Boyun Hastalıkları

Baş ve Boyun Tümörleri Belirtileri ve Tedavisi

boyun-kanseri
Baş ve boyun bölgesinin tümörleri veya kanserleri genellikle selim (iyi huylu) olabileceği gibi, ölüme neden olabilecek kanserler şeklinde de olabilir.

Baş ve boyun tümörleri veya kanserleri nedir?

Baş ve boyun bölgesinin tümörleri veya kanserleri genellikle selim (iyi huylu) olabileceği gibi, ölüme neden olabilecek kanserler şeklinde de olabilir. Hastalığın belirtileri ve fizik muayene tanıyı koymada yardımcı olup, kesin tanı biyopsi incelemesinde konulabilir. Araştırma sonuçlarına göre senede yaklaşık 45000 yeni hastaya teşhis konulmuş, 12000 civarında hastada da boyun kanseri nedeni ile ölüm oranı tespit edilmiştir.

Son yıllarda'ki araştırmalara göre kanserlerin % 6,6'sı baş boyun bölgesinde oluşan kanserlerdir. Tanı ve tedavideki gelişmeler doğrultusunda sağ kalım oranları artmıştır. Erkek cinsiyet, ileri yaş, düşük gelir seviyesi ve ileri kanser evresi sağ kalım oranını olumsuz yönde etkilemektedir.

Baş ve boyun tümörleri neden olur?

Baş ve boyun kanserlerine neden olan faktörler, tütün kullanımı gerek sigara, gerek diğerleri, alkol kullanımı, baş boyun bölgesinin daha önceden radyasyona maruz kalması, nazofarengeal bölgedeki kanserlerin oluşumunda ise ırksal bir yatkınlık söz konusudur. Uzun süreli güneş ışığına maruz kalmak ise alın, yüz ve dudak kanseri riskini arttırır.

HPV (human papilloma virüsü de) baş ve boyun kanserleri gelişimi nedenleri arasında bulunmaktadır. Belirtilerinde primer (birincil) baş boyun kanseri olan hastanın ilk 5 yılda ikinci primer baş boyun kanseri oluşma riski vardır. Yetersiz beslenme, immün sistemin herhangi bir nedenden dolayı baskılanmış olması baş boyun bölgesinde tümör oluşmasında etken olabilir.

Çocuklarda boyun kitleleri genellikle iltihabi nedenlerden kaynaklanır iken, erişkinlerde mevcut bir boyun kitlesi, tanısı tam olarak konulana kadar habis (kötü huylu) olarak kabul görür. Yetişkinlerde boyun kitlesi genellikle metastatik (başka bölgelerden sıçramış) olmakla beraber supraklaviküler alandaki organlardan kaynaklanır.

Baş ve boyun tümörleri belirtileri

Baş ve boyun tümörleri bölgesel ya da uzak bölge şikayetleri ile kendini belli edebilir. Nazofarenks (geniz), dil ve hipofarenks (alt yutak) tümörleri esas odakta belirti göstermediği gibi şişlik olarak kendini gösterebilir. Bu nedenle boyunda şişlik şikayeti olan hastalarda daha derin inceleme gerekir.

Ağız bölgesi kanserleri belirtileri : Dil, dudak, cilt ve ağız boşluğu kanserlerinde uzun süreli, iyileşmeyen, ülser ve ara sıra kanamaya neden olan lezyonlar (yaralar), ağız içinde derinin topaklanması ya da şişmesi, kulak ağrısı, boğaz ya da çenede yara, yutmada ya da çiğnemede zorluk, gevşek dişler, konuşma güçlüğü gibi belirtiler görülebilir. Bu şikayetler 2 haftadan uzun sürer ise iyi bir inceleme yapılmalıdır.

Burun bölgesi kanserleri belirtileri : Burun boşluğu (nazal kavite) kanserlerinde de burun tıkanıklığı, kanamalı ve genelde tek taraflı burun akıntısı gibi belirtiler görülür.

Üst yutak kanserleri belirtileri : Nazofarenks kanserlerde burun tıkanıklığı, tek ya da iki taraflı seröz otitis media (kulakta sıvı toplanması) nedeni ile işitme kaybı gibi belirtiler görülür.

