Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı (Fmf) Tedavisi

Akdeniz Ateşi Hastalığında Beslenme

Akdeniz ateşi hastalığı ve beslenme
Akdeniz ateşi hastalığı bağırsaklarda, midede, hasarlar oluşturduğu için, asitli, gazlı, yiyecekler ve içeceklerde ağrıyı tetiklemektedir.

FMF hastaları nasıl beslenmeli

Akdeniz ateşi hastalığı bağırsaklarda, midede, hasarlar oluşturduğu için, asitli, gazlı, yiyecekler ve içeceklerde ağrıyı tetiklemektedir. Örneğin, kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek, börülce ve benzeri baklagiller, etin kavrulmuş, kızartılmış şekli gibi ağır kızartmalar, lahana, brokoli, pırasa ve çiğ yenen soğan gibi sebzeler ağrılar sırasında sık veya fazla yenildiğinde ağrıların artmasına sebep olabilir.

Tabi bu yiyecekleri hiç yemeyin denilemez. Çünkü lifli gıdalardan uzak kalınması da doğru değildir. Ağrılar sırasında tüketilmemesi hastaya göre daha uygundur. Bu durum hastaya göre de değişeceğinden hasta kendisine dokunanlardan sakınabilir veya daha az ve seyrek tüketebilir. Ayrıca ekşi içecekler, gazlı içecekler, örneğin kola, gazoz, meyveli soda, bazı meyve suları gibi içeceklerden uzak durulması faydalıdır. Soğuk ve fazla içilen sütünde hastaya göre ishal veya kabızlık yaptığı karın ağrılarını tetiklediği bilinmektedir.

Akdeniz ateşi hastalığı ve beslenme

Akdeniz ateşi hastalığı ve beslenme

Eğer hastalığın ilerlemiş dönemlerinde tedavi başlanmış ise kolşisin tedavisi başladıktan sonrada bunlara dikkat etmek gereklidir. Zaten tedavinin başlamış olması ağrıları ortadan tamamen kaldırmaz. Bu yüzden beslenme şekli her zaman dikkatli olmalıdır ve mümkün olduğunca ılık su içilmelidir. Böylece böbreklerde oluşacak kum ve taş sorunu da önlenmiş olur.

Bu hastalık yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda, gençlerde de büyük bir problemdir. Bu yüzden onlarında dikkatli beslenmeleri gereklidir. Hasta olmayıp taşıyıcı olanlarda hastalığın bazı etkilerini hafif te olsa yaşayabilirler. Bu yüzden onların da dikkatli beslenmelerinde fayda vardır. Sadece beslenmede değil yaşam şeklinde de değişiklikler önemlidir. Düzenli uyumak, düzenli kalkmak, öğün atlamamak, çok yememek, hafif egzersizler yapmak oldukça fayda sağlar. Fakat ağır sporlar yapmak ağrıları tetikleyebilir ve dikkatli olunmasında fayda vardır.

FMF ataklarını üşütmekte tetikleyebilir. Soğuk havalarda karın bölgesini çok sıkmadan sıcak tutacak bir sargıyla sarmak işe yarayabilir. Karın bölgesini çok sıkan pantolon, etek, gibi giysilerden kaçınmakta fayda vardır. Ayakları sıcak tutmak ve soğuklarda yün çorap giymek faydalı olur. Ayaklarımızı mümkün olduğunca ıslamamak gereklidir. Ayrıca Akdeniz ateşi hastalığında egzersizin de önemli yeri vardır.

Düzenli egzersiz veya yürüyüş yapılması hem böbreklerde oluşabilecek hasarları, taşları önler hemde karın, eklem ve benzeri ağrıların daha az girmesine faydalı olur. Bunu deneyen hastalar, düzenli yapılan orta tempoda egzersiz ve yürüyüşün oldukça fayda sağladığını söylemektedirler. Fakat ağrılar esnasında yürüyüş yapmak faydalı olabilir iken, ağır egzersizler yapmak ağrıyı şiddetlendirebilir. Ağrıların olmadığı dönemlerde egzersiz yapılması gerekir. Eğer hasta çocuk ise bu görevler büyüklere, anne babalara düşmektedir.

Akdeniz ateşi hastalığı ile ilgili benzer sağlık yazıları

  1. Akdeniz ateşi hastalığı nedir
  2. Akdeniz ateşi hastalığı genetik mi
  3. Akdeniz ateşi hastalığı tedavisi
  4. Akdeniz ateşi hastalığı belirtileri
  5. Akdeniz ateşi hastalığı teşhisi
  6. Çocuklarda Akdeniz ateşi hastalığı belirtileri
  7. Akdeniz ateşi hastalığı ataklarında ne yapılabilir
  8. Akdeniz ateşi hastalığı ve hamilelik
  9. Akdeniz ateşi hastalığından iş hayatı etkilenir mi

103 Yorum

  1. Adsız

    21 Nisan 2014 at 23:55

    ben 14 yaşındayım fmf hastası olduğumu öğrendim, çok öksürüyorum ilaç kullansam bile öksürüğüm geçmiyor biz soğuk algınlığı oldunu düşünüyoruz ama ilaçlar fayda etmiyor. fmf hastalığıyla bir ilgi alakası var mıdır?

    • Adsız

      29 Mayıs 2014 at 10:39

      Ben yaklasik 14 senedir fmf hastasiyim. Öksürük hasta oldugum vakit ola biliyor ama öyle günde 5/6 kez dencek kadar az. Herkezde farkli sikayetler ola biliyor fmf'de. Allah sifa versin

  2. Adsız

    21 Nisan 2014 at 23:56

    arkadaşlar doktora gittim karın ağrısı şikayetim vardı küçük tuvaletimi yaparken ağrı olur dedim bana fmf teşhisi koydu ama ordaki yazanların bazıları bende yok.

    • Adsız

      29 Mayıs 2014 at 10:39

      Fmf herkezde farkli sikayetler göstere biliyor. Facebookda fmf sayfasini takib edin

  3. Adsız

    25 Nisan 2014 at 22:47

    fmf hastasıyım ve sabah kalkıp kahvaltı yapıyorum ve ardından rahatça tuvalete gidebiliyorum. bunu düzene oturttum ve rahatım.

  4. Adsız

    30 Nisan 2014 at 16:17

    çok sağ olun yaa, öyle her şeyi yiyordum ben. bu yazıyı okudum artık her şeyi yemeyeceğim.

    • Adsız

      29 Mayıs 2014 at 10:40

      Facebookda fmf'in sayfasini takib edin...

  5. Adsız

    31 Ekim 2014 at 22:34

    fmf hastalığında beslenme çok ama çok önemlidir arkadaşlar lütfen düzenli beslenin.

    • Adsız

      9 Kasım 2014 at 22:11

      haklısın kardeş fmf hastalığında beslenme baya önemli imiş. bana da gittiğim doktor düzenli beslenmemi söyledi. bakalım budan sonra düzenli beslenmeye çalışacağım.

  6. Adsız

    8 Kasım 2014 at 06:18

    14 yaşındayım ve bir yaşımdan beri fmf hastasıyım genellikle gogus bolgesinde oluyor agrim önceden ayda bir ağrı girerken bu son iki ayda hast da bir ağrı çekiyorum napmaliyim ilacimi düzenli kullanıyorum

    • Adsız

      9 Kasım 2014 at 22:16

      Kolşisin mi kullanıyorsun? kendini çok yoruyor musun?

  7. Adsız

    14 Ocak 2015 at 11:22

    Allah acil şifa versin size bende bir fmf hastasıyım

    • Adsız

      14 Ocak 2015 at 13:52

      Allah sana da acil şifa versin =) Beslenmene falan dikkat ediyorsun değil mi? Bunlar FMF hastalığında önemli hususlar.

  8. Adsız

    23 Nisan 2015 at 23:17

    Merhaba bana da test yapıcaklar, fmf hastası olan birisi bana nasıl teshis konuldugunu vs nasil islemden gectigini anlatabilir mi.

    • Adsız

      24 Nisan 2015 at 14:24

      Bende fmf hastayım uzun yıllar rahatsızlık çektim ve teşhis konulmadı. Bir tavsiye ile özel bir gastroloji uzmanına gittim ve ilk başta yaşadıklarımı uzun şekilde anlatabildim. Doktor bazı kan tetkikleri istedi ve bu kan testlerini karın ağrıları girdiğinde yaptırmamı söyledi. Ağrılar girdiği sırada sedimantasyon denilen kan testinin yüksek çıkması teşhiste önemli. Çünkü bu test hiç bir şikayet yokken yapıldığında normal çıkıyor ve bu yüzden teşhis konulamıyor. Birde üniversite hastanelerinde genetik merkezinde genetik testler ile kesin tanı konulabiliyor. Fmf hastalığı ile yaşamak için beslenme ve yaşam tarzı çok önemli. ben fmf hastası olan herkese düzenli beslenmeyi, egzersizi veya yürüyüşü özellikle tavsiye ederim. Çok faydalı oluyor. Allah kolaylık versin.

    • sinan

      24 Ağustos 2016 at 12:20

      Febronejen diye bir deger var ona bakıyolar atak sırasında CRP de yükseliyor ateş yapıyor.
      Ve Gen 5 testi yapılıyor yaklaşık 2 ay kadar sürüyor cıkması

  9. Adsız

    25 Nisan 2015 at 09:18

    Bilgi vediginiz icin sağolun. Doktora gittigimde idrar yolu enfeksiyonu (sistit) deniliyor ancak rahatsızlığımı izah ettigimde de farklı farklı hastaliklar cikiyor karsima. Öyle ki fmf hastaligini bircok doktor tam olarak bilmemis oluyor. Tavsiyeleriniz icin tekrar tesekkur ederim. Bu hafta icinde tekrar incelemeler yapilacak.
    Umarim hersey yolunda gider hepimiz icin. Allah hepinize acil sifalar versin. Kolaylık versin

  10. serdal

    26 Kasım 2015 at 03:53

    Bende fmf hastasiyim benimde genelde hep hasta olacağim zaman omuzlarima sizi girer baska olan warmi?

    • Sağlık Ocağım

      26 Kasım 2015 at 21:55

      Akdeniz ateşi hastalığı vücudun birçok sistemini tutan ve dönem dönem ataklar yapan bir romatolojik hastalıktır. Akdeniz ateşi hastalığı her hastada aynı şikayetlere neden olmayabilir. Bazı hastalarda eklem ağrıları, bazı hastalarda karın ağrıları, bazı hastalarda ara ara baş ağrısı nöbetleri, bazı hastalarda cilt sorunları, bazı hastalarda kalp ve böbrek sorunları gibi sorunlar ile kendini gösterir. Ataklar sırasında daha çok eklem ağrıları oluyor ise ataksız dönemlerde kol, bacak, omuz ve benzeri vücut bölgeleri egzersizleri yapmak bu ataklar döneminde ağrıların daha az olmasında fayda sağlayabilir. Özellikle kas ağrıları olanlarda düzenli yapılan egzersizler faydalı olabilmektedir. Omuz bölgesinde kireçlenme var ise bu nedenle de ağrılar o bölgede daha yoğun hissedilebilir. Kireçlenmelerde en iyi tedavi düzenli yapılan egzersizlerdir. Bunun yanı sıra beslenme çok önemli, Hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulmalı ve mümkün olduğunca sağlıklı beslenilmelidir. Ataklar döneminde dinlenmek oldukça fayda sağlar. Omuz bölgesini mümkün olduğunca klimaya, rüzgara maruz bırakmamak ve ıslanmamak ta çok önemli.

      Kısacası akdeniz ateşi hastaları ilaçlarını düzenli kullanmalı, uyku saatleri düzenli olmalı, yemek öğünleri düzenli olmalı, düzenli egzersiz ve yürüyüş yapmalı, fazla kilo almamaya dikkat etmeli, sigara, kola, gazoz, alkol ve benzeri içeceklerden uzak durmalı gibi yaşam tarzı ile atakları daha az ve/veya daha hafif geçirebilirler. Ataksız ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

      • adsiz

        16 Ocak 2016 at 14:40

        benim de kardeşim fmf hastası kardeşim daha on yaşında rabbim kimseye vermesin bu hastalığı cümlenize hayırlı şifalar kardeşim için dua edin lütfen daha çocuk

        • Sağlık Ocağım

          17 Ocak 2016 at 14:22

          – Akdeniz ateşi hastalığında ilk belirtiler genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkabileceği gibi, 25-30'lu yaşlardan sonra da belirtiler ve şikayetler artmaya başlayarak hastalık teşhis edilebilir. Hastalığın kesin teşhisi üniversite hastaneleri gibi araştırma hastanelerinde genetik danışmanlık bölümünde ve romatoloji bölümünde yapılan tetkikler ve hastada görülen şikayetler ile konulur ve teşhis konulduktan sonra kolşisin ilacı düzenli kullanılır ise atakların seyri ve sıklığı daha az olur.

