Bağırsak Hastalıkları

Bağırsak Mantarı Nedir? Bağırsak Mantarı Tedavisi

bagirsak-iltihabi
Bağırsak florası faydalı bakteriler, zararlı bakteriler ve mantarlardan oluşur. Bağırsakları sağlıklı olan bir bireyin bağırsaklarında faydalı bakteriler % 98 civarındadır. Faydalı bakterilerin çeşitli nedenlerden azalması sonucu bakterilerin boşalttığı alana mantarlar yerleşir. Özellikle çok fazla antibiyotik kullanımı sonrası faydalı bakteriler azalır ve mantarlar çoğalır.

Bağırsak mantarı neden olur?

Bağırsak florası faydalı bakteriler, zararlı bakteriler ve mantarlardan oluşur. Bağırsakları sağlıklı olan bir bireyin bağırsaklarında faydalı bakteriler % 98 civarındadır. Faydalı bakterilerin çeşitli nedenlerden azalması sonucu bakterilerin boşalttığı alana mantarlar yerleşir. Özellikle çok fazla antibiyotik kullanımı sonrası faydalı bakteriler azalır ve mantarlar çoğalır.

Bağırsaklarda bulunan mantarların çoğunluğu "candida albicans" türü mantardır. Candida albicans türü mantar bağırsaklarda yer alan mantarların % 60- 70'ini oluşturur. Bağırsaklarda mantarın çok fazla olma nedenleri, öncelikle antibiyotik kullanımı, kortikosteroidler, yanlış beslenme, siyah çayın fazla tüketilmesi, fazla süt ürünlerinin tüketimi, özelikle undan yapılan ekmek, makarna, ve tatlıların fazla tüketilmesi gibi nedenlerden dolayı bağırsak mantarları artmaya başlar.

Bu gıdaların çoğu pankreatit enzimler tarafından tam hazım edilmediği için bağırsaklarda kalır ve mantarlar bu hazmedilmemiş gıdalar ile beslenir ve çoğalır. Ayrıca son yıllarda beslenme rejimine giren hazır gıdalar, paket ürünler ve fastfood tarzı beslenme gibi beslenme tarzı da bağırsak mantarlarını arttırmaktadır. Her insanda bağırsak mantarları vardır ve 1 gr dışkıda 100 veya 1000 olması normaldir. Fakat bu sayı on bin ile bir milyon arasında değişir ise tehlikelidir. Bu mantarların en hızlı çoğalanı candida olup, ürettiği zehirli gazlar ve zehirli alkoller ile önce alt karında şişkinlik yapar ve alt karın diyaframı, diyafram akciğerleri, akciğerler de kalbi sıkıştırır.

Bağırsak mantarı belirtileri

Bağırsak mantarı belirtileri karında şişkinlik, bağırsak gazlarında artış, bazen ishal, bazen kabızlık şeklinde dışkılama bozukluğu, aşırı tatlı yeme isteği, ağız kokusu, halsizlik, kaşıntı, alerjiler, depresyon, vajinal akıntı, kaşlarda ve saç derisinde aşırı kepeklenme ve kaşınma, göz alerjileri ve göz kapaklarında kaşınma gibi belirtiler görülür. Kaşıntı bağırsaklardaki mantarın aşırı çoğaldığının belirtisidir. Bu durum mantarlardan salgılanan mikrotoksinlerden kaynaklanır. Mantarlar hazmı olmamış gıdalar ile beslenir ve çoğalırlar.

Bağırsak mantarı teşhisi

Bağırsak mantarı teşhisi genellikle doktor muayenesinde ya da hastanın öyküsüne bağlı konulmaz. Bağırsak mantarı yüzünden muzdarip olan hastalarda yapılması gereken testlerin yapılması önemlidir. Örneğin gaita testinde aşırı mantar bulunması, serum antikor testi, klinik tüm vücut kinezyoloji (kas) testleri gibi testler tanıda yardımcı olur.

Ayrıca bağırsak mantarının yarattığı sorunları yaşayan kişiler için evde yapabilecekleri tükürük testi söz konusudur. Fakat bu testin doğruluğu tartışılmaktadır.Bir bardak içme suyunun içerisine sabah aç karnına hiç bir şey yemeden ve içmeden ağzımızda biriken tükürüğü tükürüp 15 dakika bekletmek gerekir. Tükürük 15 dakika sonra bardağın dibine çöker ya da suya kar yağmış gibi olur ve suyun rengi rakıya dönüşür ise bağırsak florasının bozuk olma ihtimali söz konusudur. Fakat tükürük kabarcıklar halinde bardağın üzerinde kalır ise bağırsak florası sağlıklı anlamına geldiği şeklinde bir testtir. Tabi bu test kesin değildir ve bu mantarın varlığı ancak gaita (dışkı) testi ile anlaşılır. Çünkü candida mantarı vücutta zaten var olan bir mantardır. Bu nedenle ciddi şikayetler söz konusu ve çok rahatsız isek mutlaka bir gastroentroloji uzmanına başvurmak gereklidir.

Bağırsak mantarı tedavisi

Bağırsak mantarı tedavisinde öncelikle doğru beslenme önemlidir. Hayvansal proteinin arttırılması ve karbonhidratın azaltılması önemli bir tedavi basamağıdır. Mantarların artmasına neden olan besinlerden uzak durmak (tatlılar, asitli ve gazlı içecekler, ekmek, makarna, hazır gıdalar ve çok fazla süt ve süt ürünü tüketmek gibi) beslenme şekli değişikliği gereklidir. Ayrıca doktorun önerdiği mantar ilaçlarını düzenli kullanmak gereklidir. Mantar oluşumunu önlemek için lifli gıdalar tüketmek faydalı olur. Örneğin, baklagiller, kuruyemişler, yulaf ezmesi, pribiyotikler, probiyotikler, ev yoğurdu, kefir, meyan kökü, şalgam, ısırgan otu, yer elması, brokoli, sarımsak, fırında pişmiş patates ve soğan, kimyon, melisa çayı, papatya çayı, kekik çayı, sarı kantaron çayı ve tarçın gibi bitkisel öneriler bağırsakta ve midede mantar oluşumunu önlemede yardımcı olur.

Fakat bitkisel çayların çok fazla tüketilmemesi ve sadece birinden ya da ikisinden gün arasında birer fincan içilmesi daha sağlıklı olur. Bilinmelidir ki her şeyin fazlası zararlıdır. Mantar, yiyeceklerden, içeceklerden, havadan ve sudan bulaşabilir. Bağışıklığı zayıflamış kişilerde daha fazla oluşur. Bayatlamış ve hijyenik ortamlarda saklanmayan besinler mantar etkenleridir. Ayrıca bozulmuş ve uzun süre duran besinler ve yemeklerin yaydığı kokularda mantar oluşumunda etkilidir.

Bağırsak iltihabıKarın ağrısı nedenleriVajinal mantar enfeksiyonu

91 Yorum

  1. qweqwe qweasd

    15 Mart 2015 at 13:25

    fitness antrenörü olduğum için beslenmem çok önemli protein konusunda sıkıntı yok ama karbonhidrat alımını kesilmesi gerektiğini öğrendim. bu benim açımdan çok kötü bir senaryo meslek hayatım ciddi tehlikede.. yazınızda yulaf ve patates yenebileceğinden bahsetmişsiniz ? karbonhidat alımının yasak olduğunu duymuştum.. yardımcı olurmusunuz ?

    • Adsız

      16 Mart 2015 at 13:48

      Ekmek, makarna gibi karbonhidrat kaynaklarından kaçınmanız gerekiyor. Fakat patates, yulaf ezmesi gibi kaliteli karbonhidrat kaynaklarını kullanmanızda pek sakınca görmüyorum ben.

    • silentriver

      29 Kasım 2015 at 13:43

      Kinoa ve karabuğday yenilebildiğini okudum.Patates nişasta içerdiği için önerilmiyor.Bazı kaynaklarda yulaf da yenebileceği söyleniyor.Şeker kesinlikle yasak çünkü mantar bununla besleniyor. İnternette araştırma yapmanızı öneririm.İngilizce sitelerde de kapsamlı bilgiler mevcut.Ciddiye alınması gereken bir diyet.Bugün ara vereyim, sonra devam ederim olmuyor.Mantarın ölmesi yetmiyor, probiotik fermente gıdalarla barsak florasını da düzenlemelisiniz.Kefir,ev yoğurdu,ev yapımı turşular gibi.Ayrıca piyasada bu bakterilerileri içeren ilaçlar da var.Şifa dileklerimle....

  2. Adsız

    28 Haziran 2015 at 21:02

    Bağırsak mantarı için kullanılan ilaçlar hakkında ve yan etkileri hakkında bilgi edinebilir miyim.

    • Ghjjm

      15 Temmuz 2016 at 12:48

      Merhaba.candida albicans için tedavi görseniz bile diyet ve yaşam tarzı değişşkliğini uygulamadığnz sürece candida yeniden çoğalmaya başlar

  3. Adsız

    29 Haziran 2015 at 19:19

    Bağırsak mantarı için genellikle mantar enfeksiyonları tedavisinde kullanılan ilaçlar kullanılır. Bağırsak mantarları için direkt olarak ilaç kullanılmaz zaten. Öncelikle gastroentroloji uzmanına gitmek ve gereken dışkı tahlillerini yaptırmak gereklidir. Bağırsak mantarı olduğu ancak dışkı tahlillerinde belli olur.Doktorunuz gerekli olan ilaç tedavisini verecektir. Yan etkilerine gelince yan etkiler verilecek ilaca göre değişir.

  4. Adsız

    6 Eylül 2015 at 20:27

    Bağırsak mantarı tedavisinde ne tür ilaçlar kullanılır. İlaçlar dışında bağırsak florası nasıl düzeltilebilir. Yardımcı olursanız sevinirim.

    • Adsız

      7 Eylül 2015 at 10:36

      Sağlıklı bağırsak florasında mantar olmaz. Bağırsak mukozası bozulmuş ise mantarlar burada üremeye başlar. Bağırsak florasını antibiyotik kullanımı, kortizon kullanımı, hormon ilaçları gibi ilaçlar, içme sularında bulunan ağır mateller, abur cubur gıda tüketimi, aşırı karbonhidratlı beslenme ve bazı hastalıklar bağırsak florasını bozar. Bağırsak mantarı tedavisi uzun süren (4-6 ay) bir tedavidir. Bağırsak mantarlarını yok etmek için iyi bir gastroentroloji takibi ve hastanın disiplinli olması önemlidir. Bağırsak mantarı ilaçlarını hastalar kendileri almamalıdır. Çünkü mantarın cinsine göre tedavi en uygun tedavidir. Ayrıca bağırsak mukozasının neden bozulduğunun da araştırılması gereklidir. Kısacası bunun için iyi bir gastroentroloji uzmanına gitmenizde fayda var. Sağlıklı bir yaşam dileğiyle.

  5. Adsız

    10 Eylül 2015 at 19:41

    İnce bağırsakta mantar oluyor mu, oluyorsa tedavisi var mı

    • Adsız

      11 Eylül 2015 at 19:10

      Bağırsak mantarları genellikle kalın bağırsaklarda, bağırsak florasının bozulması sonucu kendini göstermeye başlar. Bağırsak florasını sıklıkla antibiyotik kullanımı, kortizonlu ilaç kullanımı ve sağlıksız beslenme neden olur. İnce bağırsaklarda daha çok enflamatuar bağırsak hastalıkları, bağırsak tümörleri, bağırsak tıkanıklığı, bağırsak fıtıkları ve bağırsak ülserleri gibi hastalıklar gelişir.

  6. bağırsak mantarı

    1 Aralık 2015 at 16:23

    şekerli gıdalar vücut direncini düşürdüğü gibi mantar sorunlarına da yol açabiliyor.

  7. bağırsak mantarı sorunu

    1 Aralık 2015 at 16:24

    bağırsak mantarı için aynısafa bitkisinden kür uygulanıyor.

  8. Adsız

    5 Ocak 2016 at 09:20

    Barsak mantarı kronik ürtiker sebebi olabilir mi ? Bu tahlili özel bi laboratuarda yaptırmak istiyorum. Testin adı nedir? Sadece gaita testi demem yeterli mi?

    • Sağlık Ocağım

      5 Ocak 2016 at 22:50

      – Öncelikle geçmiş olsun. Ürtiker tek başına veya anjioödem ile birlikte görülebilir. Ürtiker deri üzerinde kabarık, kızarık ve kaşıntılı döküntüler ürtiker olarak adlandırılır. Altı haftadan kısa süren ürtiker akut ürtiker olarak adladırılır iken, altı hafta ya da daha fazla süren ürtiker kronik ürtiker olarak adlandırılır. Ürtikerin genellikle enfeksiyöz ya da alerjik nedenleri vardır.

      – Anjioödem ürtikeri, ürtikerin deri altından daha derinlere inen türü olan ürtiker tipidir ve kaşınmadan çok yanma, ağrı ile seyreden ürtiker tipidir.

      – İlaç ürtikeri, penisilin ya da penisilin türevleri ilaçlar nedeni ile meydana gelen ürtiker tipidir ve ilacın vücuda girmesinden hemen sonra ya da ilaç vücuda girdikten 10-15 gün sonra ortaya çıkabilir. İlaç ürtikerinde ödem ile birlikte, şiddetli nefes darlığı, çarpıntı ve şok gibi şikayetler görülebilir.

      – Gıda ürtikeri, gıda alerjileri her yaş grubunda görülebiir. Gıda ürtikeri genellikle bir anda ortaya çıkar ve alerji immünoloji bölümünde yapılacak deri testleri ile ürtikere neden olan gıda tespit edilebilir.

