bunca ağrı, sancı gibi durumlardan sonra artık doğumun en önemli aşamasına gelinmiştir. Birazdan bebeğinizin başına dokunabilecek, az sonra da onu kucağınıza alacaksınız. Doğumun ardından büyük bir rahatlama duyacağınız kuşkusuz; ama merak, bebeğe karşı aşırı duyarlık, sevinç gözyaşları ya da daha sonra ne olacağının kaygısı da görülen tepkiler arasındadır. Eşinizle birlikte dinlenin. Eşinizin varlığı doğumda geçen uzun saatler boyunca size güven ve destek verecektir.

Bebeğin başı artık rahim ağzına iyice yaklaşarak pelvis tabanına dayanmıştır. Doktor ve eşiniz başın oluşturduğu şişliği görebilir. Az sonra, her sancı ve kasılmayla biraz daha ilerleyen bebeğin başı da görülecektir. Ancak bebek, sancı geçerken biraz geri çekilir. Bu gayet normal bir olaydır; kaygılanmayın.

Doğum aşamaları

Doğum aşamaları

Bebeğin başı görünmeye başladığında doktor ya da ebe sizden artık ıkınmamanızı isteyecektir, çünkü baş birdenbire çıkarsa doğum yolunda yırtıklar oluşabilir. Gevşeyin ve kesik kesik soluk alın. Genellikle ilk doğumlarda ya da bebek iri ise yırtığı önlemek için vajina girişinin altına, makata doğru bir kesi yapılır. Bebeğin başı vajinayı iyice gerdiğinde biraz canınız yanabilir, ancak bu kısa sürecek ve doğumdan sonra yerini hafif bir uyuşma alacaktır.

Baş genellikle bebeğin yüzü yere bakar konumda doğar. Ebe veya doktor hemen göbek kordonunu kontrol ederek bebeğin boynuna dolanıp dolanmadığına bakar (Dolanmış ise vücut doğunca kordon kolayca kaydırılıp kurtarılır.) Daha sonra bebek, başını, yüzü annenin bacaklarından birine bakacak biçimde çevirir. Bu sırada gözleri, ağzı ve burnu temizlenir. Gerekiyor ise üst solunum yollarında kalan sıvı, bir tüp ile emilerek alınır.

İzleyen birkaç sancı ile bebeğin vücudu da kayarak çıkar. Ebe veya doktor, bebeğin kordonunu kesmeden önce, onu koltuklarının altından tutarak karnınıza yatırabilir. Bebeğiniz biraz morarmış gibi görünebilir. Cildi verniks denen yağlı madde ve kan ile bulaşmış olabilir. Büyük bir olasılıkla ağlıyordur. Solunumu iyi ise onu tutup bağrınıza basabilirsiniz. Solunum sorunu var ise solunum yolları yeniden temizlenir, gereken durumlarda oksijen verilir.

Doğum sırasında yapılan epizyotomi yöntemi nedir?

Epizyotomi yöntemi doğumda, vajina çıkışını genişleten küçük bir kesik, yırtık oluşmasını önler. Her zaman uygulanmaz, uygulanma sıklığı hastaneden hastaneye değişir. Bu nedenle doktor ya da ebeye epizyotomi yapılıp yapılmayacağını sormanız gerekebilir. Pelvis kaslarını nasıl gevşeteceğinizi öğrenmelisiniz. Doğumda olabildiğince dik durmaya çalışmalısınız. Fakat bazen epizyotomi her şeye rağmen gerekebilir.

  1. Bebek makat gelişi ise, prematüre ise, sıkıntıda ya da başı büyük ise epizyotomi (vajina kesisi) yapılması gerekebilir.
  2. Yardımla doğum yapıyorsanız ve ıkınmalarınızı gereğince kontrol edemiyorsanız epizyotomi yapılması gerekir.
  3. Vajina girişindeki cildiniz (perine) gergin ve yırtılmaya eğilimli ise epizyotomi yapılması gerekebilir.

Epizyotomi işlemi yapılırken öncelikle lokal anestezi ile epizyotomi yapılacak bölge uyuşturulur. Daha sonra ağrının en fazla, yani perinenin en gergin olduğu anda vajina girişinin alt bölümüne küçük bir kesi yapılır. Bazen anesteziye zaman kalmaz, kesinin hemen yapılması gerekebilir. Bu durumda bile bölgenin aşırı gerilmiş olması nedeni ile kesi acısı hissedilmez.

Doğumdan sonra, bu kesinin ya da oluşmuş ise bir yırtığın dikilmesi biraz zaman alıcı bir işlemdir, çünkü bu bölgedeki kasların ve deri katmanlarının düzgün bir biçimde birleştirilmeleri gerekir. Dikiş işlemi sırasında ağrı duyarsanız bunu doktora söyleyin, biraz daha uyuşturma ile bu sorun çözülebilir. Perineye atılan dikişler kendi kendine eridiğinden alınmaları gerekmez. Epizyotomiden sonra biraz rahatsızlık ve ağrı duyabilirsiniz. Eğer bir enfeksiyon gelişir ise ağrı daha da şiddetlenebilir. Yaranın 10-14 gün içinde iyileşmesi beklenir. Bu süreden sonra daha ağrınız olur ise doktora başvurmalısınız.