          – Bu hastalık ömür boyu süren ve ömür boyu kolşisin ilacının kullanılmasını gerektiren kalıtsal bir hastalıktır. Akdeniz ateşi hastalığında özellikle karın ağrıları için beslenme büyük önem taşır. Beslenme ne kadar düzenli ve sağlıklı olur ise karın ağrısı atakları o kadar hafif ve seyrek olmaktadır.

          – Çocukları bunu anlatmak tabi ki zor; ancak sağlıklı yaşam sürmesi için de bu önemli. Akdeniz ateşi hastaları mümkün olduğunca ev yemekleri ile öğün atlamadan düzenli beslenmeli, mümkün olduğunca böbrek hasarı oluşmaması için bol su içmeli, zararlı içeceklerden (kola, gazoz, meyveli maden suları, hazır meyve suları, aşırı çay gibi) kesinlikle uzak durmalıdır.

          – Akdeniz ateşi hastaları hazır gıdalardan (aşırı çikolata, gofret tarzı nişastalı gıdalar, fast food, ekmek arası, sokakta satılan besinler, turşular, salam, sucuk, sosis gibi salamura gıdalar, kızartmalar, aşırı yağlı ve tuzlu besinler gibi) besinlerden en az veya hiç tüketmemelidir. Akdeniz ateşi hastaları düzenli ve sağlıklı beslenme tarzına, düzenli egzersiz veya yürüyüş gibi hareketli yaşam tarzına, soğuklardan korunmaya, ayakları ve karın bölgesini sıcak tutmaya, aşırı kilo almamaya, aşırı uykusuz kalmamaya, düzenli uyuyup düzenli kalkmaya, en önemlisi de susuz kalmamaya dikkat ederler ve doktor kontrollerini düzenli takip ederler ise uzun yıllar normal yaşam sürebilirler. Kardeşinize ve size sağlıklı yaşam dieğiyle.

  11. dilan

    23 Ocak 2016 at 21:57

    bende efemef hastasıyım kolşisin kullanıyorum hiçbir fayda etmiyor hala ağrılarım var ne yapmam gerek yardım edin

  12. dilan

    23 Ocak 2016 at 21:58

    ya daha ben 13 yaşındayım bu ağrıları çekiyorum ya rabbi babamda vardı önce daha sonra bende de çıktı

    • Sağlık Ocağım

      24 Ocak 2016 at 14:44

      – Merhabar, Akdeniz ateşi hastalığı genetik geçişli bir hastalık olduğu için anneden veya babadan bu hastalık çocuklara geçer. Kolşisin ilacı Akdeniz ateşi hastalığını tedavi etmek için değil ataklara neden olan amiloidoz birikimini bir miktar da olsa azaltmak için fayda sağlar. Kolşisin ilacı doktorun önerdiği dozda ve hergün düzenli kullanılmalıdır. Kolşisin ilacı sadece ataklarda veya bir gün içip bir gün içilmediğinde hiç bir fayda sağlamaz. İlaç düzenli ve ömür boyu kullanım içindir. Doktorunuz bırakabilirsin demediği sürece ilaç düzenli içilmelidir.

      – Akdeniz ateşi hastalığı genellikle çocuk yaşlarda başlar. Bazı hastalarda 20'li yaşlardan sonra ataklar daha şiddetli hale geldiği için tanı gecikir ve daha geç tanısı konulur.

      – Akdeniz ateşi hastaları ilaçlarını düzenli kullansalar bile ataklar yine daha az şiddetli devam eder. Bu nedenle FMF hastaları öncelikle yaşam düzenini ve beslenme düzenini değiştirmelidir. Diyeceksin ben daha çocuğum; ancak sağlıklı yaşam tarzı ve beslenme tarzı zaten çocuk yaşlarda başlamalı.

      – Akdeniz ateşi hastaları mümkün olduğunca hazır besinlerden kaçınmalı ve ev yemekleri yemeye özen göstermelidir. Örneğin gaz yapacak kola, gazoz, meyveli maden suları, hazır meyve suları gibi içcekleri hayatından çıkarman gerekir. Ekmek arası dışarıda satılan ve içinde ne oduğunu bilmediğin besinlerden, Fast food tarzı yiyeceklerden, sucuk, salam, sosis ve benzeri salamura yiyeceklerden, kızartmalardan, aşırı hamur işi gıdalardan, aşırı gofret, bisküvi tarzı nişastalı gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak önemli.

      – Karın bölgeni aşırı sıkacak giysilerden, karnını üşütmekten, ayaklarını üşütmekten kaçınman gerek. Bu soğuk kış günlerinde karnını sıcak tutacak ve sıkmayacak bir korse benzeri sargı ile sararak karın bölgeni sıcak tutman ağrıları azaltabilir. Ayaklarını üşütmemen gerekir. Böbrekler işlevini korusun diye bol ılık su içmek gerekir. Aşırı kilo almamaya özen göstermek gerekir. Haftada en az 3-4 gün en az yarım saat düzenli yürüyüş yapmayı yaşam şekli haline getirmelisin. Kabız olmamak için sulu ve lifli besinler yemeye özen göstermelisin. Uykusuz kalmamaya ve düzenli yatıp kalkmaya özen göstermelisin. Ağrılar yine girebilir; ancak bu şekilde yaşam tarzını benimsersen hem ağrılar azalabilir hemde organların daha az hasar görür. Sağlıklı ve ataksız yaşam seninle olsun.

  13. merve

    26 Ocak 2016 at 01:32

    18 yasindayim ve FMF hastaligim ortaya çıktı ataklarımi çok ağır geçiriyorum karın ve kasık ağrısı oluyor bende daha ilacimi kullanmadim ve acillerde dikoloron buscopan hicbir ise yaramıyor haberiniz olsun benim gibi bosuna igne yemeyin ..allah butun hastalara acil şifalar versin.

  14. dilan

    26 Ocak 2016 at 15:57

    çok teşekürler yalnız hegün mide ağrısı çekiyorum artık bittim tükendim mide ağrısından peki mide ağrısı efemef hastalığından kaynaklanıyor olabilirimi
    CEVAPLA

    • Sağlık Ocağım

      26 Ocak 2016 at 21:59

      – Öncelikle tekarar merhaba, Akdeniz ateşi hastalığı bazı hastalarda genellikle sindirim sistemini daha çok etkilemektedir. Bağırsak sistemi genellikle gaz sorunları, kabızlık, bazı hastalarda ishal şeklinde etkilenir iken, mide gastrit, reflü, şişkinlik gibi sorunlar ile etkilenir. Mide ağrılarının başlıca etkeni akdeniz ateşi hastalığı olabilceği gibi, reflü ya da gastrit oluşmuş ise ağrılar buna bağlı olabilir.

      – Bu ağrılar kadınlarda adet dönemlerinde daha da şiddetlenebilir. Bu ağrılar için mutlaka bir gastroentroloji uzmanına baş vurmanızda faya var. Reflü veya gastrit var ise bunlara yönelik tedavi verebilir veya yediklerine dikkat etmen ile bu durum çözülebilir. Reflü hastalığı var ise herhangi bir şey yedikten sonra en az 2 saat yatmamaya özen göstermek gerekir. Ayrıca reflüyü şiddetlendiren yiyeceklerden kaçınmak gerekir. Daha önceki cevapta belirtilen zararlı yiyecekler reflüyü de şiddetlendiren yiyeceklerdir. Bu nedenle o gıdalardan uzak durmak önemli. Her şeyin daha iyi olması dileğiyle.

  15. dilan

    27 Ocak 2016 at 12:43

    teşekkürler peki midemde reflü var bunun için hangi yiyecekler yemeliyim hangilerini yememeliyim

  16. dilan

    27 Ocak 2016 at 16:44

    gerçekten artık mide ağrısından yerimde duramıyorum yardım edin

    • Sağlık Ocağım

      27 Ocak 2016 at 21:10

      – Tekrar merhaba, reflü var demşsin; ancak bunu doktora gitmeden bilmen veya emin olman zor. Mide ağrısı sadece reflü nedeni ile olmayabilir. Mide ağrısına neden olan başka faktörler de vardır.

      – Mide ağrısına neden olan faktörler arasında herhangi bir besine karşı alerjinin olması, stres, hormonsal nedenler, psikolojik nedenler, yersiz yeme alışkanlıkları, ağır yiyecekler tüketme, mideyi üşütme, uzun süre aç kalma, aşırı baharatlı yiyecekler, safra taşı hastalığı, ülser, gastrit, helikobakter plori denilen bakteriyel bir durum, kolit gibi başka etkenler de mide ağrısı yapabilir. Bunun nedenini öğrenmek için en kısa zamanda bir gastroentroloji uzmanına gitmeniz gerekir.

      – Aşırı yağlı besinler, bisküvi, çikolata, gofret tarzı besinler, fast food tarzı hazır gıdalar, turşular, ekşi, acı ve baharatlı besinler, aşırı çay ve kahve tüketme, portakal, limon, gazoz, kola, tarzı gazlı içecekler, çok fazla meyve yemek, soğan, sarımsak, ağrı kesici ilaçlar, antibiyotikler, yemek yedikten sonra yatmak, yemek yedikten sonra çok fazla eğilmek, yemek yedikten sonra spor yapmak gibi birçok neden reflüyü şiddetlendirebilir. Öncelikle doktora gitmeniz ve nedenin ne olduğunu bilmeniz gerekir. Akdeniz ateşi hastalığı tuttuğu bölgede iltihabi bir duruma neden olarak bu kadar yoğun ağrı yaşanmasına neden olmaktadır; ancak tuttuğu bu bölgede oluşan sorunun tedavisinin yapılması için o bölgeye ait bir uzmana baş vurmak ve oradaki sorunun tedavisin yapılması gerekir.

      – Yani akdeniz ateşi hastalığında bu tür sorunların takibi gereklidir. Bu nedenle bu hastalığı romatoloji bölümleri veya devlet hastanelerinde iç hastalıkları bölümü takip etmektedir. Boşuna gereksiz ağrı kesiciler kullanmamalısın. Bazen çok sancılı dönemlerde bir fincan ada çayı biraz rahatlama sağlayabilir. Fakat ada çayı günde bir fincandan fazla içilmemelidir. Ayrıca ada çayınının ayarı önemli olduğu için en iyisi hazır ada çaylarından almaktır. Fakat her hastada aynı etkiyi göstermeyebilir. Daha çok gençsin ve bu hastalık ile yaşamayı öğrenmen önemli. Daha önce de belirttiğim gibi ev yemekleri yemek ve zararlı yiyeceklerden uzak durmak çok önemli. Ayrıca her gün yeterli su içmek de önemli. Ağrılarının geçmesi dileğiyle.

  17. dilan

    28 Ocak 2016 at 12:17

    doktora başvurdum midemde ülser var ama bir türlü geçmiyor

    • Sağlık Ocağım

      28 Ocak 2016 at 20:58

      Tekrar merhaba, midede ülser demek midede yara var anlamına gelir. Fakat bu teşhisi gastroloji uzmanı mı koydu yoksa aile hekimi mi koydu buda önemli. Ayrıca ülsere neden olan bir sebep olmalı. Gastrit ya da helikobakter plori gibi bir durum midede yara oluşmasına neden olur. Eğer bir gastroentroloji uzmanına gitmediyseniz öncelikle bir gastroloğa gitmende fayda var. İyi olman dileğiyle.

  18. dilan

    29 Ocak 2016 at 11:13

    ne yapmam gerek

  19. dilan

    29 Ocak 2016 at 11:14

    teşekürler özel bağlar hastanesinde yaptım uzman doktor fakat gastrolojiye gitmedim

  20. dilan

    29 Ocak 2016 at 11:15

    neden olan da gastrit idi

    • Sağlık Ocağım

      29 Ocak 2016 at 13:36

      Tekrar merhaba, doktora gitmen iyi; ancak mide ve bağırsak sorunları için bir gastroentroloji uzmanına gitmek daha doğru olur. Burada yaşına uygun tetkikler istenerek gastritin neden araştırılır ve gastritin nedeni bir bakteri ise bu duruma göre ilaç verilir. En kısa zamanda bir gastroloğa gitmen daha doğru olur. Uygun tedaviyi ve uygu diyeti bu gibi durumlarda uzmanı olan doktordan almak daha doğru olur. Allah kolaylık versin.