      – Enfeksiyon ürtikeri, vücudun herhangi bir yerinde bulunan bakteri, virüs, parazit ve mantarlar ürtikere yol açabilir. Sık tekrarlayan ürtiker sorununda sinüs iltihabı, diş apsesi, safra kesesi iltihabı, deri mantarı, organ mukozalarında bulunan mantarlar (bağırsak mantarı gibi), helikobakter plori denilen bakteri varlığı gibi hastalıklar araştırılmalıdır.

      – Temas ürtikeri, genellikle köpek, kuş, kedi gibi evcil hayvanlar ile doğrudan temas yolu ile meydana gelir. Temas ürtikeri temastan sonra birden ortaya çıkar ve kaybolur.

      – Solar ürtiker, güneş ışınlarının neden oduğu bir ürtiker tipidir. Solar ürtiker çok kısa sürede orataya çıkar ve güneşten çekildikten 1-2 saat sonra kaybolur. Güneşin gördüğü vücut bölgelerinde kızarma, kabarma ve kaşıntı oluşur. Solar ürtikerin kesin teşhisi "Foto test" ile konulur.

      – Diğer ürtiker nedenleri arasında kolon kanseri, akciğer kanseri, lenf kanseri, yemek borusu kanseri, Barret özofagus gibi bir yemek borusu hastalığı ve benzeri hastalıklar ve bu hastalıkların başlangıç dönemlerinde ürtiker oluşabilir.

      – Yani, izlenecek en doğru yol üniversite hastanesi gibi araştırma bölümü olan hastanelerde alerji immünoloji bölümü bulunmakta ve bu tür geçmeyen ve tekrarlayan kaşıntıların ve döküntülerin araştırılması ve testleri bu bölümde uygulanmaktadır. Bu nedenle sadece bağırsak mantarı testi yeterli olmayabilir. Neden bulunana kadar birçok test ve tetkik gerekebilir. Bu durum uzun zamandır devam ediyor ve tekrarlıyor ise mutlaka alerji immünoloji bölümüne baş vurmanız oldukça önemli. İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  9. M.selim

    29 Ocak 2016 at 07:58

    Bende cok izun zamandan beri agiz kokusu var 3 tane dis doktoruna gozuktum bi sey yok dediler olani zaten dolgu yaptilar farkli kbb uzmanlarinada gorundum onlar sorun olmadigini soylediler basit spreyler veriyorlar ama sonuc yok arastirxigimda. Bagirsak mantarina rastladim acaba neden olabilirmi.yarxim ederseniz sevinirim.

    • Sağlık Ocağım

      29 Ocak 2016 at 13:30

      – Merhabalar, Ağız kokusu bir bireyin ağzının koktuğunun başkaları tarafından hissedilmesidir. Sabahları uyanıldığında, sarımsak, soğan yenildiğinde, sigara kullanımında ve benzeri ağız kokusuna neden olabilecek bir şeyler yenilip içildiğinde ağız kokusu olması normaldir. Ağız kokusunun en önemli sebeplerinden biri dişler ve dildir. Dişlerin arasında besin artıkları ile mikroplar üreyebilir ve sülfür gazları üreterek ağız kokusuna neden olur.

      – Ağız kokusu nedenleri arasında dişler ve dil dışında bademciklerin iltihabı, snüslerin iltihabı ve burundaki bir probleme bağlı olarak geniz akıntısına neden olarak ağız kokusuna yol açabilir.

      – Ağız kokusunun diğer nedenlerinden biri de sindirim sistemi hastalıkları dır. Yemek borusunda divertikül denilen bir cepleşme oluşmuş ise ağız kokusu yapabilir, yine yemek borusunun mideye geçiş kısmını tıkayan herhangi bir hastalık varlığında (yemek borusu tümörleri, barret özofagus denilen yemek borusu hastalığı, akalazya denilen yemek borusu hastalığı gibi), mide ve yemek borusu arasındaki kapakta bir gevşeme söz konusu ise (reflü hastalığı) mide asidi ile ortaya çıkan gazlar nedeni ile ağız kokusu olabilir, midede gastrit oluşmasına neden olan helikobakter plori denen bakteri söz konusu ise ağız kokusu olabilir, mide ülseri, mide kanseri gibi nedenler ağız kokusuna neden olabilir, yellenme ile bağırsak gazları atılamıyor ise ağız kokusu olabilir, bağırsaklarda tıkanmaya neden olan hastalıklar ağız kokusu yapabilir.

      – Nadir durumlarda bronşektazi denilen bronşlara ait bir hastalık, akciğer apsesi, KOAH hastalığı, kronik boronşit gibi etkenler de ağız kokusuna neden olabilir. Sigara kullanımı var ise buna bağlı olarak bu tip bronş ve akciğer hastalıkları gelişmiş olabilir ve ağız kokusuna neden olabilir.

      – KBB uzmanına gittiğinizi söylemektesiniz, bu nedenle en iyisi bir gastroentroloji uzmanına baş vurmanızda ve buradan sonuç alınamaz ise göğüs hastalıkları uzmanına baş vurmakta fayda var. İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  10. mustafa

    4 Şubat 2016 at 13:13

    Merhabalar;
    Otuz yasındayım ve takribi 5 yıldır mide sisligi hazımsızlık gibi sorunlar cekiyorum. Bircok doktora gittim. herseferinde asit duzenleyici ilaclar verdiler, hastalıgın uzerine gidince endoskopi yaptılar sorun olmadıgını birtakım ilacları kullanmamı soylediler ve recete ettiler. Bir dunya mide hapı ve mideye uygun antibiyotik yuttum ve sonuc degismedi.Bu arada alkoliklik donemide var. Tanıdıgım butun alkoliklerle konustum hicbiri benim gibi problem yasamıyor 🙂 Bir gun makalelerde kandida ile tanıstım ve yapabildigim tum arastrmaları yaptım. yurt dısında yasıyorum. Burada saglık kurumlarına gittigimde dıskı ornegi incelenecek bu birkac haftalık surec dediler. ilgilenmedim. Okudugum yabancı makalelerden sonra en dogru diyeti buldugumu dusunuyorum. sekerden ekmekden islenmis gidadan icinde maya olabilecek biradan, corba sosuna kadar herseyi kestim ve duzelme basladı: takviye olarak hindistan cevizi yagı, greyfurt tohumu hapı, candidaya karsı ozel etkili probiyotik ve normal probiyotik. omega 3-6-9 kapsulu genel vitamin ve bagırsak icin glutamin suplementi ve bunlar gibi birkac ürün kullanıyorum. simdi size sorum: izledigim yol dogrumudur eger dogruysa bu diyet nekadar sureli olmalı?... birde alkolu tamamen brakamadım ama en temiz olan votkayı icme sodasıyla karıstırıp az miktarda iciyorum.

    Anlayısınıza ve ilginize tesekkur ederim,
    Saygılarımla Mustafa...

    • Sağlık Ocağım

      6 Şubat 2016 at 00:17

      – Öncelikle geçmiş osun. Maya mantarları, özellikle candida ve diğer candida türleri az miktarda normal bağırsak florasında bulunur. Faydalı bağırsak bakterileri bu maya mantarlarını kontrol altında tutar. Fakat başta antibiyotikler olmak üzere bazı ilaçlar ve beslenme şekli candida türü mantarların çoğalmasına neden olur. Mantarlar beyaz un ve beyaz şekerler ile beslenir. Candida mantarları metabolizmaları gereği, çeşitli toksinler ve alkol üereterek gaz oluşumuna, şişkinliğe, kramplara, düzensiz dışkılmaya neden olurlar.

      – Candida mantarlarından korunmak için özellikle gereksiz antibiyotik kullanımına ve bazı ilaçların kullanımına, şekerli ve unlu beslenmeye ve alkol alımına çok dikkat etmek gerekir.

      – Ayrıca kronik gastrit sorununda da mide sorunları yaşanabilir. Alerjik sorunlara bağlı bağırsak sorunları yaşanabilir. Bağırsak poliplerine bağlı bağırsak sorunları yaşanabilir. Çölyak hastalığına bağlı bağırsak ve mide sorunları yaşanabilir. Corhn hastalığına bağlı bağırsak sorunları yaşanabilir. Akdeniz ateşi hastalığına bağlı bağırsak sorunları yaşanabilir. Bağırsak mantarlarının cinsi ve varlığı dışkı tahlili ile ortaya çıkar.

      – Diyet yapmanızda bir sakınca olmayabilir; ancak mantar olduğundan emin olarak diyet yapmak daha doğru olur. Bitkisel kapsüllerin güvenirliği hakkında bir şey söylemek mümkün değil. Farklı doktorlara gitmek yerine araştırma hastanelerinde bulunan alerji immünoloji bölümüne ya da romatoloji bölümüne gitmeniz ve durumunuzu iyi anlatmanız daha doğru olur. Burada sebepler göz önünde bulundurulur ve sebeplere yönelik araştırma yapılır. İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  11. Erhan

    14 Şubat 2016 at 23:41

    Kronik non Bakteriyel Prostatit oluşumunda candida ne kadar etkilidir? Teşekkür ederim.

    • Sağlık Ocağım

      15 Şubat 2016 at 12:16

      – Geçmiş olsun. Prostatit olarak tanımlanan prostat iltihabı hem hasta hemde doktorlar açısından tedavisinde sıkıntılar yaşanan bir durumdur. Kronik prostatit tedavisi uzun süre devam edebilir. Erkeklerde çok sık görülen non-bakteriyel protatit (prostatın belli bir bakteriye maruz kalmadan gelişmesi) olarak tanımlanır. Halsizlik, yogunluk ve pelvik ağrı ile seyreden kronik prostatit üç ay veya daha uzun sürebilir.

      – Kronik prostatit teşhisinde yapılan kültürlerde enfeksiyonun nedeni bulunmaz. Kronik prostatit hakkında bilinen tetikleyici nedenler arasında cinsel yolla bulaşan gonore, klamidya enfeksiyonu, aşırı stres, idrar yaparken kesik kesik idrar yapmak, idrar sıkışıkken ağır kaldırmak, kamyon şoförlüğü yapmak gibi meslek koşulları ve çok fazla ve uzun bisiklet binme gibi etkenler prostatit oluşumundan sorumlu tutulmaktadır.

      – Gonore (bel soğukluğu) neden olmuş ise protatit durumuna gonore etkeni bakteri "Neisseria gonorrhoeae" bakterisidir.

      – Prostatit gelişmesine klamidya enfeksiyonu neden olmuş ise klamidya enfeksiyonuna neden olan mikroorganizmalar "Chlamydia trachomatis, Chlamydia müridarum ve Chlamydia suis" bakterileridir.

      – Candida albicans bir mantar enfeksiyonudur. Candida albicans vücutta birçok sistemi etkileyebilir; ancak Candida albicans vücutta antibiyotik kullanımına bağlı da artış gösterir. Çok fazla antibiyotik kullanımı sonrası antibiyotikler bağırsaklarda bulunan iyi bakterileri de öldürür ve bu iyi bakterilerin yerine kötü bakteriler alır, böylece mantarlar çoğalır ve tüm vücudu etkileyebilir. Prostatit için iyi bir ürolojik değerlendirme ve idrar, akıntı kültürleri gereklidir. Tekrar geçmiş olsun.

  12. Ahmet

    19 Şubat 2016 at 16:33

    Iyi gunler bagirsak flora bozuklugu vucud genelinde kotu kokuya neden olurmu ? Tesekkurler.

    • Sağlık Ocağım

      20 Şubat 2016 at 00:59

      – Merhabalar, bağırsak florası bozukluğu bağırsaklardaki iyi bakterilerin azalması ve bu iyi bakterilerin yerine mantarların alması sonucu meydana gelen bir durumdur. Bağırsak mantarları daha çok ağız kokusuna neden olur. Fakat bağırsak florasını bozan bazı hastalıklar da vardır. Çölyak hastalığı, İrritabl bağırsak sendromu, bazı ilaçlar özellikle antibiyotikler ve kortikosteroidler gibi ilaçlar bağırsak florasının bozulmasına ve iyi bakterilerin ölmesine mantarların çoğalmasına neden olur.

      – Sentetik içerikli giysiler vücutta kötü kokuya neden olur. Pamuklu çamaşırlar giymeye özen göstermek gerekir. Çok aşırı terleme sorunu oluyor ise sık çamaşır değiştirmek ve sık yıkanmak önemli. Kötü kokan sabunlar kullanmak da vücudun kötü kokmasına neden olabilir. Aşırı sigara, alkol, çay gibi içecekleri içmek vücutta kötü kokuya neden olabilir. Yine de bir dermatoloji uzmanına baş vurmanızda fayda var. Geçmiş olsun.

  13. ümit

    29 Şubat 2016 at 16:12

    meraba dilimin üzerinde bazen sarı bazen beyaz bi tabaka oluyor ve koku yapıyor kbb ye gittim ama bişey bulamadılar internete araştırdım karşıma bagırsak mantarı çıktı çok şeker tüketen biriyim ne yapmalıyım sizce

    • Sağlık Ocağım

      1 Mart 2016 at 11:25

      – Öncelikle geçmiş olsun. Ağız içinde pamukçuk benzeri oluşumlar ağız içinde, diş veya diş etlerinde iltihap varlığının habercisi de olabilir. Uzun süre geçmeyen diş veya diş eti iltihapları dilin paslı bir renk almasına neden olabilir.

      – Dilin ortasında sarı-beyaz bir tabaka oluşması mide ve dalak problemi varlığına işaret edebilir. Dilin yanlarında ve üzerinde çatlaklar var ise karaciğer veya safra hastalıklarının olabileceği konusunda bir işaret olabilir. Ayrıca yemek borusunda oluşan bazı oluşumlar da dilin hastalıklı görünmesine neden olabilmektedir.