Alt yutak (hipofarenks) kanseri belirtileri : Hipofarenks kanserlerinde yutma zorluğu, boğazda takılma hissi, boyun bölgesinde kitle oluşumu, geçmeyen ses değişikliği, yutarken ağrı, kulağa vuran ağrı, tükürük ya da balgam ile kan gelmesi, ileri evrede iştah azalması ve kilo kaybı gibi belirtilerdir.

Gırtlak (larenks) kanseri belirtileri : Larenks kanserlerinde ses kısıklığı, yutma güçlüğü, yutma sırasında ağrı, gürültülü nefes alıp verme, ağız dolu gibi konuşma, tükürük ile birlikte ya da tek başına ağızdan kan gelmesi ve solunum zorluğu gibi şikayetler meydana gelir.

Baş ve boyun bölgesi kanserlerinde genel olarak görülen belirtiler : Ağız içinde uzun süren yara, ses kısıklığı, boyunda ağrısız şişlik (kitle), yutma güçlüğü, kulaklara vuran ağrı, solunum zorluğu, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve kilo kaybı gibi belirtiler genel olarak ve sık görülen belirtilerdir.

Baş ve boyun tümörleri teşhisi

Baş boyun tümörleri tanısını koymak için, muayene sırasında detaylı bir fizik muayene ve hastanın hikayesi ve risk faktörleri sorgulanır. Şikayetlerin ne zaman başladığı ve ne kadar sürdüğü konusunda hastadan bilgi alınır. 3-4 gün boyunca devam eden hassasiyet gösteren şişlik genellikle inflamatuar (iltihabi) olabileceği gibi, bir kaç aydır bulunan mevcut kitleler çoğunlukla kötücül bulgu olarak görülür. Uzun zamandır bulunan ve büyüme göstermeyen kitleler ise çoğunlukla doğumsal ve iyi huylu kitlelerdir. Fluktasyon (dalgalanma) veren kitleler ise genellikle bir tıkanıklığa bağlı gelişir ve saatler içerisinde büyüme gösterebilir (örneğin tükürük bezleri).

Laboratuvar çalışmalarının baş boyun kanserleri tanısında fazla bir yararı olmayabilir. Elektronik tanı yöntemleri pozitron emisyon tomografi, ultrasonografi ve manyetik rezonans gibi yöntemler ise tümörün yerleşim bölgesi ve uzanımı bakımından önemli yeri vardır.

Endoskopik muayenenin baş boyun kanserlerinin araştırılmasında daha değerli yeri vardır. Boyun kitlesinin nedeninin belirlenmesi bulunan tümör eğer üst solunum-sindirim sistemi kaynaklı ise endoskopik araştırma ile mümkün olabilir. Bütün bunlara rağmen, baş boyun tümörlerinin kesin teşhisi için histopatolojik (mikroskopik) inceleme gereklidir.

Sebebi bulunamayan boyun kitlelerinde ince iğne aspirasyon biyopsisi tanıyı koymada genelde ilk tercih olur. Kaynağı belirlenen boyun kitlelerinde ise tanısal yöntem punch biyopsi ya da insizyonel biyopsi olabilir. Baş ve boyun tümörleri şüphesinde kulak burun boğaz uzmanlarınca, gastroentroloji uzmanlarınca veya onkoloji (kanser araştırma) alanında araştırılması gerekmektedir.

Baş ve boyun tümörleri tedavisi

Baş ve boyun tümörleri neden olur

Baş ve boyun tümörleri neden olur

Baş ve boyun tümörlerinde veya kanserlerinde tedavi yöntemi genellikle hastalığın derecesine, yerleşim yerine göre değişmektedir.

Ağız bölgesi kanserleri tedavisi : Oral kavite ve orofarengeal (ağız içi) kanserlerinde birinci-ikinci evre tedavi cerrahi veya radyoterapi olur iken, üç ve dördüncü evre kanserlerde en iyi yöntem cerrahi, sonrasında radyoterapidir. Cerrahi olarak çıkarılamayacak tümörlerde ise tedavi kemoterapi-radyoterapi olarak uygulanabilir. Bu tümörlerde 5 yıllık sağ kalım birinci evrede % 60-80 iken, dördüncü evrede % 25'e kadar düşebilir.