  21. dilan

    30 Ocak 2016 at 10:54

    peki endoskopi yapma gibi bir durumları varmı

    • Sağlık Ocağım

      30 Ocak 2016 at 12:22

      Merhabalar, çocuk gastroentroloji uzmanı öncelikle şikayetlerini dinleyecektir ve eğer gerekir ise endoskopi tetkiki isteyebilir. Endoskopi yönteminde korkulacak bir şey yoktur. Endoskopi işlemi sırasında hafif anestezi yapılır ve yapılan işlem duyulmaz. Detaylı sindirim sistemi bilgileri için bazen gerekli bir yöntemdir. Tekrar geçmiş olsun.

  22. dilan

    31 Ocak 2016 at 13:25

    çok korkuyorum yani 13 yaşındayım ne gibi tetkikler yaparlar sizce lütfen yardım edin çünkü endoskopiden kokuyorum ve neler yapacakalarınıda bilmiyorum yardım edin

    • Sağlık Ocağım

      31 Ocak 2016 at 19:50

      Merhabalar, Gastroloji bölümünde muayene sonrası gerekir ise mide rahatsızlıkları için yapılabilecek en önemli tetkik endoskopik yöntem ile gastroskopi'dir. Gastroskopi yöntemi de endoskopik yöntem ile yapılan bir tetkiktir. Gastroskopi yapılırken genellikle önce anestezi yapılır ve hasta ne olduğunu hissetmez. Sonrasında birkaç gün boğazda hafif bir sızlama olabilir. Gastroskopi öncesi 12 saat süresince hiç bir şey yenilip içilmez. Bu nedenle biraz aç ve susuz kalınır sadece. Aç ve susuz kalma dışında korkulacak bir şey yok aslında. Gastroloji uzmanı belki önce ilaç tedavisi verir ve geçmez ise bu tetkiki isteyebilir. Fakat diğer doktorlar mide problemlerinde uzman olmadıkları için gerekli tedavi verilmeyebilir. Tekrar geçmiş olsun.

  23. dilan

    2 Şubat 2016 at 14:51

    Merhabalar, çok teşekkürler yani ilk gittiğim gibi endoskopi yapmazlar yani önce ilaç tedavisi ile ne olduğunu anlar sonra gerekirse yaparlar değilmi

    • Sağlık Ocağım

      2 Şubat 2016 at 17:29

      Merhaba, gastroloji doktoruna gittiğinde tabi ki önce şikayetlerini dinleyecektir. duruma göre ilaç tedavisi verebilir ya da hemen endoskopi tetkiki de isteyebilir; ancak endoskopi için randevu verilir. Endoskopi muayeneye gidildiğinde hemen yapılmaz.

  24. dilan

    3 Şubat 2016 at 13:46

    çok teşekkürler yardım ettiğiniz için peki karnımız acıkıncada midemiz ağrırmı çünkü yemek yiyorum bile her zaman midem bulanıyor

    • Sağlık Ocağım

      4 Şubat 2016 at 12:33

      – Tekrar merhaba, Özellikle reflü veya gastrit şikayeti oan kişilerde karnın acıkması mide ağrısı yapar. Bu nedele bu hastalara az ve sık yemek yeme önerilir. Okul çantanda besleyici ve doyurucu özelliği olan ara öğünler bulundurmakta fayda var. Sabah kahvaltısı ve öğle yemeği arasında mutlaka bardak yoğurtlardan veya havuç, muz gibi doyurucu bir besin yemek iyi gelir. Yine öğle yemeği ve akşam yemeği arasında benzer besinler yemek faydalı olur.

      – Fakat bu atıştırmalıkların bisküvi, gofret, çikolata tarzı besinler olmamasına dikkat etmelisin;çünkü bu besinler hem faydasız hemde reflüyü şiddetlendiren besinlerdir. Aç karnına direkt meyve yememelisin. aç karnına yenen meyveler asit oranını arttırır. Meyveyi yemeklerden bir saat sonra yemek ve çok aşırı yememek gerekir. Yediğin her şeyin ılık olması ve soğuk olmamasına dikkat etmen gerekir. Karnın çok fazla acıkması ağrının artmasına neden olur. İki saatte bir doyurucu ve sağlıklı atıştırmalıklar faydalı olur. Bunları annene de söylersen sana yardımcı olacaktır. sağlıklı yaşam dileğiyle.

  25. dilan

    4 Şubat 2016 at 15:14

    çok çok çok teşekkürler çok sağolun çok yardımcı oldunuz keşke sizinle yüzyüze görüşebilsem çünkü çok iyisiniz.

  26. DİLAN

    8 Şubat 2016 at 14:09

    herkese sağlıklı günler dilerim

  27. Mahmut

    14 Şubat 2016 at 23:51

    Bende fmf hastasiyim kasıklarda ve koltuk altında yaralar çıktı kaç sefer ameliyat oldum sürekli atak geciriyorum ve yaralar sürekli tekrarlıyor grip bile olsam çok halsiz ve yorgun oluyorum ne onerirsiniz bana

    • Sağlık Ocağım

      15 Şubat 2016 at 12:50

      – Öncelikle geçmiş olsun. Akdeniz ateşi hastalığı birçok sistemi etkileyen bir hastalık olduğu için Akdeniz ateşi hastaları genellikle yorgun, uykusuz ve halsizdir. Bu durumu biraz da olsa iyileştirmenin en iyi yolu düzenli egzersiz ve/veya yürüyüş yapmaktır. En azından haftanın 4 günü yarım saatlik çok yorucu olmayan egzersiz veya 5 gün 30-40 dakikalık yürüyüş bu durumda fayda sağlayabilir.

      – Bol ılık su (günde 10-12 su bardağı su) içmek hem böbrek fonksiyonlarının korunmasında hemde yorgunluk da fayda sağlar. Çay ve kahveyi mümkün olduğunca azaltmak, kola, gazoz, sigara, alkol gibi zararlı, asitli ve gazlı içecekleri tamamen beslenmeden çıkarmak gerekir. Bunlar zaten beslenmeye hiç bir katkısı olmayan maddelerdir.

      – Mümkün olduğunca sağlıklı ev yemekleri ile beslenmek faydalı olur. Hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak (fast food, ekmek araları, turşular, acılar, aşırı baharat, sucuk, sosis, pastırma gibi gıdalardan, aşırı hamur işleri, aşırı tuzlu besinlerden, aşırı şekerli besinler, gofret, çikolata ve bisküvi tarzı nişastalı besinlerden) en az tüketmek ya da uzak durmak da fayda var.

      – Mevsiminde ve mümkün olduğunca taze gıdalar ile beslenmek gerekir ki, bağışıklık sitemini güçlendirerek bu tür yaraları önlemede faydalı olur. Koltuk altlarında kıllar jilet ile değil olabildiğince makas ile kısaltmak faydalı olabilir. Mümkün olduğunca o bölgeler her gün düzenli olarak nemlendirici iyi bir krem ile nemlendirmek fayda sağlayabilir. Koltuk altlarında deodorant, parfüm benzeri maddeler kullanmamak gerekir. O bölgeler mümkün olduğunca kuru ve temiz tutulmalıdır. Saten içeren çamaşırlar değil pamuklu çamaşırlar giyilmelidir. İki günde bir banyo yapmak faydalı olabilir. O bölgeler çok fazla sabun ve banyo bezleri ile ovulmamalıdır. Basit bir şekilde bir kez haififçe yıkayıp geçmek yeterlidir. Banyo bezleri hep ıslak kaldığı için mantar üretiler bu nedenle bu bezler kullanılmamalı ve sabunlar kuru kalacak şekilde bırakılmalıdır. Duş jelleri parfümlü olduğu için kullanmak zararlı olabilir. Bu gibi yöntemler dikkat edilir ise, verilen kolşisin ilacı düzenli kullanılır ise belki bir miktar daha iyi geçebilir. Sağlıklı yaşam ve beslenme tarzını denemek de fayda var.

      – Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı seyretmektedir. Bu nedenle önlemleri denemek gerekir. Bu durum geçmez ve devam eder ise ameliyat olmak yerine bir araştırma hastanesinde alerji immünoloji bölümünde nedenin araştırılması daha doğru olur. Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  28. Burcu

    25 Şubat 2016 at 09:19

    Yazınız ve cevaplarınız için çok teşekkürler. Ben de yaklaşık otuz yıldır bu fmf ataklarını geçiriyorum. Bazen sırtım bazen karın bölgem tutuluyor. Beslenme ile ilgili dediklerinize katılıyorum ama ağrıı sırasında yenmemeli ya da hafif egzersiz yapılmalı diyorsunuz ya bunların hiçbirini yapmak zaten mümkün değil. Atak sırasında yatakta bile dönenmiyorum üç gün sadece bir bardak su içtebildiğim ataklar oldu.
    Yurt dışı forumlarda dikkatimi çeken immunoguard adında bitkisel destek ilacından bahsediliyor. Sizin bir bilginiz var mı?
    Kolaylıklar dilerim

    • Sağlık Ocağım

      25 Şubat 2016 at 14:13

      – Öncelikle geçmiş olsun. Akdeniz ateşi hastalığı kalıtsal bir hastalıktır. Akdeniz ateşi hastalığının hastalığı ortadan kaldıran kesin bir tedavisi yoktur. Akdeniz ateşi hastalığında kullanılan kolşisin ilacı hastalığı ortadan kaldırmak için değil hastalığın ataklarını az da olsa hafifletmek için kullanılır.

      – Beslenmeye gelince; Beslenme tarzı sadece hastalık anında değil yaşam tarzı olmalıdır. Gazlı yiyecekler konusunda her hastada şikayetler farklıdır. Örneğin karnında gaz şikayeti çok fazla olan hastalarda kurubaklagiller, lahana giller, kızartmalar, hazır gıdalar, asitli içecekler gibi besinler gaz sorununu arttırır. Bu hastalara bu besinleri tüketmeyin demek çok doğru da olmaz. Çünkü bu besinlerin içinde lif içerikli ve yaşam için gerekli vitaminler, mineralle de bulunmaktadır. Fakat hazır gıdalar, kızartmalar, sigara, alkol,kola, gazoz tarzı içecekler ve yiyecekler yaşamdan tamamen çıkarılabilir.

      – Burada bahsi geçen beslenme ve egzersiz veya yürüyüş yaşam tarzı haline gelmesidir. Ataklar sırasında eğer ataklar çok ağır ise zaten bir şey yapmak mümkün olmamaktadır. Fakat 3 gün boyunca sadece su içmek doğru değildir. Çünkü aç kalmak, susuz kalmak atakların uzamasına ve vücutta bazı organların zarar görmesine neden olmaktadır. Bu nedenle ağrı ve acıya rağmen en azından iki öğün hafif beslenmek gerekir.

      – Akdeniz ateşi hastalığında beslenme yazısında bahsi geçen bazı yazılanlar bilhassa hastraların anlattıklarından alınmıştır. Fakat Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı şikayetlere neden olabilir. Önemli olan beslenme tarzı ve yaşam tarzı sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı şeklinde olur ise FMF hastalığının organlara verceği zararlar bir miktar azaltılabilir ve bu hastalık idare edilebilir.

      – Ayrıca Akdeniz ateşi hastaları kolşisin ilaçlarını doktorlarının önerdiği dozda ve düzenli içmelidirler. Akdeniz ateşi hastaları doktor kontrollerini düzenli gitmelidirler. Oluşan hasarların tedavileri bu şekilde ilerlemeden yapılabilir. Yazıda ve verilen cevaplarda bahsi geçen yaşam ve beslenme tarzı yaşam biçimi haline getirildiğinde faydalı olabilir. Sağlıklı yaşam tarzı ve sağlıklı beslenme, öğün atlamama, su içmeye özen göstermeye dikkat etmenin faydası mutlaka olur. Günümüzde tüm uzmanlar sağlıklı beslenmenin ve yaşam tarzının önemini vurgulamaktadırlar.

      -Tekrar geçmiş olsun. Her şeyin daha iyi olması dileğiyle.