      – Reflü hastalığı mide içeriğinin yemek borusuna ve ağız içine geri gelmesi nedeni ile de dilde pamukçuk benzeri oluşumlar olabilir. Yani bağırsak mantarlarının yanı sıra daha birçok sebep dilin hastalıklı görünmesine sebep olabilir. Sigara kullanımı, aşırı şeker ve tuz tüketimi, çok az su içmek, vücudun herhangi bir yerinde geçmeyen iltihabın olması gibi birçok neden dilin paslı görünmesine neden olabilmektedir. Öncelikle diş doktoruna, sonra da bir gastroentroloji uzmanına gitmenizde fayda var. Bu arada günde 2-3 kez ada çayı ile gargara yapmak ve bol su içmeye çalışmak faydalı olabilir. İyi sonuçlar almanız dileğiyle.

  14. Ceren

    9 Mart 2016 at 17:21

    Merhaba, benim şikayetlerim şu şekilde, agiz kokusu,sık geğirme,mide ekşimesi, gaz, vajinal aknti ve yanma(sürekli), bazen istemsiz titreme, yorgunluk,kulakta sürekli ses, bazen dışkılama sorunlari, konsantre olamama, goz yanması,agiz kurulugu... gitmedigim doktor kalmadı(dahiliye,nefroloji,gastro dahil şikayetlerimi söylüyorm psikolojiye bağlıyor yaşama enerjim tükendi. Kimse anlamıyor..Ne yapaym korkuyorum ite kaka yaşadığm bu çekilmez sıkntılar başka hastaliklara sebebiyet verecek diye.. Klasik tıbba güvenim kalmadı..

    • Sağlık Ocağım

      9 Mart 2016 at 23:30

      – Öncelikle geçmiş olsun. Ağız kuruluğu mide sorunları, bağırsak sorunları, titreme, yorgunluk, kulak çınlamaları evet psikiyatrik rahatsızlıklarda (panik atak, anksiyete bozuklukları, depresyon benzeri) olabilen rahatsızlıklardır.

      – Bağırsak mantarlarının çok fazla arttığı durumlarda da ağız kokusu, mide ve bağırsak sorunları, kaşıntılar, vajinal akıntı, halsizlik, yorgunluk ve benzeri şikayetler görülebilir. Bağırsak mantarının doğru teşhisi genellikle alerji immünoloji bölümünde yapılan araştırmalar ile konulur. Alerji immünoloji bölümü üniversite veya araştırma hastanelerinde bulunur.

      – Fakat sizde görülen şikayetler Akdeniz ateşi hastalığı olarak bilinen bir romatolojik hastalıkta da görülebilir. Akdeniz ateşi hastalığı genetik bir hastalıktır. Akdeniz ateşi hastalığının teşhisi genellikle araştırma veya üniversite hastanelerinde bulunan romatoloji bölümünde ve genetik danışmanlık eşliğinde konulmaktadır. Akdeniz ateşi hastalarında ayrıca karın ağrıları ve eklem ağrıları da vardır. Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı belirtiler ile de seyredebilir ve genellikle bu hastalar psikiyatriste yönlendirilir.

      – İltihabi bağırsak sendromu denen durumda da benzer şikayetler görülebilir.

      – Yine romatolojik bazı hastalıklar skleroderma hastalığı, sarkoidoz hastalığı, lupus eritematozus hastalığı, kist hidatik, ankilozan spondilit gibi hastalıklarda da benzer şikayetler görülebilir ve bu hastalıkların teşhisi için de hem genetik danışmanlık hemde romatoloji bölümünde inceleme yapılması gerekir.

      – Tiroid hastalıklarında da benzer şikayetler görülebilir ve tiroid hastalıkları genellikle endokrinoloji bölümlerinde araştırılır.

      – Bazı kanserlerin başlangıç dönemlerinde de benzer şikayetler görülebilir. Bu nedenle en doğrusu romatoloji veya alerji immünoloji bölümlerinde bu hastalıkların araştırlması olur.

      – İyi sonuçlar almanız ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

      • Ceren

        10 Mart 2016 at 00:23

        Gastro bolumunde şu tahlillere bakildi..
        Gaitada gizli kan (normal)
        Tam idrar analizi (normal)
        Hematolojik degerler (normal, sadece sedimantasyon referans 2-20 sonuc 30)
        Biyokimya degerleri (normal, GGT referans 9-36 sonuc 56, demir baglama kapasitesi referans 105-330 sonuç 372)
        Anti-endomisyum antikor IgG,Anti gliadin IgG, Anti endomisyum antikor IgA,Anti doku t. IgA, Anti doku IgG degerleri (Hepsi negatif)

        Hormon testleri
        Tsh, insulin,ferritin,CEA (hepsi normal)

        HBsAg,AntiHBs,AntiHCV,HIVAg/Ab (negatif ,sadece anti HBs poz geçirmişim )

        CRP referans IgA referans 70-400 sonuç 138

        Bu testler üni hastanesinde gastro bölümünde yapıldı yeni..

        • Sağlık Ocağım

          10 Mart 2016 at 12:55

          – Tekrar geçmiş olsun. Bu değerler doktor tarafından normal kabul edilmiş ise her şey normaldir. Kan değerleri bazı hastalıklarda ataklar dışında genellikle ya normal çıkar ya da normalin biraz üstünde ya da altında çıkar ki bunlar normal olarak görülür.

          – Gaitada gizli kan testi kansızlık için uygulanan bir yöntemdir. Gaitada gizli kan sindirim sisteminde dışkı ile atılan kan varlığı için bakılır. Bu test istendiğine göre kansızlık şüphesi olmalı.

          – Bağırsak mantarları için gaitada bakteri, parazit arama testlerinin de yapılması gerekir.

          – Anti HBs pozitif demek hepatit B'ye karşı bağışıklık kazanmışsınız anlamında sayılır. Yani ya aşılama yolu ile ya da bir şekilde hepatit B'ye karşı bağışıklık kazanmış anlamında olmalı.

          – Bütün bunlar normal olarak görülümüş ise yinede romatoloji bölümüne gitmeniz daha doğru olur.

          – Çünkü birçok romatolojik hastalık yapılan testlerden daha fazla araştırma ve genetik danışmanlık ister.

    • volkan

      27 Mart 2016 at 17:58

      ceren merhaba :)panik atak arkadaşım o saydıklarının hepsi bende fazlasıyla mevcut idi...ama dr dediği gibi tamamen pisikolojik kendini dinleme ve beynininin seni yanlış yönlendirmesi gibi bende ek olarak buz gibi tek kalp ritim bozukluğu(aritmi)veya (taşikardi)fazla atım yani daha neler neler anjiyo bile oldum :)uzun yani sonu yok konunun

  15. Ceren

    12 Mart 2016 at 19:16

    Bagirsak mantarinin olumsuz etkileri icin belli sure bazi yiyeceklerden uzak kalmak yetmiyor diyolar surekli diyet yaparak mi yaşamak gerekiyor un ve şeker açısndan.. Bu konuda hic bir dr yardimci olmuyor. Gastro bolumune gittim tum şikayetlerime çare olacak diye (cunku şikayetlerim barizdi) ama psikolojik olma yoluna bagladi. Ne oneriyosunuz ne yapacagimi sasirdim

    • Sağlık Ocağım

      13 Mart 2016 at 23:16

      > Öncelikle geçmiş olsun. Bağırsak mantarları durup dururken oluşmaz. Sağlıklı bağırsaklarda bağırsak mantarları belli bir süre sonra iyi bakteriler tarafından kaybolabilir. Bağırsak mantarlarının çoğalmasına genellikle başka nedenlerden dolayı alınan antibiyotik kullanımı neden olur. Bunun dışında bazı hastalıklar bağırsak mantarında yaşanan şikayetlere neden olabilir.

      > Örneğin crohn hastalığı, ülseratif kolit, irritabl bağırsak sendromu, Akdeniz ateşi hastalığı, bağırsak polipleri gibi bazı hastalıklarda da bağırsak mantarı gibi belirtiler gösterebilir. Bu nedenle üniversite hastanesi gibi araştırma hastanelerinde bulunan alerji immünoloji bölümüne baş vurmakta ve nedenin burada araştırılmasında fayda var. Asıl neden bulunmadığı sürece uygulanan tedaviler işe yaramaz genellikle.

  16. Faruk Bildiren

    26 Mart 2016 at 16:06

    Merhabalar. Antibiyotik kullanımından sonra makat çevresinde kaşıntı nedeniyle gittiğim genel cerrahi doktoru gaita testi verdi. Tahlil sonucunda "Mikroskopide her sahada 15-16 mantar sporu görüldü" yazıyor. Diğerleri normal. Doktorum, fungostatin diye bir ilaç verdi. Ancak "Ne kadar mantar sporu görülmesi normaldir?" dediğimde net bir cevap veremedi. Bunun normali nedir? Benimki çok mu yüksek acaba?

    • Sağlık Ocağım

      27 Mart 2016 at 15:48

      > Bağırsaklarımızı milyonlarca bağırsak florası bakterileri ile paylaşmaktayız. Laktobasiller, bifido bakteriler, koli basiller ve daha birçok bakteri bağırsak floramızda bulunmaktadır.

      > Maya mantarları, özellikle cadida albicans ve diğerler candida türleri de az miktarda bağırsak florasında bulunurlar. Faydalı bağırsak florası bakterileri bu mantar türlerini kontrol altında tutar.

      > Fakat başta antibiyotik kullanımı ve yanlış antibiyotik kullanımı kortizonlu ilaç kullanımı, hormon ilaçları kullanımı, ağrı kesici ilaç kullanımı ve şekerli beslenme tarzı, aşırı hamur işi tarzı beslenme, alerjiler ve metal yüklenmeleri bağırsak florasında bulunan iyi bakterileri öldürerek yerine mantarları bırakır.

      > Bağırsak florasının düzelmesinde kabuklu fırında pişmiş patates, yer elması, lifli besinler, probiyotik yoğurtlar, kefir, ev yoğurdu ve bol su içmek faydalıdır.

      > Aşırı şekerli beslenme, aşırı hamur işi beslenme, küflü veya çok uzun beklemiş besinleri tüketme gibi faktörler bağırsak mantarlarının artmasında etkilidir.

      > Ayrıca anal bölgenin temiz ve kuru tutulmasına da özen gösterilmelidir. Pamuklu ve ütülü iç çamaşırı giymek de önemlidir.

      > FUNGOSTATİN Oral Süspansiyon, ağız boşluğu kandidiyazisi tedavisinde etkilidir.

      > Geçmiş olsun.

  17. Faruk Bildiren

    27 Mart 2016 at 16:50

    Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

  18. şifa

    3 Nisan 2016 at 21:11

    Oğlumda 3 yaşında ürtiker başladı araştırma hastanelerine götürdük bir çok test yapıldı ama sonuç bulunamadı 2 yıldır her gün alerji şurubu içiriyorum çünkü içirmez isem vücut reaksiyon gösteriyor ve şişiyor acaba bağırsak mantarı olabilir mi hiç kiloda almıyor

    • Sağlık Ocağım

      4 Nisan 2016 at 16:13

      > Ürtiker akut ya da kronik olabilir. Ürtiker çocuğun bazı maddelere karşı gösterdiği bir reaksiyon olarak görülebilir. Kronik ürtiker yıllarca sürebilir. Kronik ürtiker tanısı oldukça zordur. Araştırma ya da üniversite hastanelrinde bulunan alerji immünoloji kliniğine ya da deri ve zührevi hastalıklar kliniğine baş vurulması ve gereken tüm testlerin yapılması gerekir.

      > Akar alerjisi testleri, besin alerjisi testleri, mantar testleri, parazit testleri ve benzeri testler yapılmalıdır. Ayrıca bazı romatolojik hastalıklar, endokrinolojik hastalıklar, metabolik hastalıklar, bazı vitamin ve mineral eksikleri veya fazlalıkları da kronik ürtikere neden olabilir. Bu nedenle bu bölümlerde de araştırma gerekebilir. Araştırma uzun sürebilir. Sabırlı olmak gerekir. Üniversite hastanelerinde araştırma yapılması daha uygun olur. Çünkü burada ilgili diğer bölümlere de sevki daha kolay olur. Ürtikerin altında yatan neden bulunup tedavi edilmeden çocuğun ürtikeri geçmez. Çocuk bu nedenle yeterli gelişme gösteremeyebilir.

      > Alttaki linklerden ürtiker hastalığı hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

      > http://www.saglikocagim.net/urtiker-kasinti-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

      > http://www.saglikocagim.net/urtiker-nedenleri/

      > Her şeyin iyi olması dileğiyle.

  19. Icses

    9 Nisan 2016 at 09:06

    9 ay once supheli bir iliskim oldu hiv cinsel yolla bulaşan hastaliklara hepatitlere baktirdim sorun yok temiz ancak bagirsak mantari belirtilerinin tamamini cesitli zamanlarda yasadim yasiyorum gastroentrolojiye gittim kolonoskopi oldum crohn olabilir dedi numuneleri bekliyorum ancak bunu yasayan bir arkadas kesinlikle bagirsak mantari var dedi sizce bagirsak mantari mantar olan bi partnerden bulasabilirmi 9 aydir vucut onu yok edemez mi bagirsak mantari jakkinda izlemem gereken yolu anlatirsaniz sevinirim teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      9 Nisan 2016 at 14:27

      > HIV virüsü sadece yapılacak kan tahlillerinde hemen belli olmayabilir. HIV virüsü için yapılan birkaç çeşit test vardır ve bu testlerden biri şüpheli temastan 3-6 ay sonra pozitif sonuç verebilir. HIV testi yapıldıktan 3- 6 ay sonra tekrar yapılması gerekir. Bunun sonucunda yapılan testler pozitif çıkar ise tekrar Webstern blot doğrulama testine ihtiyaç duyulur.