Doğuma yardımcı forseps ve vakum yöntemleri

Bazen bebeğin forseps ya da vakum denen aygıtların yardımı ile doğurtulması gerekebilir. Forseps rahim ağzının bütünüyle açıldığı, bebeğin başının göründüğü evrede kullanılır. Bazı durumlarda, doğum süreci çok uzamış ise rahim ağzının tam açılması beklenmeden, vakum uygulanarak doğum süreleri kısaltılabilir. Forseps ya da vakum yöntemi bazı durumlarda uygulanır.

  1. Bebek iyice aşağıya indiği halde (başının büyük olması, yeterince ıknamamanız gibi nedenler ile) bebek bir türlü bir türlü doğmuyor ise forseps ya da vakum yöntemi uygulanır.
  2. Bebek ya da anne sıkıntıda ise forseps ya da vakum yöntemi uygulanır.
  3. Bebek ters ya da prematüre ise başının doğum kanalında bası görmesini önlemek için forseps kullanılır.
  4. Forseps Lokal anestezi ve epizyotomiden sonra doktor, bebeğin başına forseps denen aletin kaşıklarını yerleştirir ve hafif hafif kendine doğru çekerek bebeğin doğmasını sağlar. Anne de ıkınarak bu durumda yardımcı olabilir.
  5. Bebeğin başı doğduktan sonra vücudu normal olarak doğurtulur. Forsepsin kaşıkları bebeğin başını çevreleyerek basıdan ve yaralanmadan korur.
  6. Forseps uygulanan bebeğin başının iki yanında izler kalabilir. Bunlar zararsızdır ve bir iki gün sonra geçer.
  7. Vakum aygıtına bağlı küçük bir metal kapak vajinadan sokularak bebeğin başına yerleştirilir. Siz ıkındıkça bebek hafifçe çekilerek doğurtulur.
  8. Bebeğin başında, vakum uygulanan yerde saçlı deriye ait bir şişlik olabilir. Bu da zararsız ve geçicidir.
Doğumun son aşaması

Doğumun son aşaması

Makat doğum nedir?

Yaklaşık 100 bebekten dördü başı ile değil de makatı ile gelir. Bebeğin en geniş kısmı olan başı en son geleceğinden baş, ültrasonografi ile ölçülerek doğum kanalından geçip geçemeyeceği değerlendirilir. Makat doğumlar daha uzun sürer ve daha zordur. Ters geldiği anlaşılan bebeğin doğumunun hastanede yapılması zorunludur. Çoğunlukla epizyotomi uygulanır ve forseps kullanılması gerekebilir. Bazı hastanelerde bütün makat gelişlerinde sezaryen uygulanır. Önce bebeğin kalçaları sonra bacakları doğar. Baş doğmadan önce epizyotomi yapılır.

İkiz doğum nedir?

İkiz doğumların hastanede yapılması zorunludur; çünkü bebeklerin her ikisi de az gelişmiştir ve biri ters gelebilir. Büyük bir olasılıkla doktorunuz epidural anestezi önerebilir. İkiz doğumlarda birinci evreyi bir kez yaşarsınız, ama ikinci evreyi iki kez yaşamanız gerekir. Genellikle ilk bebekten 10-30 dakika sonra ikinci bebek doğar.

Doğum sonrası bebeğin sağlık bulguları nasıl değerlendirilir?(Apgar değerleri nedir?)

Doğumdan hemen sonra ebe veya doktor bebeğin rengine, solunumuna, kalp atışlarına, hareketlerine ve uyarıya karşı gösterdiği tepkiye bakarak Apgar puanlaması denen değerlendirmeyi yapar. Apgar değerleri 0 ile 10 puan arasındadır. Çoğu bebek 7-10 arası puanla doğar. Değerlendirme doğumdan 5 dakika sonra yinelenir. Önceki değere göre ilerleme ölçülür.

Doğumun üçüncü evresi neler yapılır?

Doğum sırasında ya da doğumdan hemen sonra kalçanızdan yapılacak rahmi kasıcı bir iğne ile rahim tepki göstererek plasentayı atar. Bu sırada ebe ya da doktor bir elini karnınızın üstüne koyar ve öbür eli ile yavaşça kordonu çekerek plasentayı çıkarır. Ardından tamamının çıkıp çıkmadığını anlamak üzere plasenta incelenir. Plasenta ayrıldıktan sonra kanama olabilir. Plasentanın doğal yolla, iğne yapılmadan ayrılması beklenir ise kanama riski de artar. Bu konuyu doktorunuz ile önceden görüşmelisiniz.