  29. necdet

    26 Şubat 2016 at 22:19

    Ben de yaklaşık bir senedir efemef hastalığına yakalanmışım. Günde 4 tane ilaç alıyorum acaba ne zaman geçecek bu hastalik Lütfen bana bir cevap yazın.

    • Sağlık Ocağım

      27 Şubat 2016 at 14:10

      – Öncelikle geçmiş olsun. Akdeniz ateşi hastalığı (FMF) genellikle çocukluk çağlarında kendini göstermeye başlar. Fakat bazı hastalarda FMF hastalığının belirtileri 20-25-30 yaşları arasında ortaya çıkmaya başlar. Akdeniz ateşi hastalığı genetik bir hastalıktır ve kalıtsaldır. Kolşisin ilacı FMF hastalığını tedavi etmek için değil, hastalığın semptomlarını (belirtilerini) azaltma amaçlı kullanılır.

      – Akdeniz ateşi hastalığı farklı organlar ve sistemler üzerinde farklı belirtilere neden olabilir. Genellikle hastalarda şiddetli karın ağrısı atakları ve eklem ağrısı atakları vardır. Fakat bunun dışında birçok rahatsızlıklara neden olabilir. Akdeniz ateşi hastalığı bazı hastalarda genelde baş ağrıları, bazı hastalarda egzama tarzı cilt sorunları, bazı hastalarda karın ağrıları, bazı hastalarda eklem ağrıları, bazı hastalarda kas ağrıları, bazı hastalarda göğüs bölgesi ağrıları, bazı hastalarda böbrek sorunları, bazı hastalarda pelvik bölge ağrıları gibi birçok şikayete neden olur.

      – Yani bu hastalık geçmez. Düzenli doktor kontrolleri ve takipleri gerektirir. Akdeniz ateşi hastalığı genellikle üniversite hastaneleri gibi araştırma hastanelerinde bulunan romatoloji bölümlerinde takip edilir ve oluşturduğu komplikasyonlar takip edilir. Üniversite hastanesi bulunmayan yerleşim alanlarında hastalığın kesin teşhisi konduktan sonra iç hastalıkları uzmanları ya da gastroloji uzmanları FMF hastalığının takibini yapabilir. Kesin teşhis için öncelikle genetik testler yapılmalıdır. Tekrar geçmiş olsun.

  30. DİLAN

    5 Mart 2016 at 15:45

    hocam tekrar merhaba ben fmf hastasıyım kolşisini kullanıyorum hiçbir fayda etmiyor midem çom ağrıyor ne yapmalıyım

    • Sağlık Ocağım

      6 Mart 2016 at 13:26

      Merhabalar, Daha önce de yazmıştım mide ağrısı için bir gastroloji muayenesi gerekebileceğini, daha gastrolojiye gitmemişseniz, mide ağrısına yönelik bir tedavi uygulanmamış ise mide ağrıları ara ara devam edebilir. Mide ağrıları için öncelikle midende ağrı neden oluyor bunu bilmek gerekir ve bu duruma göre beslenme düzeni sağlanmalıdır ya da bir diyetisyen uzmanına gitmek de faydalı olabilir.

  31. DİLAN

    7 Mart 2016 at 17:07

    hocam psikolojim sıfır durumda mide ağrısı yüznden hep ağlıyorum midem hep bulanıyor ağrıyor

    • Sağlık Ocağım

      8 Mart 2016 at 10:41

      Merhaba, Artık bir gastroentroloğa gitmenin zamanı gelmedi mi? Buradan sadece bilgi verilmekte, herhangi bir şey yapılmamaktadır. Doktor miden için de mutlaka bir tedavi verecek veya diyet önerecektir. Doktora gitmekten korkmak çare değildir. Bu kadar ağrın ve acın olduğu halde ailen durumunu bilmiyor mu?

  32. DİLAN

    12 Mart 2016 at 17:15

    biliyor ama hocam götürmüyorlar ay cins aile işte o kadar acı çekiyorum psikolojik diyorlar

    • Sağlık Ocağım

      13 Mart 2016 at 22:53

      > Tekrar merhaba, Akdeniz ateşi hastalarının çektiği acıları genellikle sadece hastalar anlayabilir. Görünürde önemli bir şey yoktur. Bu nedenle hastanın çevresindekiler hastanın çektiklerini genellikle psikolojik olarak görürler.

      > Fakat hastalık bazı bölgelerde enfeksiyona bağlı olmayan iltihabi durumlara neden olmaktadır. Bu nedenle farklı bölgelerde farklı şikayetler görülür. Oluşan her iltihabi durumların tedavisi yapılmalıdır. Eğer oluşan şikayetlerin tedavileri yapılmaz ise enfeksiyona bağlı olmayan bu iltihabi durumlar o bölgelerde kalıcı hasarlara neden olabilir.

      > Fakat her şeye rağmen yine de ağrılar devam eder. Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı seyredebilir. Bazı hastalarda daha ağır, bazı hastalarda daha hafif seyredebilir. Kolşisin ilacı hastalığı tedavi etmek için değil, hastalığın ataklarının daha az şiddetli olmasında fayda sağlar.

      > Daha öncesinde de belirtildiği gibi kolşisin doktorun önerdiği dozda düzenli kullanılmalıdır. Beslenmeye ve yaşam tarzına dikkat edilmelidir. Ağrılar çok sık tekrarlıyor ve şiddetli oluyor ise ağrıyan bölge için o bölgeye yönelik uzmana görünmek gerekir. Çünkü Akdeniz ateşi hastalığı takip altında tutulması gereken bir hastalıktır. Hastalık zaten hastanın psikolojik yapısını da bozduğu için psikiyatrik tedavi de ara ara gerekebilir. Bu yazıyı annenin de okumasını sağlarsan belki seni anlayabilir.

      > Sağlığının daha iyi olması dileğiyle.

  33. Mustafa

    16 Mart 2016 at 13:24

    Merhaba arkadaslar. Allahım hepinize şifa versin.
    Sizden bi istegim olacak cok yorum yapilmis hepsini okuyamadm. Canımdan cok sevdgim kisinin bu haslataliga yakalandgini ogrendim.. ne yapacagimi bilmiyorum caresizlik bitiriyor beni
    Sizden istegim suki bu hastalik tamamen bitmiyormus. Peki ne yapmali ki bu acilari yasamasin bana yardimci olun lutfen.

    • Sağlık Ocağım

      16 Mart 2016 at 22:43

      > Akdeniz ateşi hastalığı genetik ve kalıtsal bir hastalıktır. Akdeniz ateşi hastalığı için kullanılan kolşisin ilacı vardır; ancak ilaç hastalığı geçirmek için değil hastalığın oluşturabileceği komplikasyonları ve atakları azaltmak veya daha haifif geçmesini sağlamak için doktorun önerdiği dozda her gün düzenli olarak ömür boyu kullanılması gereken bir ilaçtır.

      > Kolşisin ilacı her hastada yeteri kadar fayda sağlamayabilir; ancak amiloidoz birikimesini bir miktar da olsa önler. Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı şikayetler ile seyredebilir. Fakat hastalığın genel belirtileri karın ağrıları, eklem ağrıları, baş ağrısı, kas ağrıları, böbrek tutulumu, kalp tutulumu, karaciğer tutulumu, sindirim sistemi tutulumu, cilt tutulumu, pelvik bölge tutulumu, göz tutulumu gibi tutulumlara neden olur.

      > Bu nedenle hastalar belli aralıklar ile romatoloji bölümünde veya iç hastalıkları bölümünde takip edilir. Tutulan bölgeler için gerekli tedaviler doktorlar tarafından verilir. Yani hastanın ilacı alması ile hiç bir şey bitmez. Aşırı ağrılar veya bazı şikayetler uzun süre devam ettiğinde o alanın uzmanı olan doktor tarafından muayenesi ve tedavisi gerekebilir. Doktora gidildiğinde Akdeniz ateşi hastası olduğunu belirtmek önemlidir ki, doktorlar buna yönelik testrler ve tetkikler ister.

      > Yani oluşan her başka problem için ona yönelik tedaviler gerekir.

      > Akdeniz ateşi hastalarının yaşam tarzı, beslenmesi Akdeniz ateşi hastalığında beslenme ve hastalığı ilgilendiren diğer konularda bahsedilmektedir. Bu konuları dikkatli okumak faydalı olur.

      > Geçmiş olsun ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  34. Zehra A

    17 Mart 2016 at 23:35

    Benim FMF tanım 2014 yılında konuldu.Küçükken kulak akıntısı,sonra feci bi karın ağrısı sonucu çorum devlet has. yattım.2008 yılında ayağımda kafam kadar bi şişlik yüzünden gazi ün. yattım.2014 yılındaysa hacettepeye gittim doç.dr umut kalyoncuya o teşhisimi koydu Allah razı olsun ondan sürekli ataklarım var.Ne kadar kolsin içsemde hala ağrı şişlik ve kızarıklık var.Rabbim yardımcımız olsun.İlerde böbreğimin tekini kaybetmekten çok korkuyorum hele de bu hastalıktan ölmek çünkü çoğu zaman o ağrıyan yerimi kesmek istiyorum öyle bi acı ama Rabbime şükürler olsun ki kanser de olabilirdim 1-2 ay ömrümde olabilirdi.Siz siz olun asla ne olursa olsun umudunuzu yitirmeyin ben şu anda 19 yaşındayım hala ama hala mutluyum yaşadığım şeyleri çoğu insan kaldıramaz ama ailem ve çevrem saolsun psikolojim daima iyi tuttular.Sakın moralinizi bozmayın.Çünkü bu bizim sınavımız hala hayat devam ediyo..

    • Sağlık Ocağım

      19 Mart 2016 at 01:05

      > Öncelikle deneyimlerinizi paylaştığınız için teşekkürler. Çünkü bu tür deneyimler, burayı ziyaret eden hastalar açısından yardımcı olacaktır.

      > Akdeniz ateşi hastalığı nedeni ile çocukluğundan 30 yaşlarına kadar teşhisi konulmayan hastalar da vardır. Çünkü hastalarda farklı belirtiler, her seferinde farklı bölgelerde şikayetler meydana gelir. Kadınlarda karın ve kasık ağrıları genellikle adet günlerinde şiddetli olduğu için adet günleri ağrıları ile karışabilir.

      > Sizin henüz yaşınız genç bu nedenle beslenmenize, yaşam tarzınıza ve bol su içmeye özen gösterirseniz hastalığı biraz daha iyi tolere edebilirsiniz.

      > Örneğin Hazır gıdalardan (fast food, pizzalar, sokaklarda satılan yiyecekler, ekşiler, acılar, turşular, gofret bisküvi tarzı nişastalı besinler ve benzeri besinlerden) mümkün olduğunca uzak durmak, kola, gazoz, soda gibi içecekleri yaşamdan tamamen çıkarmak ki zaten hiç bir faydaları yok, kahve günde bir fincan sütlü içilebilir, çay günde 3-4 fincan içilebilir, alkol ve sigaradan kesinlikle uzak durmak gerekir, aşırı çikolata tarzı yiyecekler mümkün mertebede azaltılmalı, aşırı yağlı besinler, aşırı hamur işi besinler, pasta, börek, boyoz tarzı pastane ürünleri mümkün olduğunca beslenmeden çıkarılmalıdır.

      > Yaşam tarzı mümkün olduğunca ağrıların olmadığı zamanlarda her gün düzenli 30-40 dakikalık yürüyüş, iyi zamanlarınızda hafif tüm vücudu ilgilebdiren egzersizler oldukça faydalıdır.

      > Mümkün olduğunca stresten kaçınmak, uykusuz kalmaktan kaçınmak, aşırı yorulmaktan kaçınmak, yatıp kalkma saatleri düzenli olmalı, beslenme saatleri düzenli olmalı, öğünler atlanmamalı, oruç tutulmamalı, aşırı üşümemeye dikkat edilmeli, aşırı güneş altında kalmaktan korunmalı, aşırı susamaktan korunmalı, her gün en az 10- 12 su bardağı ılık su tüketilmeli, ev yemekleri yemeye özen gösterimeli, tuz azaltılmalı, gibi yöntemler hem böbrekleri hemde diğer şikayetleri daha hafif atlatmaya faydalıdır.

      > Yani sağlıklı beslenme, sağlıklı yemekler, sağlıklı içecekler, sağlıklı yaşam tarzı benimsenmeli ve ömür boyu sürdürülmelidir. Yenilip içilen her şey soğuk değil ılık olmalıdır.

      > Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  35. zahide

    21 Mart 2016 at 17:28

    Tam atak sırasında ne yapmalıyız doktor imkanımız yoksa eğer o anda?