      > Crohn hastalığına bağlı bağırsak mantarında görülen bazı belirtiler görülebilir. Crohn hastalığı hakkında daha fazla bilgiyi altta verilen linkten alabilirsiniz.

      > http://www.saglikocagim.net/crohn-hastaligi-nedir-crohn-hastaligi-belirtileri/

      > Mantarlar özellikle kandida cinsi mantar enfeksiyonu genital bölgeden bulaşabilir veya anal yoldan cinsellik ile de bulaşabilir.

      > Fakat bağırsak mantarları genellikle kullanılan bazı ilaçlara bağlı (antibiyotikler, kortizonlu ilaçlar, ağrı kesiciler gibi) veya bazı hastalıklara (Crohn hastalığı, ülseratif kolit, Akdeniz ateşi hastalığı, aşırı kabızlık çekme ve gıda reaksiyonları gibi), yanlış beslenme tarzı (aşırı şekerli gıda tüketimi, aşırı unlu gıda tüketimi, lifli gıdalardan fakir beslenme, taze meyve ve sebze bakımından fakir beslenme, alkol tüketimi, aşırı salamura gıda tüketimi, bayat veya küflü gıda tüketimi gibi) nedenler bağırsak florasını bozar ve bağırsak mantarı gelişir.

      > Bağırsak mantarları dışkıda yapılacak mantar testleri ile teşhis edilir. Bu testleri gastroentroloji kliniği veya alerji immünoloji kliniği isteyebilir.

      Geçmiş olsun.

  20. Icses

    9 Nisan 2016 at 18:19

    Ayrintili aciklamalar icin tedekkurler ilk paragraf hiv de sorun yok ucuncu paragraf bagirsak mantari bana uyuyor asiri et pirinc gunluk cikolata unlu mamulleri cok tuketiyorum su testini yaptim sabah su dolu bardaga tukurdum ve denizcanasi gibi sekil ve kar tanecikleri olustu flora bi sekilde bozulmus olabilir yani ikinci paragrafraki kandida mantari icinde supheli iliskim var peki hangisi kotu redavi yontemleri nasil crohn kandida ve bagirsak mantari crohn icin doktorum crohn cikarsa surekli takip ve ilac kullanimi olacak dedi bagirsak mantari icin kendini uzman sanan arkadas siki bi diyetle 6 ay icinde duzelirsin dedi kandida? Su anki agrilardan kurtulmak icin pratik cozumlerde yazabilir misiniz ilginiz icin tesekkurler

    • Sağlık Ocağım

      11 Nisan 2016 at 00:48

      > Bağırsak mantarı uzun süre kullanmış olduğunuz antibiyotik, kortizonlu ilaçlar, alerjik ilaçlar, ağrı kesiciler gibi var ise bunlar ara verildikten sonra ve doktorunuzun önereceği tedaviyi düzenli uyguladıktan sonra 6 ay 1 yıl içinde bağırsak florası kendi kendine tamir eder. Bağırsak mantarında beslenme tabi ki çok önemlidir.

      > Crohn hastalığı tedavisinde ilaç tedavisi ve takip süreci başlar. Gereken durumlarda cerrahi tedaviye de ihtiyaç duyulabilir.

      > Normal sağlıklı bireylerde kandidalar bağırsakta çoğalmaz. Bağırsaklarda kandidaların çoğalmasının en önemli nedenlerinden biri uzun ve yanlış antibiyotik kullanımıdır. Yapılan kolonoskopi sırasında alınan örneklerin patolojik olarak incelenmeleri sonucu kandida varlığı tespit edilebilir. Su testinin ne kadar güvenilir olduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ayrıca gece boyu ağız mukozasında bakteriler zaten ürerler ve sabah su testi yapıldığında bu tür bir sonuç çıkabilir.

      > Doktor kontrollerinizi ihmal etmemenizde fayda var.

      Geçmiş olsun.

  21. Icses

    11 Nisan 2016 at 10:03

    Bir cok sitede gereksiz panik havasi yaratacak bilgiler var verdiginiz kisa ve acik bilgiler icin tesekkur ederim Allah razi olsun sadece sonuclari beklemek ve doktor kontrolunu ihmal etmemek gerek

  22. RIDVAN ŞEN

    12 Nisan 2016 at 14:53

    Merhabalar,
    Öncelikle destekleyici yorumlarınız için teşekkürler.Benim sorum şu ki Candida Albicans mantarı ; alkol alındındığında flushing denilen kızarma ve çarpıntı yapar mı acaba? Çok kötü bir semptom 🙁

    • Sağlık Ocağım

      14 Nisan 2016 at 12:54

      > Sadece alkol alımı bile yüzde kızarmaya, yanma hissine, batma hissine neden olabileceği gibi, sindirim sorunlarına bağlı da yüzde yanma, kızarma ve batma hissi olabilir. Bağırsak mantarları bağırsaklarda zaten bağırsak florasının bozulmasına bağlı gelişir. Bağırsak florası başta antibiyotik kullanımı olmak üzere yanlış beslenme, bazı sistemik hastalıklar, alkol kullanımı gibi nedenler ile bozulur. Yani bağırsak mantarları yanlış beslenme sekline ve alkol kullanımına bağlı meydana gelebilir.

      > Çarpıntı aşırı alkol kullanımına bağlı, aşırı kafein alımına bağlı olabilir zaten. Sindirim bozukluğu var ise reflü oluşabilir ve buna bağlıda kalp çarpıntısı benzeri hisler yaşanabilir. Çarpıntı için bir kardiyoloğa görünmenizde fayda var.

      > Bağırsak sorunları için de bir gastroentroloji uzmanına gitmeniz gerekebilir. Şikayetler çok ciddi ise başka bir sorun da olabilir.

      Geçmiş olsun.

  23. Hanife

    12 Nisan 2016 at 20:34

    Ceren Hanım yukarıda bahsettiginiz şikayetlerinizin bi çoğu bende de var yaklaşık 2-3 aydır çekiyorum ve gitmediğim bölüm kalmadı ama sonuç yok ne yapacağım bilmiyorum :((

    • Ceren

      15 Nisan 2016 at 17:14

      Merhaba arkadaşlar, yorumlarinizi simdi okuyabildim.
      Öncelikle devam eden doktor serüvenim ile Romatoloji bölümüne yönlendirildim. Bir takım kan testleri yapıldı. Sonuc beklemekteyim. Yaşadigim sıkıntılar için sjögren den şüphe edildiginden bir takim testler yaptilar. Bu surecte yaptigim internet arastirmalarim ile karşıma 2 şey çıktı. Birisi klasik tıp bu problemin otoimmun sistem hatasi oldugunu ve sistem baskilayici (immunsupresif) ilaclar kullandigi. Diger taraf ise.. Ne yazikki bu sıkntıları bozulan bagirsak florasindan kaynaklandigi. Ve bir çok yiyecege yasak. Hangi şekilde devam etmeliyiz bilmiyorum. Doktorun immunsupresif tedavisimi yoksa sıkı beslenme duzenimi? Psikolojim bu surecte bir hayli yoruldu.. Yalnız şunuda paylaşmam gerek ki bir suredir yediklerime dikkat ediyorum. Şekeri kestim. Ekmegi en az indirdim. Yasadigim idrar problemi ve mantar akintisinda bir azalma mevcut. Tam gecmis diyemem yuzde yuz yapmadim. Ama bu sıkntılari gercekten bu yuzden yaşıyor olabilir miyim diye hala kendimi sorguluyorum. Bu konuda tecrube edinen bilgi sahibi iseniz dusuncelerinizi lutfen yazin. Herkese tesekkurler.

      • Sağlık Ocağım

        16 Nisan 2016 at 14:47

        > Bağırsak mantarları antibiyotik kullanımına, kortikosteroid ilaçların kullanımına bağlı, ağrı kesici ilaçların kullanımına gibi bazı ilaçlar nedeni ile mantarlar artış gösterebileceği gibi bağırsak mantarları yanlış beslenme, yanlış yaşam tarzı gibi nedenlere bağlı da artış gösterebilir. Ayrıca bazı hastalıklar nedeni ile de bağırsak florası bozulabilir ve bağırsak mantarında görülen belirtilere neden olabilir.

        > Örneğin Akdeniz ateşi hastalığı, Crohn hastalığı, Skleroderma hastalığına bağlı Crest sendromu, Çölyak hastalığı, Ülseratif kolit, Troid hastalıkları, Aşırı kansızlık, Kistik fibroz, Bazı enfeksiyonlar (HIV gibi), Bazı psikolojik hastalıklar, Vücutta kan fazlalığı gibi birçok etken bağırsak mantarı hastalığında görülen belirtilere sebep olabilir. Bu nedenle araştırılması için baş vurmuş olmanız doğru bir karardır.

        > Sjögren sendromu hakkında altta verilen linkten bilgi edinebilirsiniz.

        > http://www.saglikocagim.net/sjogren-sendromu-nedir-sjogren-sendromu/

        İyi sonuçlar almanız ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  24. Serpil

    15 Nisan 2016 at 13:44

    Merhabalar.Antibiyotik kullanimi bitiminde şişkinlik ve dilimde beyaz bir tabaka oluştu.araştirdim bagirsak mantari çikti.Ben ev sirkesi yapiyorum.ev sirkesini her sabah az miktarda içsem.bagirsak mantarindan kurtulmaya yardimci olurmu?

    • Sağlık Ocağım

      16 Nisan 2016 at 13:11

      > Antibiyotik, alerjik ilaçlar, ağrı kesiciler gibi ilaçlar kullanımı sonrası bağırsak florası bozulabilir ve buna bağlı bağırsaklardaki iyi bakteriler azalır mantarlar artar. Fakat hem antibiyotik kullanımı hemde sonrasında sirke içmek mide asidini arttırarak reflüye yol açabilir ve bunun sonucu olarak da şişkinlik, gaz, mide yanması, mide ağrısı, boğaza acı su gelmesi ve buna bağlı ağız yaraları oluşması gibi problemlere sebep olabilir.

      > Sirke yerine her gün düzenli olarak evde mayaladığınız yoğurttan ılık olarak yemek, kefir içmek, probiyotik yoğurt olabilir, hafta 1-2 kez iyi yıkanmış ve fırında pişmiş kabuklu patates yemek, yer elması yemek, her şeyi ılık yiyip içmek, ıhlamur çayı içmek, bol ılık su içmek, asitli ve gazlı içceklerden uzak durmak, aşırı hamur işi, şekerli ve hazır gıdalardan uzak durmak, salamura gılardan (turşu, konserve, sucuk, salam ve benzeri) uzak durmak, kafein alımını azaltmak, lifli besinler tüketmek, mevsiminde sebze, meyve yemek gibi yöntemler bağırsak florasının düzelmesinde yardımcı olur.

      > Eskiden doktorlar alınan her antibiyotik tabletinin ardından bir kase yoğurt da verirler idi (bağırsak florasının tamiri için). Ayrıca antibiyotikleri düzensiz kullanmak da mantarların üremesine yol açabilir. Bu nedenle antibiyotikler saati saatine 10-15 dakika bile erken değil veya geç değil olmak üzere kullanılmalıdır.

      > Şikayetleriniz 3-4 hafta gibi sürede azalmaz ise doktorunuz ile görüşmenizde fayda var.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  25. Eray

    23 Nisan 2016 at 01:05

    İyi günler hocam herkese yardımınız dokunuyor bunun için teşekkürler.
    Benim serüvenim 10 ay önce partnerimden serpen ebv virüsü ile başladı. Hastanelere sürekli gittim bademcik şişliği ve üzerindeki beyazlıklardan dolayı tonsilit sanım antibiyotiği dayadılar ve defalarca kan tahlilleri normaldi ama antikor testlerine bakılmadığı için hastalığı tesbit etmeden sürekli antibiyotiğe maruz kaldım en sonunda bademcik şişliğini indirmek için hastanede yattım damar içi ile sanırım orda verdikleride kortizondu. Bunlardan sonra dilimde beyazlama damaklarımda beyazlama oluyordu dilimin kenarında ufak ufak çatlaklar mevcut bir süre şeker ve maya diyeti tuttum pisikolojikmidir bilmem ama iyi geldi sanki ama kas ve eklem ağrısı halsizlik konsantrasyon bozukluğu sürekli uyku istemi alt damağımda beyazlama olup kaybolma dilimde hafif beyazlama halen mevcut. Devlet hastanesinde büyük abdest tahlili ile candida ya baktırdım ama sonuç negatif geldi. Sorum şuki bu tahliller ne kadar duyarlı bende candida olduğunu düşünüyorum çünki 3 ay içerisinde 3 kutu antibiyotik hap 3 tane 1200 mg lik penisilinli antibiyotik ve yanı sıra antibiyotik hap ve ardından 4 ünite kortizon tedavisi gördüm. Bunlardan sonra şikayetlerim candida şikayeti hep ve belirtiler mevcut ayrıca candida için hangi tahliller var.

    • Sağlık Ocağım

      23 Nisan 2016 at 13:56

      > Epstein-Barr virüsü (EBV) insanlarda oldukça sık görülen bir virüstür. Ateş, boğaz ağrısı ve yaygın lenfadenit (lenf bezlerinin enflamasyonu) ile kendini gösterir. EBV virüsü ağız yolu ile bulaşır. Ayrıca EBV virüsü lenfoma kanseri türlerinden de sorumlu tutulmaktadır. Yani bu durumun daha ciddi araştırılması gerekebilir.

      > Kandidozlar, normal bireylerde % 30-50'sinde ağız ve gastrointestinal kanal ve kadınların % 20-30'unda genital kanal florasında bulunurlar.