Hipofarenks (boğaz bölgesi ve tiroid) kanserleri tedavisi : Birinci evre hipıfarenks kanserleri tedavisinde cerrahi ya da radyoterapi, 2-3'üncü evre hipofarenks kanserlerde cerrahi tedavi sonrası radyoterapi şeklinde tedavi uygulanır.

Gırtlak (larenks) ve burun etrafı boşlukları kanserleri tedavisi : Erken evre larenks (burun etrafı boşlukları ve ses telleri) kanserlerinde tedavi radyoterapi veya cerrahi tedavi, ileri evre larenks tümörler cerrahi tedavi sonrası radyoterapi ya da kemoterapi ile tedavi edilebilir.

Dudak kanseri tedavisi : Dudak kanserinde tedavi, erken evre tümörlerde cerrahi tedavi ve radyoterapi aynı derecede etki gösterir iken ileri evreli tümörlerde cerrahi tedavi sonrası radyoterapi tedavisi tavsiye edilir.

Burun boşluğu (nazofarenks) kanserleri tedavisi : Erken evre nazofarenks (burun arka boşluğu) kanserlerinde tedavi, erken evreli nazofarenks kanserlerde boyuna sıçrama olsa bile tedavi seçeneği radyoterapi olduğu gibi, ileri evre nazofarenks kanserlerde tedavi kemoterapi ve radyoterapidir.

Sonuç olarak, baş boyun tümörleri veya kanserleri alkol sigara kullanımı ile ilişkilidir. Erkek cinsiyet, sosyal ekonomik durum ana nedenlerdir. İleri evre kanser kötü prognoz göstergesidir. Tedavi seçenekleri farklı yönlerde belirlenmelidir. Her kanser türünde olduğu gibi baş boyun kanserlerinde erken tanı hayati önem taşımaktadır.

Kanser hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Yutak kanseri nedir
  2. Gırtlak kanseri nedenleri ve tedavisi
  3. Ağız kanseri nedenleri ve belirtileri
  4. Tiroid kanseri nedenleri ve tedavisi
  5. Burun tümörleri nedenleri ve belirtileri
  6. Baş ve boyun kanseri belirtileri ve tedavisi
  7. Radyoterapi tedavisinin yan etkileri

8 Yorum

  1. Özge

    18 Mart 2016 at 18:46

    Hocam merhaba geçenlerde boynumda içten Bi şişlik farkettim hareketli. Hastaneye gittim ultrason da boyun sağ lateralinde cilt altında en büyüğü verttikal eksende 6mm ölçülen birkaç adet reaktif karakterde lap izlendi yazıyor doktor önemli bişey değil dedi Bademciklerimde iltihap var Boğaz'ım ağrıyor sizde bununla mı ilgili yoksa başka birşey mi cok tedirginim elimle hissedebiliyorum bu şişliği ama dıştan belli Olmuyor

    • Sağlık Ocağım

      19 Mart 2016 at 12:18

      Boyun cilt altında lenf bezi büyümesi tespit edilmiş, doktorunuz önemli bulmadı ise çok önemli olmayabilir. Lenf bezi büyümesine bağlı boğazda ağrı olabilir. Ancak ağzınıza çok fazla acı su geliyor ve bu durum uzun zamandır devam ediyor ise yemek borusunda oluşan bazı oluşumlar da lenf bezlerinde sorunlara neden olabilir. Bu nedenle bir gastroentroloji uzmanına da gitmek de fayda var. Endoskopik tetkik yapılması da gerekebilir.

      Geçmiş olsun.