    • Sağlık Ocağım

      22 Mart 2016 at 12:22

      > Akdeniz ateşi hastalığında ataklar her hastaya göre ve her atağa göre değişebilir. Çok yoğun olan FMF ataklarında dayanmak zor ise acil servislerde yapılan ağrı kesiciler çok az işe yaramaktadır.

      > Eklem tutulumlarında hafif hafif egzersiz yapmak ve ağrıyan bölgede kızarıklık da var ise günde 3 kez gibi havlu ile sarılı buz kompresi uygulamak bir miktar fayda sağlayabilir.

      > FMF hastalığı karın ağrısı tutulumlarında günde 2-3 kez havlu ile sarılı sıcak su torbası uygulama ve bol ılık su içmek faydalı olabilir.

      > FMF hastalığı kasık ağrısı tutulumlarında bol bol su içip sık sık tuvalete gitmek ve kısa yürüyüşler yapmak o bölgede hissedilen sıkışma hissini gidermede faydalı olabilir.

      > FMF hastalığı baş ağrısı tutulumlarında en dinlendirici yöntem uyuyup dinlenmeye çalışmaktır.

      > FMF hastalığı cilt tutulumlarında kaşıntı benzeri durumlarda ılık su ile duş almak, kaşınan bölgeyi kaşımamaya çalışmak, cildi nemlendirici kremler ile her banyodan sonra cildi nemlendirmek oldukça fayda sağlar.

      Fakat FMF hastalığında tutulumlar günlerce geçmez ise tutulum gösteren bölge ile ilgili bölüme veya romatoloji uzmanınına baş vurmak önemlidir.

      Geçmiş olsun.

  36. DİLAN

    28 Mart 2016 at 14:49

    hocam bende gastorentrolojiye gittim gerekli tetkikler yaptılar yeni bir ilaç tedavisine başladım fakat 1 ay sonra gidip renkli mide filmine gircem o filim nasıldır zararlı mı korkutucumudur

    • Sağlık Ocağım

      29 Mart 2016 at 02:22

      > Renkli mide grafisi (Floroskopi) olarak tanımlanan oldukça klasik bir görüntüleme yöntemidir. Endoskopi tetkikinin bulunmadığı hastanelerde veya endoskopi yapılması riskli olan veya endoskopi yapılması için daha küçük olan hastalarda da kullanılan bir yöntemdir. İlaçlı tomografi filmi gibi bir yöntemdir. Yani endoskopi gibi zor bir yöntem değildir ve korkulacak bir görüntüleme yöntemi değildir. Floroskopi sindirim sistemi, idrar yolları, kadın üreme organları ve vücudun birçok bölümünün incelenmesinde kullanılır.

      > Aşağıda verilen linkten floroskopi hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz

      > http://www.saglikocagim.net/floroskopi-nasil-cekilir-baryumlu-grafi-nedir/

  37. ahmed dalkilic

    30 Mart 2016 at 19:22

    Oğlum 4,5 yaşında astım allerji hastası ve uzun süredir karın ağrısı şikayeti vardı doktora gittiğimizde astım atak geçirdiği için karın ağrısı olur dedi ..
    Sağlığı yerindeyken her sabah kalktığında bacakların agriyo karnim agriyo diye sikayetleniyodu .bende doktorun demeziyle astimdan kaynaklaniyo diye kulak ardı ediyordum 15gün önce şiddetli karın ağrısı ateş ve bacak ağrısıyla doktora gittik Dr fmf den şüphelendi kan tahlilleri istedi ve beni cerrah pasa dakiçocuk romotolojiye Ozgur kasapcupura yonlendirdi .. Doktora dedimki kesin oğlum fmf mi romotoliji karar verecek dedi ve oğlumun sedimentosyonu 371 cikti beni bilgilendirisrniz sevinirim..

    • Sağlık Ocağım

      31 Mart 2016 at 12:30

      Akdeniz ateşi hastalığı oğlunuzun yaşadığı sıkıntıları bir arada veya ayrı ayrı dönemlerde yaşatan bir hastalıktır. Akdeniz ateşi hastalığı genetik bir hastalıktır. Romotoloji takibinin yanı sıra genetik testlerin de yapılması gerekir. Ayrıca anne ve babanın aile yakınlarında (annene, babaanne, dedelerde, amca, dayı, hala, teyze, sizin bile tanımadığınız büyük dedeler ve nineler gibi) FMF hastalığı var ise oğlunuzda olma ihtimali de yüksektir. Akdeniz ateşi hastalığı atakları sırasında karın ağrısı, eklem ağrısı ve ateş yükselmesi hastalığın varlığını yüksek oranda doğrulamaktadır.

      Sedimantasyon kan testi normal viral veya bakteriyel enfeksiyon varlığında da yükselebilir. Viral ya da bakteriyel enfeksiyon varlığında da eklem ağrıları yüksek ateş görülebilir. Akdeniz ateşi hastalarında astım hastalığına benzer şikayetler de çok sık görülür. Akdeniz ateşi hastalarında alerjik cilt döküntüleri de görülür. Yani Akdeniz ateşi hastası olma ihtimali yüksek. Romatoloji kararını verdikten sonra genetik testleri de yaptırmanızda fayda var.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  38. ahmed dalkilic

    30 Mart 2016 at 19:27

    Oğlum normalde çok cobuk yorulan çok hasta olan yemekle arası olmayan ve ağrılarından dolayi çok mızmız biri hem astım ilaçları hem kullanırsa kolsisin bu ilaçlar ağır olmaz mı. Kalbindede masum ufurugu var.. Önerimiz için şimdiden teşekkürler..

    • Sağlık Ocağım

      1 Nisan 2016 at 12:13

      > Kolşisin her ilaç gibi yan etkileri olan bir ilaçtır. Astım şikayetleri çocuk büyüdükçe geçebilir veya geçip tekrarlayabilir. Verilen her ilacın yararı olduğu kadar yan etkileri de vardır. Fakat Akdeniz ateşi hastalığı tedavisi için kullanılan başka bir ilaç yoktur.

      > Kalpte üfürüm çocuklarda rastlanan üfürümler genellikle masum üfürümlerdir ve Akdeniz ateşi hastalarında genellikle kalp problemleri de olmaktadır. Amiloidoz birikimi kalp tutulumu da yapmaktadır. Daha çok küçük oğlunuz, ancak hastalığın ilerlemesi organ kayıplarına neden olabilir. Çocuklar için kolşisin ilacının dozu düşük verilebilir. Bu durumu hem çocuk toktoru hemde romatoloji uzmanlığı birlikte karar vermeli ve ona göre tedavi uygulamalıdır.

      > Her şeyin daha iyi olması dileğiyle.

  39. f.b.

    1 Nisan 2016 at 02:57

    Merhaba, ben 21 yaşındayım. 1,5 yaşımda başlayan şikayetler(ayaklarda morarma, şişme, karın ağrısı...) sonucu hastanelerle tanıştık. Bir türlü konulamayan teşhis yüzünden 5 yaş civarı bağırsaklarımin yapismasindan dolayı ameliyat oldum. Tabii ameliyat öncesinde FMF teşhisi konuldu. Sürekli kontrol altında olmama ve kolsisin kullanmama rağmen çok sık atak geçiriyordum. Hala atak geçirmekle birlikte 1-1,5 yıldır farklı formlarda etkiliyor. Aslında merak ettiğim bazı şeyler var. Yaklaşık 20 yıldır FMF hastasıyım ve her geçen gün yeni bir şey daha öğreniyorum. Ama malesef birçok gittiğim doktordan hastalık hastası muamelesi görerek dönüyorum ve bu durum psikolojik olarak artık çok yoruyor( daha lisedeyken 7 aylık hamile karnı kadar şişiyordu karnım ve mide ağrısı mide bulantısından ölüyordum. gastroenteroloji uzmanına başvurduk fmften kaynaklıysa en azından bilelim diye fakat reflu imasında hiçbir şey yok gibi gönderdi. Baş ağrısı, aşırı uyku, bel sırt ve omuz ağrısı... kasık ve kuyruk sokumu ağrısı.. 14 yaşımda böbreklerinden kum süzmem... vücudumda oluşan ufak yaraların bile geç iyileşip iz bırakması..) ılgili doktorlara da psikiyatra da gittim sebep ne ise tedavisi olsun diye ha eğer FMF ise onu bileyim diye.. ama malesef hep olumsuz dönüt! Bilginize ve ilginize güvenerek FMF ile yazdıklarımın bağlantısını açıklarsaniz sevinirim. Birçok yerde araştırdım bu şekilde güzel bilgi olan ilk defa denk geldim ve ilk def yazıyorum emeğinize yüreğinize sağlık...
    Bir de ben yürüyüş gibi sporlarda atak yaşıyorum ama sırt ağrılarım olduğu için spor yapmam gerekiyor nasıl bir şey tavsiye edersiniz?
    Çok teşekkür ederim, FMFli arkadaşlara da Allah şifa ve sabır versin zira çok ihtiyaç oluyor :))

    • Sağlık Ocağım

      1 Nisan 2016 at 16:15

      > Öncelikle deneyimlerinizi burada paylaştığınız için teşekkürler. Burada paylaşılan deneyimler sayesinde hastalığı bulunamayan ve benzeri belirtiler yaşayan hastalara yol gösterici olacaktır mutlaka.

      > Tarif ettiğiniz birçok belirti Akdeniz ateşi hastalarında görülen belirtiler arasındadır. Akdeniz ateşi hastalığı nedeni ile hastalar yıllarca konulamayan teşhisler yüzünden ameliyat geçirenler oldukça fazladır. Akdeniz ateşi hastalığı genellikle çocukluk döneminde başlar ve teşhis edilemediği için 35-40 yaşından sonra bile teşhis edilen hastalar vardır. Bu nedenle böbreklerini kaybeden ve yıllarca diyalize girmek zorunda kalan hastalar da vardır.

      > Hastalığın bulunmamasının sebeplerinden biri aslında yanlış uzmanlıklara ve her defasında farklı doktorlara gitmek iken, diğer bir neden ise hastalığın genetik olmasından dolayı yakın akrabalarda hastalık teşhis edilmesine rağmen hastaların çevresinden hastalığı saklaması da sayılabilir.

      > Akdeniz ateşi hastalığının Türkiye'de bu kadar sık görülmesinin en önemli nedenlerinden biri de "maalesef akraba evlilikleridir". Akdeniz ateşi hastaları hastalık ile yaşamayı öğrenmek zorundadır. Çünkü Akdeniz ateşi hastalığında uygulanan tedavi şifa sağlamak için değil, atakların şiddetini azaltmak içindir.

      > Kolşisin kullanmaya rağmen ataklar farklı formlarda kendini devam ettirdiği gibi, her hastada kolşisin aynı etkiyi göstermemektedir. Yinede organ kaybını önlemek için kolşisin doktorun önerdiği dozda düzenli olarak kullanılmalıdır. Kolşisin sadece ataklarda değil ömür boyu düzenli kullanılması gereken bir ilaçtır.

      > Akdeniz ateşi hastalığında beslenme de çok ama çok önemlidir. En önemlisi de sık sık ilaç kullanıldığı için her gün bol bol ılık su içmektir.

      AKDENİZ ATEŞİ HASTALIĞI ve YAŞAM TARZI

      > Akdeniz ateşi hastalığında oluşan komplikasyonlar kendini çok ciddi göstermeye başladığında ilgili bölümlere baş vurmak gerekir. Bu yüzden hastalık romatoloji bölümlerinde takip edilir. Psikolojik sorunlarda nöroloji ya da psikiyatriste, sindirim sistemi sorunlarında gastroentroloji, eklem, kas sorunlarında ortopedi ve fizik tedavi, baş ağrısı sorunlarında ve sinir şıkışmalarında nöroloji, böbrek ve idrar yolu sorunlarında kadın doğum ve üroloji, cilt sorunlarında cildiye, göz sorunlarında göz doktoru, kalp sorunlarında kardiyoloji gibi birçok komplikasyona birçok uzmanlık alanı takibi gerekir.

      > Akdeniz ateşi hastalığında beslenme ve düzenli egzersiz ve yürüyüş de çok önemlidir. Ev yemekleri, sağlıklı besinler, her şeyin ılık yenmesi ve soğuk hiçbir şey yememek gerekir. Kola, gazoz, sigara, alkol gibi içeceklerden kesinlikle uzak durmak, hazır besinlerden (gofretler, bisküviler, aşırı çikolata gibi yiyecekler, sokakta yenilen yiyecekler, acılar, ekşiler, salamura gıdalar, sucuk, sosis gibi gıdalar, fast food tarzı beslenme) gibi beslenme tarzlarına dikkat edilmelidir.