      > Ağız içi candida tanısı için ağız tuzlu su ile çalkalandıktan sonra örnek alınır. Kan kültürleri hastalığın alevlenme dönemlerinde alınır ve hasta antifungal ilaç kullanıyor ise örneğin alındığı gün ilaç içilmez. Sindirim sisteminde candida var ise ağız mukozasından alınan örnekler sonucu teşhis edilebilir. Ayrıca tahliller genellikle sabah aç karnına yapıldığında daha doğru sonuç verirler.

      > Dışkı ve idrar örnekleri mümkün olduğunca sabahın ilk aç karnına yapılan ilk idrar ve dışkısı olduğunda daha doğru sonuç alınabilir.

      > Sindirim sisteminde hem iyi bakteriler hemde mantarlar birlikte yaşamlarını sürdürürler. Fakat bağırsak florasını bozan herhangi bir etken (antibiyotikler, bazı hastalıklar, kortizonlu ilaçlar, bazı alerji ilaçları ve diğer bazı ilaçlar) nedeni ile bağırsak florası bozulur ve iyi bakterilerin yerine mantarlar alır. Mantarlar çoğaldıkça iyi bakteriler savaşı kaybeder ve şikayetler ortaya çıkmaya başlar. Özellikle uzun süren antibiyotik tedavisi sonrası bu durum kaçınılmazdır. Bu nedenle eskiden doktorlar her antibiyotik tabletinden 10-15 dakika sonra bir kase yoğurt verirlermiş bağırsak florasını korumak için.

      > Bağırsak florası tekrar düzelir. Önemli olan beslenmeye de dikkat etmek, günlük düzenli probiyotik veya ev yoğurdu, kefir, kabuklu fırında pişmiş iyi yıkanmış patates, yer elması, baklagiller, ıhlamur çayı gibi besinler bağırsak florasına faydalıdır.

      > Şekerli besinlerden, hamur işlerinden, gazlı içeceklerden, hazır gıdalardan, bisküvi, gofret tarzı besinlerden, aşırı kafeinden, salamura gıdalardan kaçınmak önemlidir. Taze sebze, meyve, yeşillik, baklagiller, ev yemekleri, ılık yiyecekler gibi beslenme tarzı gerekir. Yani sağlıklı beslenme tarzı.

      > Durumunuzun araştırması gerekebilir.

      iyilik ve sağlık dileğiyle.

      • Eray

        26 Nisan 2016 at 02:02

        Enfeksiyon hastalıkları doktoru bütün herşeye a dan z ye kadar baktı ve bunu buldu ilaç yok tedavisi yok dinnenerek geçirirsiniz dedi. Yani araştırıldı. Şuan uyku istemi dışında herhangi bir rahatsızlığım yok bazende eklem ağrıları oluyor. Ebv geçirenlerde uzun süre kronik yorgunluk kaldığını birçok kaynaktan okumuştum hastanelere gitmekten araştırtmaktan bıktım şu son 10 ay içerisinde 10 kere farklı farklı kan tahlillerine baktırdım. Kan değerlerimde hiçbir sorun yok fikir verirseniz sevinirim hocam bu uyku durumu ve ağızda bazen oluşan beyaz lezyonlar için hangi bölüme gidebilirim.

        • Sağlık Ocağım

          26 Nisan 2016 at 13:22

          > Ağız, yemek borusu, safra, karaciğer, mide, bağırsak, pankreas gibi organlar gastroentroloji bölümünü ilgilendirir. Çünkü bu organlar sindirim sistemi organlarıdır. Ağız yaraları reflü hastalarında da çok sık görülür. Çok uzun antibiyotik kullanımına bağlı reflü ya da mide ülserleri gelişmiş olabilir.

          > Ağız yaraları diş problemleri ile ilgili de olabilir. Öncelikle bir diş hekimine gitmek de gerekebilir.

          > Ağız yaraları için eğer mantara bağlı değil ise (bir su bardağı kaynatılmış ılık suya 1 çay kaşığı yemek karbonatı, 1 çay kaşığı tuz ile karıştırarak eritip günde 1-2 kez bu su ile 1 dakika kadar gargara yapıp tükürmek) gibi bir yöntem denenebilir. Bu işlem ayda bir kez 3-4 gün şeklinde yapılabilir. Ancak tuz kısıtlaması bir diyetiniz var ise sadece karbonat kullanmak yeterlidir. Çünkü ağız içinde bulunan tükürük bezlerinden emilim olmaktadır. Veya diş hekiminin önereceği bir gargara ile de aynı işlem yapılabilir.

          > Fakat altta yatan neden var ise bunlar işe yaramayabilir veya geçse de tekrarlayabilir. Bu nedenle bir diş hekimine ve bir gastaroentroloji uzmanına gitmek en doğrusu olur.

          Sağlıklı yaşam ve iyilik dileğiyle.

          • Eray

            26 Nisan 2016 at 19:18

            Yardımlarınız için çok teşekkür ederim.

  26. Yunus

    25 Nisan 2016 at 00:02

    Mrb evde yapilan tukuruk testi ne kadar guvenlidir.bagirsak mantarlarinin cogaldigini gosteren test.bilgi veritseniz sevinirim

    • Sağlık Ocağım

      25 Nisan 2016 at 12:18

      > Bağırsak mantarı teşhisi için genellikle sabah aç karnına yapılan dışkı testi yapılır. Evde yapılan tükürük testinin yeteri kadar güvenirliği yoktur. Sabah aç karnına zaten ağız içinde de bakteriler ürer. Ayrıca zaten bağırsaklarda iyi bakteriler ve mantarlar birlikte yaşarlar. Bağırsak florası bozulduğunda iyi bakteriler ölür ve yerine kötü bakteriler yani mantarlar alır.

      > Bağırsak florası antibiyotik kullanımına bağlı, yanlış antibiyotik kullanımına bağlı, alerjik bazı ilaçlara bağlı, kortizonlu ilaçlara bağlı, yanlış beslenmeye bağlı, bazı hastalıklara bağlı bozulabilir.

      > Bağırsak mantarı belirtilerine dair belirtileriniz var ise öncelikle beslenme şeklinize göz atmalısınız. Aşırı şekkerli, aşırı karbonhidratlı beslenme bağırsak mantarlarını arttırır. Yine de çok şikayetiniz var ise bir gastroentoloji bölümüne gitmenizde fayda var.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  27. Ela

    16 Mayıs 2016 at 10:19

    İyi günler, ben de behçet hastalığından şüpheleniyor fakan Candida mantarını araştırdığımda, birçok belirtinin bende olduğunu farkettim aç karna tükürük testi yaptım ve su da bulutumsu şeklinde tabaka oluştu ve dibe çöktü.. Genital bölgede yaralar ve kaşıntı, ciltte sivilce oluşumu, ellerde ayaklarda üşüme, soğukluk, ani sinir, halsizlik,ağızda yaralar, sürekli bir uyuşukluk hissi,saç dökülmesi ve saçlarda kepeklenme, son zamanlarda ışığa karşı hassasiyet ve görme bozukluğu, yersiz ağlama krizi.. Bu belirtilerin behçetle olabileceğini sanmıyorum, sizin görüşleriniz neler?

    • Sağlık Ocağım

      16 Mayıs 2016 at 13:45

      > Behçet hastalarında belirtiler her hastada farklılık gösterir. Ayrıca coğrafik bölgelere göre hastalığın organ tutulumu ve klinik seyrinde de farklılıklar olabilir. Behçet hastalığı alevlenme ve iyileşme dönemleri ile kendini gösterir.

      > BEHÇET HASTALIĞI BELİRTİLERİNE GELİNCE; Tekrarlayan ağız yaraları, tekrarlayan genital ülserler, genital ülserler iyileştiğinde yara yerinde özellikle büyük yaralarda genellikle yara izi kalır iken, küçük yaralarda yara izi genellikle kalmaz, ülserler genellikle 2-4 haftada iyileşir, Hastaların yaklaşık % 85'inde "ERİTEMA NODOZUM" benzeri cilt lezyonları görülür, hastalarda "PATERJİ REAKSİYONU" görülür (bu reaksiyonlar cildin bir yerine iğne batması gibi küçük bir travma ile bile papül, püstül benzeri oluşumlar oluşmasıdır), hastalarda göz tutulumu (üveit gibi) görülür, hastalarda damar tutulumu (yüzeyel tromboflebit ve derin ven trombozu gibi) belirtiler görülür.

      > Yani Behçet hastalarında ağız tutulumu, göz tutulumu, genital bölge tutulumu, cilt tulumu, damar tutulumu, vasküler tutulum, arteriyel tutulum, nörolojik tutulum, eklem tutulumu, gastrointestinal sistem tutulumu, böbrek tutulumları gibi birçok sistem tutulumu ve bu tutulumların farklı farklı belirtileri görülebilir.

      > Bu tür hastalıklar üniversite hastanesi gibi araştırma hastanelerinde bulunan romatoloji bölümünde teşhis edilir.

      > Zaten bağırsak mantarları altta yatan sistemik bir hastalık nedeni ile, yanlış beslenme tarzı ile, bazı ilaçların (özellikle antibiyotiklerin) kullanımı ile hastalık yaparlar.

      > Tükürük testinin bilimsel bir doğruluğu yoktur. Sabaha kadar ağız içinde birçok bakteri ürer zaten. Bağırsak mantarları için dışkı testi, kan testleri ve kolonoskopik yöntem ile alınan örneklerin testleri gibi testler yapılır.

      > Ayrıca altta yatan sistemik bir hastalık var ise bağırsak florası bozulur ve mantarlar artış gösterebilir.

      > Akdeniz ateşi hastalığı, vaskülitler, skleroderma, sarkoidoz hastalığı, lupus eritematozus, kistik fibrozis, sistemik sklerozis, tiroid hastalıkları ve daha birçok altta yatan romatolojik hastalık sizde görülen şikayetlere benzer belirtiler gösterebilir. Bu nedenle romatolojik araştırma gerekir.

      Sağlıklı yaşam ve her şeyin iyi olması dileğiyle.

  28. ereel

    22 Mayıs 2016 at 08:50

    Meraba kolay gelsin ben 4 aya yakındır mukus lu ishalim şu gibi ishal değil çamur gibi karnımda zaman zaman ağrı oluyor dilimde beyazlama var doktora gittim ilaç yazdı 10 gün kullandım kullanma sürecinde geçti ilacı bıraktıktan 2 gün tekrar başladı sebebi nedir sizce yardimci olursaniz sevinirim..

    • Sağlık Ocağım

      22 Mayıs 2016 at 16:48

      > İrritabl bağırsak sendromu olabilir, ancak irritabl bağırsak sendromunun altında yatan başka bir hastalık da vardır genellikle. Verilen ilaç geçici rahatlama sağlamıştır, fakat altta yatan başka bir sorun var ise şikayetler tekrar başlar.

      > Çölyak hastalığında geçmeyen ve tekrarlayan ve mukuslu ishal görülebilir.

      > Giardiyazis (parazite bağlı ve kronikleşebilen) bir bağırsak hastalığıdır ve bu hastalıkta da mukuslu ishal görülebilir.

      > Whipple hastalığı genellikle orta yaş erkeklerde görülür ve bu durumda da kronikleşebilen ishal görülebilir.

      > Zollinger Ellison sendromu peptik ülsere ve gastrite neden olarak ishal gelilmesine sebep olabilir.

      > Pankreasın non-beta hücreli adenomları ishale neden olabilir.

      > Medüller tiroid karsinomu ishale sebeb olabilir.

      > Bağırsak ve bağırsağın bazı bölgelerinde bulunan adenomlar ishale neden olabilir.

      > Kolit denen enfeksiyonel bir durum ishele sebep olabilir.

      > Crohn hastalığı ishalli sendromlara neden olabilir.

      > Gastroenterit (bağırsak enfeksiyonu) ishal yapabilir.

      > Daha birçok hastalık ve etken geçmeyen veya tekrarlayan ishallere yol açabilir, bu nedenle iyi bir gastrolojik araştırma ve değerlendrime gereklidir.

      İyilik ve sağlık dileğiyle.

  29. Fatma

    4 Haziran 2016 at 16:15

    Merhaba benim 5 aylık kızım var.3. Ayında tahlilde amip ve lökosit çıkınca süt alerjisi teşhisi konuldu.deri ve kan testinde alerji görülmedi.fakat mukus deride kızarma emme reddi vb. Dolayı diyet yaptım.uzun bir süre patates zeytin marul makarna ile beslendim.kızarıklık geçti ama mukus bitmedi.daha sonra diyeti bozdum şikayetler biraz daha arttı.farklı bir doktora götürdüm kızımı.o da bağırsak mantarından şüphelendi.şurup verdi tahlil istedi.acaba anne sütü alan bebekte mantar olabilir mi ve eğer öyleyse bende şekerli ve unlu şeylerden uzak mı durmalıyım.

    • Sağlık Ocağım

      5 Haziran 2016 at 14:27

      – Bebeğinizde süt alerjisi ya da gıda alerjisi olabilir. Sizin yediklerinizden bebekte etkilenir, bu nedenle bebeğin süt alerjisi var ise sizinde süt ve süt ürünleri tüketmemeniz gerekir veya başka bir gıdaya karşı da alerjisi olabilir.

      – Süt ve süt ürünleri alerjisi zaten bağırsak mantarı gibi belirtilere neden oluabilir. Bu gibi durumlarda çocuğun anne sütüne alerjisi var ise anne sütünü kesmek bile gerekebilir.

      – Eozinofilik kolit olarak tanımlanan ve tekrarlayıcı, kronikleşen ve teşhisi zor konulan bir durum da olabilir. Eozinofilik kolit gastrointestinal sistem kanalın farklı bölümlerinin ve katlarının eozinofilik birikimi ile karakterize bir durumudur. Eozinofilik kolit durumunda belirtiler tutulan bölgeye, tutulan organ içi yapıya ve organa göre değişebilir ve sizin yaptığınız her şey boşuna yapılıyor olabilir. Eozinofilik kolitli hastalarda en sık görülen şikayetlerden biri de gıda alerjisidir, bu nedenle gıda alerjisinden şüphelenilen çocuklarda mutlaka eozinofilik durumunun araştırılması gerekir.