      • özge

        19 Mart 2016 at 16:09

        Çok teşekkür ederim hemen cevapladiginiz için kan testlerim normal çikti midem de sorunum var sürekli ağzıma acı su geliyor 1 aydır böyleyim bademciklerim tamamen iltihap sonra bu şişlik olustu psikolojim bozuldu tümör olmasından çok korkuyorum 21 yaşındayım sigara alkol hiç kullanmadim

        • Sağlık Ocağım

          20 Mart 2016 at 13:39

          > Bir gastroentroloji uzmanına gitmeniz iyi olabilir. Çünkü mide de reflü sorunu hem ağız yaralarına hemde yemek borusu sorunlarına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra beslenme de önemlidir. Reflüyü azıttıran beslenme tarzından kaçınmak da gerekir.

          > Örneğin aşırı kahve, çay içilmemeli, kola, gazoz gibi içecekler beslenmeden tamamen çıkarılmalı, çikolata, bisküvi, gofret tarzı besinler mümkün olduğunca azaltılmalı, asitli meyvelerden aşırı yenmemeli (günde 2 adet asidi az olan meyveler ılık olarak yemeklerden 1 saat sonra öğlen, akşam gibi yemek çok sorun yaratmaz), hazır gıdalar, sokaklarda yenen besinler beslenmede en aza indirilmeli veya beslenmeden çıkarılmalı, turşular, konserveler, acılar, ekşiler, aşırı baharat tüketimi, ketçap, mayonez, sucuk, salam, sosis ve benzeri gıdalardan uzak durulmalı gibi beslenme tarzına dikkat edilmelidir.

          > Sağlıklı ev yemekleri yenmeli, öğün atlanmamalı, aşırı aç kalmamalı, çok doyana kadar yemek yenmemeli, karın bölgesi üşütülmemeli, her şey soğuk değil ılık tüketilmeli, soğuk içecekler içilmemeli, açken gazı arttıran çiğ meyve ve sebze yenmemeli, yemeklerden sonra en az iki saat yatılmamalı (uzanma dahil) gibi yaşam ve beslenme tarzı reflü sorunu olanlar için dikkat edilmelidir.

          > Tekrar geçmiş olsun.

  2. Aysun

    29 Ağustos 2016 at 03:54

    benim kulagımın arkasında sert bir şişlik çıktı hiç ağrımıyor kızarıklık falanda yok şişliğin üstünde kenarlarında doktora gittim usg için randevu verdi eylülün 22'e 4 haftadır şiş kulaklarım ağrıyor şiddetli baş ağrısı var beynim patyacakmış gibi hissediyorum ağrı kesici alıyorum ama bir faydası yok yüzüm, boğazımdan gögüs kafesine kadar ağrı var sanki boğazımı sıkıyorlarmış gibi saç diblerimde çok acıyor saçımı bile toplayamıyorum ağrısından bana bir yardım eder misiniz usg gününe kadar dayanamıcam canım çok acıyor

    • Sağlık Ocağım

      30 Ağustos 2016 at 18:48

      Bu durum kist, tümör gibi bir şey olabilir.

      Boyundaki lenf bezlerinin iltihabı gibi bir durum olabilir.

      Lenf bezlerinde ve tükürük bezlerinde bir problem olabilir.

      Ağrınız çok olduğuna göre ultrason tarihine beklemeden tekrar doktora gitmeniz veya uzman bir KBB doktoruna veya genel cerrahi uzmanına gitmeniz uygun olur, çünkü iltihabi bir durum ise daha ciddi sıkıntılara sebep olabilir.

      Yemek borusuna ait bir durum da olabilir, bu durum için gastroloji doktoruna gitmek gerekir.

      Saç nezlesi olarak bilinen bir durum saç diplerinde acı, ağrı, yanma gibi hislere neden olabilir.

      Tekrar doktora gitmeyi ihmal etmemenizde fayda var.

      İyilik ve sağlık dileğiyle.

  3. Alihan

    1 Kasım 2016 at 17:31

    Boynumun sağ ust tarafın da elle hssedilir bi şişlik var.Sol tarafıma baktığımda yok soğuk algınlığından dolayı bademcik şişmesi olabilirmi.Her el vurup hssetğimde endişeleniyorum.Geçici bi durummu yoksa kalıcımı daha önceleri yoktu yada ben hiç bakmamıştım teşekürler.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git