      > Üşütmemek, ayakları üşütmemek Akdeniz ateşi hastalığında çok önemlidir. Düzenli uyumak, düzenli yatıp kalkma saatleri, en önemlisi de bol ılık su içmek çok önemlidir. Tuzsuz veya az tuzlu, az yağlı beslenmeye özen gösterilmelidir. Kızartma tarzı beslenme yeteri kadar azaltılmalıdır. Aşırı hamur işi ve tatlı beslenme azaltılmalıdır.

      > Her şeyin daha iyi olması dileğiyle.

      • f.b.

        2 Nisan 2016 at 02:17

        Ilginize teşekkür ederim. Aslında bebeklik-çocukluk döneminde ciddi sıkıntı yaşamam erken teşhis açısından bir avantaj oldu benim için[tabi erken teşhis ne kadar doğru tartışılır zira iltihap sonucu bağırsaklarım yapıştı :)]. Fakat diğer ilgili bölümlerde kan tahlilleriyle sonuca varıp bir şey yok diyorlar artık doktora gitmek istemiyorum.. yaşım gereği enerjik az uyuyan ve sağlıklı olmak istiyorum( tıbbi ya da bitkisel çok şey denedim; polen, bitkisel takviyeler, kürler ve daha nicelerini.. fast food ya da asitli içecek gibi alışkanlığım da yoktur. Soğuğa dikkat ederim kolsisin aksatmadan içmeye çalışırım lakin bunlara rağmen sürekli halsiz güçsüz yorgun uykulu olmak sosyal açıdan utandırıcı bir hal alıyor..) bir de egzersiz konusunda özellikle tavsiye edebileceğiniz birspor var mıdır çünkü ayakta fazla kalma sonunda ağrı kesiciler gözüküyor da malesef :))
        FMF hastası olmayı çoktan kabullendim ama vücutta oluşan sıkıntılarınsebeplerini tam bilemiyorum FMF kaynaklıysa hepsine kabulüm, sadece tamanlamıyla artık FMF açıklanmalı diye düşünüyorum..
        Bizlere bu imkânı sağladığınız için çok teşekkür ediyorum..
        Sağlıcakla..

        • Sağlık Ocağım

          3 Nisan 2016 at 12:24

          > Akdeniz ateşi hastalığının ataklarında rol oynayan etken enflamasyonun olduğu bölgede amiloidoz birikimidir. Akdeniz ateşi hastalarında proteinlerdeki zararlı maddelerin atılımını sağlayan gen normal işlevini yerine getirememekte ve proteinlerdeki bu zararlı maddeler vücudun herhangi bir organında, ekleminde ve benzeri yapılarında birikerek o bölgede enfeksiyon veya enflamasyon gelişmesine neden olmaktadır. Genellikle vücuttaki zayıf bölgelerde enflamasyon yaptığı da görülmektedir. Enfeksiyon ya da enflamasyon gelişen bölgede ağrı, ateş, kızarıklık, şişlik gibi oluşumlar meydana gelir.

          > Şimdiye kadar genetik testler yapılmadı ise üniversite hastanesi gibi bir araştırma hastanesinde genetik danışmanlık bölümünde genetik testleri de yaptırabilirsiniz. Fakat genetik testler de Akdeniz ateşini % 100 doğrulamadığı gibi, benzer mutasyonlar saptandığında genetik danışmanlık alınması uygundur denilir. Bazı hastalar gen taşıyıcısı olmasına rağmen Akdeniz ateşi hastası olmaz. Bazı Akdeniz ateşi hastaları ise gen taşıyıcısı olmadığı halde Akdeniz ateşi hastası olurlar. Yani oldukça karışık bir durumdur. Bu durum genetik uzmanlığını daha iyi kapsar.

          > Sizdeki şikayetlerin çoğu Akdeniz ateşi hastalarında görülür. Fakat her hastada farklı hasarlar oluşabilir. Karın içi yapışıklıklar doğumsal da olabilir. Akdeniz ateşi atakları sırasında ağrı kesiciler çok fazla işe yaramaz. Bitkisel çok fazla bir şeyler karıştırmanız organlarınıza daha fazla zarar verebilir.

          > Sağlıklı beslenmeyi, düzenli yürüyüş yapmayı, düzenli kardiyo egzersizleri yapmayı, günde en az 10-12 su bardağı ihtiyaç duyarsan daha fazla oda sıcaklığında su içmeyi, öğün atlamadan beslenmeyi gibi önerileri yaşam tarzı haline getirmek faydalı olur. Çünkü bu şekilde yaşam tarzı ile hiç bir organını kaybetmeden; ancak bazı organlarında hasarlar ile atlatmaya çalışmış 40-50 yaşına kadar gelen Akdeniz ateşi hastaları olmakla birlikte, sağlıksız beslenen, sigara içen, egzersiz nedir bilmeyen, su yerine çay, kahve içen daha 40 yaşına bile gelmeden her iki böbreğini de kaybetmiş Akdeniz ateşi hastaları da vardır.

          > Stres yapmamanızda da fayda var. Mümkün olduğunca ağrı kesicilerden uzak durmanızda fayda var. Herhangi bir yerinizde ciddi sorun varlığında ilgili bölüme gitmenizde fayda var. İlacınızı düzenli kullanmanızda fayda var. Günlük yaşamınızı sürdürmenizde fayda var. Ataklar sırasında dinlenmek faydalı olur.

          > Tekrar geçmiş olsun ve geçmesi dileğiyle.

  40. DİLAN

    6 Nisan 2016 at 17:56

    hocam sürekli nefesim kesiliyor çok şiddetli hiç nefes alamıyorum doktora gittim yine fayda etmedi ne yapmalıyım neyden kaynaklanıyor olabilir

  41. lala

    23 Nisan 2016 at 22:24

    Salam her kese.Ben AZERBAYCANDAN yaziyorum.Abime 4 yildir bir cok hastalik soylendi,sonunda boyle hastalik oldugunu oyrendik.Lutfen turkiyede bu hastaliga bakan tani tedavi yapan hastane adi,doktor soyleye bilirmisiniz.Nereye gitmek lazim oldugunu bilmiyoruz.Lutfen cevap yazarsaniz cok iyi olur.bekliyicem rt

    • Sağlık Ocağım

      24 Nisan 2016 at 13:07

      > Akdeniz ateşi hastalığı biraz zor teşhis edilen bir hastalıktır. Yıllarca farklı ağrılar, farklı şikayetler ile hastanelere, acil servislere baş vurulur; ancak bir sonuç alınamaz genellikle. Akdeniz ateşi hastalığı üniversite hastanelerinde bulunan romatoloji kliniğinde takip edilir genellikle. Akdeniz ateşi hastalığı teşhis edildikten sonra genetik danışmanlık da almak gerekir. Yani iyi bir üniversite hastanesine gitmek ve orada bulunan genetik danışmanlık bölümüne baş vurmak gerekir. Buradan romatoloji bölümüne sevk edilir hastalar.

      > AKDENİZ ATEŞİ HASTALIĞININ BELİRTİLERİNE GELİNCE; Karın ağrısı tüm karın bölgesini tutan, peritonitte (karın zarı iltihabında) görülen belirtilerin yaklaşık aynısı hastada vardır ve buna bağlı olarak peritonit ile karışabilir. Ataklar birkaç saat içinde azdan yükseğe doğru artar ve 4-8 saat şiddetli devama eder ve sonrasında kendiliğinden azalmaya başlar ve 4-6 gün bu ağrılar devam edebilir. Acil servislik olur hasta; ancak yapılan ağrı kesiciler hiç fayda etmeyebilir.

      > Eklem tutulumunda büyük eklemler tutulur (diz, ayak bileği, kalça ve dirsek eklemi gibi) % 75 hastada her atakta tek eklem tutulumu görülür. Artrit (eklem iltihabı) haftalar, aylar sürebilir ve ataklardan bağımsız olarak kendini gösterir ve bazen ara ara gezici özelliktedir.

      > Göğüs zarı iltihabı ve kalp zarı iltihabı nedeni ile göğüs bölgesinde şiddetli ağrı olur ve bu ağrı akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ile karışır.

      > Kasık bölgesinde ve testislerin üst kısmında ağrı, kızarıklık, şişlik gibi şikayetler görülebilir ve bu durum akut skrotumla karışır.

      > Kas ağrıları ve kas tutulumları bazen tek başına bile görülebilir ve kas romatizması ile karışabilir.

      > Deri sorunları (kaşıntılı, kızarık veya nokta nokta kaşıntılı, döküntüler) görülebilir.

      > Bütün bu belirtilere ateşlenme eşlik edebileceği gibi, bu belirtilerin hiçbiri olmadan da sadece yüksek ateş % 25 hastada görülebilir.

      > Akdeniz ateşi hastalarında böbrek tutulumu (böbrek iltihabı, böbrek taşları, böbrek yetmezliği gibi) durumlar görülebileceği gibi bu tutulum bu böbrek hastalıkları ile de karışabilir.

      > Akdeniz ateşi hastalarında göz tutulumu (konjunktivit, göz alerjisi gibi) görülebilir.

      > Akdeniz ateşi hastalarında diş tutulumu (diş ve diş etleri enflamasyonu ya da iltihabı gibi) görülebilir.

      > Akdeniz ateşi hastalarında beyin tutulumu (baş ağrıları, beyin iltihabı ve benzeri gibi) tutulumlar da görülebilir.

      > Akdeniz ateşi hastalarında yemek borusu sorunları, boğaz enfeksiyonları, ağız yaraları, mide sorunları gibi daha benzeri sorunlar görülebilir.

      İyilik ve sağlık dileğiyle.

  42. lala

    27 Nisan 2016 at 20:59

    Cok tesekkurler genis cevaplandirdiginiz icin..Ankarada hangi hastaneye gitsek ismini soyleyebilirmisiniz ?

    • Sağlık Ocağım

      28 Nisan 2016 at 11:44

      Akdeniz ateşi hastalığı üniversite hastanesi veya araştırma hastanesi gibi hastanelerde romatoloji bölümünde takip edilir. Akdeniz ateşi hastalığı hastalık tam teşhis edildikten sonra devlet hastanelerinde iç hastalıkları bölümlerinde de takip edilebilir.

      Geçmiş olsun ve sağlık dileğiyle.

  43. Emre Börekci.

    29 Nisan 2016 at 00:22

    Fmf hastasıyım ve allah yardımcınız olsun düşmanıma böyle ağrılar vermesin Rabbim ben ölümü istiyorum o kadar ağır geçip durdurulamıyor ki hastanede geçti 15 senem ve teşhis geç konuldu kasapların eline düştük kesilmedi yer kalmadı teşhis konulana kadar

  44. lütfen acil cevap verin

    28 Mayıs 2016 at 17:14

    herkese allah acil şifalar versin 18 yaşındayım 12 senedir fmf ile mücadele ediyorum şu anda bu yazıyı yazarken atak geçiriyorum yaklaşık 4 senedir sigara içiyorum ataklarım son 1 senedir arttı ve ilacımı düzenli kullanıyorum (kolşisin) ataklarımın artmasında ne gibi bir etken vardır yardımcı olursanız sevinirim bu arada atakları şiddetini azaltacak bir yöntem biliyormusunuz tekrardan geçmiş olsun.

    • Sağlık Ocağım

      29 Mayıs 2016 at 15:23

      – Akdeniz ateşi hastalığı (FMF) genellikle çocukluk çağlarında belirti verebileceği gibi farkında olmadan 30'lu yaşlara kadar teşhis edilemeyen hastalar da vardır.

      – Akdeniz ateşi hastalığı kalıtsal bir hastalıktır ve tedavide kolşisin kullanılmaktadır. Kolşisin ömür boyu doktorun önerdiği dozda düzenli olarak kullanılır.

      – Kolşisin atakların azaltılması veya şiddetinin azaltılması için kullanılır. Kolşisin atakları tetiklemez. Kolşisin ilacının da yan etkileri vardır ve en sık görülen yan etkileri gastrointestinal sistem yan etkileridir (ishal, kusma, karın ağrısı krampları gibi).