      – En doğrusu üniversite hastanesi gibi bir araştırma hastanesinde alerji immünoloji bölümüne gitmeniz olur, çünkü burada gereken tetkikler yapılır. Bu bölümde tetkiklerin yapılması uzun zamanınızı alabilir, ancak düzelmeyen vakalarda doktor doktor, hastane hastane gezmektense tam araştırma yapılması daha uygun olur. Boşuna vakit kaybetmemek önemlidir.

  30. sercan

    7 Haziran 2016 at 22:06

    merhabalar bir şikayetim ile alakalı yardımınızı rica ediyorum şikayetim şu şekilde bundan yıllar önce genital bölge ve makat kaşıntım başladı hiç önemsemedim senelerce utandım ve yıllar sonra genital bölgemde siğil çıktı bunun için sağlık ocağına gidip şikayetimi belirttiğimde yakılması gerektiğini ve mantar oldugumu soyledı kremler ılaclar verdı kullandım gectı ve makat kaşıntısı ile birlikte tekrar basladı su testı olarak belırttıınız testı yaptım aynı dedıgınız gibi pozitif çıktı şikayet olarakta belirttiğiniz gibi goz kapaklarımda kaşıntı kulaklarımda kaşıntı makatta kaşıntı kasıkta kaşıntı saclarımda kepeklenme ve sac dıplerımde kaşıntı aşırı halsizlik nefes darlığı unutkanlık adaptasyon problemi aşırı gaz çıkarma aşırı isal şeklinde şikayetlerim var yazınızı okudum konu ile alakalı 20 lik dişim yuzunden zamanında çok apse yaptıgı için bilinçsizce haddinden fazla defalarca ve yıllarca 2 3 maxımum 4 ayda 1 kutu antıbıotıck kullandım biliyorum bilinçsiz bi harekt ama bu yazınızı okuduktan sonra 3 gundur diyete başladım ve flucan isimli bi hap kullandım eczacımın tavsıyesıyle (dedıgıne gore ılerlemıs mantar tedavılerınde kullanılıyormus) ama suda var 3 gundur cok ama cok rahatım ekmegı kestım sekerı kestım karbonhıdratı kestim sebze agarlıklı beslenmeye basladım baharatı kestım ara ogunlerde yesıl cay ıcmeye basladım ciddi anlamda rahatladım peki rahatlamamın sebebı bu hastalığı içimde olabılırmı yanı bagırsak mantarı olmamdan kaynaklı olabilirmi cevabınız benım ıcın cok onemlı heyecanla beklıyorum iyi günler

    • Sağlık Ocağım

      8 Haziran 2016 at 13:59

      – Anlattığınız şikayetler bağırsak mantarı belirtilerinde olan şikayetler ile benzerlik göstermektedir, ancak bağırsak mantarları genellikle insan vücudunda yaptığımız yanlışlara ve yanlış ilaç kullanımına bağlı gelişmektedir.

      – Sık diş apsesi nedeni ile arka arkaya antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozmuş olabilir ve bu nedenle iyi bakteriler savaşı kaybetmiş kötü bakteriler yani manatarlar çoğalmış olabilir.

      – Bağırsak florasını bozan başka sitemik hastalıklar da vardır. Örneğin Akdeniz ateşi hastalığı, Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı, Skleroderma hastalığı, Vaskülit, Kist hidatik, Wilson sendromu, Sarkoidoz hastalığı, Bazı enfeksiyonlar, Ankilozan spondilit, Kansızlık, İrritabl bağırsak sendromu, Bağırsak polipleri, Besin alerjisi gibi birçok hastalık veya sorun bağırsak florasını bozarak mantarların artmasına yol açabilir.

      – Burada adı geçen hastalıkların belirtilerinden birkaçı var ise bu durumun araştırılması gerekebilir. Bu tür hastalıklar genellikle alerji immünoloji, romatoloji, hematoloji gibi bölümlerde araştırılır.

      – Genital mantar enfeksiyonları veya genital siğiller cinsel yolla, havuzlarda, başkalarının özel eşyalarını kullanma ile, hamamlarda da bulaşabilir.

      – 20'lik dişleri zarar vermeye başladığında çekilmesi daha uygun olur, bu nedenle 20'lik dişler için ağrı kesici, antibiyotik kullanmanın hiç gereği yoktur.

      – Diyet yapmanız mantıklı fakat doktor muayenesinden geçmeden ilaç kullanmanız doğru değildir. En basitinden bir gastroloji uzmanına gitmeniz ve bu anlattıklarınızı ona anlatmanız ve gereken dışkı testlerinin yapılması daha doğru olur.

      – Yazıda belirtilen tükürük testi için bilimsel bir kanıt yoktur ve bu durum yazının içinde de belirtilmiştir. Bağırsak mantarları için öncelikle dışkı testleri ve kan testleri yapılır. Gereken durumlarda kolonoskopik örnek alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.

      – Altta yatan nedeni bilmeden kullandığınız her ilaç size faydadan çok zarar verebilir. Şimdi kullandığınız ilaç altta yatan bir hastalık (çölyak, Crohn, FMF ve diğer hastalıklar gibi) var ise geçici olarak fayda sağlar.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  31. FİLİZ DURSUN

    22 Ağustos 2016 at 12:18

    MERHABA, BAĞIRSAK MANTARI VİRÜSÜ BULAŞICIMIDIR TEŞEKKÜR EDERİM.

    • Sağlık Ocağım

      22 Ağustos 2016 at 14:16

      Bağırsak mantarları bağırsak mukozası içinde normal şartlarda iyi bakteriler ile birlikte varlığını sürdürürler fakat bazı olaylaylar iyi bakterileri öldürerek bağırsak mantarların sayısının iyi bakterilere göre daha fazla olmasına sebep olur.

      Örneğin bazı ilaçlar sık aralıklar ile antibiyotik kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı, kortikosteroid kullanımı, alerjik ilaçlar, ağrı kesiciler gibi bağırsak mantarlarının çoğalmasına neden olur.

      Ağır mateller civa, kurşun, kalay, gümüş ve içme sularında bulunan mateller de bağırsak mantarlarının oluşumunda etkilidir.

      Yine altta yatan bazı hastalıklar Crohn hastalığı, çölyak hastalığı, irritabl bağırsak sendromu, ülseratif kolit, Akdeniz ateşi hastalığı, kronik gronülomatöz hastalık, lösemi, lenfoma, hamilelik, Addison hastalığı, hipoparadiroidizm gibi birçok sistemik hastalık bağırsak mantarı oluşumunu tetikleyebilir.

      Ayrıca bazı girişimsel tedavi yöntemleri, kemoterapi tedavisi gibi tedaviler de bağırsak mantarına yol açabilir.

      Bunların dışında kişinin beslenme tarzı (kalitesiz karbonhidratların (şekerli gıdalar, hamur işi gıdalar, aşırı hazır gıdalar, aşırı bisküvi tarzı gıdalar, aşırı gazlı içecekler, aşırı kafeinli içecekler gibi) fazla tüketimi, dengesiz beslenme gibi durumlar da bağırsak mantarlarının artmasına yol açar.

      Candida mantarı enfekte olmuş bir eş ile cinsel ilişki nedeni ile bulaşabilir.

      Fakat bağırsak mantarlarının artmasından sorumlu üstte geçen etkenler gibi durumlar da vardır.

      Bağırsak mantarının olup olmadığının anlaşılması için dışkı tahlili ya da kolonoskopik yöntem ile alınacak biyopsi örneği gibi tetkikler gerekir. Bunlar gastroentroloji kliniğinde araştırılır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  32. Esra

    24 Ağustos 2016 at 10:50

    Hocam ben de 5 aylık hamileyim.diskim da mumyalı bi yapi ve balgam var.sandım oluyor.dahiliye ye gittim test yaptı haritada 16-18 maya çıktı.enfeksiyon hastalıklarına yönlendirdi.o da kefir yoğurt yesin demiş.bende anksiyete var.korkuyorum.önemli bisey mi

    • Sağlık Ocağım

      26 Ağustos 2016 at 00:31

      Bağırsak mantarları hamileliğe bağlı hormonsal değişimlerden artmış olabilir, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olabilir, beslenme düzeniniz bozulduğu için atrmış olabilir, bu süreçte antibiyotik kullanmışsanız antibiyotik kullanımına bağlı artmış olabilir.

      Bağırsak mantarlarının artmasında beslenme düzeni de önemlidir. Hamilelik dolayısıyla aşırı tatlı, hamur işi gıdalar, ıvır zıvır tüketimini arttırmışsanız buna bağlı mantarlar artabilir.

      Kefir ve yoğurt iyi bakterilerin artmasına fayda sğalayarak sindirim sisteminizin düzenli çaılşmasında faydalı olur.

      Ayrıca tatlı tüketimini mümkün olduğunca en aza indirmeniz, hamur işi gıdalardan uzak durmanız, basit karbonhidratlar yerine kompleks karbonhidratlar tüketmeye özen göstermeniz, dengeli ve düzenli beslenmeniz de önemlidir. Yeterli su tüketimi önemlidir.

      Yaşam ve beslenme tarzınızı değiştirmenize rağmen şikayetleriniz geçmez ise tekrar doktorunuza gitmeniz uygun olur.

      Sağlıklı doğum ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  33. Meryem

    31 Ağustos 2016 at 19:12

    Merhaba,Candida rahatsızlığında,kabızlıkta yararlı bağırsak probiyotikleri nelerdir?Bağırsak florası için Probiyotik kapsül kullanmayı düşünüyorum,fakat bazı probiyotikler kabız yapabiliyor da.

    • Sağlık Ocağım

      3 Eylül 2016 at 12:54

      Öncelikle bağırsaklarınızda candida mantarının olup olmadığının bilinmesi için dışkı testi veya kolonoskopi tetkiki yapılması gerekir.

      Bağırsak folorası genellikle kullanılan antibiyotikler, alerjik ilaçlar, doğum kontrol ilaçları gibi ilaçlar ile veya altında yatan bazı hastalıklar (Crohn hastalığı, irritabl bağırsak sendromu, emilim bozuklukları, çölyal hastalığı, alerjik reaksiyonlar, bağırsak iskemisi, düzensiz ve yetersiz beslenme nedeni ile de bozulur.

      Kabızlığın birçok nedeni vardır.

      Bağırsak florasının düzelmesinde probiyotik yoğurtlar, kefir, yer elması, temiz yıkanmış ve fırında pişmiş kabuklu patates, baklagiller, taze sebze ve meyveler, fırında pişmiş soğan, haşlanarak pişirilen kabak, ıspanak gibi yeşillikler gibi besinler faydalı olabilir fakat altta yatan başka bir hastalık var ise bunlar çok fayda sağlamaz.

      Öğünler düzenli olmalı, düzenli ve aynı saatlerde tuvalete çıkma alışkanlığı edinilmeli, mümkün olduğunca kendi suyunda yavaş pişmiş yada az su ile yavaş pişmiş ev yemekleri yenmeli, yeterli su içilmeli gibi önlemler kabızlıkta fayda sağlar.

      Öncelikle bir gastroloji uzmanına gitmenizde fayda var.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  34. önder

    16 Eylül 2016 at 07:56

    merhaba. sorum şu uzun yıllardır ağız kokusu problemi yaşıyorum. koku asit, kafein, karbonhidrat, basit şeker kullandığımda tavan yapıyor.bunun bağırsak hastalığıyla ilgisi olabilirmi? Ayriyetten bende sürekli bir kabızlık hali var vede sürekli olarak halsizlik var. istedigim kadar uyuyayım yine yorgun uyanıyorum. bunlar bağırsak hastalığı belirtisi diyebilirmiyiz. ayriyetten muayene sırasında gaita degilde başka bir şekilde teşhis koyma durumu olabilirmi?

    • Sağlık Ocağım

      19 Eylül 2016 at 18:08

      Ağız kokusuna neden olabilen birçok faktör vardır.

      Bağırsak mantarlarının artmasından dolayı da ağız kokusu ve kabızlık olabilir.

      Karbonhidrat tükettiğinizde ağız kokusu artıyor ise sindirme problemi de olabilir. Sindirim sorunlarının altında yatan neden mide sorunları, karaciğer sorunları, safra sorunları veya sistemik bazı hastalıklar da olabilir.

      İyi bir gastroloji ya da dahiliye uzmanına gitmeniz ve gereken tetkiklerin yapılması doğru olur.

      Sağlık dileğiyle.

  35. Buse

    7 Ekim 2016 at 10:56

    Merhabalar. Ben doğum yapali 2 ay oldu . Sezaryanla dogum yaptim. 2 aydir aşırı bağırsak gazim var surekli yellenme ihtiyaci hissediyorum ve aşırı kokulu olarak. Bunun sebebini ameliyata mi baglamaliyim. Teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      11 Ekim 2016 at 14:30

      Sezaryen doğum sonrası bazen karın içi yapışıklıklar (bağırsak yapışıklıkları, rahim içi yapışıklıklar ve benzeri) olabilir.

      Bağırsak yapışıklığı meydana gelmiş olabilir ve buna bağlı gaz şikayeti, kabızlık, karın ağrıları ve ilerleyen dönemlerde bağırsak tıkanması gibi durumlar meydana gelebilir.

      Doğum sonrası antibiyotik kullanmışsanız buna bağlı bağırsak florası bozulur ve bağırsak mantarları artış gösterebilir ve bunların artmasına bağlı bu tür şikayetler görülebilir.