Bebek doğmuştur

Bebek doğmuştur

Doğumun bitmesi

Doğumdan sonra temizliğiniz ve gerekir ise dikişler atılır. Ebe, bebeğinizin boyunu, kilosunu ve baş çevresini ölçecek, gözlerine iltihap kapmaması için koruyucu antibiyotik damlatır. Ender görülen bir kanama hastalığına karşı bebeğe K vitamini verilebilir. Göbek kordonu doğumun hemen ardından kesilmiştir. Sizi kaygılandıran her şeyi ebe ya da doktora sorabilirsiniz. Bebeklerinin durumu kendilerine çok kötü göründüğünden ve alacakları yanıttan korktukları için, çoğu kez anne babalar bebekleri ile ilgili soru sormaya çekinirler. Ancak çağdaş yoğun bakım birimlerinde erken ya da çok zayıf doğmuş bebekler bile yaşatılabilmektedir.

Doğum sonrası anne ile bebeğin tanışması

Doğumdan sonra olanaklar elverdiğince bebeğiniz ile birlikte olmanız yararlıdır. Birçok hastanede kalabileceğiniz ve böylece bebeğinize yakın olabileceğiniz özel odalar vardır. Başlangıçta bebeğiniz size çok küçük ve hemen incinecek gibi gelebilir, ona dokunmaktan korkabilirsiniz. Ancak unutmayın ki bebekler kucağa alınıp sevilmekten hoşlanırlar. Kuvözden çıkarılmasına izin verilmeyen bebeği bile kuvözdeki pencerelerden ellerinizi sokarak sevebilirsiniz. Bebek emebiliyor ise onu normal yoldan besleyebilirsiniz. Yoksa bebek, burnundan ya da ağzından uzatılan özel mide sondaları ile beslenir.

Yeni doğan sarılığı nedir?

Bebeklerin birçoğu doğumdan yaklaşık üç gün sonra hafifçe sararabilirler. Bu sarılık bebeğin karaciğerinin henüz tam çalışmamasına bağlı ve bütünüyle doğaldır. Yeni doğmuş bebeğin fizyolojik sarılığı adı verilen bu durum zamanla geçer. Bebek bu süre içinde normalden biraz daha uykulu olabilir. Bebeği bu dönemde sık sık uyandırarak beslemeye çalışmanız gerekir. Yeni doğan sarılığı görülen bebeğin içinde uyuduğu sepet gündüzleri güneş alan bir pencerenin yakınında olur ise sarılığın daha hızlı geçmesinde fayda sağlar. Bazen sarılığın özel bir ışık ile (fototerapi yöntemi) tedavi edilmesi gerekebilir. Işık tedavisi (fototerapi tedavisi) normal yeni doğan servislerinde uygulanır. Ancak durumu ağır olan bazı bebekler, tedavi için özel bakım odalarına alınabilirler.

Özel bakım gerektiren bebekler

Bazı bebeklere doğumdan sonra özel bakım gerekir. Bunun nedeni genellikle prematüre (37. haftadan önce doğmuş) ya da düşük tartılı doğmuş olmalarıdır. Bu bebekler beslenmelerinde, solunumlarında, sıcak tutulmalarında sorun çıkabileceği için doğumlarından sonra özel bakım görecekleri bir bölüme alınırlar. Bebeğinizin burada ne kadar kalacağını kestirmek güçtür. Daha bebeğiniz ile tanışma fırsatı bulamadan onun sizden ayrılması ve bir sürü aygıtla çevrili bir kuvözün içine konması sizi üzebilir. Başlangıçta size ürkütücü de gelse, bütün bu işlemlerin, onun sağlığı için yapıldığını unutmayın.

Özel bakım gerektiren bebekler

Özel bakım gerektiren bebekler

Ölü doğum nedir?

Bebeğin ölü doğması çok ender görülen bir olaydır. Bunun katlanılması en güç yanı bebeğinizi hiç tanıyamamış olmanızdır. Doğumdan sonra onu görmeniz, kucağa almanız hatta ona isim verip kişileştirerek yas tutmanız doğal, belki de gereklidir. Belki kızacaksınız, işlerin nerede yanlış gittiğini merak edecek ve birilerini suçlayacaksınız. Utanç ve suçluluk hissi de duyabilirsiniz. Doktorunuzdan sizi, daha önce benzeri bir deneyimi yaşamış kişiler ile tanıştırmasını isteyebilir ve onlardan destek alabilirsiniz.

Doğum ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Doğum çantası nasıl hazırlanmalı
  2. Doğum öncesi doktora neler sormalı
  3. Doğum öncesi bakım ve doğum kontrolleri
  4. Doğuma hazırlık kursu nedir
  5. Hamileliğin kırkıncı haftası ve doğuma hazırlık
  6. Doğum sonrası için faydalı bilgiler
  7. Doğum sonrası depresyon nedir

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git