      – Fakat ilaç kullanılmaz ise ciddi organ hasarları gelişebilir. Örneğin böbrek yetmezliği, karın içi yapışıklıklar, mide ülserleri, beyin iltihabı, iç kulak sıvı dengesi bozukluğu, eklem iltihabı ve ameliyatları gibi.

      – Akdeniz ateşi hastaları öncelikle sigara, alkol, kola, gazoz gibi zararlı içecekleri hayatlarından tamamen çıkarmalıdır.

      – Akdeniz ateşi hastaları mümkün olduğunca az tuzlu ve ya tuzsuz beslenmelidir.

      – Akdeniz ateşi hastaları hazır gıdalardan (sucuk, salam , sosis, nişastalı gofret, bisküvi gibi, turşular, aşırı acılar, aşırı ekşiler, fast food tarzı beslenmeden, aşırı tatlı ve hamurişi gıdalardan, pastane ürünlerinden gibi içinde ne olduğunu bilmediği beslenme tarzından) kaçınmalı ya da en aza indirmelidir.

      – Akdeniz ateşi hastaları ayakları üşütmekten, karın bölgesini üşütmekten, yağmurda ıslanmaktan, aşırı uykusuzluktan, aşırı yorulmaktan mümkün olabildiğince kaçınmalıdır.

      – Akdeniz ateşi hastaları soğuk içilen veya yenilen besinleri veya içecekleri soğuk değil ılık tüketmelidir. Mümkün olduğu kadar bol ılık su tüketmelidir.

      – Akdeniz ateşi hastaları haftanın en az 4-5 günü düzenli yürüyüş yapmalı veya düzenli egzersiz yapmalı gibi sportif olmaya çalışmalıdır.

      – Akdeniz ateşi hastaları normal kilosunun üzerine çıkmaktan ve kilo almaktan kaçınmalıdır.

      Yani Akdeniz ateşi hastaları sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam tarzına dikkat etmelidir.

      Her şeyin daha iyi olması ve sağlık dileğiyle.

  45. Ömer burhan

    2 Haziran 2016 at 12:03

    Benim fmf hastalığı teşhisi 20 yaşında koyuldu ama tabiki bu hastalık doğuştan itibaren var.teshis koyulana kadar gittiğim doktorlar kum doküyorsun,dediler az kalsın nerdeyse apandisit ameliyatı oluyordum.sonunda iyi doktor sayesinde teşhis kondu uzun seneler ilacını kullandım ama fmf hastalığı böbrekte yaptığı tahribat sonucu böbrek yetmezliği oldu 9 sene nefrolojide tedavi oldum malesef 53 yaşında böbrekler işlevini yapamaz duruma geldi bir sure Dializ tedavisi sonrasında böbrek nakli oldum 1 sene geçti şimdi çok iyiyim fmf hastası olan kisiler tedavilerini aksatmadan devam etsinler bide nefrolojide bölümünde gerekli tahlilleri yapsınlar tüm hastalara acil sifalar

    • Sağlık Ocağım

      3 Haziran 2016 at 14:04

      Öncelikle deneyimlerinizi ve bilgilerinizi burada paylaştığınız için teşekkürler. Bu sayede birçok hasta bilgi sahibi olabilmektedir.

      Geçmiş olsun ve her şeyin daha iyi olması dileğiyle.

  46. Ahmed berat

    14 Haziran 2016 at 00:31

    Hayırlı sahurlar ...
    İki ay öncede yazmıştım 4,5 yaşındaki erkek çocuğum Ahmed berat icin. çok güzel bilgilendirdi tekrar teşekkür ederim dün genetik testimiz çıktı Ve sonuçta
    (R761H)heterozigot olarak saptanmıştır:hgmd veribatininda hastalığa sebep olan mutasyon (disease caising mutation) olarak tanımlanmıstir .ne anlama geliyor acaba taşıyıcı mi yoksa fmf hastası mi,,hastsligi anne veya babadan mi almış nasıl öğrenebilirim,a yrica oğlum melez bu etkiler mi

    • Sağlık Ocağım

      16 Haziran 2016 at 02:49

      – Genetik testler genetik uzmanlığında değerlendirildiğinde bile Akdeniz ateşi için kesin hastalık varlığı hakkında bilgi verilmez, çünkü Akdeniz ateşi hastalığı için tek bir gen sorumlu tutulmaz. Akdeniz ateşi hastalığından sorumlu daha fazla gen saptandığı bildirilmektedir.

      – Bu test sonucu ile tekrar genetik analiz uzmanlığına gidilir ve burada bu test sonucu incelendikten sonra hastalık ile ilişkili bölüme yönlendirilirsiniz, Akdeniz ateşi hastalığı için ilgili bölüm iç hastalıkları ve/veya romatoloji bölümüdür ve bu bölümlerde gerekli testler, tetkikler yapılır, hastalığa uygun veya hastalıktan şüphelendiren sonuçlar çıkar ise kolşisin tedavisine başlanır, belli bir süre kolşisin tedavisinden sonra kolşisin tedavisinin vereceği yanıta göre hastanın kesin teşhisi konulur genellikle.

      – R761H Akdeniz ateşi hastalığında da araştırılan bir mutasyondur.

      – MEFV gen mutasyon analizinde FMF hastalığı için E148Q, P369S, F479L, M680I (G/C), M680I (G/A), I692del, M694V, M694I, K695R, V726A, A774S, R761H gibi mutasyonlar taranmaktadır.

      – Yani bu durumun genetik uzmanlık eğitimi almış ve bu konuda deneyim sahibi olmuş uzmanlar tarafından değerlendirilmesi daha uygun olur.

      – Akdeniz ateşi hastalığı için şimdiye kadar yapılan çalışmalara göre en fazla uyumlu gen mutasyonu M694V mutasyonudur, ancak bu durum anne tarafından veya baba tarafından gen alımına göre de değişmektedir.

      – Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarda Akdeniz ateşi hastalığından başka gen mutasyonları da sorumlu tutulmuştur.

      Doktor kontrollerinizi devam etmeniz doğru olur.

      İyi sonuçlar almanız ve sağlıklı yaşam dileğiyle.

  47. Nuran

    26 Haziran 2016 at 15:56

    Iyi gunler oncelikle bu hastaligi yasayan herkese gecmis olsun. Bunu yasamadan kimse anlamaz. Benim bugun tam 7. Gunum ve halen yatakdayim tamamem hayattan koptum sanki o kadar agri cekiyorum kI iki gun once acile gittigimde hicbisey yapamayiz Sadece agrimi dindirip serum verip yolladilar. Geri geldiginde iki saat Sonra tekar agrilarim tuttu. Halen yasiyorum. Ben cok merak etrim acaba benim gini ataklari bu kadar uzun ve siddetlI olan varmi. Ben uzanirken dizlerimi bile toplayamiyorum ve uyurken saga sola donerken karnim yirtiliyor gibi oluyor. Ben bu hastaligimi yeni ogrendim 1 ay oluyor 3 senedir cekiyorum ve but ulkede bu hastaligi bilen cok doktor yok. Nolur birilerini belki ataklrini yazarsa belki biraz icim rahatlar. Cumki ben korkuyorum belki baska bir hastalik var bulmuyorlar diye

    • Sağlık Ocağım

      27 Haziran 2016 at 12:50

      – Akdeniz ateşi hastalığı genellikle çocukluk dönemlerinde başlayan ancak bazı hastalarda 20-30'lu yaşlardan sonra şiddetlenen ve dayanılmaz ağrılara yol açabilen genetik, kalıtsal bir hastalıktır.

      – Akdeniz ateşi hastalığı her hastada farklı seyredebileceği gibi aynı hastada da ataklar farklılık gösterebilir.

      – Karın ağrısı atakları şiddetli olan olgularda genellikle hastalığın sebep olduğu bağırsak problemleri ya da mide problemleri de vardır ve bu problemler için iyi bir gastroloji uzmanına gitmek önemlidir, çünkü bu problemler için kolşisin dışında başka ilaçlar kullanılması da gerekebilir.

      Akdeniz ateşi hastalığında hakkında daha fazla bilgiyi altta verilen linklerden ulaşabilirsiniz.

      > http://www.saglikocagim.net/akdeniz-atesi-hastalari-ataklarda-ne-yapabilir/

      > http://www.saglikocagim.net/ailevi-akdeniz-atesi-fmf-hastaligi-belirtileri/

      > http://www.saglikocagim.net/ailevi-akdeniz-atesi-fmf-hastaligi-nedir/

      Kolaylık ve daha iyi yaşam dileğiyle.

    • dilan

      18 Ağustos 2016 at 21:49

      merhaba bende aynı hastalıktayım bende senin gibiydim önceden babamda öyleyle yerden kalkamıyodu babamdada o hastalık varda bendede var bende aynı öyleydim ama bu ilaçlarını ullandıktan sonra iyileşti ama şimdide bu ilaçların faydası yok hala atak geçiriyorum yani allah hepimize dayanma gücü versin

  48. Canan

    30 Haziran 2016 at 18:28

    Benim oğlum 4,5 yaşında bugün fmf teşhisi konuldu.karın ağrısı, boğazlarda ateş, eklem ağrıları şikayetleri vardı ayrıca alerjik astım hastası bugünden itibaren kolşinin kullanmaya başlıyacağız. Fakat yemek konusunda bizi doktor hiç bilgilendirmedi iyiki bu sayfaya denk geldim ve okudum benim oğlumun en sevdiği yemekler yasak napcam bilmiyorum zaten çok zor yemek yiyen bir çocuk şimdi hiç bişey yediremiycem 🙁

    • Sağlık Ocağım

      1 Temmuz 2016 at 17:04

      – Akdeniz ateşi hastalığı zor teşhis edilebilen bir hastalıktır, bu nedenle teşhisin yanı sıra genetik testlerin yapılması da önemlidir. Akdeniz ateşi hastalığı gibi şikayetlere neden olabilen başka sistemik hastalıklar da vardır.

      – Sizin de bildiğiniz ailede başka Akdeniz ateşi hastası yok ise genetik testleri yaptırmanız da gerekir fakat anne veya baba tarafında bilinen FMF hastası var ise çocukta Akdeniz ateşi hastalığı riski yüksektir.

      – Akdeniz ateşi hastalığında kolşisin tedavisinin doktorun önerdiği dozda kullanılması kadar kişinin ya da çocuğun beslenme ve yaşam tarzı da önemlidir. Hastalık kalıcı bir hastalıktır, bu yüzden hasta yaşamı süresince beslenme ve yaşam tarzına dikkat etmelidir.

      – Çocukları beslenmeyi anlatmak zordur fakat 4-5 yaşlarındaki çocukların beslenme tarzını değiştirmek büyüklerden daha kolaydır.

      – Çocuğunuzu şimdiden nasıl alıştırırsanız çocuğunuz o şeklide devam edebilir. Burada önemli olan çocuğun ev yemekleri ile beslenmesidir. Ona lezzetli ev yemeklerini alıştırarak ev yemeklerini sevdirebilirsiniz fakat yemeklerin mümkün olduğu kadar az tuzlu, az yağlı olmasına özen göstermeniz de önemlidir.

      – Bu yaşlardaki çocuk için zaten sağlıklı beslenme tarzı önemlidir, hasta olsa da olmasa da.

      – Aşırı hazır gıda tüketiminden kaçınmak, gazlı içecekleri çocuğa hiç alıştırmamak, aşırı tuzlu besinleri mümkün olduğunca azaltmak, kızartmalardan uzak tutmak, çocuğun oda sıcaklığında yeterli su tüketmesini sağlamak, çocuğun ayaklarını, karnını, üşütmesinden korumak gibi önlemler önemlidir.

      – Yani sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam tarzı, zararlı içeceklerden ve yiyeceklerden kaçınma, düzenli öğünler, yenilip – içilen her şeyin ılık olması, düzenli uyku saatleri gibi yaşam tarzının sadece Akdeniz ateşi hastalığında değil, sağlıklı insanlarda bile benimsenmesi gerekir. Kendiniz için de bu tür yaşam ve beslenme tarzını uygularsanız çocuğun sizden görerek alışması ve benimsemesi çok zor olmaz.

      – Unutulmamalıdır ki çocuklar çoğunlukla büyüklerden gördüklerini taklit ederler. Çocuklar için en iyi örnek anne, baba ve ev halkıdır.

      Çocuklarda yemek seçme nasıl önlenir hakkında daha fazla bilgiyi altta verilen linkten ulaşabilirsiniz.

      http://www.saglikocagim.net/cocuklarda-yemek-secme-nasl-onlenir/

      Sağlıklı yaşam sizinle olsun.