      Doğum sırasında veya sonrasında enfeksiyon kapmış olabilirsniz ve bunlara bağlı da bu tür şikayetler görülebilir.

      Yani buradan tam olarak bu şikayetleri neye bağlı yaşadığınızı bilmek zordur, bu nedenle bir gastroloji doktoruna gitmeniz ya da ameliyatı yapan doktorunuza bu konuda bilgilendirmeniz uygun olur.

      Sağlıklı yaşam siz ve bebeğinizle olsun.

  36. Elif

    29 Ekim 2016 at 18:26

    Merhaba
    Ben uzun süredir mide ve bağırsak sıkıntıları yaşıyorum. Sabah kalktığımda ağız kokusu oluyor ve gün içinde sürekli kendimi halsiz ve ateşim varmış gibi hissediyorum. Gün içinde karnım şiş oluyor ve ağzıma gaz geliyor.Gastreontoloji uzmanına gittik,reflü çıktı Famodin verdi ama ilk 3 gün daha iyi oldum sonraki günler etkisi geçti. Tuvalete çıkmam da çok düzensiz ya 3-4 günde bir ya da ishal çıkıyorum. Sonuç olarak,bağırsağımda mantar mı var ve varsa bu nasıl tedavi edilebilir? Cevaplarsanız sevinirim

    • Sağlık Ocağım

      31 Ekim 2016 at 12:49

      Bağırsaklardaki düzensizlik irritabl bağırsak sendromu (spastik kolon) olabilir.

      İrritabl bağırsak sendromu aslında her zaman tek başına bir hastalık değil, bir hastalığın ya da etkenin bulgusu olarak gelişebilir.

      İrritabl bağırsak sendromuna neden olabilecek faktörler arasında az lifli beslenme tarzı, kahve, çay, kola, sigara, baharatlı besinleri aşırı tüketmek, stres, enfeksiyonlar, adet dönemleri, psikolojik problemler gibi sebepler irritabl bağırsak sendromuna neden olabilir.

      Ülseratif kolit (ülseratif kolit aynı zamanda mide şikayetlerini de neden olur), Crohn hastalığı gibi hastalıklar ile birlikte irritabl bağırsak sendromu görülebilir. Akdeniz ateşi hastalığında İrritabl bağırsak sendromu görülebilir. Tiroid hastalıklarında irritabl bağırsak sendromu görülebilir. Çölyak hastalığı ile birlikte irritabl bağırsak sendromu görülebilir.

      Bu tür durumların da gastroloji bölümünde araştırılmasında fayda vardır.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  37. ELİF

    4 Kasım 2016 at 11:22

    SELAMLAR

    GEÇEN AY PRODNEL KORTİZON KULLANDIM VE 10 GÜNDÜR KARNIMDA ŞİŞKİNLİK MİDEMDE ŞİŞKİNLİK KAS AĞRISI
    KABIZLIK DOĞRU DÜRÜST YEMEK YEMİYORUM FAKAT KARNIMIN MİDEMİN ŞİŞKİNLİĞİ GEÇMİYOR TÜKÜRÜK TESTİNİ YAPTIM TORTULU VE UZANTILI ÇIKTI

    YARDIMCIMCI OLABILIRMISINZ CANDIDA MANTARI COĞALMIŞ OLASILIĞI VARMI

    • Sağlık Ocağım

      5 Kasım 2016 at 18:11

      Kullandığınız kortizonlu ilaç (Prednol) oldukça ağır bir ilaçtır ve kortizonlu ilaçlar bağırsak florasını bozabilir ve bağırsak florasının bozulmasına bağlı kötü niyetli bakterilerde yani mantarlarda artış olur.

      Mide şikayetleri bu ilaca bağlı reflü şikayetinden de olur, çünkü antibiyotikler ve kortizonlu ilaçlar mide sorunlarını arttırır. Bu tür ilaçlar ile birlikte (özellikle mide problemleri olan ve midesi hassas olan kişilere) genellikle mide koruyucu ilaçlar gerekebilir.

      Bir gastroloji uzmanına gitmeniz faydalı olur.

      Bağırsak florasınının tekrar düzelmesi 3-6 ayınızı alabilir.

      Bağırsak florasının düzelmesinde bazı öneriler yardımcıdır.

      Her sabah aynı saatte kahvaltı yapamaya çalışmak, tuvalet çıkışınızı aynı saatelerde yapmaya çalışmak, yeterli su tüketmek, az ve 4-6 öğün şeklinde öğünler ile beslenmek, haşlanmış sebze yemekleri yemeye çalışmak (ör, yeşil kabak, yer elması, haşlanmış patates, kısık ateşte ve kendi suyunda pişmiş ıspanak, fırında pişmiş soğan, iyi yıkanmış ve fırında pişmiş kabuklu patates, haşlanmış kırmızı pancar, az suda şeker atılmadan haşlanarak yumuşatılmış kuru kayısı, incir ve benzeri) yemekler kişiye göre değişmekle birlikte dışkılamaya yardımcı olabilir. Besinlerin iyi geleni kişiye göre değişebilir, bu nedenle siz kendinize iyi geleni deneyerek bulabilirsniz, bu şekilde beslenme bağırsak florasını düzenlemede de yardımcıdır.

      Öncelikle bir gastroloji doktoruna gitmek önemlidir.

      Bu ilaçlar reflüyü azıttırdığı için bu süreçte reflü yapan beslenme tarzından da kaçınmak gerekir (aşırı çay, kahve, kola, gazoz, sigara, alkol, acılı ve baharatlı besinler, hazır gıdalar, salamura gıdalar (sucuk, salam, sosis, turşu gibi), çikolata-bisküvi tarzı gıdalar, kızartmalar, pastane ürünleri reflüyü şiddetlendirerek mide ağrısına, şişkinliğe, mide yanmasına ve daha zor durumlara sebep olabilir.

      Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ya da yürüyüş bu süreci daha kolay atlatmanıza yardımcı olabilir.

      Geçmiş olsun.

  38. Mehmet

    5 Kasım 2016 at 15:05

    Merhaba
    Benim sikayetlerim ocak 2014 yilindan buyana. Ocak ayinda final sinavlari doneminde bir sabah kalbimde carpinti ile uyandim. Yurtta kaldigim KYK da kaldigim. icin ambulans cagirildi ve hastaneye gittim.tansiyonum 17/10 geldi. Dil alti hapi verdiler carpinti sikayetim gecti. Tahlillerim normal ciktigi icin gonderildim. Fakat sonraki donemlerde ates hissi,sabahlari dilde beyaz pas,bazen ishal bazende mukuslu diskilama ve carpinti sikayetlerim devam etti. Gastroloji doktoruna gittim.kan tesleri normal cikti.kolonoskopi yapilmasini istedi. Kolonoskopi yapildi ve kolonun bir alaninda UZERINDE EKSUDA ILE KAPLI ULSER GORULDU. Patoloji alindi. Patoloji sonucu olarak KRONIK NONSPESIFIK INFLAMASYON,ODEM yaziyodu. O donemde bazi bagirsak duzenleyici ilaclar ve antibiyotik kullandim. Sikayetin oldugunda gelirsin dedi. Ama aradan 2 bucuk sene gecmesine ragmen yinede carpinti sikayetlerim oluyo. Hatta sabahlari dilde beyaz pas olmaya devam ediyo. Bu iki sene icerisindeki tahliller normal ciktigi halde carpinti sikayetim icin psikiyatri polikinligine yonlendirildim. Cunku kardiyolojideki tahlillerimde normal cikmisti. Carpintim icin 2 bucuk senedir DIDERAL TABLET kullaniyom. Dildeki pasi arastirirken candida ile ilgili makaleleri okudum.tukuruk testini yaptim. Ve bardagin dibine coktu. Size sorum sudur; acaba kolondaki ulser bu sikayetlere sebep mu? Bana bu konu hakkinda bilgi verebilir misiniz?
    Iyi Calismalar...

    • Sağlık Ocağım

      7 Kasım 2016 at 12:51

      Yaşınızın şimdi kaç olması da önemli olmakla birlikte, anlattığınız durum ve durumlar (yani hem kalp şikayetleri hem de kronikleşmiş bağırsak iltihabı ve ülseri) Akdeniz ateşi hastalığı gibi bir sistemik hastalıktan kaynaklanabilir.

      Akdeniz ateşi hastalığında irritabl bağırsak sendromuna bağlı dışkılama değişiklikleri, kalp tutulumunda kalp çarpıntısı, göğüs ağırısı (kalp krizi geçiriyormuş gibi), mide tutulumuna bağlı mide şikayetleri, boğaz tutulumuna bağlı boğazdaki yapılara ait şikayetler, pelvik bölge tutulumuna bağlı pelvik içi organların ve yapıların ağrıları ve sorunları, böbrek tutulumuna bağlı idrar yolu sorunları ve ağrıları, göz tutulumuna bağlı göz sorunları, beyin tutulumuna bağlı beyin sorunları ve kronik baş ağrıları, cilt tutulumlarında egzama ve kaşıntılı tarzı cilt sorunları, eklem ve kas tutulumlarına bağlı eklem ve kas sorunları ve benzeri sorunlar her hastaya göre ve aynı hastada bile farklı ataklara göre farklı şikayetler tek başına ya da birkaç şikayet bir arada görülebilmektedir.

      Buna benzer başka sistemik hastalıklar da vardır (ör, ankilozan spondilit, kistik fibrozis, skleroderma, Behçet hastalığı, sarkoidoz, musküler distrofi, kist hidatik, bruselloz hastalığı, liken planus, bazı vitaminlerin ve minerallerin eksiklikleri veya fazlalıkları, tiroid hastalıkları, vaskülitler, lenfoma, Wilson hastalığı, şeker hastalığı gibi sistemik hastalıklar) hem sindirim sistemi hem de kardiyak sistem tutulumlarına sebep olabilir ve bu tür hastalıklar hastalığa göre değişmekle birlikte genellikle üniversite hastanesi gibi araştırma hastanelerinin romatoloji, hematoloji, endokrinoloji gibi bölümlerinde araştırılır.

      Eğer yaşınız 30-35 yaşından küçük ise Akdeniz ateşi hastalığı bakımından araştırma yaplmasında fayda vardır, zaten bu durum için araştırma yapılırken orada size yönlendirme de yapacaklardır.

      Sağlıklı ve iyi yaşam dileğiyle.

      • Mehmet

        9 Kasım 2016 at 12:06

        Merhabalar.
        Simdiki yasim 24. Sikayetleri 22 yasinda yasadim.
        Akdeniz Atesinden soz etmissiniz. Ama ben internetten arastirdim. Akdeniz atesi'nde siddetli karin agrisi sikayeti gorunuyormus. Hatta bu agri apandisit karistirilacak duzeydeymis. Fakat bende 2 bucuk seneden beri hic karin agrisi sikayeti yasamadim. Bu arada candida ile ilgili birsey bahsetmemissiniz. Candidadan kaynaklanmadigini dusundugunuz icin mi bahsetmediniz.
        Iyi calismalar...

        • Sağlık Ocağım

          11 Kasım 2016 at 01:47

          Sağlık makalelerinde hastalıkların belirtileri yazılırken kısa ve özet olarak yazılır. Akdeniz ateşi hastalığının belirtilerini, nasıl başladığını, hangi dönemlerde hangi belirtileri gösterdiğini en iyi hastalar kendileri bilirler (bu konuda araştırma yaparken ilgili yorumlardan da bilgi almanız size daha çok yardımcı olur).

          Akdeniz ateşi hastalarının bazılarında hastalık 2-3 yıl, diğer sıradan hastalık belirtilerinin yanı sıra kişiyi sadece şiddetli göğüs ağrısı ile hastaneye düşürür ve genellikle yapılan incelemelerde bir şey bulunmaz ve hasta o anki belirtilere yönelik tedavi ve ilaçlar verilerek evine gönderilir.

          Örneğin hasta birkaç kez veya bir kez bu atağı geçirdikten 1,2,3 yıl sonra ya aynı atağı geçirir ya da bu seferde karın ağrısı ya da eklem ağrısı ile hastaneye başvurur.

          Karın ağrıları bundan sonra tekrarlar durur veya diğer ataklar meydana çıkar, ataklar bazen tek bir atak şeklinde bazende birkaç atak bir arada görülür. Bazı hastalar bu hastalık yüzünden böbreklerini bile kaybederler. Meniküs ameliyatı, apandisit ameliyatı, mide ameliyatı, bağırsak ameliyatı geçirenler bile vardır (hastalık bulunana kadar).

          Kısacası bu hastalıkta ataklar her hastaya göre, her atağa göre atakların süresi, atakların şekli, atakların kaç kez tekrarladığı gibi durumlar değişir.

          Buradan ihtimaller hakkında bilgi verilmiştir, bu mutlaka var anlamında algılanmamalıdır fakat ihmal edilmemesinde de fayda vardır.

          Gelelim Candida mantarına böyle bir şey olsaydı kolonoskopi sırasında alınan biyopsi örneğinde ortaya çıkardı.

          Sizin raporunuzda kronik nonspesifik enflamasyon ve ödem yazıyor. Enflamasyon (yangı) anlamında kullanılan bir terimdir. Nonspesifik enflamasyon bakteri, mantar ve benzeri enfeksiyona veya enflamasyona neden olabilecek faktörler olmadan veya enflamasyonun sebebine özgü bir bulguya rastlanmaksızın bağırsaklarda enflamasyon varlığının tespit edilmiş olması olarak da tanımlanabilir.

          Bağırsaklarda bu duruma sebep olabilecek daha önceki cevapta da belirtilen bir çok etken olabilir veya olmayabilir.

          Bu durum geçmez ve tekrarlar durur ise en doğrusu araştırılması olur.