  49. tuba

    14 Temmuz 2016 at 02:19

    meraba ben 7 yaşındayken fmf teşhisi konulmuştu her yıl düzenli kontrole gidiyordum ve kolşisini kullanıyordum doktorum düşük bi ihtimal de olsa ergenlik çağından sonra hastalığı atlatabileceğimi söylemişti ve 16 yaşına geldiğimde kontrolümden 2 ay önce ilaç kullanmayı bırakmıştım sonra tahlillerim normal çıktı 6 ayda bir tahlil yapıp kontrole gitmem şartıyla ilacı bıraktım ve 4 yıldır kullanmıyorum ondan sonra amiloid a tahlillerim hep normal çıktı ama eklem ağrılarım hiç geçmedi hala belli aralıklarla oluyor ayrıca son iki aydır fmf ağrılarına benzer ataklarım oluyor acaba tekrar nüksetmiş olabilir mi? ama sedim crp tahlillerim normal düzeyde nasıl bir açıklaması olabilir?

    • Sağlık Ocağım

      15 Temmuz 2016 at 14:15

      – Akdeniz ateşi hastalığı kalıtsal bir hastalıktır. Yani FMF hastalığı tedaviler ile geçmez. Kolşisin tedavisi hastalığı tedavi etmek için değil mümkün olduğunca amiloid birikimini önlemek ve ömür boyu tedavi için kullanılır.

      – Siz, çocukken ilaç tedavisine başladığınız için doktorunuz tedaviye bir süre ara vermenizi istemiş olabilir fakat FMF hastalığında alevlenme dönemleri ara ara devam eder.

      – Çocukken teşhis edilen ve şikayetleri çocukken başlayan hastalarda ergenlik dönemlerinde şikayetlerde bazı hastalarda gerileme olabilir, buna bağlı olarak da ilaç tedavisinin ara verilmesini istemiş olabilir doktorunuz.

      – Sedimantasyon ve C-reaktif protein düzeyleri genellikle hastalığın alevlenme dönemlerinde ve atakların şiddetli olduğu dönemlerde yüksek çıkar. Normal ataklarda bu kan değerleri ya çok az düzeyde yükselir ya da yükselmez fakat yinede amiloid bazı sistemlerde veya organlarda yavaş yavaş birikmeye devam edebilir.

      – Bu durum her hastada farklılık gösterebilir.

      – Örneğin 40-45 yaşlarında böbreklerini kaybetmiş bazı hastalarda hastalık böbreklerini kaybettikten sonra bile teşhis edilebilir.

      – Hastalık bazen çok yoğun ataklara neden olmadan ya da hastalık bir türlü bulunamadan organ kaybına yol açabilmektedir (özellikle bundan 10 -20 yıl önceleri bu hastalık birçok hastayı bu şekilde etkilemiştir).

      – Doktorunuza tekrar kontrole gitmeyi ihmal etmemenizde ve kolşisin tedavisinin tekrar başlanma durumunun değerlendirilmesinde fayda var, çünkü kolşisin tedavisi FMF hastalığında genellikle ömür boyu her hastaya göre faklı dozlarda devam eden bir tedavi yöntemidir.

      – Bu hastalığın, hangi hastada hangi organı veya sistemi daha fazla etkileyeceğini önceden kestirmek çok mümkün değildir. Sinsice veya daha az belirti vererek bir organı ciddi hasara uğratabilir.

      – Sağlıklı yaşam tarzı, sağlıklı beslenme, düzenli uyku, sağlıklı besinler ile beslenme, düzenli öğünler, yeterli su tüketmek, üşütmemeye özen göstermek (özellikle ayakları ve karın bölgesini), düzenli egzersiz, düzenli yürüyüş yapmak, zararlı içeceklerden ve yiyeceklerden uzak durmak gibi yaşam tarzı önemsenmelidir.

      Doktor takiplerinizi ve kontrollerinizi ihmal etmemeniz önemlidir.

      Sağlıklı yaşam dileğiyle.

  50. Yasemin

    7 Eylül 2016 at 16:07

    Merhaba,
    Bende yaklaşık on yıldır FMF hastasıyım.Neler çektim bu rahatsızlığın ismini bulana kadar mide dediler, ameliyat dediler.Sürekli bir doktorum var artık ama işin kötüsü ilaçlar karaciğerimde yan etki yapıyor.Yurtdışından FMF rahatsızlığı için olan ilaçdan getirtcez.O da olmazsa iğne olcakmışım.Ben bu hastalıkla yaşamayı öğrendim.Kışları çok dikkat ediyorum soğuklardan,gazlı içecek senede bir veya iki tane baklagiller çok az yiyorum.Fast food hiç yok.Günde üç litre su içiyorum.Stresden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum.Bodrumda yaşıyorum sürekli yürüyüş yapıyorum.Bu hastalıkla uğraşan herkese sabır ve acil şifalar diliyorum.

    • Sağlık Ocağım

      8 Eylül 2016 at 22:36

      Öncelikle deneyimlerinizi ve bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkürler. Bu hastalıktan muzdarip olan kişiler bunlardan da ilham alarak yaşamlarını hastalığa göre planlamayı öğrenebilirler.

      Evet Akdeniz ateşi hastalığında düzenli kontroller, düzenli yaşam, sağlıklı beslenme, düzenli yürüyüş ve egzersiz oldukça önemlidir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

      • tugba

        10 Ekim 2016 at 09:34

        lutfn yardım edin bna

        • Sağlık Ocağım

          11 Ekim 2016 at 11:37

          Akdeniz ateşi hastalığında ataklar döneminde ve atak aralarında ağrılar olabilmektedir fakat bu ağrıları acil servislerde yapılan ağrı kesici iğneler çok fazla fayda sağlamamaktadır.

          Hastalık düzenli olarak romatoloji takibinde tutulduğunda tutulan bölgelere yönelik tedaviler uygulandığında biraz daha iyi idare edilebilir.

          Akdeniz ateşi hastalığı bazı hastalarda böbrekleri, bazı hastalarda eklemleri, bazı hastalarda sindirim sistemini, bazı hastalarda da birçok sistemi ciddi şekilde tutmaktadır, bu nedenle düzenli doktor takipleri önemlidir.

          Amiloid, çeşitli klinik bozukluklarda (hastalıklarda veya bozukluklarda) vücudun birçok doku ve organında hücreler arasında toplanan ve çözünmeyen protein birikimidir.

          Akdeniz ateşi hastalarında amiloid birikimi oldukça sık görülür, özellikle teşhisi ve tedavisi gecikmiş hastalarda bu süre zarfında amiloid birikimi olur ve vücudun bazı organlarını ve sistemlerini ciddi şekilde etkiler. Bazen ve bazı hastalarda amiloid birikimi organ yetmezliklerine neden olabilir.

          Bu nedenle bu hastalarda amiloid birikiminin önlenmesi için kolşisin tedavisi verilir, kolşisin tedavisi ömür boyu devam ettirilir.

          Arkadaşınızın hastalığı yeni teşhis edilmiş ise bundan sonra düzenli olarak kolşisin tedavisi başlayacaktır. Zarar görmüş organlarına veya sistemlerine yönelik gerekli tedaviler uygulanacaktır. Akdeniz ateşi hastalığı düzenli takipler, gerekli tedaviler, hastanın kendine iyi bakması ile idare edelebilen bir hastalıktır.

          Doktor kontrolleri ve takipleri ihmal edilmemelidir.

          Sağlıklı ve iyi yaşam sizinle olsun.

  51. tugba

    10 Ekim 2016 at 09:30

    selam alykum bnm size bir sorum olcakti bnm sevdigim fmf hastsi ama çok citi seklde ağrıları var veee amdoliz diye bir tehsizde koyuldu fakt safre kesindede buyme var 16 mm olmuş vee bir ay sonra kan tahlileri cikmsi lazım bunun için ne yapliyiz şimdiden tek edrim ???

    • Sağlık Ocağım

      12 Ekim 2016 at 11:25

      Akdeniz ateşi hastalığında ataklar döneminde ve atak aralarında ağrılar olabilmektedir fakat bu ağrıları acil servislerde yapılan ağrı kesici iğneler çok fazla fayda sağlamamaktadır.

      Hastalık düzenli olarak romatoloji takibinde tutulduğunda tutulan bölgelere yönelik tedaviler uygulandığında biraz daha iyi idare edilebilir.

      Akdeniz ateşi hastalığı bazı hastalarda böbrekleri, bazı hastalarda eklemleri, bazı hastalarda sindirim sistemini, bazı hastalarda da birçok sistemi ciddi şekilde tutmaktadır, bu nedenle düzenli doktor takipleri önemlidir.

      Amiloid, çeşitli klinik bozukluklarda (hastalıklarda veya bozukluklarda) vücudun birçok doku ve organında hücreler arasında toplanan ve çözünmeyen protein birikimidir.

      Akdeniz ateşi hastalarında amiloid birikimi oldukça sık görülür, özellikle teşhisi ve tedavisi gecikmiş hastalarda bu süre zarfında amiloid birikimi olur ve vücudun bazı organlarını ve sistemlerini ciddi şekilde etkiler. Bazen ve bazı hastalarda amiloid birikimi organ yetmezliklerine neden olabilir.

      Bu nedenle bu hastalarda amiloid birikiminin önlenmesi için kolşisin tedavisi verilir, kolşisin tedavisi ömür boyu devam ettirilir.

      Arkadaşınızın hastalığı yeni teşhis edilmiş ise bundan sonra düzenli olarak kolşisin tedavisi başlayacaktır. Zarar görmüş organlarına veya sistemlerine yönelik gerekli tedaviler uygulanacaktır. Akdeniz ateşi hastalığı düzenli takipler, gerekli tedaviler, hastanın kendine iyi bakması ile idare edelebilen bir hastalıktır.

      Doktor kontrolleri ve takipleri ihmal edilmemelidir.

      Sağlıklı ve iyi yaşam sizinle olsun.

  52. tugba irmak

    10 Ekim 2016 at 22:15

    size bir sorum olcakti bnmde sevgilim fmf hastsi vee amdoliz diye bir tesiz konuldu veee 12 tahlil yapilidi 18 gün daha var bklyoruz çok kotu bir hastlik vee safre kesisi büyümüş 16 mm doktor timorden suphelnyor çok agrilri var onun için ne yapiliiz ltfn yardım edin şimdiden TSKLER ????

    • Sağlık Ocağım

      23 Ekim 2016 at 17:02

      Akdeniz ateşi hastalığında amiloidoz birikimi olur ve kolşisin bu amiloidoz birikimini bir miktar da olsa önlemek için verilir. Amiloidoz birikimi organları ve sistemleri zarar verir. Düzenli doktor takipleri ve hasar gören organların, sistemlerin hasarına yönelik tedaviler ömür boyu devam ettirilir bu hastalıkta.

      Kolşisin ömür boyu doktorun önerdiği dozda düzenli olarak kullanılır. Ayrıca bu hastalıkta yaşam ve beslenme tarzı da önemlidir.

      Sağlıklı ve düzenli beslenme, sağlıklı yaşam tarzı, düzenli yürüyüş, düzenli egzersizler oldukça önemlidir.

      Sağlık ve iyilik dileğiyle.

  53. ebru

    26 Kasım 2016 at 12:26

    iyi günler kardeşim 4 yaşından beri fmf hastası şuan 14 yaşında ve kolşisin kullanıyor. son üç aydır idrarında kreatin ve protein fazlalığı var. doktorla görüştük fakat aydınlatıcı bir bilgi vermedi. ilacının dozu yetersiz geliyor olabilir mi ya da yaptığı fiziksel hareketlerin fazlalığı bu değerlerinin fazla çıkmasına sebep olabilir mi?

    • Sağlık Ocağım

      28 Kasım 2016 at 15:44

      Akdeniz ateşi hastalığında nefrotik sendrom denilen durum oldukça sık görülür ve buna bağlı idrar tahlilerinde bu tür yükseklikler çıkabilir.

      Bu tür durumların üroloji doktoru tarafından değerlendirilmesi daha uygun olur.

      Böbrekler susuz kalmış olabilir, taş, kum, epitel dokusu dökülüyor olabilir.

      Böbreklerin daha iyi değerlendirilmesi önemlidir. Böbreklerde, idrar yollarında amiloidoz birikimine bağlı enflamasyon gelişmiş olabilir.

      Sağlık dileğiyle.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Konular

Üste Git