          Sağlık dileğiyle.

  39. Engin ARAS

    16 Kasım 2016 at 21:34

    Merhaba,

    1 bardak dahi alkol tüketsem 15 dakika içerisinde yüzüm ve vucudumun belden üstü kıpkırmızı oluyor gözlerime adeta kan oturuyor göz bebeklerim kıpkırmızı oluyor.Bir arkadaşım candida rahatsızlığından olabileceğini söyledi bu durumun candida ile bir alakası var mıdır.2 yıldır alkol aldığımda bu kızarmalar oluyor öncesinde alkol kullanabilen biriydim.

    • Sağlık Ocağım

      17 Kasım 2016 at 18:20

      Alkol bilindiği gibi keyif veren bir içecek olmakla birlikte yan etkileri ve zararları da o kadar fazladır.

      Alkole bağlı yüz kızarması birçok kişide görülebilmektedir fakat bazı kişilerde hem yüz hem de ciltte de kızarmalar olabilmektedir ve bazı yayınlar, bu tür reaksiyonların yemek borusu veya gırtlak kanserinin bir başlangıcı veya bu riski taşıdığının göstergesi olabileceğini bildirmektedir.

      Yine bu belirtiler karaciğer yağlanmasına bağlı da olabilir. Karaciğer yağlanmasının araştırılması da önemlidir.

      Yiyecek ve içecekler ile tetiklenen yüzde kızarma, ciltte kızarma gül hastalığına (rozase) hastalığına bağlı da olabilir ve bunun araştırılması için cildiye uzmanına gitmek gerekir. Rozase'nin altında yatan midede bulunan helikobakter pilori denilen bir bakteriyel mide hastalığı da olabilir, bu nedenle hem cildiye hem de gastroloji bölümünce bu durumun değerlendirilmesi gerekebilir. Fakat alkole bağlı tetiklendiği için çevresel faktörlere bağlı rozase hastalığı tipi olabilir. Gül hastalığı genetik yatkınlık da gösterebilir. Gül hastalığı genellikle 30'lu ve 60'lı yaşlar arasında ortaya çıkabileceği gibi çocuklarda ve gençlerde de görülebilir.

      Hem cildiye hem de dahiliye doktoruna gitmek uygun olur. Yine gastrolojik araştırma da gerekebilir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

      • Engin ARAS

        19 Kasım 2016 at 01:07

        Alkol zaten zararlı içmeyin alerjidir geçer diyerek gönderiyorlar.İlgilenmiyorlar.Araştırmıyorlar kime gittiysem.Karaciğer ve kan testleri temiz bişey çıkmadı.Bişeyin yok diyerek gönderiyorlar.

        • Sağlık Ocağım

          20 Kasım 2016 at 12:47

          Karaciğer ve kan testleri temiz çıktığı için öyle söylemiş olmalılar.

          O zaman deri ve zührevi hastalıklar bölümüne ya da alerji immünoloji bölümüne gitmeniz gerekir.

          Alkol alma dışında bir probleminiz yok ise evet alkol almamanız önemlidir. Zaten gül hastalığı gibi bir durumunuz var ise ya da alerjik bir reaksiyon ise her türlü alkol maruziyetini ortadan kaldırmanızı söyleyeceklerdir.

  40. omar

    25 Kasım 2016 at 21:25

    merhabalar bn 3 yildir asiri derecede bagirsak ve mide siskinligiyle doktora gidiyorum ve hastaligimi kaç defa sormama ragmen bu ilacla hallolunacak birsey diyip hep ertelediler gayta testi hiç yapmadilar gastrolara da gittim dahiliyelere de uç yildir verdigim zaman ve paranin haddi hesabi yok sirf bu siskinlikten dolayi calismayi biraktim.. bu gun ozel bi hastanenin gastro bolumune gittim gayta testimde cok mantar varmis doktor dedi nerdeyse bagirsaklarinin hepsi mantarla olmus baya ilaç verdi bidetoz verdi onu kendimiz almamiz gerekiyomus hastane ile masraflar 250 tl tuttu ama hiç uzgun degilim en azindan artik rahatszligimi biliyorum. doktorum bana yeşilikten sutten sut urunlerinden uzak dur onun disinda ekmek vs yemende problem olmaz dedi ama yorumlara bakinca yiyip yememe konusunda kararsiz kaldim bana yapmam gereken tam diyeti yazabilirmisiniz ne yiyip ne yiyemeyecegimle ilgili olarak simdiden tsk ederim saglikli gunler

    • Sağlık Ocağım

      27 Kasım 2016 at 19:45

      Bağırsak florasında bulunan tüm bakteri türleri ve şuşlarını hanüz tıp dünyası belirlemiş değildir. Elde olan verilere göre insanların bağırsak florasında 500'den fazla türde mikroorganizma bulunmaktadır. Her insanın bağırsak florasındaki mikrop cinsleri aynı değildir ve kişiye göre farklılıklar gösterebilir.

      Yani bağırsaklarda ve sindirim sistemine ait diğer sistemlerde doğal olarak trilyonlarca bakteri bulunmaktadır. Florada iyi ve kötü bakteriler birlikte yaşarlar.

      Herhangi bir sebepten dolayı (ilaçlara bağlı, beslenme şekline bağlı, vücuttaki hastalıklara bağlı, enfeksiyonlara bağlı, alerjenlere bağlı, immün sistemin zayıflamasına bağlı, genetik bozukluklara bağlı, hatta doğumun normal doğum olmamasına ve anne sütü ile beslenme eksikliğine bağlı, doğumdan yetişkinliğe süren beslenme tarzına bağlı) bağırsaklardaki ve sindirim sisteminin diğer sistemlerindeki iyi bakteriler azalır ve kötü bakteriler bunların yerini alır ve bu şekilde bağırsak florası bozulur.

      Yani sizin bağırsaklarınızdaki iyi bakterilerin sayısı azaldığı için mantarlar olarak adlandırılan kötü bakteriler artış göstermiştir ve bu duruma neden olabilecek birçok faktör vardır.

      Doktorunuzun verdiği ilaçlar geçici olarak işe yarayabilir, ancak altta yatan sistemik bir bozukluk veya başka bir sebep var ise bunu tamir etmez, bu nedenle bağırsakları bu hale getiren nedenin araştırılması gerekir. Yani bu verilen ilaçlar bağırsak floranızı bir miktar düzeltebilir ve şikayetleriniz azalabilir, ancak altta yatan bir etken var ise 2-3 ay sonra tekrar aynı şikayetleriniz geri dönebilir.

      Modern gıda üretimi ve tüketimi zaten bağırsak floramızı bozmaya sebep olan en önemli etkenler arasındadır.

      Öncelikle hazır ve paket gıdaları hayatınızdan çıkarmak, yeterli ve oda sıcaklığında su tüketmek, gazlı ve asitli içeceklerden tamamen kurtulmak, kafeinli içecekleri en aza indirmek, sağlıklı ve mevsiminde yetişen sebzelerden yapılmış ev yemekleri yemek, hamurişlerini en aza indirmek, şeker tüketimini en aza indirmek, bisküvi-gofret-çikolata tarzı paket gıdaları mümkünse hiç tüketmemeye çalışmak, pastahane ürünlerinden ve kızartmalardan kaçınmak, alkol, sigara gibi içeceklerden uzak durmak, ağrı kesicilerden gerekmedikçe uzak durmak, antibiyotiklerden gerekmedikçe uzak durmak gibi birçok beslenme kurallarına yaşam boyu dikkat etmek gerekir.

      Bunlar dışında bazı faktörler bağırsak florasını ciddi derecede bozabilir ve bu faktörlerin araştırma hastanelerinde ya da üniversite hastanelerinde araştırılması gerekir.

      Örneğin yaşlılık, menopoz dönemi, aşırı fiziksel stres, enfeksiyonlar, antibiyotikler, sistemik bazı hastalıklar(FMF hastalığı, Crohn hastalığı, Çölyak hastalığı, irritabl bağırsak sendromu, şeker hastalığı, ülseratif kolit gibi), kötü huylu bazı hastalıklar, alerjik hastalıklar, besin alerjileri, bağırsak yapışıklıkları, megakolon hastalığı, laktaz eksikliği, hormonal bozukluklar gibi birçok etken bağırsak florasını bozarak mantarların artmasına neden olabilir.

      Sağlık dileğiyle.

  41. Nergiz

    1 Aralık 2016 at 05:05

    Merhaba. Ben de bu şikayetler var. Sorum şu ki bağırsak mantarı cinsel isteği azaltır mı ve ilişki sırasında ağrı olur mu. Teşekkürler

    • Sağlık Ocağım

      1 Aralık 2016 at 17:10

      Bağırsaklardaki kötü bakteriler (mantarlar) arttığında genel sağlık durumunda birçok bozukluk olabilir.

      Candidiyazis enfeksiyonuna bağlı oluşan bağırsak mantarı, enfeksiyondan kaynaklandığı için makat yoluyla ya da cinsel yolla kişiden kişiye bulaşabilir ve bu enfeksiyon hem vajinal mantar enfeksiyonuna hem de bağırsaklarda mantar enfeksiyonuna neden olur ve vajinal mantar enfeksiyonu tedavi edilmediği sürece cinsellik sırasında ağrıya, cinsel isteksizliğe yol açabilir.

      Fakat sizin bu şikayetleriniz sık sık oluyor ise endometriyozise bağlı da olabilir.

      Kadın doğum uzmanına gitmeniz ve gastroloji bölümüne gitmeniz ve şikayetlerinizi doğru anlatmanız gerekir.

      Sağlık dileğiyle.

  42. EREN

    4 Aralık 2016 at 21:11

    Merhaba, ben bu yıl öncelikle gelişen alerji ile sonra nefes darlığı bulguları ile karşı karşıya kaldım. Astım ve antihistaminik ilaçları aldım fakat tam anlamıyla fayda sağlamadı ki alerjim de tanı konulmuştu. Belirtiler geçmedi ve kendimi izlemeye devam ettim. Fark ettim ki beyaz un hazır yiyecekler şekerli ya da süt ürünleri yedikçe belirtilerim şiddetlenip sinüzit astım yedikten sonra geniz akıntısı ses kısıklığı,bronşlarda daralma,göğüste yanma,belirtileri veriyordu. Bütün belirtiler bu yıl gelişti ve yedikten sonra oluştuğunu fark ettim. Açıkçası neyin olduğunu ve dokunduğu bilmiyorum. Çölyak olduğundan şüphelenenler oldu fakat Gluten yesem bile her zaman aynı tepkiyi vermiyor ya da başka gıdalarda Gluten kadar olmasa da belirtiler var. Bunları bırakınca da belirtiler hafifliyor. Sizin bu konuda yetkin olduğunuzu düşünüyorum. Teşekkür ederim. Saygılar.

    • Sağlık Ocağım

      8 Aralık 2016 at 16:22

      Anlattığınız durum besin alerjisi olabilir. Besin alerjisinde hangi besinlere alerjinizin olduğunun anlaşılması için alerji immünoloji bölümünde buna yönelik tetkiklerin yapılması gerekir.

      Bütün bu durumlar kronik gastrit nedeni ile de olabilir. Kronik gastrit durumunda hazır besinlerin neredeyse tamamı kişiye dokunur, ağır yiyecekler dokunur, gastrit reflüye neden olur ve yemek borusunda daralmaya ve boğazda takılma hislerine, geniz akıntısına, yemek borusundaki oluşuma bağlı ses kısıklıklarına, göğüste yanma hissine, nefes darlığına, astım benzeri şikayetlere neden olabilir.

      Bu durumda gastroloji doktoruna gitmek ve bazı tetkiklerin yapılması gerekebilir.

      Yine ciddi B vitamini eksikliği nedeni ile geçmeyen mide problemleri oluşabilir ve mide problemlerine bağlı bu tür şikayetler yaşın ilerlemesi de bu duruma eşlik ettiğinde görülebilir.

      Laktaz eksikliği, laktoz intoleransı gibi durumlarda da bu tür şikayetler görülebilir.

      Bazı hormonsal etkenler, yaşın ilerlemesi bu tür durumların üzerinde oldukça etkilidir.

      Safra polipleri, kanalı tıkayan safra taşları midede gastrit ya da ülsere neden olarak bu tür şikayetlerin ilerlemesine neden olabilir.

      Sistemik bazı hastalıklar da bunların altında yatan bir sebep olabilir.

      Mide durumunun araştırılmasında fayda vardır, eğer gastrit, ülser, reflü ve bunlara neden olacak başka bir durum var ise anlattığınız diğer şikayetler bunlara sekonder (ikincil) olarak gelişebilmektedir.

      Mide probleminin olduğu durumlarda yaşam boyu kişinin kendisine dokunanlardan uzak durması gerekebilir. Haşlanmış yemekler yemek, kızartmalardan kesinlikle kaçınmak, diğer hazır gıdalardan kaçınmak, her şeyi ılık tüketmek, süt yerine az yoğurt-peynir-kefir gibi süt ürünleri tüketmek, soslu, acılı, ekşili, salçalı, tüm gıdalardan kaçınmak, çikolata – bisküvi tarzı gıdalardan kaçınmak, çayı azaltmak. sigaradan uzak durmak, kahveyi sütlü 1 fincan içmek yada hiç içmemek, kola tarzı içecekleri yaşamdan tamamen çıkarmak, yemeklerden sonra (bir meyve bile yense) en az 2-3 saat uzanmamak-yatmamak gibi birçok önlem gerekebilir.

      Ayrıca alerjik sorununuz kimyasallara karşı da olabilir ve bunlardan da korunmak gerekebilir.

      Yine polen alerjisi de alerjik geniz akıntısı ve buna bağlı sorunlara neden olabilir.

      Sağlıklı kalmanız dileğiyle.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git